
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: ahmet ümit
''Biri, sizi cinayet işlemekle suçladığında deliller bulur, tanıklar gösterir, bunun bir iftira olduğunu kanıtlamaya çalışırsınız, ama sizi itham eden kişi bizzat kendinizseniz, ne yaparsınız?'' Ahmet Ümit'in Sultanı Öldürmek romanı bu satırlarla başlıyor. Yıllardır aynı kadını bekleyen bir tarihçinin hikâyesi bu. Şahane bir aşk için harcanmış bir ömrün hikâyesi... Ser…

Yazar: dücane cündioğlu
Nuh gemisine almadı beni; tektim çünkü. Elendim ve elenişim sırrını sulara gömdüm. Sahilsizdim. Hakikat gibi. Bir türlü göremedi dünya, ben bir hakikat idim. Hakikat niçin hep yaşlı, niçin hep ıslak Kavrayan mısın kavranan mı? Delilik özgürlüktür Kelbin kalbe secdesi Hayydan gelen hûya gider Hz. İnsanın tevazusu Hep tevazu Hikmet ve cinselli…

Yazar: ayşe şasa
Akıllılar dünyasının bir kıyısında, sisli bir dağ başında çöreklenmiş, dünyayı kendimce anlamlandırmaya çalışan bir deliyim. Akıllılardan çok farklı olduğumun bilincini her an taşıyarak, onları gözetliyorum. Sürekli, duygularımı ve düşüncelerimi, akıllıların dünyasına özgü tarzda kodlamaya çalışıyorum. Başka türlü, iletişim kurmak, konuşmak imkânsız olur. Ben başkalarını gözetlerken, bir başka gö…

Yazar: ayşe şasa
“İslam bizi geri bıraktı, Batı karşısında yenilgilerimizin sebebi İslam’dır!” hükmü, giderek bir inanç, bir yaşama biçimi halini aldı. Bunu da modernlik kisvesi altında hınç ve taassupla dolu telkinler halinde yaydılar; bu tür ideolojilere ve akımlara neredeyse meşruiyet kazandırıldı… Bu yanılgıların ortasında doğdum ve yetiştim. Gerçeğin ise tam tersi olduğunu pek çok bedel ödeyerek idrak ettim.”

Yazar: cahit zarifoğlu
Bir masal düşünün. Masladan çok öte bir masal. İçimizdeki bir yerlerde hep var olan ama bazen eskiyen, unutulan güzel duyguları canlandıran, iyileştiren. İnsan olmanın muhabbetini, erdemini hatırlatan. Tevazu nedir, gerçek zenginlik nedir öğreten, öğretmenkel kalmayıp sevdiren. Bir ömür hatırlanacak tatlı bir masal.Yürek Dede ile Padişah, bizleri alıp başka bir diyara, başka bir zamana götürüyor.…

Yazar: cahit zarifoğlu
Cahit Zarifoğlu'nun Hikayeleri, özellikle İns anlatısı, edebiatımızda kendine özgü, özgün bir çizgidir. Sanatsal olgunun, anlatı türünde bu denli yoğun öne çıktığı nadirdir. Bu tatla okunabilen eser sayısı da sınırlıdır. Şiirin hemen yanıbaşında yer alan öyküleri, şiiri gibi imge yüklüdür. Bu bakımdan Zarifoğlu öyküsü de, şiiri gibi güç anlaşılır. Okundukça intibak edilen ve sevilen bir tarz…

Yazar: cahit zarifoğlu
Bir kırlangıca bazı yaratıklar tarafından bir küçük motor takılır. Kırlangıç çok sevinir buna. Zamanla kırlangıçlığını unutur. Kanatları güdükleşir, bedeni motoru etiyle kavrar. Motorun kuvvet levhasını gagalamaktan dolayı gagası özelliğini kaybeder. Günün birinde kırlangıç ölmesin diye son çare olarak motorun çıkarılmasına karar verilir. Kırlangıça motoru takanlar kimlerdi. Amaçları ne idi? Kırl…

