
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.
Güncelleme: certolek

Yazar: fyodor mihailoviç dostoyevski
Sayfa: 29/290
Şaşılacak bir şey değil bu: Foma Fomiçin kara cahilliği, onun edebiyat alanındaki başarısını engelleyemezdi kuşkusuz.Dostoyevskinin Sibirya Döneminde yazdığı iki romandan biri olan Stepançikovo Köyü ve Sakinlerinde, bambaşka bir yazarla karşılaşırız. Dostoyevski, hem alışık olduğu büyük şehir hayatından uzak olmasının hem de sansür korkusunun etkisiyle bu dönem kitaplarında daha çok köy hayatı ha…
Güzeldir. Sibirya’ya sürgüne gönderilmeden önce başlatmıştı. Sürgünden sonra devam etmesi bu romana. :)

Yazar: lev nikolayeviç tolstoy
İvan İlyiç’in Ölümü, bireyin hayatla ve ölümle hesaplaşmasının etkileyici bir anlatısı. İvan İlyiç’in Ölümü, son günlerinde, ölümle önce mücadele eden, daha sonra çaresizce kendisini ona bırakan bir adamın yaşadıklarını anlatır. Yüksek rütbeli bir yargıç olan İvan İlyiç, iyi bir hayat yaşadığını düşünür; ancak hasta yatağında ölümün yaklaştığını anladıkça, yavaş yavaş aslında ne kadar boş bir…

Yazar: mine söğüt
Pürtelaş Sokağı'nda kediler bir gün canhıraş feryatlarla ortalığı inlettiler. Pürtelaş Sokağı'ndaki Beş Sevim Apartmanı'nda tuhaf şeyler oluyordu. Beş pencereli, beş odalı, beş acayip insanın oturduğu Beş Sevim Apartmanı'nda perdelerin arkasında tuhaf şeyler olup bitiyordu. Cinler âleminden gelenler, periler aleminden gelenler, cinperi âleminden gelenler, orada beş garip hikây…
Güncelleme: certolek

Yazar: fyodor mihailoviç dostoyevski
Sayfa: 29/290
Şaşılacak bir şey değil bu: Foma Fomiçin kara cahilliği, onun edebiyat alanındaki başarısını engelleyemezdi kuşkusuz.Dostoyevskinin Sibirya Döneminde yazdığı iki romandan biri olan Stepançikovo Köyü ve Sakinlerinde, bambaşka bir yazarla karşılaşırız. Dostoyevski, hem alışık olduğu büyük şehir hayatından uzak olmasının hem de sansür korkusunun etkisiyle bu dönem kitaplarında daha çok köy hayatı ha…
Dostoyevksi'nin ilk ciddi roman denemesidir. Bu romanı yarım kaldı, daha sonra devam etmedi Dostoyevski.

Yazar: lev nikolayeviç tolstoy
İvan İlyiç’in Ölümü, bireyin hayatla ve ölümle hesaplaşmasının etkileyici bir anlatısı. İvan İlyiç’in Ölümü, son günlerinde, ölümle önce mücadele eden, daha sonra çaresizce kendisini ona bırakan bir adamın yaşadıklarını anlatır. Yüksek rütbeli bir yargıç olan İvan İlyiç, iyi bir hayat yaşadığını düşünür; ancak hasta yatağında ölümün yaklaştığını anladıkça, yavaş yavaş aslında ne kadar boş bir…

Yazar: jean christophe grangé
Onlar çocuktular... En mükemmel elmasların saflığındaydılar... Ne ufak bir lekeleri... Ne de en ufak bir kusurları vardı... Ve ne de en ufak bir günahları... Ama onların saflığı kötülüğün saflığıydı... Pariste bir Ermeni katedralinde işlenen bir cinayet. Kan yok, cinayet aleti yok, yara bere yok... Biri yaşlı ve huysuz emekli bir polis, diğeri Çocuk Bürosunda görevli, ancak açığa alınmış uyuşturu…

Yazar: jean christophe grangé
Onlar çocuktular... En mükemmel elmasların saflığındaydılar... Ne ufak bir lekeleri... Ne de en ufak bir kusurları vardı... Ve ne de en ufak bir günahları... Ama onların saflığı kötülüğün saflığıydı... Pariste bir Ermeni katedralinde işlenen bir cinayet. Kan yok, cinayet aleti yok, yara bere yok... Biri yaşlı ve huysuz emekli bir polis, diğeri Çocuk Bürosunda görevli, ancak açığa alınmış uyuşturu…

Yazar: harlan coben
En iyi polisiye roman yazarlarından biri olduğunu bir kez daha kanıtlayan Harlan Coben, Yüksek Gerilim'de okuru can alıcı bir soruyla yüzleştiriyor: Acı bir gerçek, en zararsız yalandan daha mı iyidir? Eski tenis yıldızı olan Suzze, Myron'ın ofisine geldiğinde sekiz aylık hamiledir. Facebook sayfasında bebeğinin başkasından olduğuna dair yapılan yorum üzerine rock yıldızı olan eşi…


Yazar: jean christophe grangé
Onlar çocuktular... En mükemmel elmasların saflığındaydılar... Ne ufak bir lekeleri... Ne de en ufak bir kusurları vardı... Ve ne de en ufak bir günahları... Ama onların saflığı kötülüğün saflığıydı... Pariste bir Ermeni katedralinde işlenen bir cinayet. Kan yok, cinayet aleti yok, yara bere yok... Biri yaşlı ve huysuz emekli bir polis, diğeri Çocuk Bürosunda görevli, ancak açığa alınmış uyuşturu…

