Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: lemony snicket
Bu kitabı daha yeni aldıysan, tekrar yerine koymak için çok geç kalmış sayılmazsın. Talihsiz Serüvenler Dizisinin daha önceki kitapları gibi, bu kitabın sayfalarında da mutsuzluk, çaresizlik ve rahatsızlık dışında bulabileceğiniz bir şey yok. Başka bir şey okuma yoluna gitmem için hala zamanın var.Öykünün bu bölümünde Violet, Klaus ve Sunny Baudelaire karanlığa gömülmüş bir merdivenle, onları şaş…

Yazar: lemony snicket
Bu kitabı hiç kuşkusuz yanlışlıkla eline almış olmalısın, bir an önce yerine bırakman yararına olur. Aklı başında hiç kimse Violet, Klaus ve Sunny adlı Baudelaire kardeşlerin hayatıyla ilgili kitapları, özellikle de GİT kasabasında yaşadıkları iç karartıcı olayların gerçeğe uygun ve insanı sarsan bir dille anlatıldığı bu kitabı bilinçli olarak okumaya kalkışmaz.Bir kimsenin göç eden kargalar, öfk…

Yazar: lemony snicket
Bu kitabı daha yeni aldıysan, tekrar yerine koymak için çok geç kalmış sayılmazsın. Talihsiz Serüvenler Dizisinin daha önceki kitapları gibi, bu kitabın sayfalarında da mutsuzluk, çaresizlik ve rahatsızlık dışında bulabileceğiniz bir şey yok. Başka bir şey okuma yoluna gitmem için hala zamanın var. Başlarına gelen bütün feci şeylerin herkesçe bilinmesi için Baudelaire kardeşlerin öykülerini yazma…

Yazar: lemony snicket
Sevgili Okur,Bu kitabın adında geçen ucube kelimesi, çok acayip görünümlü anlamına gelir. Böylesine sakil, yani çirkin, kaba ve biçimsiz bir kelimeyi gördükten sonra, daha fazlasını okumaya hiç gerek yok. Bu sakil kitapta öylesine can sıkıcı bir öykü yer alıyor ki, içinde yazılanları sindirmeye kalkışman dünyanın en dengesiz yemek mönüsünün bile başaramayacağı şekilde mideni altüst edecek.Rahatsı…

Yazar: lemony snicket
Eğer okuyacağınız bir sonraki kitabı ararken bulduğunuz ilk kitap buysa; o zaman bilmeniz gereken ilk şey, bu sondan bir önceki kitabın elinizden bırakmanız gereken ilk şey olduğudur. Üzülerek söylüyorum ki, bu kitap sizlere Baudelaire öksüzlerinin sondan bir önceki hikayelerini sunuyor ve ıstırap, umutsuzluk ve mutsuzluk söz konusu olduğunda bu kitap en başta geliyor. Büyük ihtimalle, bir zıpkın…

Yazar: lemony snicket
El sıkışma, evde beslenen hayvan ya da çiğ havuç gibi birçok şeyin kaygan olmayanı makbuldür. Ne yazık ki, dizinin bu acıklı kitabında Violet, Kalus ve Sunny Baudelaire garip ve kederli bir dağ sırasındaki hırpalayıcı yolculukları boyunca inip çıkarken kayganlıktan bolca nasiplerini alıyorlar.

Yazar: lemony snicket
Sevgili okur,Şu anda büyük ihtimalle bu kitabın arkasına yani sonun sonuna bakıyorsun. Sonun sonu, sona başlamak için ey iyi yerdir, çünkü sonu, sonun başlangıcın başlagıncından, sonun sonunun sonuna kadar okursan, maceranın sonunun sonuna ulaşırsın. Bu kitap Talihsiz Serüvenler dizisinin son kitabı ve ve ilk on iki kitabı okumaya cesaret etmiş olsan bile, korkunç bir fırtına , şüpheli bir içecek…

Yazar: hüseyin rahmi gürpınar
Gulyabani; yazarın cin, peri ve gulyabani gibi boş inanışların nasıl kötüye kullanılarak saf ve namuslu insanların kandırıldığını vurgulayan, boş inançları mahkûm ederek bilimsel düşünceyi savunan romandır. Romanı, genç kuşakların da beğenerek okuyacağına inanıyoruz.

