Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: ipek çalışlar
Dünya basını, Mustafa Kemal Paşa’nın kadın hakları savunucusu ve peçe takmayan eşi Latife Hanım’ı Türkiye’deki değişimin habercisi olarak adım adım izledi. Evlilikleri bitince, Latife Hanım’ın entelektüel ve siyasi kimliği yok sayıldı, Cumhuriyet’in kuruluşuna yaptığı katkılar unutuldu. Latife Hanım’ı gölgeleyen perde kaldırıldığında hem bir mücadele kadınıyla hem de bambaşka bir Mustafa Kema…

Yazar: desiderius erasmus
Hakkımda ne derlerse desinler, (zira, deliliğin en deli olanlar tarafından bile her gün nasıl ayaklar altına alındığını bilmez değilim) tanrısal tesirlerimle tanrılar ve insanlar üzerine sevinç saçan gene ben, yalnız benim; öyle ya, bu kalabalık toplantıda ben görünür görünmez, söz söylemeye hazırlanır hazırlanmaz canlı emsalsiz bir neşenin çehrelerinizde birdenbire parladığı görülmedi mi? Günümü…

Yazar: ahmet ümit
Moskovadaki parti okuluna sadece TKP değil, ülkelerinde yasaklı olsun olmasın, başka komünist partilerden de üyeler vardır. Aynı örgüte mensup partililerin kendi aralarında yaşadıkları çatışmalar, dönemin Sovyetler Birliği Komünist Partisi yöneticileri ve Sovyet Gizli Servisinin öğrencilere yaklaşımı türünden ideallerle gerçekliğin yarattığı çelişkinin gerilimi de Kar Kokusunun temposunu belirler…

Yazar: ümit şimşek
Komşuları, onların topraklarını kendi aralarında paylaştı. Sonra bir kültür katliamı başladı. Kimi Ruslaştırmaya çalıştı onları, kimi Almanlaştırmaya. Sonra Naziler geldi, Polonya ırkını tümüyle ortadan kaldırmak için. Onların yapamadığının da en sonunda Sovyetler yapmaya kalktı yarım asır boyunca. Polonyalılar bütün bunlara, çılgınca eğitim kampanyalarıyla cevap verdiler. Yeraltında sınıflar açı…

Yazar: gerard delanty
Bugün bir medeniyet havzası olarak kabul edilen Avrupa, tarihinin büyük bölümünde, bir taraftan açlık ve sefaletin, diğer taraftan kan ve gözyaşının kıtası olmuştur. Bu iki ana problem, Avrupayı yüzyıllar boyunca kasıp kavurmuştur. Çok değil, daha 60 yıl önce, bu yaşlı kıta, tarihin en büyük ve en kanlı savaşına sahne olmuştur. Şimdi ise, Avrupa, birleşme ve barış adası olma yolunda ilerlemektedi…

Yazar: marshall g.s. hodgson
Tanınmış dünya tarihçesi Marshall G. S. Hodgsonın elinizdeki eseri, en temelde, modernliğin tarihsel karşılıkları ortaya çıkarmak ve modernliğe doğru yaşanan devasa dönüşümü temellendirmek amacını taşıyor. Hodgson, bu çerçeveden dönemin egemen paradigması durumundaki modernleşme kuramının sahip olduğu Batı merkezli tarih tasavvurunu eleştirel bir süzgeçten geçirdikten sonra dünya tarihine ilişkin…

Yazar: hakan günday
Diyebilirsin ki, bir insanı, fotoğraflarından ve hakkındaki haberlerden ne kadar tanıyabilirsin? Haklısın. Belki de çok az... O zaman şöyle demeliyim: Seni az tanıyorum... Az... Sen de fark ettin mi? Az dediğin, küçücük bir kelime. Sadece A ve Z. Sadece iki harf. Ama aralarında koca bir alfabe var. O alfabeyle yazılmış onbinlerce kelime ve yüzbinlerce cümle var. Sana söylemek isteyip…

Yazar: yunus emre
Aşk iklimi, söz ve ses dünyası, ruh yüceliği, insan sevgisi ve vicdan özgürlüğüyle günümüze dek eşsizliğini koruyan Yunus Emre, yaşadığı dönemin halk diliyle söylenmiş tasavvuf şiirleriyle hatırlanır. Derin bir insan sevgisini ve hoşgörüyü yüceltmiş olan Yunus Emre, Türk dilinin en büyük ustalarından biri olduğu kadar, efsaneleşmiş bir bilgedir de.Şiirleri, insan ömrünün çeşitli merhalelerini çok…

Yazar: ahmet hamdi tanpınar
Ömrünü yekpare zamanın arayışıyla sürdüren ve yazan Ahmet Hamdi Tanpınar, ilk kez 1945te basılan kitabında İstanbul, Ankara, Bursa, Konya ve Erzurumu doğal, tarihsel ve kültürel dokusuyla anlatıyor... Okuru şehirlerin dışından içine ve içinden dışına doğru kültürel bir yolculuğa çıkarıyor. Fatih Andının kitabın ilk iki baskısını ve tefrikasını karşılaştırarak hazırladığı bu eleştirel basım, Tanpı…

Yazar: iskender pala
Bir bütün idim ben Leylâ ile. Sense Leylâyım diyorsun. Sen Leylâ isen eğer; beni yakmaya hayalin yeter, takatim yok sana kavuşmaya. Varlığı olmayan bir zerreye aynadan ne fayda? Canım gideli hayli zamandır, cismindeki bir başka candır; bir özge candır. Sensin beni benden ayıran, uzaklaştıran. Ben yokum, senin tecellin var. Vuslatının ağır yükünü kaldıramam ki. Önceleri sen vardın, şimdi ben yok o…

