Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: sabahattin ali
"Her gün, daima öğleden sonra oraya gidiyor, koridorlardaki resimlere bakıyormuş gibi ağır ağır, fakat büyük bir sabırsızlıkla asıl hedefine varmak isteyen adımlarımı zorla zapt ederek geziniyor, rastgele gözüme çarpmış gibi önünde durduğum Kürk Mantolu Madonna'yı seyre dalıyor, ta kapılar kapanıncaya kadar orada bekliyordum." Kimi tutkular rehberimiz olur yaşam boyunca. Kolları…
8/10
Yazar: sabahattin ali
"Her gün, daima öğleden sonra oraya gidiyor, koridorlardaki resimlere bakıyormuş gibi ağır ağır, fakat büyük bir sabırsızlıkla asıl hedefine varmak isteyen adımlarımı zorla zapt ederek geziniyor, rastgele gözüme çarpmış gibi önünde durduğum Kürk Mantolu Madonna'yı seyre dalıyor, ta kapılar kapanıncaya kadar orada bekliyordum." Kimi tutkular rehberimiz olur yaşam boyunca. Kolları…

Yazar: sabahattin ali
"Her gün, daima öğleden sonra oraya gidiyor, koridorlardaki resimlere bakıyormuş gibi ağır ağır, fakat büyük bir sabırsızlıkla asıl hedefine varmak isteyen adımlarımı zorla zapt ederek geziniyor, rastgele gözüme çarpmış gibi önünde durduğum Kürk Mantolu Madonna'yı seyre dalıyor, ta kapılar kapanıncaya kadar orada bekliyordum." Kimi tutkular rehberimiz olur yaşam boyunca. Kolları…

Yazar: iskender pala
Roman, müzayededen alınan elyazması bir kitabın hikâyesi olarak başlıyor. Okurlar, bu elyazması kitabın açtığı kapıdan içeri giriyor, bir devre adını veren lalenin izinde İskender Palanın yarattığı etkileyici ve büyüleyici bir atmosferin içinde yol alıyor. İstanbul bu romanda, karmaşası, heyecanı, isyanları, kalabalığı ile lalelere bürünüyor. Öyle ki lale sadece bir çiçek değil, bir yaşayış tarzı…

Yazar: iskender pala
Roman, müzayededen alınan elyazması bir kitabın hikâyesi olarak başlıyor. Okurlar, bu elyazması kitabın açtığı kapıdan içeri giriyor, bir devre adını veren lalenin izinde İskender Palanın yarattığı etkileyici ve büyüleyici bir atmosferin içinde yol alıyor. İstanbul bu romanda, karmaşası, heyecanı, isyanları, kalabalığı ile lalelere bürünüyor. Öyle ki lale sadece bir çiçek değil, bir yaşayış tarzı…

Yazar: oğuz atay
Türk edebiyatının en önemli eserlerinden biri olan Tutunamayanlar'ı Berna Moran, hem söyledikleri hem de söyleyiş biçimiyle bir başkaldırı olarak niteler. Moran'a göre Oğuz Atay'ın mizah gücü, duyarlılığı ve kullandığı teknik incelikler, Tutunamayanlar'ı büyük bir yeteneğin ürünü yapmış, yapıttaki bu yetkinlik Türk romanını çağdaş roman anlayışıyla aynı hizaya getirmiş ve ona…

Yazar: necip fazıl kısakürek
Çile Gaiblerden bir ses geldi: Bu adam, Gezdirsin boşluğu ense kökünde! Ve uçtu tepemden birdenbire dam; Gök devrildi, künde üstüne künde… Pencereye koştum: Kızıl kıyamet! Dediklerin çıktı, ihtiyar bacı! Sonsuzluk, elinde bir mavi tülbent, Ok çekti yukardan, üstüme avcı. Ateşten zehrini tattım bu okun. Bir anda kül etti can elmasımı. Sanki burnum, değdi burnuna (yok)un Kustum, öz ağ…
8/10
Yazar: necip fazıl kısakürek
Çile Gaiblerden bir ses geldi: Bu adam, Gezdirsin boşluğu ense kökünde! Ve uçtu tepemden birdenbire dam; Gök devrildi, künde üstüne künde… Pencereye koştum: Kızıl kıyamet! Dediklerin çıktı, ihtiyar bacı! Sonsuzluk, elinde bir mavi tülbent, Ok çekti yukardan, üstüme avcı. Ateşten zehrini tattım bu okun. Bir anda kül etti can elmasımı. Sanki burnum, değdi burnuna (yok)un Kustum, öz ağ…

Yazar: necip fazıl kısakürek
Çile Gaiblerden bir ses geldi: Bu adam, Gezdirsin boşluğu ense kökünde! Ve uçtu tepemden birdenbire dam; Gök devrildi, künde üstüne künde… Pencereye koştum: Kızıl kıyamet! Dediklerin çıktı, ihtiyar bacı! Sonsuzluk, elinde bir mavi tülbent, Ok çekti yukardan, üstüme avcı. Ateşten zehrini tattım bu okun. Bir anda kül etti can elmasımı. Sanki burnum, değdi burnuna (yok)un Kustum, öz ağ…

