
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: charles baudelaire
Les Fleurs du Mal / Kötülük Çiçekleri, ilk kez yayımlandığı 1857 yılından bu yana modern şiirin başlangıcı sayılmaktadır. Romantizmin coşkulu temalarından ayrılarak büyük kentin sancı dolu çelişkilerini ilk kez şiire sokan Baudelaire, devrimcilik-tutuculuk, tensel hazlar-gizemcilik, toplumsal yaşam-içe kapanış, dindarlık-tanrıtanımazlık gibi karşıtlıkları sınırsız bir içtenlik ve çarpıcılıkla işl…

Yazar: charles baudelaire
Les Fleurs du Mal / Kötülük Çiçekleri, ilk kez yayımlandığı 1857 yılından bu yana modern şiirin başlangıcı sayılmaktadır. Romantizmin coşkulu temalarından ayrılarak büyük kentin sancı dolu çelişkilerini ilk kez şiire sokan Baudelaire, devrimcilik-tutuculuk, tensel hazlar-gizemcilik, toplumsal yaşam-içe kapanış, dindarlık-tanrıtanımazlık gibi karşıtlıkları sınırsız bir içtenlik ve çarpıcılıkla işl…

Yazar: charles baudelaire
Şarabın şiiri esrarın şiiri C. Baudelaire Baudelaire, Rimbaudun vurgusuyla "şairlerin tanrısı", kendisini "toprağa doğru çeken zamanın korkunç ağırlığı"ndan kurtarmak için şiirle sarhoş oluyordu. Ona göre, dünya sıkıntılı bir yer. Bu yüzden, dostlarına sarhoşluğu öğütlüyordu. Ne ile olursa olsun; "şarapla, şiirle ya da erdemle." Kentler, doğa, insan gibi bir çok mese…

Yazar: charles baudelaire
Şarabın şiiri esrarın şiiri C. Baudelaire Baudelaire, Rimbaudun vurgusuyla "şairlerin tanrısı", kendisini "toprağa doğru çeken zamanın korkunç ağırlığı"ndan kurtarmak için şiirle sarhoş oluyordu. Ona göre, dünya sıkıntılı bir yer. Bu yüzden, dostlarına sarhoşluğu öğütlüyordu. Ne ile olursa olsun; "şarapla, şiirle ya da erdemle." Kentler, doğa, insan gibi bir çok mese…

Yazar: edgar allan poe
Özdeksel şeylere tutkun, açgözlü bir dünyanın ortasında Poe kurtuluşu düşlerde buldu. Amerika'nın havasının kendisini boğmasına karşın Eureka'nın başlangıcına şunu yazdı: ''Bu kitabı, düşlerin tek gerçeklik olduğuna inananlara adıyorum!'' O kendi varlığıyla, başlı başına bir protestoydu ve protestosunu kendine özgü yollarla ilan etti.''

Yazar: truman capote
Annesinin ölümünden sonra doğduğu günden beri hiç görmediği babasının yanına gönderilen Joel Knoxun öyküsü, kendisini birdenbire farklı bir ortamda, hiç tanımadığı fazlasıyla ilginç insanların yanında bulan bir delikanlının masumiyetini yitirme ve yetişkinlerin dünyasına adım atma öyküsüdür. Sonunda herkes gibi büyür Joel Knox, ancak terk edilmişliğin, yalnızlığın ve farklılığın damgasını vurduğu…

Yazar: ıngmar bergman
Daha önce, tiyatro ve sinema hayatını anlattığı "Büyülü Fener" kitabıyla bilinen 20. yüzyılın büyük sinema yönetmenlerinden Ingmar Bergman'ın sinemaya, tek tek filmlerine ve hayata dair görüşlerini anlattığı söyleşilerinden oluşan bir kitap... (Tanıtım Bülteninden)

Yazar: ıngmar bergman
Daha önce, tiyatro ve sinema hayatını anlattığı "Büyülü Fener" kitabıyla bilinen 20. yüzyılın büyük sinema yönetmenlerinden Ingmar Bergman'ın sinemaya, tek tek filmlerine ve hayata dair görüşlerini anlattığı söyleşilerinden oluşan bir kitap... (Tanıtım Bülteninden)

