
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: colleen hoover
Lise son sınıf öğrencisi olan Sky çapkınlığı kendi şanıyla yarışan Dean Holderla tanışır. İlk karşılaştıkları andan itibaren Holder onu hem korkutur hem de cezbeder. Ona dair bir şeyler, Skyın derinlere gömmek için çok uğraştığı sıkıntılı geçmişine ait anılarını ateşler. Sky ondan uzak durmaya kararlı olsa da Holderın kararlı tutumu ve esrarengiz gülümsemesi savunmasını yerle bir edip aralarındak…

Yazar: faruk beşer
Biz insanlara namazı anlatıyoruz, önemine vurgu yapıyoruz, dosdoğru kılınması gerektiğini söylüyoruz ama bunları bizler de hakkıyla bilmiş değiliz. İşte bu çalışma aslında bildiğimi zannettiğim, ama tam olarak bilmediğimi böylece anladığım bir konuyu bana önemli ölçüde öğretti. Şimdi ihtiyatlı davranıyor ve yine de tam olarak öğrendiğimi iddia etmiyorum. Ne var ki, bu işin sonu zaten yok. Önemli…
9/10
Yazar: faruk beşer
Biz insanlara namazı anlatıyoruz, önemine vurgu yapıyoruz, dosdoğru kılınması gerektiğini söylüyoruz ama bunları bizler de hakkıyla bilmiş değiliz. İşte bu çalışma aslında bildiğimi zannettiğim, ama tam olarak bilmediğimi böylece anladığım bir konuyu bana önemli ölçüde öğretti. Şimdi ihtiyatlı davranıyor ve yine de tam olarak öğrendiğimi iddia etmiyorum. Ne var ki, bu işin sonu zaten yok. Önemli…

Yazar: şefik can
Şefik Can tasavvuf Bu kitap, gönül ehli olanlara, Allah yolunda yürüyenlere, manevi ve rühani hayatı yaşayanlara, susup herşeye dikkat eden nür ehline, bedende yaşadıkları halde, rühen namevcud olanlara, yırtık pırtık elbiseler içinde padişahların ta kendisi olanlara, fazilet ve hidayet nürları ile dolu olanlara, ve halk arasında adsız, sansız dolaşan gerçek asilzadeler için Allah ın bir lütfudur…

Yazar: faruk beşer
Biz insanlara namazı anlatıyoruz, önemine vurgu yapıyoruz, dosdoğru kılınması gerektiğini söylüyoruz ama bunları bizler de hakkıyla bilmiş değiliz. İşte bu çalışma aslında bildiğimi zannettiğim, ama tam olarak bilmediğimi böylece anladığım bir konuyu bana önemli ölçüde öğretti. Şimdi ihtiyatlı davranıyor ve yine de tam olarak öğrendiğimi iddia etmiyorum. Ne var ki, bu işin sonu zaten yok. Önemli…

Yazar: faruk beşer
Biz insanlara namazı anlatıyoruz, önemine vurgu yapıyoruz, dosdoğru kılınması gerektiğini söylüyoruz ama bunları bizler de hakkıyla bilmiş değiliz. İşte bu çalışma aslında bildiğimi zannettiğim, ama tam olarak bilmediğimi böylece anladığım bir konuyu bana önemli ölçüde öğretti. Şimdi ihtiyatlı davranıyor ve yine de tam olarak öğrendiğimi iddia etmiyorum. Ne var ki, bu işin sonu zaten yok. Önemli…

Yazar: ıris galey
Iris Galey sırrını açıkladığında on dört yaşındaydı. İki gün sonra babası kendisini vurarak intihar etti. Bir kız enstitüsüne gönderilen Iris, bir daha bu konuyu asla açmadı. Ta ki, kırk yıl sonra Yeni Zelandada televizyonda ensest üzerine bir program görüp kendi hayat hikâyesinin trajedisini yazmaya başlayıncaya kadar... Ensest üzerine yazmak hâlâ pek dokunulmamış bir tabudur. Yeni istatistikler…
2/10
Yazar: ıris galey
Iris Galey sırrını açıkladığında on dört yaşındaydı. İki gün sonra babası kendisini vurarak intihar etti. Bir kız enstitüsüne gönderilen Iris, bir daha bu konuyu asla açmadı. Ta ki, kırk yıl sonra Yeni Zelandada televizyonda ensest üzerine bir program görüp kendi hayat hikâyesinin trajedisini yazmaya başlayıncaya kadar... Ensest üzerine yazmak hâlâ pek dokunulmamış bir tabudur. Yeni istatistikler…

