Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: angela sommer-bodenburg
Çiftlikte tatil geçirmek mi? Anton, annesiyle babasının tatil planlarından hiç memnun değil. Sıkıntıdan patlamamak için Küçük Vampir'i kendisiyle gelmeye ikna ediyor. Zor zamanlarında o da Küçük Vampir'in yardımına koşmamış mıydı? (Bakınız, Küçük Vampir Taşınıyor) Ama bir vampirle yolculuğa çıkmak hiç de kolay bir iş değildir, çünkü genellikle vampirler trene binmezler. Unutmadan! Bu…

Yazar: ipek ongun
Bir Genç Kızın Gizli Defteri serisinin beşinci ve son kitabında İpek Ongun hayatla yüz yüze gelen gençleri anlatıyor. Üniversitenin son yılında Serra ve arkadaşları günümüzün zor koşullarıyla baş etmeye çalışırken, onlara yine Doğanay Hoca sohbetleri yardımcı oluyor.Soru soran kişinin, düşünen insan; düşünen kişininse gerçek anlamda özgür insan olduğunu; hayatını ve kişiliğini sorgulayarak amacın…

Yazar: angela sommer-bodenburg
Vampirlerin bir konuğu var. Titrektaşzade mezarlığında bir süredir genç bir kız kalıyor: Olga Sabundomuzu. O geldiğinden beri Küçük Vampir bambaşka biri sanki. Öylesine sararıp solmuş ki, Anton arkadaşını tanıyamıyor. Bunun sorumlusu Olga; çünkü Küçük Vampir, Olgaya sırılsıklam aşık. Onun uğruna her tehlikeyi göğüslüyor; hatta Dorothee teyzenin öfkesini bile... Olga ise Küçük Vampirle kedinin…

Yazar: angela sommer-bodenburg
Küçük Vampir dizisi 30 dile çevrildi 20 milyondan fazla sattı. Antonun annesiyle babasının kuşkuları giderek artıyor. Resmi çekilen Annanın fotoğraftaki yeri bomboş... Acaba Antonun arkadaşlarını biraz daha ciddiye almak mı gerekecek?

Yazar: ipek ongun
Hayatta ne çok yollar yürüyoruz. Okul yolları... Çocukluk yolları... İlk gençliğin sancılı yolları... Üniversite yolları... Romantizmin acı tatlı yolları... Çalışma yolları... Dönüp baktığımda bir prizma görüyorum sanki... Serra´nın ne çok yüzü var. Çocuk Serra... Okullu Serra... Üniversiteli Serra... Aşık Serra.. Başka başka yollar, başka başka hayatlar, başka başka kimlikler, düşünceler…

Yazar: angela sommer-bodenburg
Küçük Vampir hâlâ İniltiler Vadisi'ndeki harabede oturuyor. Anton ise Kurt İninden Esen Vadi'ye taşınmak zorunda kaldı; Bayan İffet'in sıkıcı pansiyonuna. Tabii annesiyle babasının tüm çabalarına karşın, o yine kaçmanın bir yolunu buluyor. Küçük Vampir kalede bekliyor çünkü; şifreli vampir yazısıyla kaleme alınmış aile tarihini Anton'a okuyor. Anton heyecanla akşam olmasını be…

Yazar: angela sommer-bodenburg
Anton'un yüreği yerinden fırlayacakmışçasına atıyordu: Karşısında bir vampir, gerçek bir vampir vardı çünkü! Bunu anlamamak için kör olmak lazımdı: Pespembe bir pudra tabakasının altında bembeyaz bir yüz. Gri renkli, hafifçe kızarık gözler. Gür ve siyah saçlar. Anton, belki de yüz yaşında; diye düşündü ve bakışlarını hemen çevirdi. Çok korkmuştu... Bay Ruhsil'in, yani psikoloğunun mu…

