
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: zülfü livaneli
Her şey, 2001 yılının Şubat ayında soğuk bir gün, İstanbul Üniversitesi'nde halkla ilişkiler görevini yürüten Maya Duran'ın (36) ABD'den gelen Alman asıllı Profesör Maximilian Wagner'i (87) karşılamasıyla başlar.1930'lu yıllarda İstanbul Üniversitesi'nde hocalık yapmış olan profesörün isteği üzerine, Maya bir gün onu Şile'ye götürür. Böylece, katları yavaş yavaş…

Yazar: zülfü livaneli
Her şey, 2001 yılının Şubat ayında soğuk bir gün, İstanbul Üniversitesi'nde halkla ilişkiler görevini yürüten Maya Duran'ın (36) ABD'den gelen Alman asıllı Profesör Maximilian Wagner'i (87) karşılamasıyla başlar.1930'lu yıllarda İstanbul Üniversitesi'nde hocalık yapmış olan profesörün isteği üzerine, Maya bir gün onu Şile'ye götürür. Böylece, katları yavaş yavaş…

Yazar: ıain banks
Fay Weldon' ın ''çağdaş İngiliz edebiyatının büyük beyaz umudu'' diyerek selamladığı İskoç yazar Iain Banks' in ilk romanı Eşekarısı Fabrikası , 1980' li yıllarda İngiltere' de yayımlanan tüm romanlar arasında en çok tartışılan kitaplarından biri oldu. Gazete ve dergilerde abartılı yergi ve övgülerle sürdürülen tartışmaların harareti dindikten ve Banks yazd…

Yazar: salvador plascencia
Sıra dışı bir yazardan, oyuncaklı, dokunaklı ve fazlasıyla sıra dışı bir roman: KÂĞIT İNSANLAR. Yazarı roman karakterlerinin arasına, kâğıdı olay örgüsüne katan, yıkımı körükleyip küllerinden yeniden doğan, özgün ve çarpıcı bir metin. Alınyazısına karşı koymanın, kurmacanın ve başkaldırının, kayıplara rağmen ayakta kalmanın hikâyesi... Kâğıt kadar hassas, kâğıt kadar tanıdık. KÂĞIT İNSANLAR, siz…

Yazar: etgar keret
“Uzun zamandır okuduğum en komik, en karanlık ve en sivri öyküler.” – JONATHAN SAFRAN FOER “Keret, müthiş bir yazar. Yeni kuşağın sesi.” – SALMAN RUSHDIE “Keret’in öyküleri içinize işliyor.”_ IRA GLASS “Çarpıcı bir mizah.” – CLIVE JAMES “Kara mizahı seviyorsanız, bundan iyisini bulamazsınız” _ BALTIMORE SUN Tanrı Olmak İsteyen Otobüs Şoförü’nün dâhi yazarından bir çırpıda okunan, tuhaf, ko…

Yazar: ıain banks
Fay Weldon' ın ''çağdaş İngiliz edebiyatının büyük beyaz umudu'' diyerek selamladığı İskoç yazar Iain Banks' in ilk romanı Eşekarısı Fabrikası , 1980' li yıllarda İngiltere' de yayımlanan tüm romanlar arasında en çok tartışılan kitaplarından biri oldu. Gazete ve dergilerde abartılı yergi ve övgülerle sürdürülen tartışmaların harareti dindikten ve Banks yazd…

Yazar: markus zusak
Liesel Meminger, Münih'in varoşlarında yaşayan yoksul Hubermann ailesinin yanına evlatlık olarak verilir. 1933 yılında Almanların yüzde 90'ı Adolf Hitler'i gözlerini kırpmadan desteklerken, Liesel'in üvey babası Hans Hubermann kalan yüzde on içindeydi. Üstelik, evlerinin bodrumunda bir Yahudi saklamak zorunda kaldılar. Erkek kardeşi gözlerinin önünde ölen küçük kız Liesel k…

Yazar: john fowles
İngiliz edebiyatının yaşayan belki de en büyük ustası olan John Fowles, anlatı kurmaktaki mahareti, çarpıcı üslubu ve deneyciliğiyle dikkati çeken bir yazar. Hiç abartmadan yüzyılın en iyi romanları arasında sayabileceğimiz Fransız Teğmenin Kadını'nda bu özellikler mükemmel bir bileşime ulaşıyor. Bir kere olağanüstü başarılı bir atmosfer yaratıyor yazar, Viktorya döneminde yaşamanın ne anlam…

Yazar: dmitry glukhovsky
Yıl 2033... Nükleer savaş sonrası enkaz haline gelen dünyada insan soyu neredeyse tükenmiş, radyasyon yüzünden kentler yaşanamaz halde. Hayatta kalan birkaç bin kişi yeraltına, dünyanın en büyük nükleer sığınağı olan Moskova Metrosuna sığınıyor. Burası insanoğlunun son kalesi. Yeraltındakiler için en büyük tehlike Karaderililer. İstasyonlar mini devletlere bölünmüş. İdealler, dinler, temiz su fil…

