Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: jostein gaarder
15. yaş gününü kutlamaya hazırlanan Sofie, posta kutusunda, Kimsin sen? yazılı bir kağıt bulur. Bu soruyu, diğer sorular ve günümüze kadar uzanan bir felsefe kursu takip eder. Kendine has kurgusu ve şaşırtmacalarıyla, Jostein Gaarder, 15 yaş ve üstü gençlere sadece kuru bir felsefe tarihi sunmak değil, aynı zamanda hayatı anlamaya yönelik sorular sormanın yollarını açar. Çağımız bölümünde şöy…

Yazar: hakan bıçakcı
İkinci kahvem gelince kulaklıkları cebimden çıkartıp Cerene uzattım. İki beyaz kordonun ucuna bağlı minik hoparlörleri eline aldı. En hayati iki iç organımı dışarı doğru çekip uzatmıştı sanki. Beyaz kordonlar, sinirlerimle birlikte gerilirken gülümsedi. Bu gülümseme, Cerenin cephaneliğindeki en etkili siilahtı.Ne bu?Benim bestem. İki tane. Stüdyoda kaydettik. Albüm çıkartmaya hazırlanıyoruz.Steto…
7/10DİKKAT! Tam olarak spoiler içermese de içeriyor gibi de olabilir! Kitapta karanlık bir hava var belki de sıkıntılı bir dönemde okuduğum için böyle geldi. Ama akıcı. Okumak isteyenlere tavsiye ederim ama illa okuyun diyemem. Bu okuduğum 2. hakan bıçakçı kitabı ikisinde de kitapta bir son bulamadım

Yazar: hakan bıçakcı
İkinci kahvem gelince kulaklıkları cebimden çıkartıp Cerene uzattım. İki beyaz kordonun ucuna bağlı minik hoparlörleri eline aldı. En hayati iki iç organımı dışarı doğru çekip uzatmıştı sanki. Beyaz kordonlar, sinirlerimle birlikte gerilirken gülümsedi. Bu gülümseme, Cerenin cephaneliğindeki en etkili siilahtı.Ne bu?Benim bestem. İki tane. Stüdyoda kaydettik. Albüm çıkartmaya hazırlanıyoruz.Steto…

Yazar: hakan bıçakcı
İkinci kahvem gelince kulaklıkları cebimden çıkartıp Cerene uzattım. İki beyaz kordonun ucuna bağlı minik hoparlörleri eline aldı. En hayati iki iç organımı dışarı doğru çekip uzatmıştı sanki. Beyaz kordonlar, sinirlerimle birlikte gerilirken gülümsedi. Bu gülümseme, Cerenin cephaneliğindeki en etkili siilahtı.Ne bu?Benim bestem. İki tane. Stüdyoda kaydettik. Albüm çıkartmaya hazırlanıyoruz.Steto…

Yazar: hakan bıçakcı
İkinci kahvem gelince kulaklıkları cebimden çıkartıp Cerene uzattım. İki beyaz kordonun ucuna bağlı minik hoparlörleri eline aldı. En hayati iki iç organımı dışarı doğru çekip uzatmıştı sanki. Beyaz kordonlar, sinirlerimle birlikte gerilirken gülümsedi. Bu gülümseme, Cerenin cephaneliğindeki en etkili siilahtı.Ne bu?Benim bestem. İki tane. Stüdyoda kaydettik. Albüm çıkartmaya hazırlanıyoruz.Steto…

Yazar: iskender pala
Her romanıyla yüzbinlerce okurun kalbini fetheden İskender Pala, yeni romanı Efsane — Bir ”Barbaros” Romanı ile bir kez daha okurlarını selamlıyor!.. Efsaneler bazen denizden, Bazen aşktan ve ateşten gelirler. Aşktan ve ateşten ve denizden gelenler, Bazen ışık olurlar ve bütün zamanı aydınlatırlar. Efsane kurmak kadar, efsaneyi yazmak da efsaneye dâhildir. Bir çağı haritalarda bulamazsını…
9/10Okuduğum ilk iskender pala kitabı, genel olarak güzeldi. Denizciliğe ilgili olduğum için özellikle hırız reyis bölümlerini beğenerek okudum.

