
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: tomris uyar
Gündelik hayatın gerçeklerinde yaşayan ve gerçeği değiştirecek düşler kuran insanların öyküleri...Edebiyatımızın usta kalemi Tomris Uyar; Yaz Düşleri Düş Kışları ile okuyucalarını gerçek ile düş arasındaki görünmez köprüden geçiriyor. TADIMLIKKonuk, mutfak masasının başında oturuyordu; sırtı öyküye dönüktü. Omuzlarına geniş bir kol halinde dökülen parlak saçları dışında, gençliğini eleveren hiçb…

Yazar: tomris uyar
Gündelik hayatın gerçeklerinde yaşayan ve gerçeği değiştirecek düşler kuran insanların öyküleri...Edebiyatımızın usta kalemi Tomris Uyar; Yaz Düşleri Düş Kışları ile okuyucalarını gerçek ile düş arasındaki görünmez köprüden geçiriyor. TADIMLIKKonuk, mutfak masasının başında oturuyordu; sırtı öyküye dönüktü. Omuzlarına geniş bir kol halinde dökülen parlak saçları dışında, gençliğini eleveren hiçb…

Yazar: emrah serbes
On yedi yaşındaki Çağlar İyice konuşuyor. Kız kardeşi Çiğdem'i, onu meşhur etme ümitlerini, belediye başkanı dayısını, yakın arkadaşı Mikrop Cengiz'i, taşra muhabbetlerini, depresyonun eşiğindeki annesini, eski sevgilisini, hiç unutamadığı dedesini, hatırlarken kahrettiği babasını anlatıyor. Deliduman, dermansız ve güdük bir ilçeden haykırmaya başlıyor, İstanbul'a uzanıyor. Çocuklu…

Yazar: ursula k. le guin
Romanım Mülksüzler, kendilerine Odocu diyen küçük bir dünya dolusu insanı anlatıyor. İsimlerini toplumlarının kurucusu olan Odo'dan alıyorlar; Odo romandaki olaylardan kuşaklarca önce yaşamış, bu yüzden olaylara katılmıyor, ya da yalnızca zımnen katılıyor, çünkü bütün olaylar aslında onunla başlamıştı. Odoculuk anarşizmdir. Sağı solu bombalamak anlamında değil: kendine hangi saygıdeğer adı v…

Yazar: erdal öz
Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan, Sinan Cemgil ve daha niceleri. Mamak Askeri Cezaevinde bu çocukların çoğuyla konuşmuştum. Denizle anlaştığımız gibi, tuttuğum notlardan yola çıkarak bir roman yazacaktım. Sorduğum sorularla onları sürekli küçük ayrıntılara yöneltmeye çalışmıştım. Roman, bu ayrıntılardan doğup gelişecekti. Ne yazık ki iş yarım kaldı. Hele belgesel bir roman için elimdeki no…

Yazar: erdal öz
Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan, Sinan Cemgil ve daha niceleri. Mamak Askeri Cezaevinde bu çocukların çoğuyla konuşmuştum. Denizle anlaştığımız gibi, tuttuğum notlardan yola çıkarak bir roman yazacaktım. Sorduğum sorularla onları sürekli küçük ayrıntılara yöneltmeye çalışmıştım. Roman, bu ayrıntılardan doğup gelişecekti. Ne yazık ki iş yarım kaldı. Hele belgesel bir roman için elimdeki no…
10/10"aşk olsun sana çocuk"

Yazar: erdal öz
Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan, Sinan Cemgil ve daha niceleri. Mamak Askeri Cezaevinde bu çocukların çoğuyla konuşmuştum. Denizle anlaştığımız gibi, tuttuğum notlardan yola çıkarak bir roman yazacaktım. Sorduğum sorularla onları sürekli küçük ayrıntılara yöneltmeye çalışmıştım. Roman, bu ayrıntılardan doğup gelişecekti. Ne yazık ki iş yarım kaldı. Hele belgesel bir roman için elimdeki no…