Yazar: cahit zarifoğlu
Yeni Türkçe deki hatıra türünün en yetkin örneklerinden biri olan Yaşamak, toplumsal olarak bir ışığa dönüştürmek istediğimiz acıya, bireysel bir dünyada aydınlık sağlamaktadır. Zarifoğlu, çevremizde gelişen olayların gözümüzü yorduğu ve bizim, hayatın bütünsel akışıyla olan bağlarımızı güçlükle koruduğumuz dönemde, o bağlara canlılık veren birkaç şairimizden biridir. Yaşamak, şiirindeki derinli…

Yazar: ibrahim paşalı
Meydan ve bütün köşeler, doğruları söylediği için dokuz köyden kovulduğunu söyleyen insanlarla dolu. Can sıkıntısından Fransızca kursuna gidenlere, dişlerine tel taktırmış olduğu için utanan ve mecbur kalmadıkça konuşmamaya çalışan genç kızlara, kahvehane köşelerinde her gün evlatlarının hayırsızlığını konuşmalarına azık yaparak günü akşam eden yaşlı babalara, başkanın kouşmasını yazmaya çalışırk…

Yazar: mustafa armağan
Oyun yeni baştan başlıyor... Tarih yeniden yazılıyor... Kurtlarla dans devam ediyor... Abdülhamidsiz bir yüz yıl yaşadık. Onun yokluğunda bir imparatorluğun un ufak oluşuna ve o enkazın içinden küçük Osmanlı diyebileceğimiz Misak-ı Milli fikrinin doğuşuna tanık olduk. Şimdi toparlanıyoruz ve yeniden küresel bir aktör olma yolundayız. Artık ufuklara bakarken kendimizden daha eminiz. Bu açılımlar d…

Yazar: mustafa armağan
Sultan II. Abdülhamid 33 yıl boyunca etrafı kurtlarla çevrili bir ülkeyi sağ salim sahile çıkarmanın mücadelesini verdi. Hasta Adamın mirasının paylaşılması konusu 1850'lerde gündeme gelmişti. 1878'de Rusya karşısındaki ağır yenilgimiz, emperyalizmin iştahını kabartmıştı ve Türkiye'de darbe üstüne darbe yapılıyordu. Önce Sultan Abdülaziz'e yapıldı darbe, sonra V. Murad'a.…

Yazar: sabahattin ali
Büyük sıkıntıların yaşandığı çalkantılı dönemlerde bile ailesinin sorumluluğunu taşıyan bir yazarın eş ve baba olarak portresini çizen bu mektuplar, Sabahattin Ali'yi yakından tanımamızı sağlıyor. "Bundan sonra hiç kimse sana benim kadar yakın olmayacak. Beraber Almanca öğreneceğiz, ben İngilizce öğrenmek istiyorum, beraber İngilizce dersi alacağız, ben kitaplar tercüme edeceğim, bu…

Yazar: ayfer tunç
''Hayat, kayaç katmanları gibi parçalarına ayrılan değersiz bir kütledir.'' Türkçe edebiyatın sözünü sakınmayan kalemi Ayfer Tunç, yazarlık hayatının 25. yılında sarsıcı bir romanla karşımızda. Hayatı ''yolcu'' olarak yaşamak isterken baba mirası otelin işletmecisi, ailesinin ''reisi'' olmak zorunda kalan Mürşit, her geçen gün tamahkâr…

Yazar: ayfer tunç
''Hayat, kayaç katmanları gibi parçalarına ayrılan değersiz bir kütledir.'' Türkçe edebiyatın sözünü sakınmayan kalemi Ayfer Tunç, yazarlık hayatının 25. yılında sarsıcı bir romanla karşımızda. Hayatı ''yolcu'' olarak yaşamak isterken baba mirası otelin işletmecisi, ailesinin ''reisi'' olmak zorunda kalan Mürşit, her geçen gün tamahkâr…
10/10
Yazar: ayfer tunç
''Hayat, kayaç katmanları gibi parçalarına ayrılan değersiz bir kütledir.'' Türkçe edebiyatın sözünü sakınmayan kalemi Ayfer Tunç, yazarlık hayatının 25. yılında sarsıcı bir romanla karşımızda. Hayatı ''yolcu'' olarak yaşamak isterken baba mirası otelin işletmecisi, ailesinin ''reisi'' olmak zorunda kalan Mürşit, her geçen gün tamahkâr…