Yazar: ahmet hamdi tanpınar
Tanpınarın bu çok tanınmış romanı bir dünya görüşüne, bir hayat nizamına kavuşamamış Cumhuriyet aydınlarının huzursuzluklarını dile getirmektedir. Huzurun kahramanlarından Mümtaz roman boyunca kendisini huzura kavuşturacak bir iç nizamı aramaktadır. Eserde hastalık, ölüm, tabiat, kozmik unsurlar, medeniyet, sosyal meseleler, çeşitli ruh halleri ve estetik fikirler içiçe verilir. Ancak bütün bunla…

Yazar: ırvin d. yalom
Yoğun ve sürükleyici olan yeni bir düşünce romanı sunuyoruz: Nietzsche Ağladığında. Edebiyatla da düşünülebileceğini gösteren müthiş bir örnek... Sahne Psikanalizin doğumu arifesindeki 19. yüzyıl Viyanası. Entelektüel ortamlar. Hava soğuk. Aktörler Nietzsche: Henüz iki kitabı yayımlanmış, kimsenin tanımadığı bir filozof. Yalnızlığı seçmiş. Acılarıyla barışmış. İhaneti tatmış. Tek sahip olduğu şey…

Yazar: khaled hosseini
Emir ve Hasan, Kabil'de monarşinin son yıllarında birlikte büyüyen iki çocuk... Aynı evde büyüyüp, aynı sütanneyi paylaşmalarına rağmen Emir'le Hasan'ın dünyaları arasında uçurumlar vardır: Emir, ünlü ve zengin bir işadamının, Hasan ise onun hizmetkarının oğludur. Üstelik Hasan, orada pek sevilmeyen bir etnik azınlığa, Hazaralara mensuptur. Çocukların birbirleriyle kesişen yaşaml…

Yazar: khaled hosseini
Nereye giderseniz gidin, ülkeniz peşinizden gelir. Artık siz orada yaşamasanız da o, içinizde yaşar. Afganistan'ın Khaled Hosseini'de yaşadığı gibi... Bin Muhteşem Güneş, ilk romanı Uçurtma Avcısı'yla tüm dünyada inanılmaz bir başarı yakalayan Hosseini'nin ikinci romanı.Yazar bu romanında da yine doğduğu toprakları anlatıyor. Bu kez iki kadının kesişen yaşamları ve dostluklar…

Yazar: alexandra cavelius
BOSNALI BİR KIZIN YÜREĞİNİZİ BURKACAK VE TÜYLERİNİZİ ÜRPERTECEK GERÇEK HAYAT ÖYKÜSÜ Bosnalı Leyla büyük bir kâbusu atlatmıştı: Bosna'daki toplama kampında geçirdiği iki yılı. Binlerce kadının travma geçirmesine neden olan savaşın karanlık ve baskıcı yüzünü anlatan bir kadın... Onun isyankâr öyküsü ve acıyla dolu dokunaklı kaderi... "Bu kitabın kapağını açmadan önce, cehenneme açılan…

Yazar: gabriel garcia marquez, inci kut
Her yazar, yazdığı en son romanın en iyi romanı olduğunu sanır. Benim bu romanım için böyle düşünmemin nedeni, yapmak istediğimi tam olarak gerçekleştirebilmiş olmamdır. Romanlar, yazılırken yazarlarının elinden kaçıp kurtulmak isterler. Romanın kişileri, kendi özyaşamlarına dönerler, en sonunda da canlarının istediğini yaparlar. Ben hiçbir romanımda bu romanımdaki kadar ipleri elimde tutamadım.…

Yazar: mina urgan, mîna urgan
İngilizce edebiyatı duayenimiz Mina Urgan Bir Dinozorun Anılarında açıkyürekli, yalın ve naif bir dille anlatıyor; kendini, çevresindekileri ve bir coğrafyada olan biteni... Halide Edip, Necip Fazıl, Abidin Dino, Neyzen Tevfik, Sait Faik, Yahya Kemal, Ahmet Haşim, Atatürk ve başka pek çok isimle zenginleşmiş bir ömrü... Oğuz Atayı ayaküstü ve o kadar az gördüm ki, onunla ilgili ancak bir tek izle…

Yazar: ırène nemirovsky
1940 yılında Nazi işgalinden bir gece önce Paris'te başlayan Fransız Süiti, insanların kendi kontrolleri dışında savaş şartlarına atılmasının etkileyici öyküsünü anlatıyor. Parisliler şehri terk ederken, hayal edilebilecek her türden insani çılgınlık etrafı kaplamıştır; yemeğin olmadığı bir kentte varlıklı bir anne tatlı aramaktadır, dünyaları parçalanmak üzereyken bile bir çift, işlerini ka…

