
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: melisa kesmez
Melisa Kesmez, çok sevilen ve kısa sürede başarıya ulaşan Atları Bağlayın, Geceyi Burada Geçireceğiz'in ardından Bazen Bahar ile yeniden okur karşısında. Arzuları, korkuları, sevinçleri, kırgınlıkları, umutları; yazları, kışları ve baharlarıyla bir çocuk, bir kadın, bir kuşak, Kesmez'in üslubunu korurken derinleşen incelikli anlatısıyla sesine kavuşuyor. Ağır anneanne yorganlarının,…

Yazar: heinrich böll
II. Dünya Savaşı sonrası Alman edebiyatının en önemli temsilcilerinden Heinrich Böll, birçok yapıtında savaşın anlamsızlığını, savaş sonrası yokluk yıllarındaki yurtsuzluk, işsizlik gibi konuları ve bunların birlikte getirdiği toplumsal ve ahlaksal sournları işlemişti. İlk kez 1974te yayınlanan Katharina Blumun Çiğnenen Onuru ise, Böllün sorunların kaynağını kurulu düzende aramaya yöneldiği yapıt…

Yazar: barış bıçakçı
Bir pazar sabahı Rıfat günlerin aynı kaba damlamadığını fark etti. “Günler damlıyor ama aynı kaba değil,” dedi. Gökyüzüne baktı: Boştu. Hiç bulut yoktu, aslında hiçbir şey yoktu. Çağımızın çıplak güneşi her şeyi yok etmişti, enginliği, bulutları ve kuşları… Maviyi bile yok etmişti, sonra da sırasıyla diğer renkleri, bazı sesleri, kelimeleri ve anlamları. İnsan bu yoklukta yeni bir şey söyleyemez,…
9/10Rıfat'ın kabında biriktirdiği yağmur damlaları ellerinize, kaşınızın tam üzerine, avcunuzun içine, dudağınızın kenarına ve burnunuzun tam ucuna düşecek. Hem gülümsetecek hem ısıtacak hem de Bıçakçı'yı ne denli özlediğinizi anımsatacak. Elimin altında dursun da arada bir yeniden açıp damlaları tek te

Yazar: barış bıçakçı
Bir pazar sabahı Rıfat günlerin aynı kaba damlamadığını fark etti. “Günler damlıyor ama aynı kaba değil,” dedi. Gökyüzüne baktı: Boştu. Hiç bulut yoktu, aslında hiçbir şey yoktu. Çağımızın çıplak güneşi her şeyi yok etmişti, enginliği, bulutları ve kuşları… Maviyi bile yok etmişti, sonra da sırasıyla diğer renkleri, bazı sesleri, kelimeleri ve anlamları. İnsan bu yoklukta yeni bir şey söyleyemez,…

Yazar: barış bıçakçı
Bir pazar sabahı Rıfat günlerin aynı kaba damlamadığını fark etti. “Günler damlıyor ama aynı kaba değil,” dedi. Gökyüzüne baktı: Boştu. Hiç bulut yoktu, aslında hiçbir şey yoktu. Çağımızın çıplak güneşi her şeyi yok etmişti, enginliği, bulutları ve kuşları… Maviyi bile yok etmişti, sonra da sırasıyla diğer renkleri, bazı sesleri, kelimeleri ve anlamları. İnsan bu yoklukta yeni bir şey söyleyemez,…

Yazar: edip cansever
Yapi Kredi Yayinlarindan bugüne dek yayimlanmis en kapsamli Edip Cansever külliyati!Basta, Edip Canseverin, gençlik hatasi degerlendirmesiyle reddettigi ilk kitabi Ikindi Üstü olmak üzere, kitaplarinin sonraki basimlarina girmeyen siirleri ve dergilerde kalmis birçok siiri de gnyüzüne çikaran toplu siirlerinin bu yeni basimi, Sairin tüm siirlerini ilk kez bir araya getiriyor. TADIMLIKMENDILIMDE…

