Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: ırvin d. yalom
Varoluşçu terapi, çeşitli biçimler altında dünya çapında uygulanmaktadır. Ama Yaloma kadar tutarlı bir bütün olarak ele alınmamış, ve nasıl işe yaradığı değerlendirilmemişti. Irvin Yalom, yaşamsal dört temel kaygıyı-ölüm, özgürlük, varoluşsal yalıtım ve anlamsızlı- ele alarak bizi bunlarla yüzleşmeye çağırıyor. Bu kaygıların, kişilkte ve psikopatolojide nasıl ortaya çıktıklarını ve bilgimizin bun…

Yazar: charles bukowski
1991 yılı bir yandan Charles Bukowski'nin yazarlığında doruk noktasında olduğu, yaşam şartları açısından rahata erdiği yıl. Bir yandan da yaşlılıkla hesaplaştığı, ölümü düşünmeye başladığı günler... Son romanı Pulp'u (Parantez yay.) yazıyor, son şiirlerini kitaplaştırıyor. Günleri masanın başında, bilgisayarının karşısında ve hipodromda at yarışlarını izleyerek geçiyor. İçkiyi azaltmış.…

Yazar: terry eagleton
Hayatın anlamı nedir? Daha fazla güç, servet, seks, aşk, çikolata, futbol, entelektüel tefekkür ya da günü yaşamak mı? Hayatın bir anlamı var mıdır; yoksa o da tüm anlamlar gibi sadece postmodern bir kurgudan mı ibarettir? Anlamın hızla buharlaştığı günümüz kapitalizminin kentli, pragmatik politik ve kültürel dünyasında her şeye rağmen ortak ya da hayatlarımıza gömülü anlamlardan bahsedebilir…

Yazar: orhan pamuk
17. yüzyılda Türk korsanlarınca tutsak edilen, astronomiden, fizikten ve resimden anladığına inanan bir Venedikli köle... Aynı ilgileri paylaşan, Batı bilimini öğrenmek isteyen bir Türk: efendi... Aralarında garip bir benzerlik bulunan bu iki insanın, hikayeleri ve serüvenleri, onları, veba salgınının kol gezdiği İstanbul sokaklarına, Çocuk Sultan’ın düşsel dünyasına, inanılmaz bir silahın yapımı…

Yazar: orhan pamuk
Abdülhamit’in son yıllarında küçük dükkan sahibi, ilk Müslüman tüccarlardan Cevdet Bey’in ve oğullarının, yüzyıl başından günümüze uzanan “üç kuşaklık” hikayesi, bir anlamda, Türkiye Cumhuriyeti’nin özel hayatının da hikayesidir. Nişantaşılı bir ailenin serüvenleri üzerinden ev içleri, yeni apartman hayatı, Batılılaşan büyük aileler, Beyoğlu’na çıkıp alışveriş etmeler, radyo dinlenen pazar öğlede…

Yazar: ihsan oktay anar
Eflâtun rengi hayaller kuran bir 'suskun'un sözleridir, bu roman. İşittiğini gören, gördüğünü dinleyen, dinlediğini sessizliğin büyüsüyle sırlayan ve tüm bunların görkemini hikâye eden bir adamın alçakgönüllü dünyasına misafir olacaksınız, satırlar akıp giderken. O ise, muzip bir tebessümle size eşlik edecek, sessizce... Sayfaları birer birer tüketirken, benzersiz erguvanî düşlerin …

Yazar: tomris uyar
Odada bir nezle kokusu vardı yalnız. Gözleri alışınca yatağı seçti. İki iskemleyle tahta bir masa duruyordu yatağın yanında. Karşıki duvara babaannenin beyaz elbiseli bir gençlik resmi asılmıştı. Saçları örülüydü. Bir iskemleye dayanıyordu. Çizmeli bir adam oturuyordu iskemlede. Eski bir oda görmenin ezikliği çöktü Şükrüyenin üstüne. O sırada yataktaki gölge doğruldu: Kimsin sen?