Yazar: jean christophe grangé
Kızıl Nehirler, "Çocukluğumdan beri korkutucu hikâyeleri, korku filmlerini, bilinmeyenin verdiği endişeyi hep sevmişimdir" diyen Jean-Christophe Grangé'nin yazarlık yaşamındaki ikinci romanı. Mathieu Kassovitz tarafından filme çekilen ve başrollerinde Jean Reno ve Vincent Kessel'in oynadığı Kızıl Nehirler, birbirini tamamlayan, iki gözü pek polisin son derece karanlık ve karma…

Yazar: edip cansever
Şiirler yazdım, kitaplar okudumElime bir bardak aldım, onu yeniden oydumDerinlerde kaldım böyle bir zamanKim bulmuş ki yerini, kim ne anlamış sanki mutluluktanEy yağmur sonraları, loş bahçeler, akşam sefalarıSöyleşin benimle biraz bir kere gelmiş bulundum.

Yazar: sait faik abasıyanık
Ben hikâyeciyim diye sizlerden ayrı şeyler düşünecek değilim. Sizin düşündüklerinizden başka bir şey de düşünemem. O halde bu adamın hikâyesi ne olabilir? Sakın benden büyük vakalar beklemeyin, nolur?diyen büyük yazarın; ilk kez 1948 yılında yayımlanan hikâye kitabı Lüzumsuz Adam yeniden gözden geçirilerek yayına hazırlandı. TADIMLIKBen Ne Yapayım?Dün akşam soframda yediğim yemeğin bana dört…

Yazar: sait faik abasıyanık
...Ben de dün akşamdan beri Hasana uyduracak hikâye düşünüyorum. Saatlerce düşündüm. Sabahleyin ilk vapurda yine düşündüm. Ne dersin?.. Bu sefer benim hikâyemi anlatırsın... Yağmurlu gecede bir adam geldi, dersin...diyen büyük yazarın; ilk kez 1940 yılında yayımlanan hikâye kitabı Şahmerdan yeniden gözden geçirilerek yayına hazırlandı. TADIMLIKPaşazadeAyşelerin evi sur haricindedir. Bizimki,…

Yazar: sabahattin ali
"Her gün, daima öğleden sonra oraya gidiyor, koridorlardaki resimlere bakıyormuş gibi ağır ağır, fakat büyük bir sabırsızlıkla asıl hedefine varmak isteyen adımlarımı zorla zapt ederek geziniyor, rastgele gözüme çarpmış gibi önünde durduğum Kürk Mantolu Madonna'yı seyre dalıyor, ta kapılar kapanıncaya kadar orada bekliyordum." Kimi tutkular rehberimiz olur yaşam boyunca. Kolları…

Yazar: sabahattin ali
Konyadan çıkıp Beyşehire giden yolun başlangıcındaki dik yokuşu tırmanmaya başlayınca, herkes yanındaki ile veya çaprazlama ta öbür baştaki biriyle lafa koyuldu; birkaç kişi yalnız cıgara içip dumanını savuruyordu. Birbiri arkasına dizili tahta sıralarda oturmayıp yarım lira eksiğine en arkada yere çömelen ve kamyonun şiddetle sarsılan bu kısmında ikide birde, başlamak üzere olan uykularından fır…

Yazar: sabahattin ali
"Niçin hep acı şeyler yazayım? Dostlar, yufka yürekli dostlar bundan hoşlanmıyorlar. 'Hep kötü, sakat şeyleri mi göreceksin?' diyorlar. 'Hep açlardan, çıplaklardan, dertlilerden mi bahsedeceksin? Geceleri gazete satıp izmarit toplayan serseri çocuklardan; bir kaşık toprak, bir bakraç su için birbirlerini öldürenlerden; cezaevlerinde ruhları kemirile kemirile eriyip gidenlerden…

Yazar: sabahattin ali
''İsteyip istemediğimi doğru dürüst bilmediğim, fakat neticesi aleyhime çıkarsa istemediğimi iddia ettiğim bu nevi söz ve fiillerimin daimi bir mesulünü bulmuştum: Buna içimdeki şeytan diyordum, müdafaasını üzerime almaktan korktuğum bütün hareketlerimi ona yüklüyor ve kendi suratıma tüküreceğim yerde, haksızlığa, tesadüfün cilvesine uğramış bir mazlum gibi nefsimi şefkat ve ihtimama la…