
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: leylâ erbil
Yazınımızın mihenk taşlarından biri sayılan Gecede, Marksist ve psikanalizci yöntemlerin olağanüstü bir kullanımıdır. Leyla Erbil, dedim - dedi, diye düşündü vb... klasik anlatı almaşıklarını silerek elde ettiği metinle karşı-dilin psikanalizini gerçekleştiriyor. YKY, otuz yıl önce ortodoks Marksizme karşı kaleme alınmış bu yol açıcı yapıtı okurlarıyla yeniden buluşturuyor. TADIMLIKVapur, ans…

Yazar: ihsan oktay anar, ilban ertem
Yeniçeriler kapıyı zorlarken Uzun İhsan Efendi hâlâ malûm konuyu düşünüyor, fakat işin içinden bir türlü çıkamıyordu... Rendekâr doğru mu söylüyor? Düşünüyorum, öyleyse varım. Oldukça makûl. Fakat bundan tam tersi bir sonuç, varolmadığım, bir düş olduğum sonucu da çıkar: Düşünen bir adamı düşünüyorum. Düşündüğümü bildiğim için, düşlediğim bu adamın da varolduğunu biliyorum. Böylece o da benim kad…

Yazar: haruki murakami
Tokyonun varlıklı bir mahallesinde, sıradan ve sorunsuz gibi gözüken bir hayat süren Hajime, orta yaşlara geldiğinde yaşamını sorgulamaya başlar. Hayatı boyunca sahip olduklarından daha fazlasını istememiştir. Savaş sonrası yıllarda şansı yüzüne gülmüş, iyi bir evlilik yapmış ve iki kız çocuk sahibi olmuştur. Şehirde iki caz kulübünün sahibi olarak kıskanılacak bir kariyeri vardır. Yine de, hayat…

Yazar: arthur schopenhauer
Aşkın (Cinsel Sevginin) Metafiziği, insanın, türün bir bireyi olarak kendi dışında bir yerde ve geçmiş zamanda yazılmış bir oyunun çaresiz edilgen aktörü olduğunu kanıtlamaya çalışıyor. Oyunun senaristi olmasa da amaçlarının farkında olan ödünsüz merci, İRADEdir. İrade, bütün canlı türlerin ideal tipinin korunup hayatta kalmasını sağlama kaygısı taşır. Türün bireyi (insan-hayvan) içine irade tara…

Yazar: boris vian
Bu roman ilk kez 1946da Vernon Sulivan takma adıyla yazıldı. Ve 1949da ahlaki değerlere hakaret ettiği gereçeksiyle yasaklandı. Nedeni, erotizmin aşırı gerçekçi bir biçimde betimlenmesiydi. 1940lı... yılların başında Amerikada yaşanan ırkçılık, şiddet ve hoşgörüsüzlükle dalgasını geçen Mezarlarınıza Tüküreceğim, döneminin ve 20. yüzyılın en ünlü ve çarpıcı romanlarından biridir.Boris Vian, pek ço…

Yazar: peter handke
Peter Handkeden, hiç değilse bir süre için tek başına kalmak isteyen bir kadının öyküsü...İnsan günün birinde bir aydınlanışla uyanıp yaşamını değiştirecek bir karar verirse ne olur? Bu roman, kocasından ayrılıp çocuğuyla (evi, korkuları, cesaretiyle) birlikte yalnız kalmayı seçen bir kadının birkaç günlük serüvenini anlatıyor. Dramatik olmaktan çok olağanlığı, herkesçe-yaşanabilirliği vurgulayan…
7/10
Yazar: peter handke
Peter Handkeden, hiç değilse bir süre için tek başına kalmak isteyen bir kadının öyküsü...İnsan günün birinde bir aydınlanışla uyanıp yaşamını değiştirecek bir karar verirse ne olur? Bu roman, kocasından ayrılıp çocuğuyla (evi, korkuları, cesaretiyle) birlikte yalnız kalmayı seçen bir kadının birkaç günlük serüvenini anlatıyor. Dramatik olmaktan çok olağanlığı, herkesçe-yaşanabilirliği vurgulayan…

