Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: lev nikolayeviç tolstoy, helen edmundson
Acaba beni cezalandırmak için babasryfa işbirliği yapması mümkün olabilir mi? Bana acımayabilir mi? diye düşündü. Bunları düşünürken kendini tutamayıp ağlamaya başladı. Gözyaşlarını göstermemek için hemen ayağa kalktı ve koşarcasına taraçaya çıktı. Artık düşünürken zihni zorlanıyordu. Benliğinin ikiye ayrıldığını hissedip kendi kendine, Şimdi düşünmemeliyim, düşünmemeliyim, dedi. Bir yere gitmeli…

Yazar: lev nikolayeviç tolstoy
Tolstoy Aile Mutluluğunu 1859da yazdı. Hikâyenin en önemli kaynağı, 1856da Valeria Arseneva isimli zengin ve yetim bir kızla yaşadığı ve kendi kararıyla sona eren aşk ilişkisiydi. Tolstoy yazıp bitirdikten sonra hikâyeyi zayıf, değersiz ve anlamsız bularak yayımlamaktan vazgeçti, ama arkadaşları ve yayıncısı tam tersini düşünüyordu. Onlara göre Aile Mutluluğu hayranlık uyandırıcı, yetenekle dolu…

Yazar: victor hugo, rina mehyo
Bir İdam Mahkumunun Son Günü, dünya edebiyatının ölümsüzlerinden Victor Hugonun (1802-1885) yirmi altı yaşında yazdığı bir gençlik eseridir. Victor Hugonun içerik olarak bu romandaki amacı çok yalın, çok açık: İdam cezasının hem trajik, hem de saçma yanını göstermek. Onun büyüklüğünde, onun dehasında bir yazar için böyle bir tezi insani ve etik boyutlarıyla sergileyerek kanıtlamak hiç de güç deği…

Yazar: oscar wilde
Gerçek miydi? Portre gerçekten değişmiş miydi? Yahut sadece kendi muhayyilesi mi neşeli bir bakışı şeytanca bir bakış olarak görmesine neden olmuştu? Boyanmış bir tablo gerçekten değişebilir miydi? Böyle bir şey saçmaydı. Bu, bir gün Basile anlatılacak bir hikâyeydi.Çok yakışlıklı bir genç olan Dorian Gray, ressam Basil Hallward tarafından çizilen portresinden o kadarnir ki geçen günler taze bede…

Yazar: defne duman
Metropol erkeği, psikiyatr Görkemi hiç bilmediği duygularla, kavramlarla tanıştıran dört kadının hikayesi... Her biri farklı bir hayatın, farklı bir bölgenin içinden gelen, birbirlerini hiç görmemiş dört kadının sanal ortamda kesişen yolları... Acılar, umutlar, mutluluklar, aldatmalar, aldanmalar, yalanlar, gerçekler... Tüm bu sıradanlıkların içinde gizli dostluk. Defne Dumanın Sevgi Hep Siyah Ka…

Yazar: aleksandr sergeyeviç puşkin
18.Yüzyıl Çarlık Rusyasının çalkantılı döneminde geçen roman, orduya katılan taşralı asilzade ile kale komutanının kızı arasındaki aşkı konu alır. Ünlü isyancı Pugaçev'in önderliğinde 1773'te patlak veren köylü ayaklanması sırasında yaşananlar, usta yazarın yalın ve cesur anlatımıyla okura ulaştırılır. Puşkin'in başyapıtı olarak kabul edilen Yevgeniy Onegin'den sonra gelen en…

Yazar: altay martı
Altay Martı, tanıklıklarından, birikimlerinden yola çıkarak yazdığı denemelerinde, kent hayatını, bu hayatın neden olduğu yabancılaşmanın birey üzerindeki etkilerini, 12 Eylül sürecinin ezmeye çalıştığı kuşağın bugününe ilişkin gözlemlerini anlatıyor.

