
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: tevfik fikret
1978 yılından beri Türk kültür ve edebiyatıyla ilgili kaynak eserleri tıpkıbasım suretiyle neşreden yayınevimiz, 2001 yılında yeni Türk şiirinin kurucularından biri kabul edilen Tevfik Fikret in yıllardır aranan ünlü eseri Rübâb-ı Şikeste nin de tıpkıbasımını yayımlamıştı. O tarihten bugüne gelinceye kadar gerek öğrenci, gerekse araştırmacı kesiminden gelen talepler doğrultusunda yayınevimiz şimd…
6/10
Yazar: tevfik fikret
1978 yılından beri Türk kültür ve edebiyatıyla ilgili kaynak eserleri tıpkıbasım suretiyle neşreden yayınevimiz, 2001 yılında yeni Türk şiirinin kurucularından biri kabul edilen Tevfik Fikret in yıllardır aranan ünlü eseri Rübâb-ı Şikeste nin de tıpkıbasımını yayımlamıştı. O tarihten bugüne gelinceye kadar gerek öğrenci, gerekse araştırmacı kesiminden gelen talepler doğrultusunda yayınevimiz şimd…

Yazar: paul hazard
Paul Hazard sosyoloji Fransız Akademisi üyelerinden meşhur edebiyat tarihçisi Paul Hazard bu eserinde Avrupa düşüncesinde 1680-1715 tarihleri arasında yer alan köklü değişmenin hikayesini anlatıyor. Modern Batı düşüncesinin temelini teşkil eden bu düşünce inkılabı bir taraftan Newtonla başlayan modern ilim hareketine, bir taraftan da hırıstiyanlığın ve kilisenin eski nüfuzunu büyük ölçüde kıran m…

Yazar: hasan çiftçi
Fars dili, edebiyatı ve kültürünün sadece Anadolu'da yaşayan Türkler ve Kürtler için değil; aksine Orta Asya'dan Balkanlar'a kadar geniş bir coğrafyada yaşayan hemen hemen bütün milletler ve özellikle de Müslüman milletlerin geçmişteki ve hâlihazırdaki tarihleri, kültürleri, dil ve edebiyatlarının iyi anlaşılması için çok önemli olduğu işin uzmanları tarafından pekâla bilinmektedir…

Yazar: ismail çetişli
Güzel sanatların ana kollarından birisi olan edebiyat; ne onu var eden sanatkâr, ne onun vücut bulduğu sosyal ve tarihî ortam, ne seslendiği okuyucu, ne de üzerine söylenmiş söz veya yazılardır. Edebiyat; sanatkâr, sosyal ve tarihî ortam, okuyucu, eleştirmen dörtgeninde hayat bulmak ve bunlarla şu veya bu ölçüde bağları olmakla birlikte, bir noktadan sonra onlardan bağımsız bir sanat objesidir. E…
7/10
Yazar: ismail çetişli
Güzel sanatların ana kollarından birisi olan edebiyat; ne onu var eden sanatkâr, ne onun vücut bulduğu sosyal ve tarihî ortam, ne seslendiği okuyucu, ne de üzerine söylenmiş söz veya yazılardır. Edebiyat; sanatkâr, sosyal ve tarihî ortam, okuyucu, eleştirmen dörtgeninde hayat bulmak ve bunlarla şu veya bu ölçüde bağları olmakla birlikte, bir noktadan sonra onlardan bağımsız bir sanat objesidir. E…

Yazar: kolektif
Değirmen Dergisi Yüzyılın Dergileri(1900-2000) Özel Sayısı Değirmen, anlam üretmek için yola çıktı. Hem yola revan oldu, hem anlam döngüsünü kurmaya baş koydu. Kendi dışındaki dünyayı anlamlandırırken veya anlamını idrak etme uğraşısı verirken hedefte karşılaştığının kendisi olduğunu fark etti. Âlicenaplığından, kendisini anlatmak yerine anlam hamaliyelerinin son yüz yılını gündeme taşımak için…



Yazar: leyla karahan
... Bu kitapta, Türkçenin söz dizimi kuralları, çeşitli edebi metinlerden seçilmiş örneklerle anlatılmaya çalışılmıştır. İki bölümlük bu çalışmanın birinci bölümünde, kelime gruplarının yapısı, çeşitleri ve görevleri, cümle unsurları ve cümle çeşitleri ele alınmıştır. Bu bölümde, her yapı, her görev ve her sınıflandırma, bir veya birkaç örnekle açıklanmıştır. Kitabın uygulamaya ayrılan ikinci böl…


Yazar: d. mehmet doğan
TBMM'nin dualarla, kurban kesilerek ve Mevlid okunarak açıldığını herkes söylüyor da, sonradan bu ortamın hangi saiklerle berheva edildiğini ve yerine laik, hatta din düşmanı bir atmosferin bütün haşinliğiyle neden çöreklendiğini açıklamıyorlar.

Yazar: d. mehmet doğan
TBMM'nin dualarla, kurban kesilerek ve Mevlid okunarak açıldığını herkes söylüyor da, sonradan bu ortamın hangi saiklerle berheva edildiğini ve yerine laik, hatta din düşmanı bir atmosferin bütün haşinliğiyle neden çöreklendiğini açıklamıyorlar.

Yazar: osman nûri topbaş
Zenginleşmek ağır bir imtihandır. Zira parayı gâyeli kullanabilmek, mânen seviye kazanmış kalplerin sanatıdır. Çoğu insan, parayı kullandığını düşünür. Hâlbuki para onları yönlendirmektedir de farkında değildirler. Bugün sermaye, fertlere damgasını vuruyor. Hâlbuki fertler sermayeye damgasını vurabilmeli… Bu sebeple paranın mahkûmu değil, hâkimi olmak lâzım. Bu da Hâkimler Hâkimi’nin emrine teslî…



