
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: ferhan şensoy
Ülkemiz insanlara maddesel zenginlikler sunmak için çok yoksul olsa da, onlara eşitlik duygusu, insanlık onuru sunamayacak kadar yoksul değildir. diyen adamın gizemli adasına doğru alçalmaya başladı uçak.



Yazar: ferhan şensoy
Ülkemiz insanlara maddesel zenginlikler sunmak için çok yoksul olsa da, onlara eşitlik duygusu, insanlık onuru sunamayacak kadar yoksul değildir. diyen adamın gizemli adasına doğru alçalmaya başladı uçak.

Yazar: ferhan şensoy
Kitapları ve sahnelediği sıradışı oyunlarıyla daha çok dil inceliklerine dayanan mizah öğelerini kullanarak güncel olaylara eleştiriler getiren Ferhan Şensoy, Eşeğin Fikrinde sorguluyor, düşündürüyor ve en dokunulmaz konuları, olağanüstü bir mizah üslubuyla irdeliyor. Geleneksel tiyatromuz ortaoyununun simgesel kavuğunu taşıma ayrıcalığına da sahip olan Şensoy, tiyatro izleyicilerinin yanı sıra g…

Yazar: ferhan şensoy
Çok zeki olmayan, uysal, zaman zaman sinirlense de hızla sakinleşebilen, akıllı değilse de kurnaz, şakacı, ağzı laf yapan, saçları döküldüğü için bıyık bırakarak surattaki kıl eksikliğini tamamladığını sanan, caz müziğini seven, kitap okumaktan ve okuyanlardan nefret eden, canayakın, neşeli bir salaktı Şükrü. Herkes gibi para sıkıntısı vardı, bu durum onu daha az salak olmaya zorluyordu.

Yazar: ılgın olut
Yıllar geçti üzerinden... Genç adam yıllar boyunca yaşadıklarının bir anını bile unutmadı. Genç bir kızın yalnızca kadınlara özgü derin bir yalnızlıkla, sevgiyi ve mutluluğu arayışını, bunun için yaşadığı masumane çırpınışlarını görememişti.Şimdi ise tüm yaşananlar uzaklarda kalan acı dolu bir hatıra gibi. Geldi, arkasında koskoca bir boşluk bıraktı ve geçip gitti.Öyle garip, bu boşluk hep içerle…

Yazar: adam fawer
Olasılıksız, Adam Fawer tarafından yazılmış ve 2005 yılında yayımlanmış bilim kurgu romanıdır. En iyi roman kategorisinin de aralarında olduğu çok sayıda ödül kazanmıştır. Kitap, David Caine'in bir takım deneysel tedaviler sonucunda kazandığı gelişmiş hesaplama yeteneği sayesinde, tahminlerinin geleceği görmek haline geldiğini anlamasıyla başından geçenleri konu almaktadır. Özet olarak ki…

Yazar: inci aral
''Bende anlayamadığın nedir biliyor musun?'' ''Neymiş?'' ''Nazım'ın dediği gibi: 'Ben artık şarkı dinlemek değil, şarkı söylemek istiyorum. Kendi şarkımı.' Ama yapamam biliyorum, çünkü o şarkı içimde kuruyup kaldı. Beni öldüren bu işte.'' ''Şarkılar bitmez, yeni şarkılar filizlenip doğar her zaman... '…

Yazar: yekta kopan
Buzdan bir kütle, mumyadan bir heykel gibi izledim kaderimi. Babam yanımda olsa bir tokat atar kendime getirirdi beni." Çocukluk düşlerinden yapılmış bir evin gölgeleri içinde babanın hayaletiyle karşılaşmak... Portobello’da, George Orwell’ın evinin önündeki kaldırımda oturup Tanpınar okurken zamansız sevgiliyle karşılaşmak... Kuledibi’nde, her şeyini bir Hopper çizimini elde edebilmek iç…

Yazar: sunay akın
Saraylardan haber uçar bizi de yaz diye, duymazlıktan gelir.İnadına gecekonduları, Kız Kulesini, işçi kahvelerini yazar.Yağmur pencerede sırasını beklerken; o şemsiyeleri yazar.Pembe dizilerde balonlar uçarken; işçi sigaralarının ucunu yazar.İncili boncuklu kadınlar aynalarda gezerken; o, lambalı kadını yazar.Birileri Hırsızistana damat olurken; hiç üşenmez, Berberistanın kanaryalarını yazar.Yarı…

Yazar: sunay akın
Trabzonun en ünlü terzilerindendi Tuncay Bey... Dükkânının rafları aldığı siparişlerin kumaşlarıyla doluydu. Genç adam modayı takip eden, yenilikçi biri olduğu için onun diktiği bir elbiseye sahip olmak isteyenler, araya hatırı sayılan insanları koyarlardı: Şu bizim komşunun mantosunu bir zahmet sıkıştırıver!.. Kedilerinin pençelerinin balık koktuğu bu kentte, bir gün, on yedi yaşında bir genç kı…