Yazar: yusuf atılgan
"Ne ölü, ne sağ" bir yaşamın kahramanı Zebercet. Gözünü ilk açtığı ve yaşadığı Anayurt Oteli'yle aynı kaderi paylaşıyor: Birbirine benzeyen geçici ilişkilerle geçen günler, yalnız ve tek başına sürüklenen bir hayat. Gecikmeli Ankara treniyle gelen -adını bile bilmediğimiz- kadın, otelde bir gece kalır ve Zebercet'in de, Anayurt Oteli'nin de sessiz akıp giden günlerinin i…

Yazar: yusuf atılgan
Her şeye “karşı” duran, “karşı” çıkan, “karşı” olan bir adam... Aylak Adam... Bir adı bile yok. “C.” diyor Yusuf Atılgan kısaca. İnsan her şeye bunca “karşı”yken kendine de “karşı” olmadan nasıl sürdürülebiler bir “karşı” yaşamı? C., sıradanlığa, tekdüzeliğe, alışılmışın kolaycılığına hiç mi hiç katlanamıyor. Hem farklıyı, hem doğru olanı arıyor. Çabasının boşuna olduğunun da farkında üstel…

Yazar: yusuf atılgan
Her şeye “karşı” duran, “karşı” çıkan, “karşı” olan bir adam... Aylak Adam... Bir adı bile yok. “C.” diyor Yusuf Atılgan kısaca. İnsan her şeye bunca “karşı”yken kendine de “karşı” olmadan nasıl sürdürülebiler bir “karşı” yaşamı? C., sıradanlığa, tekdüzeliğe, alışılmışın kolaycılığına hiç mi hiç katlanamıyor. Hem farklıyı, hem doğru olanı arıyor. Çabasının boşuna olduğunun da farkında üstel…

Yazar: ıngeborg bachmann
Savaş sonrası Viyana'sında tanıştılar: Toplama kampından sağ çıkmış bir Yahudi şair ve felsefe öğrencisi bir genç kadın. Birbirlerine âşık oldular. Celan'ın gönderdiği gelinciklerle dolu odasında ona aşk ve özlem dolu mektuplar yazdı Bachmann. Celan da ona. Biri yalnızdı, sahip olmak istedi, öteki başkalarına da gönül verdi zaman zaman. Farklı şehirlerde, farklı ortamlarda yalnızlıkları…

Yazar: ıngeborg bachmann
Savaş sonrası Viyana'sında tanıştılar: Toplama kampından sağ çıkmış bir Yahudi şair ve felsefe öğrencisi bir genç kadın. Birbirlerine âşık oldular. Celan'ın gönderdiği gelinciklerle dolu odasında ona aşk ve özlem dolu mektuplar yazdı Bachmann. Celan da ona. Biri yalnızdı, sahip olmak istedi, öteki başkalarına da gönül verdi zaman zaman. Farklı şehirlerde, farklı ortamlarda yalnızlıkları…

Yazar: rainer maria rilke
Rilke 1923 yılında sadece modern Alman şiirinin değil, bütün modernist hareketin iki başyapıtını birden vermişti: Duino Ağıtları ve Orpheusa Soneler. Duino Ağıtlarına daha önce başladığını düşünecek olursak, Orpheusa Soneler gerçek anlamda kuğunun son şarkısıdır. Büyük bir coşkuyla ve kısa bir süre içinde yazılmış olan bu soneler, kendi içinde bir bütün oluşturur ve bütüncül bir okumaya ve çözüm…

Yazar: rainer maria rilke
Rainer Maria Rilke (1875-1926): 20. Yüzyılın ilk çeyreğinin hangi türde yazarsa yazsın en şair kalan yazarlarından biridir. Malte Laurids Briggenin Notlarından Genç bir Şaire Mektuplara, Rodinden Sancaktara pek çok yapıtı dilimize çevrilmiş olan Rilkenin şiir başyapıtı sayılan Duino Ağıtlarıysa toplam on yıla yayılan bir sürede (1912-1922) yazılmıştı. Can Alkor (1936); Şiirinin ve çevirisinin mük…