Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: mina urgan, mîna urgan
İngilizce edebiyatı duayenimiz Mina Urgan Bir Dinozorun Anılarında açıkyürekli, yalın ve naif bir dille anlatıyor; kendini, çevresindekileri ve bir coğrafyada olan biteni... Halide Edip, Necip Fazıl, Abidin Dino, Neyzen Tevfik, Sait Faik, Yahya Kemal, Ahmet Haşim, Atatürk ve başka pek çok isimle zenginleşmiş bir ömrü... Oğuz Atayı ayaküstü ve o kadar az gördüm ki, onunla ilgili ancak bir tek izle…

Yazar: orhan duru
Orhan Duru gündelik yaşamın olağanüstülüğünü bilen, gören bir yazar. Edimlerimizin pek çoğunun özündeki absürdü fark ederek, alaysayan, ironik bir dille yazıyor. Her bir denemesini bir öykü olarak da okumak mümkün. Çünkü Duru, önemsiz gibi görünen ayrıntıları şaşırtıcı bir zenginlikle aktarırken, öyküde kurduğu dilin imkânlarından da yararlanıyor. Öykülerini bilimkurgu türünde değerlendirebileceğ…

Yazar: orhan duru
Kızdı bu sözlere Pilot: Pilot olduysak ne olmuş. Doğru dürüst para bile geçmiyor elimize. Bir de korsanlar ve yazarlarla uğraşıyoruz. Bir uçakta bir yazarın bulunmasının ne kadar tehlikeli olduğunu biliyor musunuz? Orhan Pamuk kalktı yerinden ve bağırdı Pilota: Bu uçakta pilotaj hatası var. Kendinize gelin... Yolculara böyle bağırıp çağırmaya hakkınız yok. Biz de yolcuyuz. Yazar olmuşsak ne olmuş…

Yazar: orhan duru
Tam 50 yıl önce, Türk öykücülüğü büyük bir kırılma yaşadı. Anlatılanlar, üsluplar, kaygılar ve yapılan edebiyat büyük bir değişime uğramış, gerek Avrupanın etkisi gerekse ülkenin içinde bulunduğu durum, hem Türkçeyi hem de öyküyü farklı şekillerde yoğurmuştu. Bu öyle bir dönemdi ki o zaman ilk kitaplarını yayınlayanlar 50 Kuşağı Öykücüleri olarak anılmaya başladılar. Sel Yayıncılık, bu çok önemli…

Yazar: behçet necatigil
Behçet Necatigil: Şiirde "hikmet burcu"nun seçkin sakini: Şiirimizin, en köklü gelenek tadıyla en köktenci yenilik çabasını şiirinde buluşturmuş, altın oranı bulmuş şairi... Necatigil'in Türk şiirinin serüveni içindeki kendine özgü yeri gün geçtikçe daha da belirgin, vazgeçilmez, çekici bir anlam kazanıyor: Hem Doğu'yu hem Batı'yı, hem klasikliği hem çağcılığı, hem bireyi…

Yazar: anonim
Yüzlerce yıl boyunca, Çinden Kuzey Afrikaya uzanan ve Çin, Çin Hindi, Hindistan, İran, Irak, Türkiye, Suriye ve Mısırı kapsayan bir alanda anlatılan Binbir Gece Masalları, ilk kez Antoine Galland tarafından düzenlenip Fransızcaya çevrilerek (1704-17, 12 cilt) dünyaya tanıtıldı. Bugüne kadar bellibaşlı bütün dillere çevrilen bu masallar, Gallanddan çok daha öncesinden başlayarak, edebiyattan müziğ…

Yazar: gürsel aytaç
Prof. Dr. Gürsel Aytaç bu yapıtıyla, günümüzde edebiyat biliminin kuşattığı alanları belirleyip; bunun teorik / kuramsal boyutlarını irdeliyor. Genel Edebiyat Bilimi, bu alandaki kuram / yöntem / eylem üçlemini kavramaya dönük bir kılavuz kitap niteliğinde. Edebiyatla akademik düzeyde ilgilenenler ve aynı zamanda edebiyatı inceleme, araştırma, eleştirme odağı alan her okur-yazar için kuramsal bil…

Yazar: gürsel aytaç
Edebiyatımıza bir Türkolog gözüyle değil, uzmanlık alanı yeni Alman edebiyatı olan bir edebiyatçı gözüyle bakmak düşüncesi bende 1980 yılında doğdu. Ludwigsburgda Humboldt bursluları için düzenlenen bir sempozyumda, konuşmacılar arasında bir romanist, özellikle dikkatimi çekti. Fransız edebiyatından geldiğini sık sık vurgulayan bu mestektaşım bence Alman edebiyatı konulu o sempozyumda en güzel bi…

Yazar: virginia woolf, handan ünlü haktanır
Kadın hareketinin elden düşürmediği önemli kitaplardan biri olan Kendine Ait Bir Oda, Virginia Woolf’un belki de en kolay okunan kitabıdır. Kolay okunur, çünkü konu çok somuttur: “Kadın ve edebiyat.” Erkeklerin kadınlara bıkıp usanmadan tekrarladıkları “ezeli” ve de “ezici” bir soru vardır: “Bizler kadar düşünme yeteneğiniz olduğunu ileri sürüyorsunuz. Madem öyle, neden Shakespeare gibi bir de…

