Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: necip fazıl kısakürek
Bu kitap, Necip Fazılın Türk entellektüeller muhiti Babıaliyi, bizzat merkezinde olarak şahıs şahıs bir kıymet hükmüne bağladığı, kendini ise acımasız bir nefs muhasebesine tâbi tuttuğu otobiyografik eseridir. O ve Benle birlikte Necip Fazıl mevzuunda anahtar olmak hususiyetiyle de ayrı bir değer kazanan eserde, Bâbıâli, Tanzimat sonrası, her an oluş veya bir türlü olamayış buhranları içinde kıvr…

Yazar: siegfried lenz
Bir ıslahevinde bulunan Siggi Jepsen, Almanca dersinde verilen "görev tutkusu" konulu kompozisyon ödevini yapmadığı için cezalandırılır. Ancak Siggi'nin gerekçesi, bu konuda anlatacak çok şeyinin olmasıdır: Kasabanın polisi olan babası, 1943'te nasyonal sosyalistler tarafından ressam Max Ludwig Nansen'i resim yapmaktan men etmek ve yasağa uyup uymadığını denetlemekle göre…

Yazar: selim ileri
Türk edebiyatında karakterlerin nasıl boyut kazandığına dair önemli bir çalışma Kamelyasız Kadınlar. Selim İlerinin, Namık Kemalin Âkif Bey oyununu, Samipaşazade Sezainin Sergüzeşt ve Halid Ziya Uşaklıgilin Aşk-ı Memnû adlı romanlarını odak alarak yazdığı bu inceleme, başka önemli eserlere de gönderme yapıyor. İleri, kitapta büyütecini esas olarak kadın karakterlere tutmuş, erkek egemen bir toplu…

Yazar: selim ileri
Çabuk ve güzel geçti o yaz. Akşamlar sanki hep hanımeli kokardı. Geç vakit, günbatımında A. S. den, Nergislibahçe Sokağındaki apartman dairesinden ayrılırdım. O, beni, anacaddeye kadar geçirirdi. Eylül başında, bir akşamüzeri büyük konak bahçesinden bize doğru esen yel, güz yapraklarını da savurmuştu. Yel ansızın esmeye koyulmuştu. Ansızın yaprak dökümü başlamıştı. A.S., beni yine kolumdan tutmuş…

Yazar: selim ileri
Bu Yalan Tango, bir eziyet toplumu olarak Türkiyenin ve kıstırılmışlığı içindeki Türk aydınının, kimi zaman kendi yetersizlikleri, kimi zaman dönemlerin bastırması içindeki açmazları... ve bu toplumda hep göz ardı edilen bireysel yaşamın... suskunlukların... birbirimizin iç sesine yabancı kalışımızın öyküsü... 90. yaşı için bir armağan kitap hazırlanan Fatma Asaf ile onun kitaplarını okuyarak yet…

Yazar: selim ileri
''Yalnızlığım için içiyordum. İnsansızlıktan donmamak, ölmemek için. Delirmeme ramak kalıyor, yine içiyordum. İkinci Sayru, ‘Evine dön! Evine dön!’ diyordu; dinlemiyordum onu.'' Fakat neden? ''Tam o senelerde, herkesin Rus salatası olarak bildiği, patatesli, kornişonlu, mayonezli salata birdenbire Amerikan salatası oldu.'' Hayat mı dekor mu? '…

Yazar: selim ileri
''Yalnızlığım için içiyordum. İnsansızlıktan donmamak, ölmemek için. Delirmeme ramak kalıyor, yine içiyordum. İkinci Sayru, ‘Evine dön! Evine dön!’ diyordu; dinlemiyordum onu.'' Fakat neden? ''Tam o senelerde, herkesin Rus salatası olarak bildiği, patatesli, kornişonlu, mayonezli salata birdenbire Amerikan salatası oldu.'' Hayat mı dekor mu? '…