Yazar: erdal öz
Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan, Sinan Cemgil ve daha niceleri. Mamak Askeri Cezaevinde bu çocukların çoğuyla konuşmuştum. Denizle anlaştığımız gibi, tuttuğum notlardan yola çıkarak bir roman yazacaktım. Sorduğum sorularla onları sürekli küçük ayrıntılara yöneltmeye çalışmıştım. Roman, bu ayrıntılardan doğup gelişecekti. Ne yazık ki iş yarım kaldı. Hele belgesel bir roman için elimdeki no…

Yazar: ece ayhan
Şiirimiz karadır abilerŞiirimiz her işi yapar abilerŞiirimiz gül kurutur abilerŞiirimiz erkek emzirir abilerŞiirimiz mor külhanidir abilerŞiirimiz kentten içeridir abiler

Yazar: ilhan berk
Aşağılara uzayıp giden aşağılara bakıyor Bir adam eşeğine odun yüklüyor, yüzünün sol yakasına kuşlar üşüşüyor.Köpeği, torbası ve toprak bir testiOvada bir resimde durur gibi duruyorlar.(Önünde çekilmiş, iki güvercin işlemeli bir perdenin.) Bir kadın, bir gök parçası, üç beş ağaç Uzakta dışında onların.Deniz?Deniz oralı değil: Yineleyip duruyor kendini.Bakıyor o:Yakasını bırakmayan tanıklığına dün…

Yazar: füruzan
Askerlerimiz geçerken bütün İzmir pencerelerden sarkmış, ağlıyor, hıçkırıyordu. Sıcağın daha yoğunlaştırdığı toz, her yanı sarmıştı. Bazı şeylerin artık eskisi gibi olmayacağı kuşkusuyla ağlamaya başlamıştım. Beni ilk öpen erkek ölmüştü. Hayatın özeti midir aşk? Nelere egemen olabilir; nelere karşı durabilir? Ne kadar sürebilir ki?.. TADIMLIKİzmirde doğmuşum. Padişahlık zamanının soylusuyuz b…

Yazar: vüs`at o. bener
Benim saçlarım yumuşak. Havvanın saçları keçe gibi. Annem ustura ile iki defa kazıttı saçlarını uzasın diye, ama uzamadı, kısa kaldı.Burnu da öyle biçimsiz ki! Yamyassı. Tıpkı okul kitabımızdaki maymunun burnuna benziyor burnu. Hiç sevmiyorum onu. Pis, hırsız.

Yazar: tomris uyar
Odada bir nezle kokusu vardı yalnız. Gözleri alışınca yatağı seçti. İki iskemleyle tahta bir masa duruyordu yatağın yanında. Karşıki duvara babaannenin beyaz elbiseli bir gençlik resmi asılmıştı. Saçları örülüydü. Bir iskemleye dayanıyordu. Çizmeli bir adam oturuyordu iskemlede. Eski bir oda görmenin ezikliği çöktü Şükrüyenin üstüne. O sırada yataktaki gölge doğruldu: Kimsin sen?


Yazar: tomris uyar
Odada bir nezle kokusu vardı yalnız. Gözleri alışınca yatağı seçti. İki iskemleyle tahta bir masa duruyordu yatağın yanında. Karşıki duvara babaannenin beyaz elbiseli bir gençlik resmi asılmıştı. Saçları örülüydü. Bir iskemleye dayanıyordu. Çizmeli bir adam oturuyordu iskemlede. Eski bir oda görmenin ezikliği çöktü Şükrüyenin üstüne. O sırada yataktaki gölge doğruldu: Kimsin sen?

Yazar: tomris uyar
Odada bir nezle kokusu vardı yalnız. Gözleri alışınca yatağı seçti. İki iskemleyle tahta bir masa duruyordu yatağın yanında. Karşıki duvara babaannenin beyaz elbiseli bir gençlik resmi asılmıştı. Saçları örülüydü. Bir iskemleye dayanıyordu. Çizmeli bir adam oturuyordu iskemlede. Eski bir oda görmenin ezikliği çöktü Şükrüyenin üstüne. O sırada yataktaki gölge doğruldu: Kimsin sen?