Yazar: lev nikolayeviç tolstoy, hüseyin karaca
Tolstoy İvan İlyiçin Ölümü, Kreutzer Sonat, Şeytan gibi eserlerinde olduğu gibi, bu uzun öyküsünde de hayata direnmenin manevi kaynağını arıyor. Feodal ilişkilerin gitgide çözüldüğü, tüm toplumsal katmanların bir altüst oluş yaşadığı Çarlık Rusyasında, yoksulluk ve baskı altında ezilen insanın, Tanrının verdiği sevgi için yaşaması gerektiğini hatırlatan Tolstoy, kutsal kitaplarda sıkça rastlanan…
Yazar: thomas more, mîna urgan
(Mîna Urgan’ın İncelemesiyle) Thomas More (1478-1535): Yargıçlığı boyunca dürüstlüğü ve haktanırlığıyla sivrilen ve Platon gibi bir anlamda bu yüzden ölüme mahkum edilen bir 16. yüzyıl yazarıdır. Günümüzden yaklaşık beşyüz yıl önce yayınlanan Utopia’da (1516) ise More, denebilirse, çizdiği “yeryüzü cenneti” ile bugün de kaynak gösterilen bir “toplumsal mutluluk” örneği sunmaktadır. Utopia, Has…

Yazar: süleyman tevfik
Sözlerin olgununu, olgun insanlar söyler. Elinizdeki eser de olgun ve dolgun sözlerden oluşan bir demet. Bu da Tutinname gibi, Şarkın esrarengiz dünyasına ışık tutmakta, akşam başlayıp sabaha kadar devam eden hikayelerle okuyanlara nasihat çiçekleri koklatmaktadır.Tutinnamede hikayenin kahramanı erkek. Banu Cihanda ise kadındır. Zaten hikaye de dahil, bütün bir edebiyat ve tarih dünyasının temeli…

Yazar: güzide sabri aygün
Güzide Sabri, kelimenin tam manâsıyla bir kalem âşığıdır. Rahat ve çok yazabilmek için. tazimle sevdiği eşinin dahi uyumasını bekleyerek, gaz lambasının ışığı altında sabahlara kadar yazar. Ne parayı, ne mülkü sevdiğini, yalnızca kendi sebepsiz ızdıraplarını dinlemek, başkalarının felâketlerini ruhunda canlandırmak için yazdığını ifade eder. Güzide Sabri, kadınlara ait meseleleri kadınların daha…

Yazar: richard bach
Durgun denizin minik dalgacıkları üzerinde, güneşin altın gibi ışıldadığı pırıl pırıl bir sabahtı. Sahilden bir mil uzaklıkta, denizi kucaklarcasına ilerleyen bir balıkçı teknesi, martılara kahvaltı zamanının geldiğini haber veriyordu. Binlerce martı, bir lokma yiyecek için mücadeleye girişmişti bile. İşte zor bir gün daha başlıyordu.


Yazar: richard bach
Durgun denizin minik dalgacıkları üzerinde, güneşin altın gibi ışıldadığı pırıl pırıl bir sabahtı. Sahilden bir mil uzaklıkta, denizi kucaklarcasına ilerleyen bir balıkçı teknesi, martılara kahvaltı zamanının geldiğini haber veriyordu. Binlerce martı, bir lokma yiyecek için mücadeleye girişmişti bile. İşte zor bir gün daha başlıyordu.

Yazar: richard bach
Durgun denizin minik dalgacıkları üzerinde, güneşin altın gibi ışıldadığı pırıl pırıl bir sabahtı. Sahilden bir mil uzaklıkta, denizi kucaklarcasına ilerleyen bir balıkçı teknesi, martılara kahvaltı zamanının geldiğini haber veriyordu. Binlerce martı, bir lokma yiyecek için mücadeleye girişmişti bile. İşte zor bir gün daha başlıyordu.