Yazar: jean christophe grangé
Onlar çocuktular... En mükemmel elmasların saflığındaydılar... Ne ufak bir lekeleri... Ne de en ufak bir kusurları vardı... Ve ne de en ufak bir günahları... Ama onların saflığı kötülüğün saflığıydı... Pariste bir Ermeni katedralinde işlenen bir cinayet. Kan yok, cinayet aleti yok, yara bere yok... Biri yaşlı ve huysuz emekli bir polis, diğeri Çocuk Bürosunda görevli, ancak açığa alınmış uyuşturu…
Güncelleme: misterred

Yazar: alexandre dumas
Sayfa: 90/1525
Andrea Cavalcanti, iki kişilik, iki tekerlekli hafif arabasına bineceği sırada omzuna bir elin dokunduğunu hissetti. Danglars yahut Monte Kristo, kendisine söylemeyi unuttukları bir şeyi söyleyecekler zannı ile döndüğü zaman, güneş yanığı yüzlü, sakallı, parlak gözlü, kurt yahut çakal gibi sivri, keskin otuz iki dişini meydana çıkartan bir gülümseyişle kendisine bakan birisi ile karşı karşıya gel…
Sinema uyarlaması fena değildi ama hiçbir uyarlama kitabın yerini tutamıyor.
Güncelleme: hakanyetmez

Yazar: donato carrisi
Sayfa: 257/496
Nasıl olduğunu öğrenseniz de faydasız, Neden olduğunu anlasanız da önemsiz , Kim olduğunu bilseniz de yetersiz Tanrı fısıldar. Şeytan sessizdir... Başka birinin sizin yerinize cinayet işlemesini sağlamak mümkün müdür? Sıradan insanların zihinlerini etkileme yeteneğine sahip insanlar vardır. Hiç şüphe çekmeden ve hiç kanıt bırakmadan. Suflörler hipnoza ihtiyaç duymaz. Kurbanlarının kılına bile…
Olaylar tahmin ediliyor ama akıcı anlatımı olduğu için sevmiştim. Bu aynı zamanda seri bir kitap ama diğer kitaplar Türkçeye çevrilmemiş. :)
Güncelleme: misterred

Yazar: alexandre dumas
Sayfa: 90/1525
Andrea Cavalcanti, iki kişilik, iki tekerlekli hafif arabasına bineceği sırada omzuna bir elin dokunduğunu hissetti. Danglars yahut Monte Kristo, kendisine söylemeyi unuttukları bir şeyi söyleyecekler zannı ile döndüğü zaman, güneş yanığı yüzlü, sakallı, parlak gözlü, kurt yahut çakal gibi sivri, keskin otuz iki dişini meydana çıkartan bir gülümseyişle kendisine bakan birisi ile karşı karşıya gel…
Lisedeyken okumuştum. Çok beğenmiştim. Klasikleri tadı bambaşka.
Güncelleme: eylulberna

Yazar: elif şafak
Sayfa: 284/448
Aşkı aramadan evvel, düşün bir, ya benden nasıl bir âşık olur? İnsanın sevdası karakterinin yansımasıdır. Sen kavgacı isen, ha bire öfkeli, aşkı da bir cenk gibi yaşarsın. Gönlü pak olanın sevgisi de saf olur. Şu hayatta insan en çok sevdiklerini acıtır. En derin yaralar ailede açılır, kabuk tutsa bile kanar hikâye, içten içe... Attığımız her adım, yaptığımız her işte kendimizi yansıtırız. Budur…
Beğenerek okuduğum bir romandı.

Yazar: jean christophe grangé
Onlar çocuktular... En mükemmel elmasların saflığındaydılar... Ne ufak bir lekeleri... Ne de en ufak bir kusurları vardı... Ve ne de en ufak bir günahları... Ama onların saflığı kötülüğün saflığıydı... Pariste bir Ermeni katedralinde işlenen bir cinayet. Kan yok, cinayet aleti yok, yara bere yok... Biri yaşlı ve huysuz emekli bir polis, diğeri Çocuk Bürosunda görevli, ancak açığa alınmış uyuşturu…
Güncelleme: hakanyetmez

Yazar: donato carrisi
Sayfa: 257/496
Nasıl olduğunu öğrenseniz de faydasız, Neden olduğunu anlasanız da önemsiz , Kim olduğunu bilseniz de yetersiz Tanrı fısıldar. Şeytan sessizdir... Başka birinin sizin yerinize cinayet işlemesini sağlamak mümkün müdür? Sıradan insanların zihinlerini etkileme yeteneğine sahip insanlar vardır. Hiç şüphe çekmeden ve hiç kanıt bırakmadan. Suflörler hipnoza ihtiyaç duymaz. Kurbanlarının kılına bile…
Ben çok sevmiştim. Keyifli okumalar.

Yazar: jean christophe grangé
Onlar çocuktular... En mükemmel elmasların saflığındaydılar... Ne ufak bir lekeleri... Ne de en ufak bir kusurları vardı... Ve ne de en ufak bir günahları... Ama onların saflığı kötülüğün saflığıydı... Pariste bir Ermeni katedralinde işlenen bir cinayet. Kan yok, cinayet aleti yok, yara bere yok... Biri yaşlı ve huysuz emekli bir polis, diğeri Çocuk Bürosunda görevli, ancak açığa alınmış uyuşturu…