Yazar: selim ileri
''Yalnızlığım için içiyordum. İnsansızlıktan donmamak, ölmemek için. Delirmeme ramak kalıyor, yine içiyordum. İkinci Sayru, ‘Evine dön! Evine dön!’ diyordu; dinlemiyordum onu.'' Fakat neden? ''Tam o senelerde, herkesin Rus salatası olarak bildiği, patatesli, kornişonlu, mayonezli salata birdenbire Amerikan salatası oldu.'' Hayat mı dekor mu? '…

Yazar: selim ileri
ugünde yaşamak istemeyen, başka bir zamanın, başka bir mekânın, başka dostlukların insanı olan Neveser Hanım... Onun ve ailesinin gizemli geçmişi... Dramlar, yalnızlıklar, hüzünler, gerçekler ve onlardan kaçış...II. Abdülhamid döneminden 1990lara uzanan bir hikâye bu. Çevirmenlik yaparak yaşayan, köklü bir ailenin kızıdır Neveser Hanım. Kınalıadada mümkün olduğunca bugünden ve bugünün gerçeklerin…

Yazar: ali ayçil
"Ben o yenilgiyi sevdiğimde, içimde bir zafer şarkısı vardı. Bir bakış, simitlere, sıcak çaylara, işçi tulumlarına, dilenci ellerine yapışıp kalmış bir bakış, nereye gitsem, uzun kirpikleriyle peşim sıra gelirdi. Kimdi o bakışın sahibi? O çavdarları yeşerten ırmak; kırıkları onaran platin; budandıkça irileşen ağaç, bunaldıkça insanlara doğru kaçan haylazlık! İnsan dönüp çözülmüş bir yumruğa…

Yazar: mehmet kaplan
Kitabın esas konusunu milliyetçilik meseleleri teşkil etmektedir. Bu konu işlenirken milliyetçiliğin geçirdiği dönemler, Batılılaşma hareketlerinin müsbet-menfi neticeleri, Anadoluculuk ve Anadolunun Türk kültüründeki yeri, milliyetçilik açısından din-ilim ve sosyal yapının yeri, dil meselesi, sanat-edebiyat-siyaset ilişkileri, tarih ve coğrafyanın önemi konularına ağırlık verilmektedir.

Yazar: ismet özel
“Bu kitabın adı olsun diye müracaat ettiğim serlevhâ her ne kadar “Desem Öldürürler, Demesem Öldüm” ibaresi ise de, bu kitap dolayısıyla bir nihaî hakikat perdesinden bahsetmemiz mümkün değil. Ne ben burada söylediklerim sebebiyle hayatımı tehlikeye atmış oluyor, ne de hayatta kalışımı burada dile getirdiklerime borçlanıyorum. Altmış sekiz yıla baliğ ömrüm içinde biz Türklere ne yalanlar söylendi…

Yazar: elias canetti
Elias Canettinin 30 yıllık çalışmasının ürünü olan Kitle ve İktidra sosyoloji, antropoloji, psikoloji... gibi disiplinleri içeren; ama onların sınırlarıyla yetinmeyen benzersiz bir çalışma olarak tanınıyor.Canetti bu kitabında kitle ve iktidarın birbirlerini nasıl etkileyip çoğalttığını; insanlar arasında emir ve itaat ilişkisinin nasıl biçimlenerek saldırganlık mekanizmalarına dönüştüğünü anlatı…

Yazar: theodore zeldin
İnsanlığın Mahrem Tarihi, insanlık hafızasını tazelemeyi amaçlayan bir unutulmuşlar derlemesi, tarihe geçenlerden çok geçmeyenlerin tarihi. Zeldin, insanlığın unutulmuş anılarını gün ışığına çıkararak, köşeye sıkıştığı noktalardan çıkış yolları bulabilmesi için insanoğlunun ufkunu genişletmeyi ve modern zihinlere yerleşmiş yanılsamaları yıkmayı deniyor. Zeldin'e göre her kuşak, tıpkı kendisi…