Yazar: sunay akın
Her hafta yüzlerce çadırın kurulduğu Kuşdili çayırında intihar eden Hamdi Beyi nasıl kıskanmasın, beton ve çelikten gökdelenlerin yükseldiği Manhattanda yaşama gözlerini yuman Kızılderili? Ki bir geyik olarak gelir dünyaya hiç doğmamış çocuğu...Ve Resneli Niyazinin hürriyet mücadelesine katılır Balkanların dağlarında. Haliç kıyısındaki şadırvanın çatısında bir yerde saklıdır, sırtına sıkılan kurş…

Yazar: sunay akın
Nâzım sayısız dostlarından biri olarak, Pablo Nerudayı ziyaret etmeye karar verir. Ne de olsa, Neruda onun evine gelmiş, yanında da armağan olarak kırmızı renkte bir kadeh getirmiştir... Avrupadaki bir arkadaşına telefon açar ve ondan Nerudanın adresini ister. Bu istek, bir gün bile yaşamaz yorgun yüreğinde; çok değil, ertesi gün sırtı duvara dayalı bir şekilde yere oturur ve kalakalır öylece!..…

Yazar: sunay akın
Bir yaz akşamı Boğazın ortasındaki Kız Kulesinin beyaz duvarlarında Kızılderililerin vahşi olarak gösterildiği bir kovboy filmi izlediğinizi düşleyin...İşte, o an, omuzunuza konan martı kulağınıza şunları söyleyecektir: Kız Kulesine de bakıyorsun, Kızılderililere de... Ama gerçeği göremiyorsun... Gel benimle.

Yazar: sunay akın
Sunay Akın, bu kez Bir Çift Ayakkabı'yla çıkıyor insanlık tarihinin bilinmeyen tozlu yollarındaki macerasına. Bir Çift Ayakkabı kimi zaman boya sandıklarındaki hayat ağacı imgesine dönüşüyor, kimi zaman koskoca bir padişahın imdadına yetişiyor. Ay'ın, sinemanın, sanatın, aşkın, savaşın, vd. tarihine ışık tutuyor. Muhtaç olmasın diye, evden kaçan karısının ayakkabısının içine par…

Yazar: friedrich nietzsche
Tüm yazılmışlar arasında sevdiğim tek şey birilerinin kendi kanıyla yazdığıdır. Kanla yaz: Fark edeceksin ki kan ruhtur.Kolay bir iş değildir, meçhul kanı anlamak: Nefret ederim, avare okurlardan. Her kim ki okuru tanır daha fazlasını yapmaz onun için.Cümle âlem okumayı öğrenecek olsa yalnız yazmak değil, düşünmek de çürürdü.Vaktiyle ruh tanrıydı, sonra insanlaştı ve şimdi neredeyse avamlaşmak ü…

Yazar: sunay akın
İşte Sunay Akının beklenen kitabı... Kız Kulesini, batan gemileri, Kızılderilileri, bayrakları, İstanbulu, zürafaları yazarken, kıyıya, köşeye itilmiş, kırılmış, unutulmuş oyuncakların da izini sürdü. Bir edebiyat dalgıcı gibi, anı denizinin en derin köşelerindeki oyuncakları okurlar için günışığına çıkardı. Andersenin İstanbul yolunda karşılaştığı kız çocuğunun elindeki oyuncaktan, Nâzım Hikmet…

Yazar: sabahattin ali
"Her gün, daima öğleden sonra oraya gidiyor, koridorlardaki resimlere bakıyormuş gibi ağır ağır, fakat büyük bir sabırsızlıkla asıl hedefine varmak isteyen adımlarımı zorla zapt ederek geziniyor, rastgele gözüme çarpmış gibi önünde durduğum Kürk Mantolu Madonna'yı seyre dalıyor, ta kapılar kapanıncaya kadar orada bekliyordum." Kimi tutkular rehberimiz olur yaşam boyunca. Kolları…

Yazar: yekta kopan
'Beklenmedik bir anda, bir kitapla yaşadığın şaşırtıcı buluşma. Kütüphanede, rafta, çalışma masasında öylece durmakta, seni beklediğini bilmeden; zaten sen de farkında değilsin yaşanacakların. Karşılaşıyorsunuz. O senden daha cesur, sınırları yok. Sonrası kendiliğinden geliyor. Mutlusunuz. Hepsi bu.' Öyküler. Kısa öyküler. Çok kısa öyküler. Yekta Kopan, edebiyatın en değerli parçası k…

Yazar: ırvin d. yalom
Yoğun ve sürükleyici olan yeni bir düşünce romanı sunuyoruz: Nietzsche Ağladığında. Edebiyatla da düşünülebileceğini gösteren müthiş bir örnek... Sahne Psikanalizin doğumu arifesindeki 19. yüzyıl Viyanası. Entelektüel ortamlar. Hava soğuk. Aktörler Nietzsche: Henüz iki kitabı yayımlanmış, kimsenin tanımadığı bir filozof. Yalnızlığı seçmiş. Acılarıyla barışmış. İhaneti tatmış. Tek sahip olduğu şey…