Yazar: iskender pala
Her romanıyla yüzbinlerce okurun kalbini fetheden İskender Pala, yeni romanı Efsane — Bir ”Barbaros” Romanı ile bir kez daha okurlarını selamlıyor!.. Efsaneler bazen denizden, Bazen aşktan ve ateşten gelirler. Aşktan ve ateşten ve denizden gelenler, Bazen ışık olurlar ve bütün zamanı aydınlatırlar. Efsane kurmak kadar, efsaneyi yazmak da efsaneye dâhildir. Bir çağı haritalarda bulamazsını…

Yazar: iskender pala
Her romanıyla yüzbinlerce okurun kalbini fetheden İskender Pala, yeni romanı Efsane — Bir ”Barbaros” Romanı ile bir kez daha okurlarını selamlıyor!.. Efsaneler bazen denizden, Bazen aşktan ve ateşten gelirler. Aşktan ve ateşten ve denizden gelenler, Bazen ışık olurlar ve bütün zamanı aydınlatırlar. Efsane kurmak kadar, efsaneyi yazmak da efsaneye dâhildir. Bir çağı haritalarda bulamazsını…

Yazar: ihsan oktay anar, ilban ertem
Yeniçeriler kapıyı zorlarken Uzun İhsan Efendi hâlâ malûm konuyu düşünüyor, fakat işin içinden bir türlü çıkamıyordu... Rendekâr doğru mu söylüyor? Düşünüyorum, öyleyse varım. Oldukça makûl. Fakat bundan tam tersi bir sonuç, varolmadığım, bir düş olduğum sonucu da çıkar: Düşünen bir adamı düşünüyorum. Düşündüğümü bildiğim için, düşlediğim bu adamın da varolduğunu biliyorum. Böylece o da benim kad…
10/10
Yazar: ihsan oktay anar, ilban ertem
Yeniçeriler kapıyı zorlarken Uzun İhsan Efendi hâlâ malûm konuyu düşünüyor, fakat işin içinden bir türlü çıkamıyordu... Rendekâr doğru mu söylüyor? Düşünüyorum, öyleyse varım. Oldukça makûl. Fakat bundan tam tersi bir sonuç, varolmadığım, bir düş olduğum sonucu da çıkar: Düşünen bir adamı düşünüyorum. Düşündüğümü bildiğim için, düşlediğim bu adamın da varolduğunu biliyorum. Böylece o da benim kad…

Yazar: ihsan oktay anar, ilban ertem
Yeniçeriler kapıyı zorlarken Uzun İhsan Efendi hâlâ malûm konuyu düşünüyor, fakat işin içinden bir türlü çıkamıyordu... Rendekâr doğru mu söylüyor? Düşünüyorum, öyleyse varım. Oldukça makûl. Fakat bundan tam tersi bir sonuç, varolmadığım, bir düş olduğum sonucu da çıkar: Düşünen bir adamı düşünüyorum. Düşündüğümü bildiğim için, düşlediğim bu adamın da varolduğunu biliyorum. Böylece o da benim kad…

Yazar: ihsan oktay anar, ilban ertem
Yeniçeriler kapıyı zorlarken Uzun İhsan Efendi hâlâ malûm konuyu düşünüyor, fakat işin içinden bir türlü çıkamıyordu... Rendekâr doğru mu söylüyor? Düşünüyorum, öyleyse varım. Oldukça makûl. Fakat bundan tam tersi bir sonuç, varolmadığım, bir düş olduğum sonucu da çıkar: Düşünen bir adamı düşünüyorum. Düşündüğümü bildiğim için, düşlediğim bu adamın da varolduğunu biliyorum. Böylece o da benim kad…

Yazar: johann wolfgang von goethe, çeviren: mahmure kahraman
Tanıtım Yazısı: Evrensel boyutlara ulaşmış ünüyle bugün dünya edebiyatının en büyük yazarlarından biri sayılan Goethe, henüz yirmi beş yaşındayken yazdığı Genç Werther'in Acıları'nda, kısa bir süre önce Charlotte adlı genç bir kadınla yaşadığı mutsuz ilişkiden yola çıkmıştı. Edebiyat dünyasına, karşılıksız aşkıyla intihara sürüklenen "Romantik kahraman"ı armağan eden bu büyül…

Yazar: milan kundera
Ne yapacağını bilemeden bir avlunun karşı tarafındaki duvara dalıp gitmek; bir aşk anında karnındaki inatçı gurultuya kulak vermek; ihanet etmek; ihanetin göz kamaştırıcı yolunu terk ederek gücü kendinde bulamamak; Büyük Yürüyüş´te kalabalıklarla birlikte yumruğunu havaya kaldırmak; gizlenmiş mikrofonlar önünde espri gösterisi yapmak- bu durumların hepsini tanıdım, hepsini yaşadım... Romanlarımda…