Yazar: andrew gross, bahar yaldız çelik
Kupa Valesi’ni bilir misin, doktor? Bilsen iyi edersin. Morro Körfezi uçurumunda cesedi bulunan genç bir çocuk… Ölümünün ardında yatan korkunç bir sır ve hayatı pahasına o sırrın peşine düşen bir cerrah… Adı ayin cinayetleriyle anılan eski bir katil… Doktor Jay Erlich’in ağabeyi Charlie, yıllar önce büyük bir hata yapmıştır. Ancak sonrasında her şeyi geride bırakarak hayatına devam etmiş ve…

Yazar: ahmet turan alkan
"Canım anneciğim, babama sakın Mevlevi dervişi olduğumu söyleme; o beni hâlâ pizzacıda hamurkâr zannetsin daha iyi; Mevlevîlik kim biz kim anneciğim; vaktiyle bunlar derli toplu, efendi, tahsilli, kibar adamlarmış. Geçenlerde bir kitapta okudum, eskiden dervişler öyle "ha" deyince bizim gibi dönmeye başlamazlarmış, uzun bir merasimi var bu işin. Aslına bakarsan bazen dönerken heyec…

Yazar: didem madak
Güçlü bir el silkeledi beni sonraSanırım tanrının eliydi,Sayamadım kaç ah döküldü dallarımdan,Çok şey görmüşüm gibi,Ve çok şey geçmiş gibi başımdanAh dedim sonra,Ah!İç ses, diye söylendim.Gel!Ahlar ağacından sen de biraz meyve topla.

Yazar: juan gabriel vasquez
Hukuk fakültesinde öğretim görevlisi olan Antonio Yammara, uğradığı bilardo salonunda gizemli bir adam olan Ricardo Laverde ile tanışır ve arkadaş olur. Fakat Antonio'nun tüm sorularına rağmen Laverde, geçmişinden bahsetmekten ısrarla kaçınmaktadır. Ta ki bir gün elindeki kasedi dinleyebileceği bir yer bulması için yardım isteyene kadar. Kasedi dinleyip Şiir Evi'nden çıktıklarında, moto…

Yazar: haldun taner
Bu kitapta, artık aramızda olmayan, yakın geçmişin renkli kişilerinin portreleri çizilmeye çalışılmıştır ve onlar özellikle kendi değer yargıları, kendi koşullandırılmaları, hatta bazıları kendi sevimli tutarsızlıkları içinde, kendi yaşam kazalarını dokurken, şurasından burasından bazı gözlemlerle yansıtılmıştır.

Yazar: julian barnes
Julian Barnes’ın son romanı Bir Son Duygusu, yazarın önceki birkaç yapıtında da görüldüğü üzere, Barnes’ın yazarlığının gitgide başat öğesi haline gelmiş olan ”anımsama yoluyla hayatı irdeleme” izleğinin çarpıcı bir açılımıyla başlıyor. Hikâyenin ana kahramanı Tony Webster, kırk yıl önce yaşadığı bazı olayları anımsar ve onları zihninde gelişigüzel bir sıraya dizer. Ne var ki, başlangıçta sıradan…

Yazar: necib mahfuz
Ülkemizde daha önce Ara Sokak adıyla yayımlanan Midak Sokağı, Mahfuzun 1947de yazdığı, çeşitli dillere de çevrilen başyapıtlarındandır. Romanın kahramanı aslında, insanların yaşam biçimleri, inançları ayrıca kahvehanesi, eski evleriyle bu şark sokağının kendisidir. Mahfuz, bu küçük dünyanın olaylarını, duygu, düşünce, davranış ve yaşam felsefeleriyle insanlarını; gerçekçi, akılcı ve hoşgörülü bir…

Yazar: gabriel garcia marquez
Yüzyıllık Yalnızlık'ı yazmaya başladığımda, çocukluğumda beni etkilemiş olan her şeyi edebiyat aracılığıyla aktarabileceğim bir yol bulmak istiyordum. Çok kasvetli, kocaman bir evde, toprak yiyen bir kızkardeş, geleceği sezen bir büyükanne ve mutlulukla çılgınlık arasında ayrım gözetmeyen, adları bir örnek bir yığın akraba arasında geçen çocukluk günlerimi sanatsal bir dille ardımda bırakmak…