Yazar: f. scott fitzgerald
“Eğer kişilik, kesintisiz bir başarılı hamleler silsilesiyse, o zaman onda muhteşem bir şey vardı, yaşamın vaatlerine karşı fazlasıyla gelişkin bir duyarlılık...” Muhteşem Gatsby'de (The Great Gatsby) Fitzgerald hem Amerika'nın 1. Dünya Savaşı sonrası yaşadığı düşkırıklığını, hem de para ve mevki tutkunu bir toplumdaki ahlak çöküntüsünü çarpıcı bir biçimde yansıtmakla kalmamış; belli b…
8/10
Yazar: f. scott fitzgerald
“Eğer kişilik, kesintisiz bir başarılı hamleler silsilesiyse, o zaman onda muhteşem bir şey vardı, yaşamın vaatlerine karşı fazlasıyla gelişkin bir duyarlılık...” Muhteşem Gatsby'de (The Great Gatsby) Fitzgerald hem Amerika'nın 1. Dünya Savaşı sonrası yaşadığı düşkırıklığını, hem de para ve mevki tutkunu bir toplumdaki ahlak çöküntüsünü çarpıcı bir biçimde yansıtmakla kalmamış; belli b…

Yazar: f. scott fitzgerald
“Eğer kişilik, kesintisiz bir başarılı hamleler silsilesiyse, o zaman onda muhteşem bir şey vardı, yaşamın vaatlerine karşı fazlasıyla gelişkin bir duyarlılık...” Muhteşem Gatsby'de (The Great Gatsby) Fitzgerald hem Amerika'nın 1. Dünya Savaşı sonrası yaşadığı düşkırıklığını, hem de para ve mevki tutkunu bir toplumdaki ahlak çöküntüsünü çarpıcı bir biçimde yansıtmakla kalmamış; belli b…

Yazar: ışık ergüden
tufandı,benden sonra,yine gelecek,görüntünün, gürültünün ve hareketin ardından,sessizlikle,boşlukta, mülksüzlükte, esersizlikte,faciada,o,anarşi...
8/10
Yazar: ışık ergüden
tufandı,benden sonra,yine gelecek,görüntünün, gürültünün ve hareketin ardından,sessizlikle,boşlukta, mülksüzlükte, esersizlikte,faciada,o,anarşi...

Yazar: f. scott fitzgerald
“Eğer kişilik, kesintisiz bir başarılı hamleler silsilesiyse, o zaman onda muhteşem bir şey vardı, yaşamın vaatlerine karşı fazlasıyla gelişkin bir duyarlılık...” Muhteşem Gatsby'de (The Great Gatsby) Fitzgerald hem Amerika'nın 1. Dünya Savaşı sonrası yaşadığı düşkırıklığını, hem de para ve mevki tutkunu bir toplumdaki ahlak çöküntüsünü çarpıcı bir biçimde yansıtmakla kalmamış; belli b…

Yazar: oktay rifat
Ölümsüz günler onlar, bir hiçle beslenen;Zaman dışı güvercinler, uçma bilmeyen;Uzay ötesi ovalar, ayak değmemiş;Başka bir mevsim, başka bir dal, başka yemiş.

Yazar: tomris uyar
Odada bir nezle kokusu vardı yalnız. Gözleri alışınca yatağı seçti. İki iskemleyle tahta bir masa duruyordu yatağın yanında. Karşıki duvara babaannenin beyaz elbiseli bir gençlik resmi asılmıştı. Saçları örülüydü. Bir iskemleye dayanıyordu. Çizmeli bir adam oturuyordu iskemlede. Eski bir oda görmenin ezikliği çöktü Şükrüyenin üstüne. O sırada yataktaki gölge doğruldu: Kimsin sen?

Yazar: ahmed arif
Hasretinden Prangalar Eskittim, ilk kez 1968 yılında yayımlandı. O tarihten günümüze defalarca baskı yaptı. Birbirini takip eden birkaç kuşak sosyalist ve devrimcinin ellerinde, sözlerinde ve şarkılarındaydı. Birçok kişinin acı tatlı hatıralarında unutulmaz, özel bir yeri oldu. Ahmed Arif şiirleri bizce, hem şairin kendi kuşağının hem de ardından 68-78 kuşaklarının memleket ve halk sevgisini, isy…

Yazar: jerome david salinger
Glasslar; öncesi, savaş ve sonrası ile 2. Dünya Savaşının yaralanmış kuşağının yedi tuhaf kardeşli tipik bir ailesi... Ölümler, intiharlar, güvence aranan mistik savruluşlar ve aşklar arasında, hayatla yaşanan yüksek voltajlı ve suskun uyumsuzluklar, sessiz çıldırma eşikleri... Biz dördümüz, birbirimize yakın kan bağıyla bağlıyız ve bir tür deruni aile diliyle, iki nokta arasındaki en kısa mesafe…