Yazar: ferit edgü
Bu kitapta bir araya gelen on öykü, 1953-1967 yılları arasında Ferit Edgünün yazdıklarından bir seçmedir. Aradan geçen zamanın ve kurtulmak istenen bir geçmişin zorunlu kıldığı bir seçme. Celladın Ölümü ile genişletilmiş olarak okur karşısına çıkıyor. TADIMLIKbirinci basıma önsözBu kitapta bir araya gelen on öykü, l953-l967 yılları arasında yazdıklarımdan bir seçmedir. Aradan geçen zamanın ve…

Yazar: murat uyurkulak
İnsan çocukken bir büyük saadet ülkesinde yaşıyor, sağa sola şuursuzca koşturup neşeyle kişniyor. Sonra büyüyor, büyüdükçe salaklaşıyor, salaklaştıkça unutuyor o mesut diyarı, bir nevi ölüyor. Çocuklukla yaşlılık arasındaki o dönem araf misali; kitabesi ağır mesailerle, küçük hesaplarla, kesif mutsuzluklarla yazılan bir mezartaşının gölgesinde azap gibi boktan hayatlar. Yetişkinler zombilere benz…

Yazar: thomas more, mîna urgan
(Mîna Urgan’ın İncelemesiyle) Thomas More (1478-1535): Yargıçlığı boyunca dürüstlüğü ve haktanırlığıyla sivrilen ve Platon gibi bir anlamda bu yüzden ölüme mahkum edilen bir 16. yüzyıl yazarıdır. Günümüzden yaklaşık beşyüz yıl önce yayınlanan Utopia’da (1516) ise More, denebilirse, çizdiği “yeryüzü cenneti” ile bugün de kaynak gösterilen bir “toplumsal mutluluk” örneği sunmaktadır. Utopia, Has…

Yazar: ömer hayyam
Ey kör! Bu yer, bu gök, bu yıldızlar boştur boş!Bırak onu bunu da gönlünü hoş tut hoş!Şu durmadan kurulup dağılan evrendeBir nefestir alacağın, o da boştur boş!

Yazar: ferit edgü
Ferit Edgü, 1988 Sedat Simavi Vakfı Ödülünü alan bu kitabında, 1950lerin başlarında, İstanbulun bir kıyı semtinde yaşam savaşı veren alt tabaka insanlarının, birbiri içine girmiş yaşamlarının ve ölümlerinin öyküsünü anlatıyor. TADIMLIKBabam, iki ön ayağı bir arka ayağına bağlı, yerde yan üstü uzanmış, gözleri bağlı, koca bir koçun başında. Elinde bıçağı. Çakır ayakta babama bakıyor. Koçun işi…

Yazar: ferit edgü
Ferit Edgü, 1988 Sedat Simavi Vakfı Ödülünü alan bu kitabında, 1950lerin başlarında, İstanbulun bir kıyı semtinde yaşam savaşı veren alt tabaka insanlarının, birbiri içine girmiş yaşamlarının ve ölümlerinin öyküsünü anlatıyor. TADIMLIKBabam, iki ön ayağı bir arka ayağına bağlı, yerde yan üstü uzanmış, gözleri bağlı, koca bir koçun başında. Elinde bıçağı. Çakır ayakta babama bakıyor. Koçun işi…
10/10"biz,kenan çocuk,toplumun dışındayız kuşkusuz ama dünyanın içindeyiz."

Yazar: ferit edgü
Ferit Edgü, 1988 Sedat Simavi Vakfı Ödülünü alan bu kitabında, 1950lerin başlarında, İstanbulun bir kıyı semtinde yaşam savaşı veren alt tabaka insanlarının, birbiri içine girmiş yaşamlarının ve ölümlerinin öyküsünü anlatıyor. TADIMLIKBabam, iki ön ayağı bir arka ayağına bağlı, yerde yan üstü uzanmış, gözleri bağlı, koca bir koçun başında. Elinde bıçağı. Çakır ayakta babama bakıyor. Koçun işi…