Yazar: takiyettin mengüşoğlu
Felsefeyi akademinin, hayattan soyutlanmış kavramlarının insani pratikleri ve tecrübeleri tam olarak yansıtmayan sınırlı ve dar çerçevesine hapsetmek yerine hayatın tazeliğine ve canlılığına temas eden, evrende bulunan her şeyi tam olarak kuşatan bir genişlikle ele almak gerekir. Aksi halde, küçük bir çevrenin anlaşılması ve paylaşılması son derece zor akademik ilgilerinin tutsağı olmuş bir dü…
Yazar: kamil yeşil
Ağzından çıkan ses, titreşim olarak kendisine; mana olarak sevdiğine aitti. Sesini, başkasının hançeresinden çıkmışçasına duyuyordu ağzını her açışta. Herkesten farklı bir durum... Kulakları, sanki sesinin gittiği yere ondan önce uzanıyor ve bütün titreşimleri emiyordu. Oysa hiç kimse, sesi çıktığı yerden almazdı. Ses, kulağa girmez, kulak sesi mahrecinden alırdı. Gözümüz uzağa uzanmıyor ve uz…
7/10Yazar: kamil yeşil
Ağzından çıkan ses, titreşim olarak kendisine; mana olarak sevdiğine aitti. Sesini, başkasının hançeresinden çıkmışçasına duyuyordu ağzını her açışta. Herkesten farklı bir durum... Kulakları, sanki sesinin gittiği yere ondan önce uzanıyor ve bütün titreşimleri emiyordu. Oysa hiç kimse, sesi çıktığı yerden almazdı. Ses, kulağa girmez, kulak sesi mahrecinden alırdı. Gözümüz uzağa uzanmıyor ve uz…
Yazar: kamil yeşil
Ağzından çıkan ses, titreşim olarak kendisine; mana olarak sevdiğine aitti. Sesini, başkasının hançeresinden çıkmışçasına duyuyordu ağzını her açışta. Herkesten farklı bir durum... Kulakları, sanki sesinin gittiği yere ondan önce uzanıyor ve bütün titreşimleri emiyordu. Oysa hiç kimse, sesi çıktığı yerden almazdı. Ses, kulağa girmez, kulak sesi mahrecinden alırdı. Gözümüz uzağa uzanmıyor ve uz…

Yazar: takiyettin mengüşoğlu
Felsefeyi akademinin, hayattan soyutlanmış kavramlarının insani pratikleri ve tecrübeleri tam olarak yansıtmayan sınırlı ve dar çerçevesine hapsetmek yerine hayatın tazeliğine ve canlılığına temas eden, evrende bulunan her şeyi tam olarak kuşatan bir genişlikle ele almak gerekir. Aksi halde, küçük bir çevrenin anlaşılması ve paylaşılması son derece zor akademik ilgilerinin tutsağı olmuş bir dü…
Yazar: gencay zavotçu
Merhaba. Ben bülbül, bülbül-i şeydâ . Gülün sâdık âşığı, gülistanın yaraşığı. Ben bülbül, bülbül-i bî-nevâ. Gülden yüz bulmamış, murada ermemiş nasipsiz bülbül. Çoğulu belâbil, belâ bil(en)ler. Belânın sırdaşı, dertlerin can yoldaşı.Belâbil nevha kılurlar seherdeAnı dahı cânuma bir belâ bil(Kadı Burhâneddîn)Bülbüller seher vakti ağlayıp inlerlerOnu bile canıma bir bela bilBen bülbül, kendimi bild…
4/10Olmadı Hocam ...
Yazar: gencay zavotçu
Merhaba. Ben bülbül, bülbül-i şeydâ . Gülün sâdık âşığı, gülistanın yaraşığı. Ben bülbül, bülbül-i bî-nevâ. Gülden yüz bulmamış, murada ermemiş nasipsiz bülbül. Çoğulu belâbil, belâ bil(en)ler. Belânın sırdaşı, dertlerin can yoldaşı.Belâbil nevha kılurlar seherdeAnı dahı cânuma bir belâ bil(Kadı Burhâneddîn)Bülbüller seher vakti ağlayıp inlerlerOnu bile canıma bir bela bilBen bülbül, kendimi bild…

Yazar: metin özata
Hızlı kilo alıyorsanız ve aldığınız kiloları veremiyorsanız bunun nedeni kan şekerinizdeki oynamalar olabilir. Kitapta, kilo almanın en önemli nedeni olan insülin direncinin nedeni ve beslenmede yapılacak önemli değişikliklerle bu direncin nasıl çözülebileceği anlatılıyor. Insülin direnci obezite, reaktif hipoglisemi, gizli şeker, şeker hastalığı, panik atak, hipertansiyon, karaciğer yağlanması,…
Yazar: gencay zavotçu
Merhaba. Ben bülbül, bülbül-i şeydâ . Gülün sâdık âşığı, gülistanın yaraşığı. Ben bülbül, bülbül-i bî-nevâ. Gülden yüz bulmamış, murada ermemiş nasipsiz bülbül. Çoğulu belâbil, belâ bil(en)ler. Belânın sırdaşı, dertlerin can yoldaşı.Belâbil nevha kılurlar seherdeAnı dahı cânuma bir belâ bil(Kadı Burhâneddîn)Bülbüller seher vakti ağlayıp inlerlerOnu bile canıma bir bela bilBen bülbül, kendimi bild…