Yazar: virginia woolf
Dünya roman geleneğinde öncü bir rol oynamış Virginia Woolfun olgunluk dönemi eserlerinden biri. Woolf 1925de yayımlanan bu kitabında bilinçlilik akışı tekniğinin ilk ve en başarılı örneklerinden birini verir. Mrs. Dalloway, modern romanın hala aşılmamış bir klasiğidir.Hiç şüphesiz, İngiliz romanıyla ilişkisi olanların içinde onunki en duyarlı zihin ve hayalgücü. Jorge Luis BorgesVirginia Woolf h…

Yazar: virginia woolf
Virginia Woolf, 1931de yayımladığı Dalgaları yazarken, bu kitapla o güne değin hiçbir başka romancının göze alamayacağı değişik şeyleri yapmak istediğini, bu romanın o güne değin yazılan hiçbir başka romana benzemeyeceğini biliyordu. (...) Çünkü Dalgalar, hem düzyazıyla kaleme alınacak, hem de şiir olacaktı; hem roman olacaktı, hem de tiyatro oyunu.Mîna Urgan, Virginia WoolfVirginia Woolf, Dalga…

Yazar: pierre guiraud
İmge düşüncesi, bildiri düşüncesi, derin güdülerini öğrenerek halkı dilediğince yönlendirme ve kullanma düşüncesi, ekinimizin anahtarlarından biridir. Bu gün kamuoyu demek, siyasal, ekinsel, ekonomik propaganda demektir artık. Bu propagandanın en etkin silahı, en kurnaz hokkabazlığı şudur: Göstergelerin, doğrudan doğruya nesnelerin kendisi olduğuna bizi inandırmak. Yakın zamana değin krallar tanr…

Yazar: mehmet rifat
İnsanı kuşatan anlamlar evreninde iletişim amacıyla kullanılan doğal dillerin yanı sıra davranışlar, toplumsal törenler, mitler, tiyatro, sinema, resim, müzik, edebiyat, moda, mimarlık, reklamcılık anlamlı birimler diye tanımlayabileceğimiz göstergelerden oluşan sistemlerin bazıları. Göstergebilimin (semiyotik ya da semiyoloji) amacı da bu anlamlı bütünleri kavrayabilecek bir çözümleme ve yorumla…

Yazar: oscar wilde
Gerçek miydi? Portre gerçekten değişmiş miydi? Yahut sadece kendi muhayyilesi mi neşeli bir bakışı şeytanca bir bakış olarak görmesine neden olmuştu? Boyanmış bir tablo gerçekten değişebilir miydi? Böyle bir şey saçmaydı. Bu, bir gün Basile anlatılacak bir hikâyeydi.Çok yakışlıklı bir genç olan Dorian Gray, ressam Basil Hallward tarafından çizilen portresinden o kadarnir ki geçen günler taze bede…

Yazar: joanne greenberg
İçine doğduğu dünyanın kurumlarıyla bağdaşmayı öğrenemeyen, iletişimsizliğin karanlığında yaşayan on altı yaşındaki bir genç kızın öyküsü...Sana Gül Bahçesi Vadetmedim, deliliğin, resmi tanımıyla akıl hastalığının öyküsü: Deborah kimlik kavramını yitirip içine kapanmış, zengin düşlemi ve mizah duygusuyla yarattığı kendi düşsel dünyasına sığınmıştır. İki dünyanın çatışmaya başlaması, Deborahın akı…

Yazar: james joyce
Ulysses, Joyce'un kendi anlatımıyla Nora Barnacle'ı sevdiğini anladığı gün olan 16 Haziran 1904 günü Dublin'de geçer. (Romanın asıl kahramanı bir bakıma Dublin kentidir. Her yıl 16 Haziran günü Dublin'de düzenlenen Bloomsday yani Bloom gününde, kitaptaki bölümlerde geçen yerlerin dolaşıldığı turlar düzenlenmektedir.) Konu, özünde son derece yalındır: Öğrenci Stephen Dedalus i…

Yazar: samuel beckett
Godotyu Beklerken 1948 yılında Fransızca olarak yazıldı ve 1953te Pariste sahneye kondu. Zamanla ülke çapında bir ün kazandı. 1954 yılında Beckett tarafından bazı değişikliklerle İngilizceye çevrildi ve başka ülkelerde de sahnelenmeye başladı. Avangard olarak nitelenmesine karşın hızla klasikleşti. Oyunun varoluş sancıları çeken kahramanları, yolları kesiştiğinde birbirleriyle iletişim kurmaya ça…

Yazar: samuel beckett
Daha önce Ayrıntı Yayınları tarafından yayımlanmış olan ünlü Üçlemesinden sonra kaleme aldığı bu romanda Samuel Beckett, artık roman kurgusunu bozmaktan vazgeçmiş, sadece en temel öğelerine indirgediği anlatıyı, bir yokluk duygusu üzerine oturtmuştur. Murphy ve Watt adlı daha önceki romanlarda kahramanlar üzerine birtakım bilgiler edinebiliyorduk. Oysa burada anlatıcı bize sadece kendi konumuyl…

Yazar: metin kaçan
Güneş buluttan sıyrılıkten Koleranın âlemci kadınları bir omuz darbesinde yıkılacakmış gibi duran evlerinin önünde oto tamircileriyle, marangozlarla, tornacılarla aslanlar gibi muhabbete koyuldular. Bir yandan da kaynak yaparken elleri titreyen ustalara esrarı daha kallavi içmeleri için zıvana hazırlamaya başladılar. Köylü kadınlar, kocalarının mahalle hakkında anlattıkları korku hikâyelerinden t…

