
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: sigmund freud
“İleriki sayfalarda anlatılan küçücük bir hastaya ait hastalık ve tedavi hikâyesi aslında benim gözlemlerime dayanmıyor. Tedavi planını bütünüyle ben yürüttüm ve çocukla bir kez yüz yüze konuştum, ama tedaviyi aslen çocuğun babası gerçekleştirdi ve kendisine, aldığı notları yayımlamama izin verdiği için teşekkür borçluyum. Babanın yaptıkları bununla bitmiyor. Söylemek istediğim, bir çocuğu babası…

Yazar: peternelle van arsdale
Babaları tarafından terk edilmiş iki kız kardeş yavaş yavaş yemeklerden tat almamaya başlar. Aç oldukları şey başkadır. İnsan ruhunun özlemini çekerler. İnsanların korkularının, endişelerinin kokusuyla beslenirler. Artık birer ruh yiyiciye dönüşmüşlerdir. Bütün ruhlar onlar için eşsiz bir ziyafettir. Çocuklarınki hariç… Alys ise yedi yaşında bir kız çocuğudur. Ruh yiyiciler köyüne saldırdıktan…

Yazar: gaston leroux
Gaston Leroux 1868de Pariste doğmuştur. Bir gazeteci olması dolayısıyla macera dolu bir yaşam sürmüştür. Kuzey ve Doğu Avrupa ülkelerini gezmiş, Arap kılığında Kuzey Afrikayı dolaşmıştır. 1907 yılında yayınlanan Sarı Odanın Esrarı en ünlü polisiye romanıdır. Ayrıca Operadaki Hayalet adlı romanı da 1911 yılında yayınlanmıştır. Gaston Leroux 1927de Nicete ölmüştür.Hayatlarını bilime adamış olan Pro…


Yazar: anton çehov
Anton Çehov'un henüz 24 yaşındayken yazmaya başlayıp "Antoşa Çehonte" takma adıyla yayımladığı Avda Trajedi yazarın tek romanıdır. On dokuzuncu yüzyılda Rusya taşrasında işlenen bir cinayetin iki anlatıcının ağzından aktarıldığı roman, polisiye türünün yenilikçi bir örneğidir. Eleştirmenler tarafından olgun Çehov'u öne çıkaran dikkat çekici bir çalışma olarak değerlendirilmişt…

Yazar: hüseyin rahmi gürpınar
Şadan Bey’in çapkınlıklarından usanan ailesi onu alelacele evlendirir ve kendisinden entelektüel bakımdan üstün olan karısının köşküne içgüveyi verir. Şadan Bey evlenmiştir, ancak çapkınlıktan vazgeçmez. “Karımı Nasıl Aldattım” başlığıyla açılan roman, adeta gönül ilişkileri resmi geçidine dönerek okuru, hatta Şadan Bey’i bile şaşırtmayı başarıyor. Hüseyin Rahmi Gürpınar, genel toplumsal ahlakı i…

Yazar: anatole france
ANATOLE FRANCE (1844-1924) yılları arasında yaşamış kitapsever bir babanın oğluydu. Franceı yaşadığı zamana döndürmeye Dreyfus Davası zorladı. O zamanlar elli yaşlarında olan yazar, bir gençlik çoşkusuyla kendini bu davaya verdi. Penguenler Adasını 1908 yılında yazdı. Bir siyasi düş niteliğinde olan Penguenler Adası Franceın en önemli yapıtlarından biridir. France, bu tarihlerden başlayarak siyas…

Yazar: laurence sterne
Geçen yüzyılda Dostoyevski, Rus edebiyat geleneğinin içindeki yazarlık çizgisini vurgulamak amacıyla Hepimiz Gogolun paltosundan çıktık! demişti. Bizler de yirminci yüzyılda onun bu nükteli deyişine benzer bir analoji kurmaya kalkışarak şöyle diyebiliriz belki; Bütün modern edebiyat Laurence Sterneün cübbesinden çıkmıştır! Evet, deyim yerindeyse bütün modern edebiyat bu cübbeden çıkmıştır. Çünkü…

