
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: mustafa kutlu
Kutlunun tür olarak ilk uzun hikâyesi. Eser aslında annesini kaybeden bir çocuğun babası ile yaşadığı uzun, çalkantılı, dokunaklı bir macerayı dile getiriyor. Adalet duygusuna sürekli vurgu yapılan hikâyede anlatım esaslı bir üslup kullanılmıştır. Baba daha düzeli bir hayat kurmasını özlediği oğlunu büyük şehre gönderir, lakin kader genç adamı tıpkı babasının yürüdüğü yolun başına getirip bırakır.

Yazar: mustafa kutlu
Türk edebiyatı ve sinemasında göç olgusu işlenirken, taşradan büyük şehre gelip orada savrulan, talihsizce batağa ve çukura sürüklenen bilhassa genç kızlarımızın hikayesi çoka anlatılmıştır. Kapıları Açmak bu çerçevede tam bir ters hikaye dir. Eserin kahramanı Zehra olmaz denilen şeyi oldurmak üzere, büyük şehir batağından kaçıp evine, baba ocağına döner. Orada yeni ve temiz bir hayat kurmak için…

Yazar: mustafa kutlu
Türk hikâye sanatının öncü isimlerinden Mustafa Kutlu, 2000 yılından bu yana, her eylül ayında bir kitap yayımlıyor. Bu kitaplar sırasıyla; Uzun Hikâye (2000), Beyhude Ömrüm (2001), Mavi Kuş (2002), Tufandan Önce (2003), Rüzgârlı Pazar (2004), Chef (2005), Menekşeli Mektup (2006) ve Kapıları Açmak (2007). 2008in kitabı ise Huzursuz Bacak oldu. Huzursuz Bacak, yazarın daha önce yayımlamış olduğu S…

Yazar: mustafa kutlu
Son dönemde moda olan 'nehir söyleşi' formatından bir uzun hikâye çıkarmayı başaran Kutlu, bu yeni tarzıyla Türk edebiyatında bir ilki gerçekleştiriyor. Kitabı eline ilk alanların Anadolu Yakası isminin altında yer alan 'Nehir Söyleşi' ibaresini görünce ister istemez ''Mustafa Kutlu ile yapılmış bir söyleşi mi var karşımızda?'' diye meraklanmasına yol açan…

Yazar: cemalnur sargut
Hz. Pirlerin dilinden Yasin sûresi tefsîri. Kur’ân-ı Kerîm’in içinde herhalde en çok okunan surelerden biri Yasin Sûresidir. Genellikle Arapça bilmediğimiz ve Türkçe’ye çevrilmiş metinlerden de derinine inemediğimiz Kur’ân-ı Kerîm, raflarda durmak veya anlamadan okumak için değil, okumak, anlamak, tefekkür etmek ve hayatımıza uygulamak için tebliğ edilmiştir. Yasin Suresinin zahirî ve batınî…



Yazar: cemalnur sargut
Hz. Pirlerin dilinden Yasin sûresi tefsîri. Kur’ân-ı Kerîm’in içinde herhalde en çok okunan surelerden biri Yasin Sûresidir. Genellikle Arapça bilmediğimiz ve Türkçe’ye çevrilmiş metinlerden de derinine inemediğimiz Kur’ân-ı Kerîm, raflarda durmak veya anlamadan okumak için değil, okumak, anlamak, tefekkür etmek ve hayatımıza uygulamak için tebliğ edilmiştir. Yasin Suresinin zahirî ve batınî…

Yazar: cahit zarifoğlu
Yeni Türkçe deki hatıra türünün en yetkin örneklerinden biri olan Yaşamak, toplumsal olarak bir ışığa dönüştürmek istediğimiz acıya, bireysel bir dünyada aydınlık sağlamaktadır. Zarifoğlu, çevremizde gelişen olayların gözümüzü yorduğu ve bizim, hayatın bütünsel akışıyla olan bağlarımızı güçlükle koruduğumuz dönemde, o bağlara canlılık veren birkaç şairimizden biridir. Yaşamak, şiirindeki derinli…

Yazar: cahit zarifoğlu
Bir konuşma mı? Tam da zamanı... Doğrusu böyle bir şeye hiç gelemem. Çok uzun zamandır sadece yazmaktan başka edebiyatla hiçbir ilgim yok. Seyrek olarak, elime geçtikçe, dostlar yolladıkça bazı dergileri okuyorum. Ben zaten fazla düşünmem. Muayyen konularda, muayyen sorulara derli toplu, kuru ve sistemli karşılıklar verecek şekilde düşünmem. Onun için sorulu cevaplı bir konuşma yerine sohbet edel…

Yazar: cahit zarifoğlu
Bir Değirmendir Bu Dünya, şiirlerinden, anı yazılarından ve hikâyelerinden tanıdığımız Zarifoğlunu başka bir açıdan tamamlamaktadır. O herkesin entel takıldığı bir zamanda çevresindeki meraklı insanlara, dostlarına, okuyucularına ilmihal okumayı tavsiye ediyordu. Namazların tadil-i erkân üzere kılınmasını, gece namazlarına kalkılmasını, hanımlara iyi davranılmasını, çocukları adam yerine koyarak…