Yazar: gabriel garcia marquez
Yüzyıllık Yalnızlık'ı yazmaya başladığımda, çocukluğumda beni etkilemiş olan her şeyi edebiyat aracılığıyla aktarabileceğim bir yol bulmak istiyordum. Çok kasvetli, kocaman bir evde, toprak yiyen bir kızkardeş, geleceği sezen bir büyükanne ve mutlulukla çılgınlık arasında ayrım gözetmeyen, adları bir örnek bir yığın akraba arasında geçen çocukluk günlerimi sanatsal bir dille ardımda bırakmak…

Yazar: gabriel garcia marquez
Yüzyıllık Yalnızlık'ı yazmaya başladığımda, çocukluğumda beni etkilemiş olan her şeyi edebiyat aracılığıyla aktarabileceğim bir yol bulmak istiyordum. Çok kasvetli, kocaman bir evde, toprak yiyen bir kızkardeş, geleceği sezen bir büyükanne ve mutlulukla çılgınlık arasında ayrım gözetmeyen, adları bir örnek bir yığın akraba arasında geçen çocukluk günlerimi sanatsal bir dille ardımda bırakmak…

Yazar: giritli aziz efendi
Muhayyelât; hayal ile gerçeğin, sözlü kültürle yazılı kültürün, macera dolu hikâyelerin iç içe geçtiği, efsunların, ifritlerin, dervişlerin, aşıklann kol gezdiği fantastik bir yapıt. Yayımlandığı dönemde büyük bir ilgiyle karşılanan eser, Türk edebiyatında gelenek ile modem anlatım tarzının buluştuğu noktadır. Binbir Gece Masalları tadında kaleme alman Muhayyelât, sürükleyici ve mistik yapısıyla…

Yazar: mehmet rauf
Ben Abdülhamidin paşalarından, istibdat sonlarında paşalık etmiş ve evvelce birçok valiliklerde bulunmuş meşhur Abdüssamed Paşanın konağında kâhya kadın idim. Paşanın hanımı ölmüş, bir kızı kalmıştı...Abdüssamed Paşa, II. Meşrutiyet ilan edilince, Jön Türklerin el koymasından endişe ettiği mal varlığını altına çevirip son derece esrarengiz usullerle bir yere gömer ve definenin adresini remizlerle…

Yazar: mehmet rauf
Birbirlerini buldukları anda, ister istemez kaybedeceklerdi.SUAT, HACER, SÜREYYA VE NECİPİN HİKAYESİ.Evli bir çift. Bir kız kardeş.Yakın bir dost.Yalnızlık. Tuhaf bir temas.Önlenemez bir açlık.Tüketen bir kıskançlık ve feci bir son.Tüm aşkların sınırsızca imkan dahilinde olduğu, imkansız temasının neredeyse tamamen saf dışı bırakıldığı günümüze inat bir zamanlar aşk neredeyse yasak, acı ve hasret…

Yazar: dalai lama
Gerçek mutluluk iç barış ve huzurdan gelir, bu da iyilik tohumlarının ekilmesiyle, sevgiyle, şefkatle ve cehaleti, bencilliği, açgözlülüğü yoketmekle gerçekleşir.Öfke, nefret ve kıskançlıkla huzura ulaşmak olası değil. Oysa ki sevgiyle, şefkatle birçok sorunu çözebilir gerçek mutluluğa erişebiliriz, gerçek silahsızlanmaya ulaşabiliriz.En önemli şey şefkat ve merhamettir. Onu New York kentinin ren…

Yazar: max frisch
Max Frischin ana teması olan kimlik sorunsalı ve ben ile olan gerginliği, tüm yapıtlarında ortaya çıkar. Ama hiçbir yapıtında bu konuyu Adım Gantenbein Olsun adlı romanında olduğu kadar köklü, bu kadar açılımlı işlememiştir. Yaşam, ölüm ve yeniden doğuşun bütünlüğünü irdeleyen bu yapıt, bir bireyin ve bir atın ölümüyle başlıyor ve o bireyin yaşarken geçtiği deneyimlerle ilgili öyküler üretmesiyle…