Yazar: thomas mann
Bu anlatılan, savaşçı bir aileden çoban Sumatranın kızı, harika kalçalı Sita ile iki kocasının hikayesidir. Hikaye felaket dehşetli ve bir o kadar da şaşırtıcıdır. Dinleyenlerin, hikayeyi anlatanın dayanıklılığını kendilerine örnek almaları istenir, çünkü böyle bir hikayeyi anlatmak, dinlemekten çok daha fazla cesaret ister. İki genç arasındaki dostluk ilişkisi, bir diğerinin ötekine göz koyd…
9/10
Yazar: thomas mann
Bu anlatılan, savaşçı bir aileden çoban Sumatranın kızı, harika kalçalı Sita ile iki kocasının hikayesidir. Hikaye felaket dehşetli ve bir o kadar da şaşırtıcıdır. Dinleyenlerin, hikayeyi anlatanın dayanıklılığını kendilerine örnek almaları istenir, çünkü böyle bir hikayeyi anlatmak, dinlemekten çok daha fazla cesaret ister. İki genç arasındaki dostluk ilişkisi, bir diğerinin ötekine göz koyd…

Yazar: thomas mann
Bu anlatılan, savaşçı bir aileden çoban Sumatranın kızı, harika kalçalı Sita ile iki kocasının hikayesidir. Hikaye felaket dehşetli ve bir o kadar da şaşırtıcıdır. Dinleyenlerin, hikayeyi anlatanın dayanıklılığını kendilerine örnek almaları istenir, çünkü böyle bir hikayeyi anlatmak, dinlemekten çok daha fazla cesaret ister. İki genç arasındaki dostluk ilişkisi, bir diğerinin ötekine göz koyd…

Yazar: gökdemir ihsan
Raymond Queneau, bir ekşisözlük yazarına göre “süper laf oyunları yapan bir Fransız,” wikipedia’ya göre Fransız edebiyatındaki Oulipo akımının kurucularından biri, Türkiyeli okurların ise pek ilgisini çekmeyen bir yazar. Çoğu kalın kabuğun altında paha biçilmez bir bereket olması gibi, Queneau’nun metinleri de bu coğrafyada, uzun süredir kabuklarının kırılmasını bekliyor. Bu girişimlerden ilki…
10/10Çok ilginç bir kitap. Gerçekten ilginç. Çok farklı hikayelerden oluşuyor kimi zaman denemeye kayıyor. Bazen ne anlatıyor lan bu diyorsunuz ama kesinlikle tavsiye ediyorum.

Yazar: gökdemir ihsan
Raymond Queneau, bir ekşisözlük yazarına göre “süper laf oyunları yapan bir Fransız,” wikipedia’ya göre Fransız edebiyatındaki Oulipo akımının kurucularından biri, Türkiyeli okurların ise pek ilgisini çekmeyen bir yazar. Çoğu kalın kabuğun altında paha biçilmez bir bereket olması gibi, Queneau’nun metinleri de bu coğrafyada, uzun süredir kabuklarının kırılmasını bekliyor. Bu girişimlerden ilki…

Yazar: gökdemir ihsan
Raymond Queneau, bir ekşisözlük yazarına göre “süper laf oyunları yapan bir Fransız,” wikipedia’ya göre Fransız edebiyatındaki Oulipo akımının kurucularından biri, Türkiyeli okurların ise pek ilgisini çekmeyen bir yazar. Çoğu kalın kabuğun altında paha biçilmez bir bereket olması gibi, Queneau’nun metinleri de bu coğrafyada, uzun süredir kabuklarının kırılmasını bekliyor. Bu girişimlerden ilki…

Yazar: gökdemir ihsan
Raymond Queneau, bir ekşisözlük yazarına göre “süper laf oyunları yapan bir Fransız,” wikipedia’ya göre Fransız edebiyatındaki Oulipo akımının kurucularından biri, Türkiyeli okurların ise pek ilgisini çekmeyen bir yazar. Çoğu kalın kabuğun altında paha biçilmez bir bereket olması gibi, Queneau’nun metinleri de bu coğrafyada, uzun süredir kabuklarının kırılmasını bekliyor. Bu girişimlerden ilki…

Yazar: gökdemir ihsan
Raymond Queneau, bir ekşisözlük yazarına göre “süper laf oyunları yapan bir Fransız,” wikipedia’ya göre Fransız edebiyatındaki Oulipo akımının kurucularından biri, Türkiyeli okurların ise pek ilgisini çekmeyen bir yazar. Çoğu kalın kabuğun altında paha biçilmez bir bereket olması gibi, Queneau’nun metinleri de bu coğrafyada, uzun süredir kabuklarının kırılmasını bekliyor. Bu girişimlerden ilki…