Yazar: alev erkilet
Elinizdeki bu çalışma bir yanıyla, benzeri görülmemiş bir değişiklik döneminde yaşayan, devletlerin oluşturduğu resmi tarihten dışlanan "ötekilere" ilişkin bir sözlü tarih çalışması. Onlara ötekileri belirtecek anlamda "esmerler" deniyor. Esmerler; çünkü sarışın Slav ırkının yüzyıllarca süren hegemonyası altında yaşamış ötekiler onlar ve aslında, kendileri de sarışın olmakla b…

Yazar: sinan sülün
Kendi benliğine güzellikler katmak için âşık olmak isteyen kişi aşkın ne olduğunu bilemezdi. Aşk hiç ummadığınız, hiç beklemediğiniz bir anda buluverirdi sizi. İnsan âşık olmayı seçmezdi. Aşk onu seçerdi. Sadece varlığını kaybetmeye hazır olan insan o kapıdan içeri girebilirdi. Bu mucizevi duygu, her gün yeniden ölen Tanrı'nın kendisine inanmamız için gösterebildiği tek delildi. O sabah Ali…

Yazar: barış bıçakçı
Bir pazar sabahı Rıfat günlerin aynı kaba damlamadığını fark etti. “Günler damlıyor ama aynı kaba değil,” dedi. Gökyüzüne baktı: Boştu. Hiç bulut yoktu, aslında hiçbir şey yoktu. Çağımızın çıplak güneşi her şeyi yok etmişti, enginliği, bulutları ve kuşları… Maviyi bile yok etmişti, sonra da sırasıyla diğer renkleri, bazı sesleri, kelimeleri ve anlamları. İnsan bu yoklukta yeni bir şey söyleyemez,…

Yazar: melisa kesmez
Melisa Kesmez, çok sevilen ve kısa sürede başarıya ulaşan Atları Bağlayın, Geceyi Burada Geçireceğiz'in ardından Bazen Bahar ile yeniden okur karşısında. Arzuları, korkuları, sevinçleri, kırgınlıkları, umutları; yazları, kışları ve baharlarıyla bir çocuk, bir kadın, bir kuşak, Kesmez'in üslubunu korurken derinleşen incelikli anlatısıyla sesine kavuşuyor. Ağır anneanne yorganlarının,…

Yazar: nurettin topçu
Nurettin Topçu külliyatı içinde iki eserden oluşan 7. kitap: İradenin Davası - Devlet ve Demokrasi, Nurettin Topçunun insan iradesi, isyân ahlâkı, hareket felsefesi ve siyaset-devlete dair görüşlerini içeriyor.Gayesine ulaşabilen gerçek ve tam irade, fertten başlayan, aile ile devleti yani otoriteyi isteyen, millet ve insanlık basamaklarından da geçerek Allaha ulaştıran iradedir. Biz damarlarımız…

Yazar: orhan pamuk
Orhan Pamuk bu yeni kitabında, çocukluğundan başlayarak hayatından, yaşadıklarından bütün içtenliğiyle söz ediyor. Yazarın babasının ölümü, siyasi dertleri, futbol oynarken ya da romanlarını yazarken hissettikleri, tıpkı annesinin sigara böreği yapışı, yaz gecesi bir sivrisineğin hareketleri ve Boğaz gemileri hakkındaki gözlemleri gibi büyük bir manzaranın parçası olarak dikkatle işleniyor. Pamuk…

Yazar: per petterson
Lanet Olsun Zaman Nehrine, Norveçli yazar Per Petterson'un yayımlanmış son romanı. Hayatta aradığını bulamamış veya bulduğunu kaybetmiş, dünya üzerindeki yerini sağlamlaştıramamış, hep tereddüt eden, hep bocalayan bir adamın, Arvid Jansen'in hikâyesini kendi anlatımından öğreniyoruz bu romanda. Arvid geçmişi parça parça hatırlarken, hayatı zihnimizde yavaş yavaş belirginleşiyor: İhtiyaç…

