
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: nazan bekiroğlu
Mor Mürekkep, birbirinden bağımsız konulardan bahseden ama bütünü dikkate alındığında ortak bir ruh etrafında öbeklenen denemelerden oluşuyor. Kimi zaman bir renk, kimi zaman bir kitap veya bir şahıs, kimi zaman da edebi bir sanattan hareketle farklı zaman ve duygusal iklimlerde kaleme alınan bu denemelerde her şeyden önce kıvrak ve akıcı bir Türkçe, bilgi dağarcığınızı zorlayan ve harekete geçir…
8/10İlgi, bilgi, sorgu kokan birbirinden güzel denemeler...

Yazar: nazan bekiroğlu
Mor Mürekkep, birbirinden bağımsız konulardan bahseden ama bütünü dikkate alındığında ortak bir ruh etrafında öbeklenen denemelerden oluşuyor. Kimi zaman bir renk, kimi zaman bir kitap veya bir şahıs, kimi zaman da edebi bir sanattan hareketle farklı zaman ve duygusal iklimlerde kaleme alınan bu denemelerde her şeyden önce kıvrak ve akıcı bir Türkçe, bilgi dağarcığınızı zorlayan ve harekete geçir…

Yazar: gabriel garcia marquez
Yüzyıllık Yalnızlık'ı yazmaya başladığımda, çocukluğumda beni etkilemiş olan her şeyi edebiyat aracılığıyla aktarabileceğim bir yol bulmak istiyordum. Çok kasvetli, kocaman bir evde, toprak yiyen bir kızkardeş, geleceği sezen bir büyükanne ve mutlulukla çılgınlık arasında ayrım gözetmeyen, adları bir örnek bir yığın akraba arasında geçen çocukluk günlerimi sanatsal bir dille ardımda bırakmak…

Yazar: nazan bekiroğlu
Mor Mürekkep, birbirinden bağımsız konulardan bahseden ama bütünü dikkate alındığında ortak bir ruh etrafında öbeklenen denemelerden oluşuyor. Kimi zaman bir renk, kimi zaman bir kitap veya bir şahıs, kimi zaman da edebi bir sanattan hareketle farklı zaman ve duygusal iklimlerde kaleme alınan bu denemelerde her şeyden önce kıvrak ve akıcı bir Türkçe, bilgi dağarcığınızı zorlayan ve harekete geçir…

Yazar: gabriel garcia marquez
Yüzyıllık Yalnızlık'ı yazmaya başladığımda, çocukluğumda beni etkilemiş olan her şeyi edebiyat aracılığıyla aktarabileceğim bir yol bulmak istiyordum. Çok kasvetli, kocaman bir evde, toprak yiyen bir kızkardeş, geleceği sezen bir büyükanne ve mutlulukla çılgınlık arasında ayrım gözetmeyen, adları bir örnek bir yığın akraba arasında geçen çocukluk günlerimi sanatsal bir dille ardımda bırakmak…

Yazar: gabriel garcia marquez
Yüzyıllık Yalnızlık'ı yazmaya başladığımda, çocukluğumda beni etkilemiş olan her şeyi edebiyat aracılığıyla aktarabileceğim bir yol bulmak istiyordum. Çok kasvetli, kocaman bir evde, toprak yiyen bir kızkardeş, geleceği sezen bir büyükanne ve mutlulukla çılgınlık arasında ayrım gözetmeyen, adları bir örnek bir yığın akraba arasında geçen çocukluk günlerimi sanatsal bir dille ardımda bırakmak…

Yazar: gabriel garcia marquez
Yüzyıllık Yalnızlık'ı yazmaya başladığımda, çocukluğumda beni etkilemiş olan her şeyi edebiyat aracılığıyla aktarabileceğim bir yol bulmak istiyordum. Çok kasvetli, kocaman bir evde, toprak yiyen bir kızkardeş, geleceği sezen bir büyükanne ve mutlulukla çılgınlık arasında ayrım gözetmeyen, adları bir örnek bir yığın akraba arasında geçen çocukluk günlerimi sanatsal bir dille ardımda bırakmak…