Yazar: anatole france
ANATOLE FRANCE (1844-1924) yılları arasında yaşamış kitapsever bir babanın oğluydu. Franceı yaşadığı zamana döndürmeye Dreyfus Davası zorladı. O zamanlar elli yaşlarında olan yazar, bir gençlik çoşkusuyla kendini bu davaya verdi. Penguenler Adasını 1908 yılında yazdı. Bir siyasi düş niteliğinde olan Penguenler Adası Franceın en önemli yapıtlarından biridir. France, bu tarihlerden başlayarak siyas…

Yazar: laurence sterne
Geçen yüzyılda Dostoyevski, Rus edebiyat geleneğinin içindeki yazarlık çizgisini vurgulamak amacıyla Hepimiz Gogolun paltosundan çıktık! demişti. Bizler de yirminci yüzyılda onun bu nükteli deyişine benzer bir analoji kurmaya kalkışarak şöyle diyebiliriz belki; Bütün modern edebiyat Laurence Sterneün cübbesinden çıkmıştır! Evet, deyim yerindeyse bütün modern edebiyat bu cübbeden çıkmıştır. Çünkü…

Yazar: anatole france
ANATOLE FRANCE (1844-1924) yılları arasında yaşamış kitapsever bir babanın oğluydu. Franceı yaşadığı zamana döndürmeye Dreyfus Davası zorladı. O zamanlar elli yaşlarında olan yazar, bir gençlik çoşkusuyla kendini bu davaya verdi. Penguenler Adasını 1908 yılında yazdı. Bir siyasi düş niteliğinde olan Penguenler Adası Franceın en önemli yapıtlarından biridir. France, bu tarihlerden başlayarak siyas…

Yazar: anatole france
ANATOLE FRANCE (1844-1924) yılları arasında yaşamış kitapsever bir babanın oğluydu. Franceı yaşadığı zamana döndürmeye Dreyfus Davası zorladı. O zamanlar elli yaşlarında olan yazar, bir gençlik çoşkusuyla kendini bu davaya verdi. Penguenler Adasını 1908 yılında yazdı. Bir siyasi düş niteliğinde olan Penguenler Adası Franceın en önemli yapıtlarından biridir. France, bu tarihlerden başlayarak siyas…

Yazar: anatole france
ANATOLE FRANCE (1844-1924) yılları arasında yaşamış kitapsever bir babanın oğluydu. Franceı yaşadığı zamana döndürmeye Dreyfus Davası zorladı. O zamanlar elli yaşlarında olan yazar, bir gençlik çoşkusuyla kendini bu davaya verdi. Penguenler Adasını 1908 yılında yazdı. Bir siyasi düş niteliğinde olan Penguenler Adası Franceın en önemli yapıtlarından biridir. France, bu tarihlerden başlayarak siyas…

Yazar: dede korkut
Dede Korkut (tahmini olarak IX-XI. yüzyıl): Oğuzların Bayat boyundan, yarı efsanevi bir bilge ve kendi adını taşıyan destansı hikâyelerin anlatıcısıdır. Hakkındaki bilgiler büyük ölçüde rivayetlere ve Dede Korkut Hikâyeleri’nde yer alan ifadelere dayanır. Hikâyelerinde Oğuzların geleneklerini, yaşantılarını ve çeşitli olaylar karşısındaki tutumunu anlatan Dede Korkut ozanlar piri olarak nitelenmi…

Yazar: laurence sterne
Geçen yüzyılda Dostoyevski, Rus edebiyat geleneğinin içindeki yazarlık çizgisini vurgulamak amacıyla Hepimiz Gogolun paltosundan çıktık! demişti. Bizler de yirminci yüzyılda onun bu nükteli deyişine benzer bir analoji kurmaya kalkışarak şöyle diyebiliriz belki; Bütün modern edebiyat Laurence Sterneün cübbesinden çıkmıştır! Evet, deyim yerindeyse bütün modern edebiyat bu cübbeden çıkmıştır. Çünkü…

Yazar: dede korkut
Dede Korkut (tahmini olarak IX-XI. yüzyıl): Oğuzların Bayat boyundan, yarı efsanevi bir bilge ve kendi adını taşıyan destansı hikâyelerin anlatıcısıdır. Hakkındaki bilgiler büyük ölçüde rivayetlere ve Dede Korkut Hikâyeleri’nde yer alan ifadelere dayanır. Hikâyelerinde Oğuzların geleneklerini, yaşantılarını ve çeşitli olaylar karşısındaki tutumunu anlatan Dede Korkut ozanlar piri olarak nitelenmi…

