Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: fyodor mihailoviç dostoyevski
Yazar olarak pek çok kusurum olduğunu biliyorum. Çünkü öncelikle ben kendim, hiç hoşnut değilim kendimden. Kendi kendimi tarttığım bazı anlarda, çoğu kez, sözcüğün tam anlamıyla, anlatmak istediğimin ancak yirmide birini anlattığımı, belki de hiç anlatamadığımı gördüğüme inanmalısınız. Beni kurtaran şey, Tanrının bir gün bana o kadar güç ve esin göndereceği ve benim de kendimi daha noksansız anla…

Yazar: aristoteles, mahmut arslan, novalis, michel jarrety
Antik Yunan filozofu, drama kuramcısı Aristoteles, günümüze bir bölümü kalmış olan Poetika adlı eserinde, İleri düzeydeki sanat kuramını ortaya koyarken tragedyanın ana ilkelerini, yapısını ve işlevini de açıklar.Poetika, Aristotelesten sonra bütün tarih boyunca, sayısız yazar, düşünür ve sanatçıyı etkilemiş, birçok tiyatro kuramcısı için temel kaynak kitap olmuş ve çeşitli yorumlara uğramıştır.…

Yazar: cemil kavukçu
Pazar Güneşinde, Cemil Kavukçunun ilk öyküleri var. Buradaki öykülerin büyük bölümü, 1983 yılında, yine bu ad altında yayınlanmıştı. O baskının dışında kalan üç öyküyü de bu kitaba eklerken, yazar, öykülerin tümünü yeniden gözden geçirdi. Kitaba adını veren Pazar Güneşi adlı öykünün Cemil Kavukçu için ayrı bir anlamı var: Yazdığı ilk öykü. Ancak, gelecekte Cemil Kavukçunun öyküye getireceği özell…

Yazar: füruzan
İlk yayımlandığı 1971 yılından beri okunan bir çağdaş klasik. "Ana-kız" temasından yola çıkarak genele ulaşan acılı bir öyküler kitabı. "Füruzan, sıcak, acılı, yer yer insanın içine işleyen anlatımıyla, toplumumuzdan çok iyi tanıdığı kesitler veriyor bize. Çok yazmasına karşın yavanlığa düşmemesinin nedenini, el atmış olduğu çevreyi, bu çevredeki insan kaynağını iyi tanıyor olması…

Yazar: ıtalo calvino
İtalyan edebiyatının ünlü kalemlerinden Italo Calvinonun ölümünden üç sene önce yayımladığı Palomar adlı bu kitabı,yazarın daha önce Corriere della Sera ve Repubblica adlı gazetelerde yayımladığı yazılarıüzerinden şekillenmiş.Adını Kaliforniyadaki ünlü bir gözlemevinden alan suskun karakter Bay Palomar, yaşamdaki yanlış anlamalar, kararsızlıklar, uzlaşmalar ve yarım kalmış işler kargaşasında ne y…

Yazar: fyodor mihailoviç dostoyevski
Dostoyevskinin canı, gözleri bağlı bir şekilde idam mangasının karşısında vurulmayı beklerken, Çar tarafından son anda bağışlanmış ve cezası hafifletilerek dört yıllık kürek mahkûmiyeti ve peşinden de beş yıllık zorunlu askerî hizmete çevrilmişti. Dostoyevski edebiyat dünyasına bu sürgün yıllarının ardından yazdığı Ezilmiş ve Aşağılanmışlar ve Ölü Bir Evden Hatıralarla döndü. İnsani derinliği, gö…

Yazar: cahit sıtkı tarancı
Cahit Sıtkı Tarancı 4 Ekim 1910'da Diyarbakır'da doğdu. İlkokulu orada, ortaokulu İstanbul'da Saint Joseph'te, liseyi Galatasaray'da okudu. Şiire lisede başladı. 1931'de Mülkiye Mektebine yazıldı, bitirmeden ayrıldı. 1939'da Paris'e gitti, Science Politique'e girdi. İkinci Dünya savaşının çıkması üzerine yurda döndü. Askerliğini Edremit'te yaptı (…

Yazar: william shakespeare
Othello, ilk kez 1 Kasım 1604 gecesi sarayda oynanmıştır. Aynı yıl içinde yazılmış olması büyük bir olasılıktır. Bu oyunun Telif Hakları Dairesi'ne kaydı, 6 Ekim 1621 günü, bir yıl sonra bu oyunun ilk baskısını gerçekleştiren Thomas Walkley tarafından yapılmıştır. Hem 1. Quarto hem de 1. Folio metnin aşılması için zorunlu olan baskılardır. Bu oyunun ilk baskılarında, ayrıntılarda izlenen far…