Yazar: ıris galey
Iris Galey sırrını açıkladığında on dört yaşındaydı. İki gün sonra babası kendisini vurarak intihar etti. Bir kız enstitüsüne gönderilen Iris, bir daha bu konuyu asla açmadı. Ta ki, kırk yıl sonra Yeni Zelandada televizyonda ensest üzerine bir program görüp kendi hayat hikâyesinin trajedisini yazmaya başlayıncaya kadar... Ensest üzerine yazmak hâlâ pek dokunulmamış bir tabudur. Yeni istatistikler…

Yazar: ıris galey
Iris Galey sırrını açıkladığında on dört yaşındaydı. İki gün sonra babası kendisini vurarak intihar etti. Bir kız enstitüsüne gönderilen Iris, bir daha bu konuyu asla açmadı. Ta ki, kırk yıl sonra Yeni Zelandada televizyonda ensest üzerine bir program görüp kendi hayat hikâyesinin trajedisini yazmaya başlayıncaya kadar... Ensest üzerine yazmak hâlâ pek dokunulmamış bir tabudur. Yeni istatistikler…

Yazar: şefik can
Şefik Can tasavvuf Bu kitap, gönül ehli olanlara, Allah yolunda yürüyenlere, manevi ve rühani hayatı yaşayanlara, susup herşeye dikkat eden nür ehline, bedende yaşadıkları halde, rühen namevcud olanlara, yırtık pırtık elbiseler içinde padişahların ta kendisi olanlara, fazilet ve hidayet nürları ile dolu olanlara, ve halk arasında adsız, sansız dolaşan gerçek asilzadeler için Allah ın bir lütfudur…

Yazar: elif şafak
Bundan uzun zaman önceydi. Bir roman düştü gönlüme. Aşk Şeriatı. Yazmaya cesaret edemedim. Dilim lal oldu, kalemimin ucu kör. Kırk fırın ekmek yemeye yolladım kendimi. Dünyayı dolaştım. İnsanlar tanıdım, hikâyeler topladım. Üzerinden çok bahar geçti. Fırınlarda ekmek kalmadı; ben hâlâ ham, hâlâ aşkta bir çocuk gibi toy...Hamuş derdi Mevlana kendine. Yani Suskun. Düşündün mü hiç bir şairin, hem de…

Yazar: elif şafak
Bundan uzun zaman önceydi. Bir roman düştü gönlüme. Aşk Şeriatı. Yazmaya cesaret edemedim. Dilim lal oldu, kalemimin ucu kör. Kırk fırın ekmek yemeye yolladım kendimi. Dünyayı dolaştım. İnsanlar tanıdım, hikâyeler topladım. Üzerinden çok bahar geçti. Fırınlarda ekmek kalmadı; ben hâlâ ham, hâlâ aşkta bir çocuk gibi toy...Hamuş derdi Mevlana kendine. Yani Suskun. Düşündün mü hiç bir şairin, hem de…
9/10Kesinlikle okunması gereken kitaplardan. iki kez okudum ikisinde de aldığım tat farklıydı. Şimdiki zamanla geçmişin harika kombinesi.Zamanlar arasında kayboluyorsunuz. AŞK' ın asıl anlamını anlıyorsunuz..

Yazar: elif şafak
Bundan uzun zaman önceydi. Bir roman düştü gönlüme. Aşk Şeriatı. Yazmaya cesaret edemedim. Dilim lal oldu, kalemimin ucu kör. Kırk fırın ekmek yemeye yolladım kendimi. Dünyayı dolaştım. İnsanlar tanıdım, hikâyeler topladım. Üzerinden çok bahar geçti. Fırınlarda ekmek kalmadı; ben hâlâ ham, hâlâ aşkta bir çocuk gibi toy...Hamuş derdi Mevlana kendine. Yani Suskun. Düşündün mü hiç bir şairin, hem de…

Yazar: şefik can
Şefik Can tasavvuf Bu kitap, gönül ehli olanlara, Allah yolunda yürüyenlere, manevi ve rühani hayatı yaşayanlara, susup herşeye dikkat eden nür ehline, bedende yaşadıkları halde, rühen namevcud olanlara, yırtık pırtık elbiseler içinde padişahların ta kendisi olanlara, fazilet ve hidayet nürları ile dolu olanlara, ve halk arasında adsız, sansız dolaşan gerçek asilzadeler için Allah ın bir lütfudur…

Yazar: elif şafak
Bundan uzun zaman önceydi. Bir roman düştü gönlüme. Aşk Şeriatı. Yazmaya cesaret edemedim. Dilim lal oldu, kalemimin ucu kör. Kırk fırın ekmek yemeye yolladım kendimi. Dünyayı dolaştım. İnsanlar tanıdım, hikâyeler topladım. Üzerinden çok bahar geçti. Fırınlarda ekmek kalmadı; ben hâlâ ham, hâlâ aşkta bir çocuk gibi toy...Hamuş derdi Mevlana kendine. Yani Suskun. Düşündün mü hiç bir şairin, hem de…