Yazar: nur akalın
Yeşilçam Üzerine İlk ve Son Konuşmalar.İzmir, Paris, İstanbul... Şiirler, sinemalar, senaryolar ve romanlar. Kaptanın belleğinden bir dönemin arka planı. Ben büyük şehir çocuğuyum. Büyük şehri sevdim. Oralarda yaşadım. Büyük şehri yazdım. Çünkü Türkiye şehirleşiyordu. Şehirlere gelenlerin bütün sorunları benim senaryolarımda, romanlarımda ve şiirlerimde vardır. Durakta bekleyen kızlar, geceleri n…
Yazar: fyodor mihailoviç dostoyevski
Klasik Rus edebiyatının ünlü isimlerinden Dostoyevski'nin 1846'da yazdığı ilk romanıdır İnsancıklar. Mekân Petersburg'dur; tema dostluk, sevgi, acıma ve fedakârlık üzerine kurulmuştur. Dostoyevski İnsancıklar'da öksüz bir kıza âşık olan fakir ve yaşlı bir kâtibi anlatır. Romanda, kâtibin (Makar Aleksiyeviç) toplumda saygın bir insan olabilmek için verdiği mücadeleler, şefkat p…
7/1024 yaşında yazılmış bir eser için bürünülen karakterlerin dilinden konuşmak zor olmalı diye düşünmüştüm ama okurken zorlanıldığına dair bir işaret göremedim. Dostoyevski büyük yazar.
Yazar: fyodor mihailoviç dostoyevski
Klasik Rus edebiyatının ünlü isimlerinden Dostoyevski'nin 1846'da yazdığı ilk romanıdır İnsancıklar. Mekân Petersburg'dur; tema dostluk, sevgi, acıma ve fedakârlık üzerine kurulmuştur. Dostoyevski İnsancıklar'da öksüz bir kıza âşık olan fakir ve yaşlı bir kâtibi anlatır. Romanda, kâtibin (Makar Aleksiyeviç) toplumda saygın bir insan olabilmek için verdiği mücadeleler, şefkat p…

Yazar: okay tiryakioğlu
Tüm duyularını alt üst eden bu canlı çağrışımlardan, mahut rüyayı kısa bir süre önce de gördüğüm fakat bir an boyunca gözlerimi yumup düşündüm. Karanlığın içinde bir biri ardına parlamaya başlayan sarı, kırmızı ve eflatun renkli ışıklar görmeye başlayınca gözlerimi araladım ve bulanık bakışlarımı tam karşımdaki isimsiz mezarın üzerinde buldum. İşte o an çok daha gerçek bir vizyon belirdi karşımda…
6/10Bir 'ilk kitap' için iyi denebilecek bir eser bence. Yer yer birbirine giren sahneler güzel işlenmiş ama dil epey yavan. Ayrıca benim okuduğum baskıda yer yer imla hataları vardı ve bu da ister istemez kötü bir etki bırakıyor.

Yazar: okay tiryakioğlu
Tüm duyularını alt üst eden bu canlı çağrışımlardan, mahut rüyayı kısa bir süre önce de gördüğüm fakat bir an boyunca gözlerimi yumup düşündüm. Karanlığın içinde bir biri ardına parlamaya başlayan sarı, kırmızı ve eflatun renkli ışıklar görmeye başlayınca gözlerimi araladım ve bulanık bakışlarımı tam karşımdaki isimsiz mezarın üzerinde buldum. İşte o an çok daha gerçek bir vizyon belirdi karşımda…

Yazar: okay tiryakioğlu
Tüm duyularını alt üst eden bu canlı çağrışımlardan, mahut rüyayı kısa bir süre önce de gördüğüm fakat bir an boyunca gözlerimi yumup düşündüm. Karanlığın içinde bir biri ardına parlamaya başlayan sarı, kırmızı ve eflatun renkli ışıklar görmeye başlayınca gözlerimi araladım ve bulanık bakışlarımı tam karşımdaki isimsiz mezarın üzerinde buldum. İşte o an çok daha gerçek bir vizyon belirdi karşımda…

Yazar: okay tiryakioğlu
Tüm duyularını alt üst eden bu canlı çağrışımlardan, mahut rüyayı kısa bir süre önce de gördüğüm fakat bir an boyunca gözlerimi yumup düşündüm. Karanlığın içinde bir biri ardına parlamaya başlayan sarı, kırmızı ve eflatun renkli ışıklar görmeye başlayınca gözlerimi araladım ve bulanık bakışlarımı tam karşımdaki isimsiz mezarın üzerinde buldum. İşte o an çok daha gerçek bir vizyon belirdi karşımda…

Yazar: paul auster
Sanki Fanshawe son yazdıklarının benim bu konudaki bütün beklentilerimi altüst edeceğini biliyordu. Bunlar, pişmanlık duyan bir adamın sözleri değildi. Sorumu soruyla yanıtlamıştı, bu yüzden her şey çok açık kalmıştı, bitmemişti, yeniden başlayacaktı. İlk sözcükten sonra yolumu şaşırdım, o dakikadan sonra ancak el yordamıyla ilerleyebildim, karanlıkta tökezledim, benim için yazılmış bir kitap ben…
9/10Öykü sırasına göre (Cam Kent, Hayaletler, Kilitli Oda) kalitenin de arttığı üçleme, kendini okutmayı ve kafa karıştırmayı bilen bir kitap.