Yazar: virginia woolf
Kocaman bir kurdele gibi uzanan Oxford Caddesinin allı pullu, şatafatlı halinin kendine özgü bir büyüsü vardır. Cadde, çakıl taşlarıyla dolu ve taşlarını sürekli olarak parlak bir akıntının yıkadığı bir ırmak yatağı gibidir. Her şey pırıl pırıl yanıp söner. İlkbaharın ilk günü, cıvıl cıvıl lâle, menekşe ve nergis katmanlarından oluşan fırfırlarla süslenmiş çiçek arabaları çıkar ortaya. Trafiğin g…

Yazar: virginia woolf
Kocaman bir kurdele gibi uzanan Oxford Caddesinin allı pullu, şatafatlı halinin kendine özgü bir büyüsü vardır. Cadde, çakıl taşlarıyla dolu ve taşlarını sürekli olarak parlak bir akıntının yıkadığı bir ırmak yatağı gibidir. Her şey pırıl pırıl yanıp söner. İlkbaharın ilk günü, cıvıl cıvıl lâle, menekşe ve nergis katmanlarından oluşan fırfırlarla süslenmiş çiçek arabaları çıkar ortaya. Trafiğin g…

Yazar: dede korkut
Dede Korkut (tahmini olarak IX-XI. yüzyıl): Oğuzların Bayat boyundan, yarı efsanevi bir bilge ve kendi adını taşıyan destansı hikâyelerin anlatıcısıdır. Hakkındaki bilgiler büyük ölçüde rivayetlere ve Dede Korkut Hikâyeleri’nde yer alan ifadelere dayanır. Hikâyelerinde Oğuzların geleneklerini, yaşantılarını ve çeşitli olaylar karşısındaki tutumunu anlatan Dede Korkut ozanlar piri olarak nitelenmi…

Yazar: virginia woolf
Kocaman bir kurdele gibi uzanan Oxford Caddesinin allı pullu, şatafatlı halinin kendine özgü bir büyüsü vardır. Cadde, çakıl taşlarıyla dolu ve taşlarını sürekli olarak parlak bir akıntının yıkadığı bir ırmak yatağı gibidir. Her şey pırıl pırıl yanıp söner. İlkbaharın ilk günü, cıvıl cıvıl lâle, menekşe ve nergis katmanlarından oluşan fırfırlarla süslenmiş çiçek arabaları çıkar ortaya. Trafiğin g…

Yazar: elizabeth gaskell
Cranford'da Gaskell, bekâr ve orta yaşlı iki kadının, Miss Deborah ve Miss Matty'nin serüvenleri üzerinden taşra yaşamına dair minimalist portreler sunuyor. Kadınlar arasındaki arkadaşlıklar ve alışkanlıkların dekoru olan Cranford, adab-ı muaşeret ve gelenek üzerine satirik bir anlatı olduğu kadar ironi ve mizah, ölüm ve trajedinin eşzamanlı yürürlükte olduğu bir insanlık sahnesi teşkil…

Yazar: elizabeth gaskell
Cranford'da Gaskell, bekâr ve orta yaşlı iki kadının, Miss Deborah ve Miss Matty'nin serüvenleri üzerinden taşra yaşamına dair minimalist portreler sunuyor. Kadınlar arasındaki arkadaşlıklar ve alışkanlıkların dekoru olan Cranford, adab-ı muaşeret ve gelenek üzerine satirik bir anlatı olduğu kadar ironi ve mizah, ölüm ve trajedinin eşzamanlı yürürlükte olduğu bir insanlık sahnesi teşkil…

Yazar: yusuf has hacib
Türk-İslam fikir ve sanat hayatının en eski örneklerinden biri olan Kutadgu Bilig Türk dili ve edebiyatının olduğu kadar Türk kültür tarihinin de XI. yüzyıldan bugüne kadar etkisini sürdürmüş en muazzam eserlerinden biridir. Bu eser Türklerin özellikle bugün üyesi oldukları kültür çevresine giriş devrini içeren bir zaman diliminde yazıldığı için dünya görüşlerini, değer yargılarını ve karşılaştık…
