Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: paul auster
İzleyen kim? İzlenen kim? İzleyen öykü anlatıcısı mı? Anlattığı öykü kimin öyküsü? Kendi öyküsü mü, izlediği kişinin mi? Peşinde olduğu kişinin geçmişini araştırırken kendine, kendi geçmişine yönelmesi neden? Giderek izlediği kişinin hayatına gömülürken kendi hayatını keşfe çıkması; izleyen iken izlenen olması; bütün bunlar bir tuzak mı yoksa? Bilinçli olarak yapılan kötü bir şaka mı? Hayaletleri…


Yazar: ferhat uludere, oruç aruoba
Sözlerim yok, yeminlerim, yalanlarım... Her çabam boşa çıktı ve utandım adımın çağrısından. Günlerdir, haftalardır, aylardır, belki de yıllardır aynı hikayede dolaşıyorum. Üşüyorum. Bitişikte bir kedi ağlıyor, cenazesi çoktan kaldırıldı oysa ki. Dumanlar arasında kesildi soluğu. Alevler yaladı ruhunu. Hala ağlıyor. Şehirle yok olmak istiyorum. Dİnamitlendi her yan, fitiller ateşlendi. Patlamad…

Yazar: oruç aruoba
En başta zorunlu olan, yaşamdır: üslup yaşamalıdır. Üslup, her seferinde, senin kendinle ilgili bildirimde bulunmak istediğin çok belirgin bir kişi bakımından, sana, uygun olmalıdır. Yazmaya kalkışmadan önce, şunu tam olarak bilmelidir. "Bunu söylüyor olsaydım, söyle konuşurdum". Yazmak yalnızca bir benzetilme olmalıdır.

Yazar: fernando pessoa
Fernando Pessoa 1935'te öldüğü zaman, sandığındaki eserlerinin sayısı tahmin bile edilemezdi. Onun elinden çıkmış şiirlerin, yazıların altında genellikle başka imzalar vardı. Üstelik bu isimler yalnızca birer takma ad değil, öyküsü, geçmişi, yazgısı, dünya görüşü farklı olan kişiliklerdi. Pessoa'nın ölümünden sonra elyazmaları derlenmeye başladığı zaman bitmemiş eserler de bulundu içl…

Yazar: fernando pessoa
Fernando Pessoa 1935'te öldüğü zaman, sandığındaki eserlerinin sayısı tahmin bile edilemezdi. Onun elinden çıkmış şiirlerin, yazıların altında genellikle başka imzalar vardı. Üstelik bu isimler yalnızca birer takma ad değil, öyküsü, geçmişi, yazgısı, dünya görüşü farklı olan kişiliklerdi. Pessoa'nın ölümünden sonra elyazmaları derlenmeye başladığı zaman bitmemiş eserler de bulundu içl…

Yazar: fernando pessoa
Fernando Pessoa 1935'te öldüğü zaman, sandığındaki eserlerinin sayısı tahmin bile edilemezdi. Onun elinden çıkmış şiirlerin, yazıların altında genellikle başka imzalar vardı. Üstelik bu isimler yalnızca birer takma ad değil, öyküsü, geçmişi, yazgısı, dünya görüşü farklı olan kişiliklerdi. Pessoa'nın ölümünden sonra elyazmaları derlenmeye başladığı zaman bitmemiş eserler de bulundu içl…

Yazar: fernando pessoa
Fernando Pessoa 1935'te öldüğü zaman, sandığındaki eserlerinin sayısı tahmin bile edilemezdi. Onun elinden çıkmış şiirlerin, yazıların altında genellikle başka imzalar vardı. Üstelik bu isimler yalnızca birer takma ad değil, öyküsü, geçmişi, yazgısı, dünya görüşü farklı olan kişiliklerdi. Pessoa'nın ölümünden sonra elyazmaları derlenmeye başladığı zaman bitmemiş eserler de bulundu içl…

Yazar: fernando pessoa
Çağdaş edebiyatın en kendine özgü kişiliklerinden Fernando Pessoa, ölümünden sonra üne erişen yazarlardan. 1935te öldüğünde, sandığından binlerce sayfa metin çıkmış, çok geçmeden dünyanın en gizemli yazarlarından biri olmuştu. Kendi adının yanı sıra, kendisinin farklı yanlarını yansıtan hayalî şair ve yazarların adlarıyla yazdığı yapıtlarıyla kısa zamanda birçok dile çevrilen Pessoanın daha önce…