Yazar: osman nuri topbaş
Mü'minler birbirlerini, farklı bedenlerde olsalar da tek yürek halinde yaşayan bir vücudun uzuvları gibi telakki etmeye mecburdurlar. Bir uzvun acısını bütün bir vücut hissettiği gibi, din kardeşlerinin ıztırabını duymak, bütün mü'minler için bir vicdan imtihanıdır. Zira Cenab-ı Hak, insanları birbirine muhtaç bir halde yaratmıştır. Toplumda güçlüler - kuvvetliler olduğu gibi; zayıfl…

Yazar: osman nuri topbaş
Osman Nuri Topbaş Hocaefendinin nezih kaleminden hazırlanan bu kitap, her hizmet ehlinin taşıması icab eden vasıfları ve riayet etmesi gereken edep ölçülerini ele almaktadır. Müellif, Hizmeti, manevi zirverele ulaştıracak ulvi bir basamak olarak tarif ediyor. Kitabın muhtevasında; Hizmet şuuru, Peygamberimizin hayatında hizmet, Ashabın ve Allah Dostlarının hayatında hizmetin nasıl olduğunu izah e…

Yazar: osman nuri topbaş
Cenâb-ı Hak, O’nu, insanlığın en buhranlı zamanında peygamber olarak gönderdi. Dünyanın zulüm ve karanlıklar içerisinde boğulduğu bir dönemde beşer âleminde karalara bürünmüş sayısız ayları, yıldızları ve güneşleri tekrar nurlandıran bir nur incisi olarak bahşetti. O’nu; vahşet, isyan ve gaflette hayvanları geçmiş bir cehâlet toplumunun karanlıkları içerisindeki dünyaya yüce ufuklardan doğan bir…

Yazar: osman nuri topbaş
Gökyüzünden ''rahmet'' olarak yağan damlalar, kıvrıla kıvrıla nasıl deryalara kavuşur? Hissetmek ister misiniz? Hastalıklar saçan bozuk bir asrın mahzun, muzdarip ve çileşek genç kızların hidayete ulaşmak için çektikleri çile ve imtihanlar... Derin iç muhasebeler ve çetin çevre şartları... İnsanın kendi fıtratına ulaşmak için yaşadığı büyük yolculuk... Böyle devasa bir yol…

Yazar: iskender pala
Sabrım inayetin gibi az ise çoğa say Cevrin gözüm yaşı gibi çok ise aza tut (Ahmet Paşa) Yol eri oldur k’ola yârin ayağı toprağı Eğledin ey gam beni yolumda yalan eyledin (Necati) Kime kim derdimi izhâr kıldım isteyip derman Özümden bin beter derd ü belâye mübtelâ gördüm (Fuzili)

Yazar: murat arslan
Bizler bir gecede cahil bırakılmış, sistematik ve planlı bir gayret ile ecdadı ve Kur’anıyla arasındaki bağlar kopartılmaya çalışılmış bir millete mensubuz. Elli sene önce kullanılan dil bugün kullanılan dil arasındaki feci seviye kaybına bakarak şunu fark etmemiz gerekiyor: Dilimizi koruma ve kollama gayretine girmeye mecburuz. Bir yerde durmak, bir dayanak noktası bulmak ve “bu noktadan geriye…

Yazar: iskender pala
Bazı eşyalarımız vardır, önce atmaya kıyamayıp tavan arasına kaldırırız da sonra unuturuz hayal meyal hatırladığımız ve işimize yarayacağına inandığımız bir şeyi aramak için, paslanmaya yüz tutmuş kilidini açarız tavan arasının ve uzun bir ömre ait bütün eski eşyalarımızı orada buluruz, güzel ve çirkin, neşeli ve üzgün... Hemen bir şey alıp çıkmak için girdiğimiz bu yarı aydınlık ve tozlu mekânda…

Yazar: iskender pala
Tutku… Güzellik… Aşk ve savaş. Sadece gönüllerin değil alınların, kemiklerin ve gözlerin alev alev yandığı savaş. Kahramanlarını, Yavuz Sultan Selim’i de Şah İsmail’i de tarihin merdivenlerinde bir basamak aşağı indiren bir basamak yukarı çıkaran savaş. Çaldıran... Şimdi Çaldıran ne 500 yıl geride ne 500 yıl ileride. Savaş tasında büyücünün gördüğü neydi? Kızılbaşlık! Sünn…

Yazar: iskender pala
Sabrım inayetin gibi az ise çoğa say Cevrin gözüm yaşı gibi çok ise aza tut (Ahmet Paşa) Yol eri oldur k’ola yârin ayağı toprağı Eğledin ey gam beni yolumda yalan eyledin (Necati) Kime kim derdimi izhâr kıldım isteyip derman Özümden bin beter derd ü belâye mübtelâ gördüm (Fuzili)

Yazar: iskender pala
–Sevgili’ye– Sevgilim! Kutlu gelişine yüz bin selam olsun, sen aydınlık içinde aydınlık, sen açıklık içinde açıklıktın. Seninle sevgiler sevgili olur, seninle muhâlimiz hâle dururdu. Mühürleri kaldırmada son idin sen, can kilitlerini açmada sonuncu, gülümsesen. Seni görenlerin güneş düşerdi gözünden, seni sevenlerin ışık yayılırdı yüzünden. Birer efsaneydi iki yanağın; hayal ile hatıra eleğ…