Yazar: vladimir nabokov
Dünya edebiyatının gelmiş geçmiş en büyük dehalarından biri olarak kabul edilen Gogol, yalnızca Rus edebiyatının kaderini değiştirmedi, aynı zamanda pek çok yazara da ilham kaynağı oldu. Gogol, bir mizah yazarı olarak ünlendi, ''gerçekçi'' olmakla yaftalandı ama aslında hiç anlaşılmadı. Nabokov, bu zihin açıcı çalışmasında Palto, Burun, Müfettiş, Ölü Canlar gibi ünlü, ama aslı…

Yazar: edgar allan poe
"Çağımızın en güçlü yazarı... Sarhoş, yoksul, ezik, dışlanmış Edgar Allan Poe, dingin ve erdemli bir Goethe'den ya da Walter Scott'tan çok daha fazla hoşuma gidiyor. O ve onun gibi özel yapıdaki adamlar için şöyle diyeceğim: Bizler adına acı çektiler."…

Yazar: franz kafka
Kafka Milena'yı 1919 sonbaharında Prag'da tanıdı. Ortak dost ve tanıdıkların bir araya geldiği bir kafede gerçekleşen tanışmada Milena,' Kafkaya öykülerini Çekçeye çevirmek istediğini açıkladı. Bu da, büyük bir tutkuyu içeren bir ilişkinin, bu kitaptaki mektupları borçlu olduğumuz bir sevgi ilişkisinin başlangıcı oldu. Kâmuran Şipal'in çevirisiyle sunulan Milena'ya Mektup…

Yazar: halid ziya uşaklıgil
Batılı anlamda Türk romanının başlangıcı sayılan ve Tanpınar'ın Türkiye'de nesli adına konuşan ilk eser diye tanımladığı Mai ve Siyah, dönemin basın, edebiyat ve şiir hayatına ilişkin gözlemleriyle de ayrı bir öneme sahiptir.

Yazar: william shakespeare, manga shakespeare
William Shakespeare (1564-1616): Oyunları ve şiirlerinde insanlık durumlarını dile getiriş gücüyle yaklaşık 400 yıldır bütün dünya okur ve seyircilerini etkilemeyi sürdüren bu efsanevi yazar, büyük olasılıkla 1606 yılında yazdığı Macbeth’le "yükselme arzusu ve politik hırsın" kişiyi neye dönüştürebileceğini dünü, bugünü ve yarını kapsayacak bir derinlikle öngörmüştür. Shakespeare…

Yazar: sait faik abasıyanık
Ben hikâyeciyim diye sizlerden ayrı şeyler düşünecek değilim. Sizin düşündüklerinizden başka bir şey de düşünemem. O halde bu adamın hikâyesi ne olabilir? Sakın benden büyük vakalar beklemeyin, nolur?diyen büyük yazarın; ilk kez 1948 yılında yayımlanan hikâye kitabı Lüzumsuz Adam yeniden gözden geçirilerek yayına hazırlandı. TADIMLIKBen Ne Yapayım?Dün akşam soframda yediğim yemeğin bana dört…

Yazar: ahmet büke
Annem de görmüş babamı. Ağlayıp gözlerini perdeye silmiş. O leke kaldı orada. Ortası koyu, kenarlara gittikçe duman gibi açılıyor. Bilmiyorlar bunu. Acıdan leke çıkmaz. Acı zaten yerinden kalkmaz. Taş ve dağdır. Taşları üst üste dizip üzerine toprak, toprağa da ağaç ve zeytin, ot, böcek koyarsan dağ olur. Perdeden yayıldı bütün eve leke. Duvarlara kirli damar attı. Çatallarının ucu parçalanıp dağ…

Yazar: jorge luis borges
Kimi yazarlarca postmodern olarak nitelenen zamanımız, belki bir gün Borgesin çağı diye anılacak. Borgesin, merkezini yitirmiş, çözülen bu modernizm sonrası duyarlılıkla ilişkisini Necmi Zeka şöyle anlatıyor: Borges deyince ... şunlar sıralanıyor: Labirentler, aynalar, alegoriler, şaşırtmacalar, bilmeceler, mitolojiler, parodiler, bir yandan da, kimilerine göre, aşırı incelik, züppelik, bilgiçlik…