Yazar: descartes
Anlığın Yönetimi için Kurallar (1629-30) Öyleyse, eğer kişi içtenlikle şeylerin gerçeğini araştırmayı istiyorsa, tek bir özel bilimi seçmemelidir; çünkü tüm bilimler birbirleri ile birleşik ve birbirlerine bağımlıdır; tersine, kişi dahaçok usun doğal ışığını nasıl arttıracağını düşünmelidir, şu ya da bu tip skolastik sorunu çözmek için değil, ama tüm yaşam olumsallıklarında anlak istenci doğru se…

Yazar: rene descartes, descartes
Descartes bilimlerin felsefeden kopmaya başladığı o dönemlerde çalışmalarını sürdüren bilim adamlarının tersine, bilimi her zaman felsefi bir bakış açısı içinde bütünleştirmeye özen göstermiştir. Descartes, pek belirgin bir biçimde, çağının bilim adamlarının yalnızca teknik sorunlar çerçevesinde sınırlandığını görecek, onla…

Yazar: franz kafka
Bir trapez sanatçısı -çok iyi bilinir ki; çalışmaları büyük varyete tiyatrolarına ait kubbelerin yükseklerinde yapılan bu sanat, insanoğlu tarafından en zor kazanılan sanatlardandır- trapeze her çıkışında aynı cesareti gösterebilmek için, önce mükemmellik adına bir çaba, sonraları ise zorba bir alışkanlık olarak, hayatını bütün gün ve gece boyunca trapez üzerinde kalabilecek şekilde düzenlemişti.…
7/10
Yazar: h. j. blackham
Felsefe tarihinde yarattıkları büyük etkinin yanı sıra, diğer sanatları da biçimleyen altı önemli düşünürü konu alan özlü bir kaynak metin. Kierkegaard, Nietzsche, Jaspers, Marcel, Heidegger ve Sartre temelinde gelişen tartışma, varoluşçuluğu, akımın özgül birey tanımını ve diğer disiplinlerle arasındaki karşılıklılık ilişkisi çerçevesinde geçirdiği evrimi, her bir düşünürün kendi felsefi anlayış…

Yazar: doris dörrie
Sinemacı Doris Dörrieden, kadın ve kadın-erkek hikayeleri; bu arada Alman-Amerikan karşılaştırmaları. Batının kadın ve kadın-erkek hikayeleri artık her yerde yaşanıyor; soy Amerikanla dünyanın dört bir yanından Amerikan tarzlarının karşılaşması da öyle. Erkek bulma istatistikleri, terapistler, televizyon yarışmaları, adam bulma hayalleri, yalanlar, yapılır mı bu bana halleri; velhasıl herkese, il…

Yazar: edward hallett carr
1892 doğumlu İngiliz tarihçi Carrın birçok dile çevrilerek elden ele dolaşmış ünlü broşürü. Tarihçinin okuruna karşı sorumluluğunu yargıladığı eser. Başta Cambridge Üniversitesi olmak üzere çeşitli eğitim kurumlarında verdiği konferansların derlemesi. Sovyetler Birliği uzmanı Carrın her düzeydeki okuyucu tarafından keyifle okunabilecek yöntembilim denemesi.

Yazar: vâlâ nureddin vâ-nû
"Bu Dünyadan Nazım Geçti", Nazım'ın yakın dostu Vala Nureddin Va - Nu'nun kaleme aldığı bir anı kitabı. Nazım Hikmet'in hayatından çok özel tanıklıklar. Bir alıntı: "Aslında Nazım monogamdı. Birini severse, iyice severse ona sadık kalmak isterdi. Sevemediği sıralarda da, sevilecek birini daldan dala arardı..."

Yazar: george thomson
İnsanın Özünde Thomson, sanatın ve bilimin kaynaklarını inceliyor. Sanatla bilimin, toplumsal gücün örgütlenmesinin birbirine bağımlı iki biçimi olduğunu ve ikisinin de çalışma sürecinden doğduğunu ortaya koyuyor. Bilimle sanatın toplumdaki tarihsel işlevlerini ve bilim adamıyla sanatçının dünyayı değiştirme ortak çabasında nasıl birleştiklerini çok yalın bir anlatımla gözler önüne seriyor.

Yazar: sıtkı m. erinç
Sanatı ve sanat yapıtlarıı farklı açılardan incelemek olasıdır. Bu incelemelerden hiçbiri diğerine ooranla daha yeğlenir ya da daha fazla az yeğlenir olamaz.Yeter ki amaca uygun düşsün.