Yazar: ipek ongun
Ölüm ve doğum...Geçmiş ve Gelecek...Tıplı kar taneleri ve baharlar gibi...Hayatımızı oluşturan değişik renkler...Bitmedi bir de ofiste yaşananlar var.Dedim ya süperstar gibiyim, diye.Dün sabah ofise geldiğimde ne göreyim... Masam çiçekler içinde...Ve bir not-Tanrının verdiği en güzel hediye. Tadını çıkar.Ve altında tüm çalışanların imzaları...Kutlamalar. İyi dilekler... Çok çok hoştu.İşte sayende…
Yazar: angela sommer-bodenburg
Anton sıkıntıdan patlıyordu. Ancak bu, dans kursuna gitmesi için yeterli bir gerekçe değildi. Ne var ki Küçük Vampir ve Anna''nın ısrarları sonucu vals dansına ilgi duymaya başladı. Yalnız bir sorun vardı. O da vampir polkosanı becerip beceremeyeceğiydi. Üstelik dans hocaları hiç de tekin birine benzemiyordu...

Yazar: ipek ongun
Asena. Sinan, Defne, Zeynep, Berk... Ve sevgili köpekleri Ahbap... Onlar Gökkuşağı Savaşçıları... Bu kez amaçları okullarına bir kütüphane kazandırmak. Okulun bahçesindeki gizemli, küçük ev, bu iş için biçilmiş kaftan. Ama... harap evde olup bitenlerden ve kendilerini bekleyen tehlikelerden habersizler.

Yazar: angela sommer-bodenburg
Anton çifliğe adımını attığı anda burnuna leş gibi bir koku çarpıyor. Annesiyle babasının öve öve bitiremedikleri temiz köy havası bu muydu? Anton bu çiflikten hiç hoşlanmıyor. Annesi ise son derece mutlu; sonunda vampirsiz birkaç gün geçirebilecekler... Oysa Küçük Vampir çoktan çiftliğe yerleşti bile. Ama nereye? Anton uzun bir arayıştan sonra onu ahırda buluyor. Vampirin canı çok sıkkın...

Yazar: ipek ongun
Üniversiteye giriş... O ilk yılın heyecanı... Arkadaşla paylaşılan kendine ait bir ev... Küçük özgürlükler... Serra bu yeni ortamda kimlerle arkadaş olacak? Acaba onu neler bekliyor? Ya aşk?

Yazar: angela sommer-bodenburg
Anton'un yüreği mezarlığa girer girmez küt küt atar. Anna'nın yanında olması dahi korkusunu önleyemez.. Buna rağmen kız arkadaşını izlemekten geri kalmaz. Anna, ay ışığında parlayan eski kilisenin önünde durur. "Beni burda bekle!" dedikten sonra çalıların arasında gözden kaybolur.

Yazar: angela sommer-bodenburg
Anton'un çok tuhaf bir arkadaşı var. En azından annesiyle babası öyle düşünüyor. Bir de bu arkadaşın gerçekte kim olduğunu bilseler... Küçük bir vampir! Rüdiger son derece cana yakın bir vampir. Anton'u hiç ürkütmüyor, daha doğrusu çok az ürkütüyor. Yine de bir vampirle arkadaşlık kurmak sorun olabilir; hele o vampir ''mezar yasağı'' alıp da taşınmak zorunda kalırs…

Yazar: angela sommer-bodenburg
Anton korku öyküleri okumaya çok meraklıdır; hele vampir öykülerine bayılır. O uzun, sipsivri dişleriyle korkunç görünen vampirlerin maceralarını okudukça tüyleri diken diken olur. Ama günün birinde pencerisinden içeri giren küçük vampir hiç de öyle korkunç değildir. Rüdigerdir bu sevimli vampirin adı. Kitap okumayı, Kızma Vampir oynamayı çok sever. Anton ve Rüdiger kısa zamanda dost olurlar. Bir…

Yazar: halid ziya uşaklıgil
Batılı anlamda Türk romanının başlangıcı sayılan ve Tanpınar'ın Türkiye'de nesli adına konuşan ilk eser diye tanımladığı Mai ve Siyah, dönemin basın, edebiyat ve şiir hayatına ilişkin gözlemleriyle de ayrı bir öneme sahiptir.