Yazar: anton çehov
Rus edebiyatının Altın Çağı sayabileceğimiz 19. yüzyıla damgasını vuran yazarlarından biri de Anton Çehovdur. Vanya Dayı, Üç Kız Kardeş, Vişne Bahçesi gibi oyunlarıyla ünlenen Çehov, modern kısa öykünün babası sayılır. Belki de, Çehovun en büyük ustalığı, gündelik yaşamın içinden olağan olayları anlatırken bile bizi öykü kişilerinin ruh dolambaçlarına çekebilmesindedir. Korkunç Bir Gecede, Çehovu…

Yazar: josé saramago
38 yaşındaki Tertuliano Máximo Afonso bir kolejde tarih öğretmenidir, boşanmıştır ve hayatına uzun süredir derin bir can sıkıntısı eşlik etmektedir. Bir gün tesadüf eseri kiraladığı bir filmde, kendisine kopyası kadar benzeyen o adamı görür. Hemen aynı aktörün oynadığı diğer filmlerin video kasetlerini de kiralar. Yönetmen ve dağıtımcılarla konuşur, soruşturur, kendine tıpatıp benzeyen bu adamın…

Yazar: umberto eco, jean-claude carriére
Papirüsten elektronik dosyalara, kitabın beş bin yıllık tarihinde bir yolculuğa çıkıyoruz. İki kitap âşığının, semiyolog, düşünür ve yazar Umberto Eco ile sinemacı ve dramaturg Jean-Claude Carrière'in sohbeti çarpıcı anekdotlarla, hiç duymadığınız ayrıntılarla dolu. Zamanda ve mekânda gezinirken, gerçek kişiler roman kahramanlarına karışıyor, budalalık kutsanıyor; koleksiyoncuların takıntıla…

Yazar: iskender pala
Kitâb-ı Aşk, bütün bu kavram kargaşası içinde aşkın katmanlarını, türlerini ve asaletini irdelemek, belki her düzeyden insanın gönlünde hissettiği, dimağında algıladığı ama asla net biçimde tanımlayamadığı duygularına açıklık getirmek için düzenlendi. Kitâb-ı Aşkın içindeki yazılar değişik zamanlarda ve farklı zeminlerde kaleme alınmış olmakla birlikte belli bir düzen ve bütünlük içinde bir araya…

Yazar: attila ilhan
''Ne kadınlar sevdim zaten yoktular'' diye anlattı ''sevgili''nin hayatta somut bir karşılığı olmadığını Attilâ İlhan. Şimdi de ''Kimi sevsem sensin/hayret'' diyor. Yaşadığımız hayat karmaşıklaştıkça ''mümkünsüz'' hale gelen aşklarımızı mısralara döküyor, mısralarını, ruhumuzu hafif bir meltem gibi saran, bizi derinle…

Yazar: gabriel garcia marquez, inci kut
Her yazar, yazdığı en son romanın en iyi romanı olduğunu sanır. Benim bu romanım için böyle düşünmemin nedeni, yapmak istediğimi tam olarak gerçekleştirebilmiş olmamdır. Romanlar, yazılırken yazarlarının elinden kaçıp kurtulmak isterler. Romanın kişileri, kendi özyaşamlarına dönerler, en sonunda da canlarının istediğini yaparlar. Ben hiçbir romanımda bu romanımdaki kadar ipleri elimde tutamadım.…

Yazar: bilge karasu
1963 tarihli Troyada Ölüm Vardı ile Ekim 1999da yayımladığımız Öteki Metinler on bir kitaplık Bilge Karasu külliyatının başını ve sonunu işaretliyor. 1990 tarihli Kılavuz bir anlamda yazarın son dönem kitaplarından...Yazmasaydım unutup gidecektim belki, çoğunu... Oysa şimdi geviş getirip duruyorum. Şu aracı olmak, araç olmak, bir oyunun taşı, ya da taşları olmak......İşin tümü bir oyun belki, ama…

Yazar: yahya kemal beyatlı
Yahya Kemal en güzel şiirlerini 20. yüzyılda yazmıştır.Bu bakımdan da Türk şiirine güçlü bir ses ve soluk getirmiştir.Ona göre şiir, her şeyden önce dil, istif ve ahenktir.Yahya Kemal şiirlerinde, tarihimizi, musikimizi, değerlerimizi, bütün kültür varlıklarımızı, medeniyetimizi ideolojiye bulanndırmadan en güzel şekilde ve sanat olarak işlemiştir.Kendi Gök Kubbemiz, yaşadıkları ana ruhunu yansıt…