Yazar: elif şafak
Bundan uzun zaman önceydi. Bir roman düştü gönlüme. Aşk Şeriatı. Yazmaya cesaret edemedim. Dilim lal oldu, kalemimin ucu kör. Kırk fırın ekmek yemeye yolladım kendimi. Dünyayı dolaştım. İnsanlar tanıdım, hikâyeler topladım. Üzerinden çok bahar geçti. Fırınlarda ekmek kalmadı; ben hâlâ ham, hâlâ aşkta bir çocuk gibi toy...Hamuş derdi Mevlana kendine. Yani Suskun. Düşündün mü hiç bir şairin, hem de…

Yazar: şefik can
Şefik Can tasavvuf Bu kitap, gönül ehli olanlara, Allah yolunda yürüyenlere, manevi ve rühani hayatı yaşayanlara, susup herşeye dikkat eden nür ehline, bedende yaşadıkları halde, rühen namevcud olanlara, yırtık pırtık elbiseler içinde padişahların ta kendisi olanlara, fazilet ve hidayet nürları ile dolu olanlara, ve halk arasında adsız, sansız dolaşan gerçek asilzadeler için Allah ın bir lütfudur…

Yazar: elif şafak
Bundan uzun zaman önceydi. Bir roman düştü gönlüme. Aşk Şeriatı. Yazmaya cesaret edemedim. Dilim lal oldu, kalemimin ucu kör. Kırk fırın ekmek yemeye yolladım kendimi. Dünyayı dolaştım. İnsanlar tanıdım, hikâyeler topladım. Üzerinden çok bahar geçti. Fırınlarda ekmek kalmadı; ben hâlâ ham, hâlâ aşkta bir çocuk gibi toy...Hamuş derdi Mevlana kendine. Yani Suskun. Düşündün mü hiç bir şairin, hem de…

Yazar: elif şafak
Bundan uzun zaman önceydi. Bir roman düştü gönlüme. Aşk Şeriatı. Yazmaya cesaret edemedim. Dilim lal oldu, kalemimin ucu kör. Kırk fırın ekmek yemeye yolladım kendimi. Dünyayı dolaştım. İnsanlar tanıdım, hikâyeler topladım. Üzerinden çok bahar geçti. Fırınlarda ekmek kalmadı; ben hâlâ ham, hâlâ aşkta bir çocuk gibi toy...Hamuş derdi Mevlana kendine. Yani Suskun. Düşündün mü hiç bir şairin, hem de…

Yazar: haruki murakami
Haruki Murakami’den bir tutku olarak koşmak ve bu tutkuyla terbiye edilen yazma eylemi üzerine eşsiz bir metin... Murakami Bey, insan sizin gibi sağlıklı bir yaşam sürünce zamanla roman yazamaz hale gelmez mi? Arada sırada insanlar bu soruyu sorar bana. Roman yazmak, sağlıksız bir eylem; yazar olan kişi de sağlıklı olmak dediğimiz çemberden uzak bir yerde, mümkün olduğunca sağlıklı deneme…
7/10
Yazar: haruki murakami
Haruki Murakami’den bir tutku olarak koşmak ve bu tutkuyla terbiye edilen yazma eylemi üzerine eşsiz bir metin... Murakami Bey, insan sizin gibi sağlıklı bir yaşam sürünce zamanla roman yazamaz hale gelmez mi? Arada sırada insanlar bu soruyu sorar bana. Roman yazmak, sağlıksız bir eylem; yazar olan kişi de sağlıklı olmak dediğimiz çemberden uzak bir yerde, mümkün olduğunca sağlıklı deneme…

Yazar: haruki murakami
Haruki Murakami’den bir tutku olarak koşmak ve bu tutkuyla terbiye edilen yazma eylemi üzerine eşsiz bir metin... Murakami Bey, insan sizin gibi sağlıklı bir yaşam sürünce zamanla roman yazamaz hale gelmez mi? Arada sırada insanlar bu soruyu sorar bana. Roman yazmak, sağlıksız bir eylem; yazar olan kişi de sağlıklı olmak dediğimiz çemberden uzak bir yerde, mümkün olduğunca sağlıklı deneme…

Yazar: harun tokak
Hazreti Adem, Hazreti Yakub, Hazreti Yusuf, Hazreti Fatıma ve Zeynü'l Abidin... Bu beş insan, tarihte herkesten çok ağlamıştır. Hazreti Adem, cennetten çıkarıldıktan sonra o kadar çok ağladı ki gözyaşları yüzünde iz bıraktı. Hazreti Yakub, oğlu Yusuf'a o kadar ağladı ki, gözlerini kaybetti. Bu yüzden Hazreti Yakub'a şöyle dediler: "Ey Yakub! Sen o kadar Yusuf'u düşünüp…