
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: beyazıt akman
On üçüncü asrın sonları. Anadolu savaş ve kan içinde. İnsan kellelerinden kulelerle kalplere terör salan Doğulu barbar Moğollar, Batılı fanatik Haçlı orduları ve hain haşhaşinler.. Ve Türkleri tamamen bitirmek niyetinde olan İmparatorluk vârisi tekfurlar.. Bu kaostan bir cihan lideri doğmak üzere.. Küçük bir uç beyliğinden çıkarak bu katliamlara dur diyecek, umudun ve adaletin adı olacak bir ge…

Yazar: neale donald walsch
Bir insanın Tanrı tarifini bilirseniz, o insanın potansiyelini bilirsiniz. İnsanın özlemleri, içindeki potansiyel gücü ve hayal gücü onun Tanrı anlayışını oluşturur. Tanrı insanın ulaşmak istediği her şey. Tanrı insanın olmak istediği yüce Benliği. Yazar, içindeki Bene Tanrı adını vermiş ve onunla konuşuyor. Herkes gibi: soruları sormayı bilen ve yanıtları işitmek için sabır gösteren herkes gibi.…

Yazar: josé saramago
Araba kullanmakta olan bir adam, yeşil ışığın yanmasını beklerken birdenbire körleşir. Tedavi için başvurduğu doktora da körlük bulaşır. Adamın yaşadığı körlük bir salgın hastalık gibidir ve bütün kente yayılmaktadır. Öldürücü değildir ancak tüm ahlaki değerleri yok etmeyi başarır. Toplum, görmeyen gözlerle cinayetlere, tecavüzlere tanık olur. Ayakta kalabilenler ancak güçlü olanlardır. Koca kent…

Yazar: orhan pamuk
Orhan Pamuk'un 'en renkli ve en iyimser romanım' dediği Benim Adım Kırmızı, 1591 yılında İstanbulda karlı dokuz kış gününde geçiyor. İki küçük oğlu birbirleriyle sürekli çatışan güzel Şeküre, dört yıldır savaştan dönmeyen kocasının yerine kendine yeni bir koca, sevgili aramaya başlayınca, o sırada babasının tek tek eve çağırdığı saray nakkaşlarını saklandığı yerden seyreder. Eve ge…
8/10
Yazar: orhan pamuk
Orhan Pamuk'un 'en renkli ve en iyimser romanım' dediği Benim Adım Kırmızı, 1591 yılında İstanbulda karlı dokuz kış gününde geçiyor. İki küçük oğlu birbirleriyle sürekli çatışan güzel Şeküre, dört yıldır savaştan dönmeyen kocasının yerine kendine yeni bir koca, sevgili aramaya başlayınca, o sırada babasının tek tek eve çağırdığı saray nakkaşlarını saklandığı yerden seyreder. Eve ge…

Yazar: şehbenderzâde filibeli ahmet hilmi
Tuhaf! Varla yok hiç bir olur mu? Örneğin ben şimdi varım, yarın yok olacağım. Bu ikisi arasında fark yok mu? dedim. Deli, başını çevirdi. Kahkahayı bastı: Vay! Sen varsın ha?! Acaba var mısın? Ruh ve madde âlemi arasında varlığın hakiki manasını arayan Raci'nin yolu nihayet bir gün, mezarlıktaki küçük kulübesinde yaşamını sürdüren Aynalı Baba ile kesişir. Benliğini şüphe ejderhasına te…

Yazar: anton çehov
Anton Çehov (1860-1904): Kırk dört yıllık ömrüne karşın, hayatın yalınlığı ve karmaşası içindeki insanlık durumlarını büyük bir duyarlılıkla işlediği öykü ve oyunlarıyla, dünya edebiyatına damgasını vuran en önemli 19. yüzyıl yazarlarından biridir. Elinizdeki ciltteyse, Çehovun kısalı uzunlu otuz yedi seçme öyküsü, yazılış sırasıyla yer almakta ve bu büyük ustanın öykü yazarlığının farklı evreler…

Yazar: orhan pamuk
Orhan Pamuk'un 'en renkli ve en iyimser romanım' dediği Benim Adım Kırmızı, 1591 yılında İstanbulda karlı dokuz kış gününde geçiyor. İki küçük oğlu birbirleriyle sürekli çatışan güzel Şeküre, dört yıldır savaştan dönmeyen kocasının yerine kendine yeni bir koca, sevgili aramaya başlayınca, o sırada babasının tek tek eve çağırdığı saray nakkaşlarını saklandığı yerden seyreder. Eve ge…