Yazar: iskender pala
Bir kahve molasından meram, bir çift sözdür ki, o söz ruhumuzu dinlendirsin, dimağımızı sarhoş etsin. Hani denilmiştir: Gönül ne kahve ister ne kahvehane Gönül sohbet isler kahve bahane

Yazar: iskender pala
Anlatımı güzelleştirmek, savunulan fikir ve düşünceyi daha etkili kalmak ü daha etkili kalmak üzere her dilde kalıplaşmış bazı sözler bulunur. Atasözleri, dua ve temenni cümlecikleri, sövgü ve ilençler, bilmece ve tekerlemeler... Bu tür kalıplaşmış sözler arasında, dilin bünyesinde en sık rastlanılanlar ise deyimdir. Dilin bünyesinde kalıplaşmış ve kökleşmiş olarak değişmeden kullanılan deyimler,…

Yazar: iskender pala
Anasır-ı Erbaa dört öğe, dört element demek. Biz ona Dört Güzeller dedik. Hani hepimizin bildiği toprak, su, hava ve ateş... (Terra, aqau, aer, ignis)... Yerkürenin galaksideki oluşumunu sağlayan dört unsur bunlar. Kimyada bir bütün veya bir yahni oluşturan şeylerden her biri. (...) Bilim ilerledikçe dört elementin sayısı her gün birkaç tane daha artıyor ve periyodik cetvelin listesi gittikçe uzu…

Yazar: iskender pala
Edebiyatsız millet, dilsiz insana benzer. Altı asırlık Osmanlı çınarının asude bir gölgesi olan divan edebiyatı da atalarımızı bize gösteren bir ayna, onları bizimle konuşturan bir ilham ve aradaki tanışıklık bağlarını sağlamlaştıran bir vasıtadır. Her şeyiyle bizim olan eski Türk şiirini tanımak için biz bir kapı aralamaya çalıştık. O kapıdan girenlerin eski güzellikleri yeniden keşfetme fırsatı…

Yazar: murat gülsoy
Ben olmamış bir kahraman emeklisi, ben bir kırmızı çarpı, ben uygun adım serseri, bir gençlik düşü, ben bir yanılgılar bileşimi, ben: yeri belli olan; geçip gidiyorum şehrin içinden.Hayatın akışına aldırmıyorum.Çünkü ben suskunluk ve unutuşun sivil ifadesiyim.Aslında Prometenin ciğerini söken kartal olmalıymışım.Promete olamadıktan sonra...Bir kitabın bize yeni bir dünyanın kapılarını aralamasını…

Yazar: çetin öner
Mavi Kuşu Gören Var mı? Bu kitabın yazarı Çetin Öner de bunu soruyor. Bu kitabı okuyunca Mavi Kuşu siz de göreceksiniz. Çünkü herkes, ne yapıp edip kendine bir Mavi Kuş edinmelidir. Büyükler için olan Dağlara Yazılıdır adlı romanın da yazarı olan Çetin Öner, bu güzel kitabında işte böyle bir kuşun, Mavi Kuşun öyküsünü anlatıyor. Çetin Öneri tanıyorsunuzdur. Onun yine çocuklar için yazdığı Gülibik…

Yazar: samuel beckett
Godotyu Beklerken 1948 yılında Fransızca olarak yazıldı ve 1953te Pariste sahneye kondu. Zamanla ülke çapında bir ün kazandı. 1954 yılında Beckett tarafından bazı değişikliklerle İngilizceye çevrildi ve başka ülkelerde de sahnelenmeye başladı. Avangard olarak nitelenmesine karşın hızla klasikleşti. Oyunun varoluş sancıları çeken kahramanları, yolları kesiştiğinde birbirleriyle iletişim kurmaya ça…

Yazar: nurettin topçu
Nurettin Topçu külliyatı içinde iki eserden oluşan 7. kitap: İradenin Davası - Devlet ve Demokrasi, Nurettin Topçunun insan iradesi, isyân ahlâkı, hareket felsefesi ve siyaset-devlete dair görüşlerini içeriyor.Gayesine ulaşabilen gerçek ve tam irade, fertten başlayan, aile ile devleti yani otoriteyi isteyen, millet ve insanlık basamaklarından da geçerek Allaha ulaştıran iradedir. Biz damarlarımız…

Yazar: nurettin topçu
Nurettin Topçunun felsefe, ahlâk, tasavvuf ve sanat denemelerinden oluşan kitap müellifin en önemli eserlerinden biridir. Bu kitaptaki yazılarının çoğunun 60 İhtilali sonrası yazılmış olması Türkiyenin ve Türk insanının var olması, bir varlık mücadelesi yürütmesi açısından da dikkat çekiyor.

Yazar: ismet özel
Amaçları bulanık olanlar kuşku yok ki araçların dolambaçlarında takılıp kalacaklardır. Balık için ördükleri ağa ayakları dolaşacak, tavşan için ördükleri tuzağa belki ellerini kaptıracaklardır.

Yazar: ismet özel
İnsan için önüne çıkan bütün yollar yürünebilir yollar ise, o insan artık kaybolmuştur.

Yazar: ismet özel
İnsanlar hayra davet edildiği zaman, şeytanlar da, şeytani duygular da tehdit altında hissediyorlar.

Yazar: ismet özel
Modern yaşama biçimi küfr ile iman arasına çizgi çekmeyi bilen hiçbir müslümanı yozlaştıramaz. Yozlaşanlar modern yaşama biçimiyle karşılaşmadan önce de böyle bir çizgiyi hayatlarında önemli saymamış olanlardır