Yazar: tom robbins
'Oyunculuk uçarılık değil, bilgeliktir' diyerek çılgınlık derecesinde 'oyuncul' romanlar yazan Tom Robbins, bu romanda hayatımızı var eden en temel kavramlar hakkında düşünmeye ve insanın doğayla ilişkisinin kopma sürecinin anlatıldığı düşsel / tarihsel bir yolculuğa çağırıyor bizi. Batı'dan Doğu'ya, oradan da Yeni Dünya'ya uzanan, ölümsüzlüğü kovalayan ve yüzyı…

Yazar: ipek ongun
Neden yazarız? Daha doğrusu neden anı defteri tutarız? Yaşamımızın her döneminde, ama özellikle ilk gençlik çağında, sorunlarımızı, mutlu mutsuz anılarımızı bizi yargılamadan dinleyen, paylaşan birilerine gereksinim duyarız. Ve -bu biri- evet, bildiğiniz, anı defterimizdir. On beş yaşındaki Serra tüm duygularını, düşüncelerini anı defteriyle paylaşıyor. Annesiyle babası neden garip davranıyorlar?…

Yazar: ipek ongun
Eğer sevinçlerimizi içimizde hasret olmadan paylaşabiliyorsak, dertlerimizi gizlice sevinmeden bölüşebiliyorsak, kötü kişi olmayı göze alarak birbirimize doğruyu söyleyebiliyorsak, böylece birbirimizi yanlışlardan koruyabiliyorsak, samimiyetle saygının ince çizgisini çizebiliyorsak, birbirimizi yargılamadan olduğumuz gibi kabullenebiliyorsak, dünyalara bedel bir dostluğa sahibiz demektir. Aldığım…

Yazar: ayşe kulin
Ayşe Kulin, Osmanlı İmparatorluğu'nun son günlerinde, işgal altındaki İstanbul'da bir konakta yaşananları anlatıyor bu kez. Son Maliye Nazırı ve ailesi aracılığıyla o dönemin resmini çizen Veda, çökmekte olan bir tarih ile yeni bir gelecek arayan Milliciler arasında sıkışan o dönem Osmanlı aydınının da öyküsünü dile getiriyor. Ayşe Kulin'in her zamanki ustalıklı ve sürükleyici ü…

Yazar: ayşe kulin
Aylin Radomisli Cates, 19 Ocak 1995 Perşembe günü, evinin bahçesinde, o sabah evini temizlemeye gelen hizmetçisi tarafından, kendi arabasının altında ölü bulundu. Üstünde ve etrafta nasıl öldüğüne dair hiçbir iz yoktu. Bir hırsızın saldırısına uğramış değildi. Bir katille boğuşmamıştı. Elbisesi yırtılmamış, tırnakları kırılmamıştı. Çorapları bile kaçmamıştı. Kaptıkaçtı tipi arabası, parke taşı dö…

Yazar: mehmet rauf
Birbirlerini buldukları anda, ister istemez kaybedeceklerdi.SUAT, HACER, SÜREYYA VE NECİPİN HİKAYESİ.Evli bir çift. Bir kız kardeş.Yakın bir dost.Yalnızlık. Tuhaf bir temas.Önlenemez bir açlık.Tüketen bir kıskançlık ve feci bir son.Tüm aşkların sınırsızca imkan dahilinde olduğu, imkansız temasının neredeyse tamamen saf dışı bırakıldığı günümüze inat bir zamanlar aşk neredeyse yasak, acı ve hasret…

Yazar: arthur golden
Japonya'nın en ünlü geyşasının gerçek anılarının kusursuz bir içtenlik ve ince bir lirizmle anlatıldığı bu romanda, bakire kızların açık artırmalarda en yüksek fiyatı veren alıcıya satıldığı; kadınların, iktidarı elinde tutan erkekleri oyalamak için eğitildikleri; aşk hayallerine küçümsenerek bakıldığı, dış görünümü görkemli bir dünya gözlerimizin önüne seriyor. Kitap çıktığı günden itibaren…

Yazar: peyami safa
Peyami Safa edebiyat - roman Roman, yalnız ve hasta bir çocuğun ızdırabını, çocukça aşkını ve kıskançlığını; mesud olmak isteyen bir genç kızın temiz sevgisini; inanmak arzusu bütün benliğini saran bir insaın kuruntularını ve çıplak hastahane duvarı gerisindeki hıçkırıklarını anlatır.