Yazar: peter handke
Peter Handkeden, hiç değilse bir süre için tek başına kalmak isteyen bir kadının öyküsü...İnsan günün birinde bir aydınlanışla uyanıp yaşamını değiştirecek bir karar verirse ne olur? Bu roman, kocasından ayrılıp çocuğuyla (evi, korkuları, cesaretiyle) birlikte yalnız kalmayı seçen bir kadının birkaç günlük serüvenini anlatıyor. Dramatik olmaktan çok olağanlığı, herkesçe-yaşanabilirliği vurgulayan…

Yazar: peter handke
İleride bir zaman, bir çocukla birlikte yaşamanın düşünü kuran bir adamın öyküsü...Çocuk, camlı bölmenin ardında gösterildiğinde, yetişkin yeni doğmuş bir bebek değil, eksik bir insan gördü orada...Peter Handkenin bu anlatısı da tıpkı Solak Kadın gibi, yaşama denen akışın ortasında durup yeni bir deneyime açılmayı isteyen birinin, bir babanın başından geçenler. Çocukla birlikte hayatı yeniden tan…

Yazar: peter handke
Peter Handkeden, hiç değilse bir süre için tek başına kalmak isteyen bir kadının öyküsü...İnsan günün birinde bir aydınlanışla uyanıp yaşamını değiştirecek bir karar verirse ne olur? Bu roman, kocasından ayrılıp çocuğuyla (evi, korkuları, cesaretiyle) birlikte yalnız kalmayı seçen bir kadının birkaç günlük serüvenini anlatıyor. Dramatik olmaktan çok olağanlığı, herkesçe-yaşanabilirliği vurgulayan…

Yazar: peter handke
Peter Handkeden, hiç değilse bir süre için tek başına kalmak isteyen bir kadının öyküsü...İnsan günün birinde bir aydınlanışla uyanıp yaşamını değiştirecek bir karar verirse ne olur? Bu roman, kocasından ayrılıp çocuğuyla (evi, korkuları, cesaretiyle) birlikte yalnız kalmayı seçen bir kadının birkaç günlük serüvenini anlatıyor. Dramatik olmaktan çok olağanlığı, herkesçe-yaşanabilirliği vurgulayan…

Yazar: james joyce
Ulysses, Joyce'un kendi anlatımıyla Nora Barnacle'ı sevdiğini anladığı gün olan 16 Haziran 1904 günü Dublin'de geçer. (Romanın asıl kahramanı bir bakıma Dublin kentidir. Her yıl 16 Haziran günü Dublin'de düzenlenen Bloomsday yani Bloom gününde, kitaptaki bölümlerde geçen yerlerin dolaşıldığı turlar düzenlenmektedir.) Konu, özünde son derece yalındır: Öğrenci Stephen Dedalus i…

Yazar: louis ferdinand celine
I. Dünya Savaşı'nın ardından, ikincisine çeyrek kala. Kan kokuyor. Kan, yoksunluk, hastalık, ölüm, sıcak, tuvalet, yara et, yine de kahkaha... Biz, tam yetmiş yıl sonra, yeniden indiriyoruz Yolculuk'u kızağından. Adını hiçbir şeyle birlikte anmadan, karşılaştırmalar yapmadan. Bir biçem, bir dil, gecenin sonunda insanlığın en aşağı katmanlarıyla bir yüzleşme, bizi içeri, daha içeri çeken…
9/10
Yazar: louis ferdinand celine
I. Dünya Savaşı'nın ardından, ikincisine çeyrek kala. Kan kokuyor. Kan, yoksunluk, hastalık, ölüm, sıcak, tuvalet, yara et, yine de kahkaha... Biz, tam yetmiş yıl sonra, yeniden indiriyoruz Yolculuk'u kızağından. Adını hiçbir şeyle birlikte anmadan, karşılaştırmalar yapmadan. Bir biçem, bir dil, gecenin sonunda insanlığın en aşağı katmanlarıyla bir yüzleşme, bizi içeri, daha içeri çeken…

Yazar: louis ferdinand celine
I. Dünya Savaşı'nın ardından, ikincisine çeyrek kala. Kan kokuyor. Kan, yoksunluk, hastalık, ölüm, sıcak, tuvalet, yara et, yine de kahkaha... Biz, tam yetmiş yıl sonra, yeniden indiriyoruz Yolculuk'u kızağından. Adını hiçbir şeyle birlikte anmadan, karşılaştırmalar yapmadan. Bir biçem, bir dil, gecenin sonunda insanlığın en aşağı katmanlarıyla bir yüzleşme, bizi içeri, daha içeri çeken…