Yazar: bilge karasu
İlk kez 1985 yılında yayımlanan Gece 1991 yılında Pegasus Edebiyat Ödülünü aldı. Çeşitli dillere çevrilen ve yayımlanan Gece için Akşit Göktürkün Sunuşunu okuyabilirsiniz.Gecede anlatılan tek tek, bölük pörçük durumların, konumların, gerçek yaşamla somut ilişkisi, sürekli seziliyor satır aralarında. Okurun yakın geçmişte tanığı olduğu birçok toplumsal, tarihsel, kültürel deneyden yankılar var met…

Yazar: nurettin topçu
İsyan Ahlâkı, Nurettin Topçunun (1909-1975) Sorbonne Üniversitesinde yapmış olduğu doktora tezinin tercümesidir. Biz, hem uysallığa, hem de anarşizme karşıyız. Her türlü sosyolojizme, yani toplum gerçeğinin her şey olduğu anlayışına karşı olduğumuz kadar, bencil ve katı ferdiyetçiliğin de karşısındayız. Ferdin, sadece bütün iradeleri aynı şekilde belirleyen bir İrade karşısındaki uysallığını kabu…

Yazar: georges perec
Georges Perecten, acı, umut ve doğruluğa dair bir roman... İnsanlardan nefret ettiğin anlamına gelmez bu, ne diye onlardan nefret edesin ki? Ne diye kendinden nefret edesin ki? Keşke insan türüne ait olmak, o dayanılmaz ve sağır edici gürültüyü de beraberinde getirmeseydi; keşke hayvanlar âleminden çıkıp aşılan o birkaç gülünç adımın bedeli, sözcüklerin, büyük tasarıların, büyük atılımların o din…

Yazar: david macey
Tamam, geçtiğimiz yüzyılın düşünce ve yaşam seyrini değiştiren birkaç önemli aktör var, peki ikinci yarısında Foucault kadar etkili kim var ki. Anlıyoruz, birkaç isim sayılabilir hemen, ama düşünce matrisimizi, bilgimizin arkeolojisini sanki ona borçluyuz. Ya da onu anlamaya, anlama çabamıza. Hayat tarzı ve hatta ölümüyle de çeşitli spekülasyonlara karışmış bu Fransız düşünürün biyografisini Davi…

Yazar: güray süngü
Mehmet'i Sakatlayan Serçe Parmağı, bir roman. 1990'ların sonlarında İstanbul'da geçen bir hikayeye sahip. Hikayede Mehmet'i, Çiğdem'in serçe parmağı sakatlıyor olabilir. Ama Çiğdem'in serçe parmağını Mehmet'in gözüne sokan Faruk'un şairliği değil. Faruk'un şairliğinin Mehmet'in babası bir güzel adam, bir müzisyen, bir fakir adamla ise ilgisi yok.…

Yazar: sevgi soysal
Sevgi Soysal, 1974 Orhan Kemal Roman Ödülünü kazanan Yenişehirde Bir Öğle Vaktinde, çok boyutlu bir toplumsal kesiti sanki hiç zorlanmadan edebiyata aktarmış gibidir. Gözlemlediği alabildiğine gerçek insan portrelerini, birbirinden kopukmuş gibi duran hayatlarından alıp, zekice bir kurguyla buluşturur. Bu çerçevenin içine de, Ali, Doğan ve Olcaydan oluşan bir üçgen kurar; o dönemin sorularını, ab…
9/10
Yazar: heinrich böll
II. Dünya Savaşı sonrası Alman edebiyatının en önemli temsilcilerinden Heinrich Böll, birçok yapıtında savaşın anlamsızlığını, savaş sonrası yokluk yıllarındaki yurtsuzluk, işsizlik gibi konuları ve bunların birlikte getirdiği toplumsal ve ahlaksal sournları işlemişti. İlk kez 1974te yayınlanan Katharina Blumun Çiğnenen Onuru ise, Böllün sorunların kaynağını kurulu düzende aramaya yöneldiği yapıt…