Yazar: nazan bekiroğlu
Nazan Bekiroğlu'ndan Trabzon-Tebriz-Tiflis-Batum-İstanbul hattında geçen muhteşem bir roman. Balkan Savaşı döneminde başlayıp I. Dünya Savaşı'na uzanan bir öykü... Trabzon'dan ve Tebriz'den doğup birbirlerine doğru yol alan iki hayat; önce deli akan sonra durgunlaşan iki ırmak... Aslında çok ırmak... Tebriz'in en büyük, en asil halı tüccarının deli fişek oğlu Setta…

Yazar: nazan bekiroğlu
Tamam, estetize ediyorum, idealleştiriyorum biliyorum. Düpedüz yazıyorum. Romantik olduğum da bir yafta gibi boynuma asılı. Ama ben gördüğümü söylüyorum. Neticede şu yazdıklarımda ben hem mecazlı hem de gerçekçiyim. Yani düpedüz kinayeliyim. Eğer öyle değilse ya ben hayal görmüşümdür ya bana hülya anlatmışlardı. Nazan Bekiroğlu’ndan yıllarca okunacak bir deneme kitabı Mimoza Sürgünü. Bir mim…

Yazar: muhyiddin şekur
İnsanların taş üzerine kazıdıkları yüzyıllık yazılar, Allah için su üstüne yazılmış yazı gibidir. Bu kitap, yazarının Sûfîlik yolunda yaşadığı serüvenin akıcı fakat derinlikli bir anlatımıdır. Yazar, bu serüvenini, bir müslüman olarak Sûfîlikle ilk karşılaşmasından başlatıp, Şeyhinin rehberliğinde geçirdiği uzun yıllardan sonra eriştiği dervişliğe ve ötesine kadar götürüyor. Muhyiddin Şekûr, sık…

Yazar: fatma karabıyık barbarosoğlu, fatma barbarosoğlu
Sulara anlatılacak rüyalardandı. Akan sular yoktu oysa. Su yerine kâğıt yetişti imdada. Okuyanlar önce duyduysalar, İşte budur, ben de bu rüyanın tam şurasındayım dediler. Böyle evler görmüşler, böyle bahçelerde yitirdikleri olmuştu. Ama kapıların bu kadar kendine açık ve bu kadar kendine kapalı olduğunu henüz bilmiyorlardı.

Yazar: fatma karabıyık barbarosoğlu
Kamusal Alanda Başörtülüler adlı ropörtaj kitabıyla geniş kitlelerin ilgisini çeken sosyolog Dr. Fatma Karabıyık Barbarosoğlu İmaj ve Takva isimli son kitabında Müslümanların kamusal alandaki değişen tutum ve davranışlarını tahlil ediyor.Barbarosoğlu. 1997den ve 2001e kadar yaşanan zaman diliminde, İslamcıların alternatif kamu arayışı esnasında, kamusal alanı takvaya uygun olarak dönüştürme giriş…

Yazar: fatma karabıyık barbarosoğlu
Günlerdir; o iki beyaz gömleklinin hikâyesine tanık olan kaç kişiydik, bunu düşündüm. Tanıkların her birinin hikâyesini düşündüm. İçimizden biri bu ölümü çağırmış olabilir mi diye düşündüm. Zühal’e anlatabilseydim, ölüm üzerine düşünmemin, okumamın sebebi Nermin’i çok özlemek ile alakalı değil. İçimdeki boşluk ile alakalı. Ve bu boşluk bir kadından arta kalan boşluk değil. Belki bir kadının do…

Yazar: fatma karabıyık barbarosoğlu
Aynı zamanda sosyoloji doktoru olan yazar, ihtimal ki bu disiplinden gelen bir bakış açısının da sahibi olarak, temelde modernleşme sürecinin hırpaladığı değerleri tevarüs etmeye aday bir insana yöneliyor. Yöneliyor ve elinde acı kalıyor. Yazma, dahası okuma eyleminin irdelenmesi, tasavvufî terminolojinin gündelik hayat sahnelerinde kullanım denemeleri, doğrudan tasavvufî mahiyette çıkılan zor ve…

Yazar: fatma karabıyık barbarosoğlu
Yakın geçmiş ne kadar yakından geçmiş. Neleri yakarak geçmiş.