Yazar: ahmet ümit
Romanın, insan benliğine yapılan bir kazı olduğunu sıkça dile getiren Ahmet Ümit, aynı hareket noktasını Patasana'da da koruyor. Anadolu'nun güneydoğusunu da içine alan ve tarihte Mezopotamya olarak anılan bölge, yüzyıllar boyunca hem kanlı iktidar kavgalarının hüküm sürdüğü çeşitli uygarlıklara hem de coğrafî bir kesişme noktası olduğu için şiddetli savaşlara sahne oldu ve bu topraklar…

Yazar: ahmet ümit
Romanın, insan benliğine yapılan bir kazı olduğunu sıkça dile getiren Ahmet Ümit, aynı hareket noktasını Patasana'da da koruyor. Anadolu'nun güneydoğusunu da içine alan ve tarihte Mezopotamya olarak anılan bölge, yüzyıllar boyunca hem kanlı iktidar kavgalarının hüküm sürdüğü çeşitli uygarlıklara hem de coğrafî bir kesişme noktası olduğu için şiddetli savaşlara sahne oldu ve bu topraklar…

Yazar: jack kerouac
Amerikan edebiyatının devi Jack Kerouac'tan Beat Kuşağı destanını yazan kitap: Yolda. Gökyüzü geniş, hayat kısa, hayaller sonsuzken yol özgürlüktü. Yol dostluktu, maceraydı; sonsuz olasılığın toplamı, yaşamın kaynağıydı. Yolun sonunda aşk vardı, söz vardı, ses vardı; başlangıçlar hep şen, hep heyecanlıydı. Hızla giden bir arabanın dikiz aynasına yansıyordu hayatın anlamı, öyle bir şey var…

Yazar: etgar keret
Bir dilek tutma sansi olsaydi, ne dilerdi? Sessizlik mi? Dinginlik demekti sessizlik, köpüklü bir banyo, büyüyen çim, buzdolabinin kapagini kapattiktan ve küçük isik söndükten sonra içinde olup bitenlerdi. Kisaca, hiçlikti sessizlik. Ve sonunda, öldükten sonra girtlagimiza kadar gömülecektik hiçlige nasil olsa. Simdilik, çok daha farkli bir seye ihtiyaci oldugunu düsünüyordu Himme. Bir sey adi ö…

Yazar: markus zusak
''Neden ben?'' diye sordum Tanrı'ya. Bir şey söylemedi. Güldüm ve yıldızları izledim. Yaşamak güzeldi... Hiç Kimse Sıradan Değildir Markus Zusak ''19 yaşındayım, taksi şoförüyüm. Sadece bu işe yarıyorum, bir de arkadaşlarımla kâğıt oynamaya. Başka hiçbir uğraşım, isteğim, hedefim yok. Bir ev arkadaşım var, adı Kapıcı. Kendisi aynı zamanda köpeğim olur ve…

Yazar: etgar keret
Bir dilek tutma sansi olsaydi, ne dilerdi? Sessizlik mi? Dinginlik demekti sessizlik, köpüklü bir banyo, büyüyen çim, buzdolabinin kapagini kapattiktan ve küçük isik söndükten sonra içinde olup bitenlerdi. Kisaca, hiçlikti sessizlik. Ve sonunda, öldükten sonra girtlagimiza kadar gömülecektik hiçlige nasil olsa. Simdilik, çok daha farkli bir seye ihtiyaci oldugunu düsünüyordu Himme. Bir sey adi ö…

Yazar: h. g. wells
Londra hayalet bir şehirdi artık. Beyaz boyalı evlerin pencereleri, bir kafatasında yer alan göz çukurlarını andırıyordu. Çevremde binlerce sessiz ve sinsi düşman yaratıyordu hayal gücüm. Sonunda korku ve dehşet beni ele geçirmişti; en çok da deli cesaretimden dehşet duyuyordu. Önümdeki yol katrana bulanmış gibi kapkaraydı ve patikanın kenarında, büzülmüş bir siluet gördüm. Daha fazla dayanamayac…

Yazar: cemil kavukçu
Son yıllarda adlarından sık söz edilen hikâyecilerimizi düşünüyorum. İlk aklıma gelen Cemil Kavukçu oluyor. Konuşmalarda, kişileri, kendi düzeylerine göre, kendilerine özgü dilleriyle konuşturmakta çok usta; hiç abartı yok; bu hem hikâyeye inandırıcılık veriyor, hem de okura ayrı bir dil tadı. FETHİ NACİ Başlayınca temposuna katıldığımız bir anlatımı var Cemil Kavukçunun. Üslubu, konuşma üslubuyl…