Yazar: erich maria remarque
Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok adlı romanıyla, savaş konulu edebiyatın başyapıtlarından birini imzalayan Erich Maria Remarque (1898-1970), çağdaş bireylerin en fazla okuduğu yazarlar arasına girmiştir.Savaş, faşizm ve vahşeti alabildiğine yalın, alçakgönüllü ve ilk eden tanıklıkla, insanın kanını donduracak gerçeklikteki bir biçimle işleyen bu romanı, çağlar boyunca yankılanacak olan Savaş vahş…
6/10Bir savas romani olarak daha once Canakkale Mahserini okumaya calismistim.Ancak o kadar cok konu butunlugunden cikilmisti ki kitabi yarim birakmak zorunda kaldim.bu benim ikinci savas romanim diyebilirim.yine konu butunlugunun saglanamamasindan dolayi,kitaptan fazla etkilendigimi soyleyemem.

Yazar: erich maria remarque
Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok adlı romanıyla, savaş konulu edebiyatın başyapıtlarından birini imzalayan Erich Maria Remarque (1898-1970), çağdaş bireylerin en fazla okuduğu yazarlar arasına girmiştir.Savaş, faşizm ve vahşeti alabildiğine yalın, alçakgönüllü ve ilk eden tanıklıkla, insanın kanını donduracak gerçeklikteki bir biçimle işleyen bu romanı, çağlar boyunca yankılanacak olan Savaş vahş…

Yazar: erich maria remarque
Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok adlı romanıyla, savaş konulu edebiyatın başyapıtlarından birini imzalayan Erich Maria Remarque (1898-1970), çağdaş bireylerin en fazla okuduğu yazarlar arasına girmiştir.Savaş, faşizm ve vahşeti alabildiğine yalın, alçakgönüllü ve ilk eden tanıklıkla, insanın kanını donduracak gerçeklikteki bir biçimle işleyen bu romanı, çağlar boyunca yankılanacak olan Savaş vahş…

Yazar: nazım hikmet
Serinin üç romanı Kan Konuşmaz, Yeşil Elmalar (ve içinde Yaşamak Hakkı,) ve Yaşamak Güzel Şey Be Kardeşim, Nazım Hikmetin çeşitli dönemlerdeki roman çalışmalarını oluşturuyor. Bunlardan özellikle sonuncusunda, otobiyografik yanlar da kendini gösteriyor. Nazım Hikmet, kuşkusuz şiirleriyle öne çıkan bir yazar, ancak dönemindeki edebiyata da ilgi göstermiş ve yeni açılımlar getirmiş bir yazar. Roman…
6/10Şiirle aram iyi değildir.Nazım Hikmeti de uzun zamandır merak ediyordum.Sonradan öğrendim ki yazdığı bir kaç roman varmış.Bunlardan ilki olan Kan Konuşmaz ı okudum.Çok büyük beklentiye girilmeden okunacak bir roman bence.Ağır bir kitaptan sonra dinlendirici niyetiyle okunulursa istenilen etkiyi sağl

Yazar: nazım hikmet
Serinin üç romanı Kan Konuşmaz, Yeşil Elmalar (ve içinde Yaşamak Hakkı,) ve Yaşamak Güzel Şey Be Kardeşim, Nazım Hikmetin çeşitli dönemlerdeki roman çalışmalarını oluşturuyor. Bunlardan özellikle sonuncusunda, otobiyografik yanlar da kendini gösteriyor. Nazım Hikmet, kuşkusuz şiirleriyle öne çıkan bir yazar, ancak dönemindeki edebiyata da ilgi göstermiş ve yeni açılımlar getirmiş bir yazar. Roman…

Yazar: jonathan safran foer
Bir tek anahtar kaç kapıyı açabilir? Aşırı Gürültülü ve İnanılmaz Yakın icatlar, tesadüfler ve teğetler aracılığıyla dile gelen bir roman. 11 Eylül'de babasını yitiren Oskar, bulduğu anahtarla babasının yaşantısının karanlıklarına eğildiği bir arayışa koyulur. Rastlantılar, zihninde dolaşanlar, söylenmemiş sözler ve geçmişten izler ışığında yol alan Oskar, New York şehrinin labirentlerinde c…