Yazar: paul auster
Sanki Fanshawe son yazdıklarının benim bu konudaki bütün beklentilerimi altüst edeceğini biliyordu. Bunlar, pişmanlık duyan bir adamın sözleri değildi. Sorumu soruyla yanıtlamıştı, bu yüzden her şey çok açık kalmıştı, bitmemişti, yeniden başlayacaktı. İlk sözcükten sonra yolumu şaşırdım, o dakikadan sonra ancak el yordamıyla ilerleyebildim, karanlıkta tökezledim, benim için yazılmış bir kitap ben…
Hayaletler bitti. Paul Auster çok 'ilginç' bir yazar, merakla okuyorum.

Yazar: paul auster
Sanki Fanshawe son yazdıklarının benim bu konudaki bütün beklentilerimi altüst edeceğini biliyordu. Bunlar, pişmanlık duyan bir adamın sözleri değildi. Sorumu soruyla yanıtlamıştı, bu yüzden her şey çok açık kalmıştı, bitmemişti, yeniden başlayacaktı. İlk sözcükten sonra yolumu şaşırdım, o dakikadan sonra ancak el yordamıyla ilerleyebildim, karanlıkta tökezledim, benim için yazılmış bir kitap ben…
Cam Kent bitti, kitap kendini okutuyor.

Yazar: paul auster
Sanki Fanshawe son yazdıklarının benim bu konudaki bütün beklentilerimi altüst edeceğini biliyordu. Bunlar, pişmanlık duyan bir adamın sözleri değildi. Sorumu soruyla yanıtlamıştı, bu yüzden her şey çok açık kalmıştı, bitmemişti, yeniden başlayacaktı. İlk sözcükten sonra yolumu şaşırdım, o dakikadan sonra ancak el yordamıyla ilerleyebildim, karanlıkta tökezledim, benim için yazılmış bir kitap ben…

Yazar: paul auster
Sanki Fanshawe son yazdıklarının benim bu konudaki bütün beklentilerimi altüst edeceğini biliyordu. Bunlar, pişmanlık duyan bir adamın sözleri değildi. Sorumu soruyla yanıtlamıştı, bu yüzden her şey çok açık kalmıştı, bitmemişti, yeniden başlayacaktı. İlk sözcükten sonra yolumu şaşırdım, o dakikadan sonra ancak el yordamıyla ilerleyebildim, karanlıkta tökezledim, benim için yazılmış bir kitap ben…

Yazar: f. scott fitzgerald
“Eğer kişilik, kesintisiz bir başarılı hamleler silsilesiyse, o zaman onda muhteşem bir şey vardı, yaşamın vaatlerine karşı fazlasıyla gelişkin bir duyarlılık...” Muhteşem Gatsby'de (The Great Gatsby) Fitzgerald hem Amerika'nın 1. Dünya Savaşı sonrası yaşadığı düşkırıklığını, hem de para ve mevki tutkunu bir toplumdaki ahlak çöküntüsünü çarpıcı bir biçimde yansıtmakla kalmamış; belli b…
6/10Umut etmek kavramı üzerine güzel tespitler ve ifadeler barındırıyor. Fakat genel olarak olaylar ve zamanlar karışık, kurgusu zayıf gibi geldi bana.

Yazar: f. scott fitzgerald
“Eğer kişilik, kesintisiz bir başarılı hamleler silsilesiyse, o zaman onda muhteşem bir şey vardı, yaşamın vaatlerine karşı fazlasıyla gelişkin bir duyarlılık...” Muhteşem Gatsby'de (The Great Gatsby) Fitzgerald hem Amerika'nın 1. Dünya Savaşı sonrası yaşadığı düşkırıklığını, hem de para ve mevki tutkunu bir toplumdaki ahlak çöküntüsünü çarpıcı bir biçimde yansıtmakla kalmamış; belli b…

Yazar: wilhelm reich
Hitlercilerin milyonlarca insanı öldürmelerinden sonra, kalkmış onları asıyorsun. Milyonları öldürmelerinden önce nerdeydin peki, o zaman ne düşünüyordun? Düzinelerle ceset oturup düşünmen için yeterli neden değil miydi? İnsanlığının kıpırdanması için milyonlarca ceset mi gerekliydi? --- Ne kurşun sıkma ne de darağacına çekme seni içinde bulunduğun bataklıktan çekip çıkaramaz. Şöyle bir kendine b…

Yazar: wilhelm reich
Hitlercilerin milyonlarca insanı öldürmelerinden sonra, kalkmış onları asıyorsun. Milyonları öldürmelerinden önce nerdeydin peki, o zaman ne düşünüyordun? Düzinelerle ceset oturup düşünmen için yeterli neden değil miydi? İnsanlığının kıpırdanması için milyonlarca ceset mi gerekliydi? --- Ne kurşun sıkma ne de darağacına çekme seni içinde bulunduğun bataklıktan çekip çıkaramaz. Şöyle bir kendine b…