Yazar: ıvan aleksandroviç gonçarov, ivan gonçarov
... Oblomovların hiçbiri kendilerine telkin edilen yaşam ilkelerini özümseyememişlerdir, bunları pratik sonuçlarını alacak kadar uygulayamamışlar; sözün eyleme dönüşmesi, ilkenin ruhun iç gereksinimleriyle kaynaşarak bu gereksinimlerin içinde eriyip yok olması ve böylece insanı harekete geçiren biricik güce dönüşmesi çizgisine ulaşamamışlardır... Onlar için düşlerin gerçeklerden, genel ilkelerin…
10/10Klasikler nedense hiç okumadığım bir türdü.İsminden midir, çok eskileri anlatıyor diye midir bilmem, hep uzak durduğum roman türü olmuştur. Ancak Oblomov,Dorian Gray'in portresi ve Martin Eden bu sabit fikrimi yenmemde bana yardımcı oldular. Özellikle Oblomov ' u İletişimden okumanızı tavsiye eder

Yazar: ıvan aleksandroviç gonçarov, ivan gonçarov
... Oblomovların hiçbiri kendilerine telkin edilen yaşam ilkelerini özümseyememişlerdir, bunları pratik sonuçlarını alacak kadar uygulayamamışlar; sözün eyleme dönüşmesi, ilkenin ruhun iç gereksinimleriyle kaynaşarak bu gereksinimlerin içinde eriyip yok olması ve böylece insanı harekete geçiren biricik güce dönüşmesi çizgisine ulaşamamışlardır... Onlar için düşlerin gerçeklerden, genel ilkelerin…

Yazar: ıvan aleksandroviç gonçarov, ivan gonçarov
... Oblomovların hiçbiri kendilerine telkin edilen yaşam ilkelerini özümseyememişlerdir, bunları pratik sonuçlarını alacak kadar uygulayamamışlar; sözün eyleme dönüşmesi, ilkenin ruhun iç gereksinimleriyle kaynaşarak bu gereksinimlerin içinde eriyip yok olması ve böylece insanı harekete geçiren biricik güce dönüşmesi çizgisine ulaşamamışlardır... Onlar için düşlerin gerçeklerden, genel ilkelerin…

Yazar: aldous huxley
Cesur yeni Dünya bizi Forddan sonra 632 yılına götürür. Bu dünyanın cesur insanları kapısında Cemaat, Özdeşlik, İstikrar yazan Londra Merkez kuluçka ve Şartlandırma Merkezinde üretilirler. Kadınların döllenmesi yasak ve ayıp olduğu için, annelik ve babalık pornografik birer kavram olarak görülür. Toplumsal istikrarın temel güvencesi olan şartlandırma hipnopedya uykuda eğitim ile sağlanır. Hipnope…
6/10
Yazar: aldous huxley
Cesur yeni Dünya bizi Forddan sonra 632 yılına götürür. Bu dünyanın cesur insanları kapısında Cemaat, Özdeşlik, İstikrar yazan Londra Merkez kuluçka ve Şartlandırma Merkezinde üretilirler. Kadınların döllenmesi yasak ve ayıp olduğu için, annelik ve babalık pornografik birer kavram olarak görülür. Toplumsal istikrarın temel güvencesi olan şartlandırma hipnopedya uykuda eğitim ile sağlanır. Hipnope…

Yazar: boris vian
Hayat böyle, dedi Chick-Hayır, dedi Colin. Yaşamda önemli olan, her şey için bir yargıya varabilmektir. Sonunda kitleler haksız bireyler haklı çıkar. Yaşam kurallarının sayısını azaltmak gerekir, yaşamı sürdürmek için onları izlememize gerek yoktur. Aslolan iki şey vardır: güzel kızlarla aşk, ve New Orleansın ya da Duke Ellingtonun müziği, ikisi de aynı şey. Geri kalan yok olmalı, çünkü geri kala…

Yazar: boris vian
Hayat böyle, dedi Chick-Hayır, dedi Colin. Yaşamda önemli olan, her şey için bir yargıya varabilmektir. Sonunda kitleler haksız bireyler haklı çıkar. Yaşam kurallarının sayısını azaltmak gerekir, yaşamı sürdürmek için onları izlememize gerek yoktur. Aslolan iki şey vardır: güzel kızlarla aşk, ve New Orleansın ya da Duke Ellingtonun müziği, ikisi de aynı şey. Geri kalan yok olmalı, çünkü geri kala…
4/10Artık Fransız Edebiyatına uzak durmaya karar verdim.Bundan önce Kirpinin Zarafetini okumaya çalıştım ama aynı kültürü paylaşmadığımızı bir kez daha anladım.




