
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: güzin dino
Türkiyede roman türü hâlâ kesin bir eleştirel gözle incelenmemiştir; bunun nedeni, bu türün ilk dönemi ve özgül niteliklerinin anlaşılmamış olmasına bağlanır. Ayrıca Türk romanı hem geç doğmuştur, hem de aceleye gelmiştir. Roman türüne ancak 19. yüzyılın ikinci yarısında yaklaşılmıştır. Dolayısıyla, Batı romanının çeşitli tarihsel süreçler içindeki yavaş oluşumu ile Türk romanının doğuş ortamı ar…

Yazar: henry james
Bu derleme için birbirinden farklı dört anlatı seçtik, Saklı Yaşamda fantastik ve satirik öğeler, Stevenson ve Papininin çok sevdiği ve çokça işlenmiş ikilik teması ve dünyanın görünür kurgularını baştan sona kat eden olağanüstü hiçliklere yöneltilmiş alay iç içe geçer. Wowen Wingrave ilk bakışta barışçıl bir savunu gibi görünebilir ama daha sonra kadim ve hayaletsi ağırlık merkezinin epik unsur…

Yazar: henry james
Bu derleme için birbirinden farklı dört anlatı seçtik, Saklı Yaşamda fantastik ve satirik öğeler, Stevenson ve Papininin çok sevdiği ve çokça işlenmiş ikilik teması ve dünyanın görünür kurgularını baştan sona kat eden olağanüstü hiçliklere yöneltilmiş alay iç içe geçer. Wowen Wingrave ilk bakışta barışçıl bir savunu gibi görünebilir ama daha sonra kadim ve hayaletsi ağırlık merkezinin epik unsur…

Yazar: rudyard kipling
Birçok öyküsünde, Poe'nun öykülerinden farklı olarak, yavaş yavaş ortaya çıkan doğaüstü konuları işledi. Dilek Evi'nde bir kadın diğerine büyülü ve acı dolu bir öykü anlatır. Her iki kadın da şaşkınlık duyamayacak kadar sıradandır. İnanılmaz olanı, günlük olayları kabul ettikleri teslimiyetle kabul ederler. Sahibler Savaşı'nı okuyan bir Sih bana her cümlenin önce Hindu dilinde düşü…

Yazar: rudyard kipling
Birçok öyküsünde, Poe'nun öykülerinden farklı olarak, yavaş yavaş ortaya çıkan doğaüstü konuları işledi. Dilek Evi'nde bir kadın diğerine büyülü ve acı dolu bir öykü anlatır. Her iki kadın da şaşkınlık duyamayacak kadar sıradandır. İnanılmaz olanı, günlük olayları kabul ettikleri teslimiyetle kabul ederler. Sahibler Savaşı'nı okuyan bir Sih bana her cümlenin önce Hindu dilinde düşü…

Yazar: villiers de i'isle-adam
Retorik Fransız biçemini izleyen bir romantik olarak Villiers, insanların romantikler ve aptallar olmak üzere iki sınıfa ayrıldığını iddia etti. Viliers, Pariste Baudelairein kötülük ve günahla oynadığı gibi acımasızlık kavramıyla oynamak istiyordu. Ama maalesef günümüzde bunlarla oynayamayacak kadar birbirimizi iyi tanıyoruz. Acımasız Öyküler artık saf bir başlık; oysa Villiers bu öyküleri tumtu…

Yazar: h. g. wells
Wells, fantastik bir öykünün tek bir fantastik olayı içermesi gerektiği düşüncesindeydi; bu kitap için seçmiş olduğumuz beş öykü bu sağgörü kuralına uyar. Duvardaki Kapıda olay Londrada geçer; bu öyküde, Wellsle kolayca bağdaştırılamayan alegorik bir tını vardır. Yazarın belki de özyaşamsal olan bu öyküsü, ertelemelerin doğurduğu yalnızlık bakımından hepimiz için geçerlidir. Wells, Plattner Hikây…

Yazar: h. g. wells
Wells, fantastik bir öykünün tek bir fantastik olayı içermesi gerektiği düşüncesindeydi; bu kitap için seçmiş olduğumuz beş öykü bu sağgörü kuralına uyar. Duvardaki Kapıda olay Londrada geçer; bu öyküde, Wellsle kolayca bağdaştırılamayan alegorik bir tını vardır. Yazarın belki de özyaşamsal olan bu öyküsü, ertelemelerin doğurduğu yalnızlık bakımından hepimiz için geçerlidir. Wells, Plattner Hikây…

Yazar: gustav meyrink
Gustav Meyrink, fantastik olabilirliği bilimde arayan genç çağdaşı Wellsden farklı olarak, bu olabilirliği büyüde ve her tür mekanik ustalığı aşmakta aradı. Kardinal Napellusta Sihirli olmayan bir şey yapmamız mümkün değil der ve bu yargısıyla Novalisi onaylar. Bu görüşün başka bir sembolü, okuyucunun J.H. Obereitın Zaman Sülüklerini Ziyareti adlı öyküde bulacağı, gerçekdışı görünmesine karşın ya…

Yazar: leon bloy
Bloy, okuyucunun ruhsal durumuna göre çekilmez ya da harika sayılabilecek benzersiz bir üslup geliştirmiştir. Her iki durumda da yazın sanatının en canlı üsluplarından biridir bu. Bloyun üstadlarından Carlyle, evrensel tarihin, durmaksızın okumak ve yazmak zorunda olduğumuz ve başkalarının da bizleri yazdığı bir kitap olduğunu yineler; hayalci Swedenborg, hayvan, bitki ya da mineral gibi çevremiz…

Yazar: lord dunsany
Tanınmış bağımlı yazarların ya da ait olabilecekleri bir grup oluşturmaya çabalayan ve bir grubun tapılan kişisi olmayı arzulayan entrikacı yazarların olduğu çağğımızda, jonglör özelliği taşıyan ve kendini büyük bir mutluluk içinde düşlere terk eden bir Lord Dunsanynin ortaya çıkışı alışılmadık bir olaydır. İçinde bulunduğu şartlardan kaçmadı. Bir eylem adamı ve bir askerdi, ama her şeyden önce y…

Yazar: saki
Hector Hugh Munro...Munro soyadını köklü bir İskoç ailesinden, Farsçada kadeh sunan anlamına gelen Saki takma adını ise Rubailerdan almıştır. Acı çektiği ve çok şey öğrendiği İngiltere, orta sınığın en büyük uğraşısı olan can sıkıntısını tertiplemek ve sonsuza dek birtakım alışkanlıkları tekrarlamak demek olan Victoria dönemi İngilteresiydi. Munro, İngilizlere özgü acı bir nüktedanlıkla o dönem t…

Yazar: charles howard hinton
Hinton, imgelemimizde dört boyutlu bir dünyayı algılamamıza yardım etmek için, bu şeçkide yer alan öykülerin ilkinde, alabildiğine kurmaca ancak içine daha kolay girilebilen bir yerey yaratır. Bu dünyayı öyle titiz ve direşken bir doğrulukla yaratır ki bu betimi tamamlayan özenli diyagramlara karşın onu izlemek çetin bir iştir. Hinton bir öykü yazarı değildir, yaratıcısı ve kaynağı olduğu için on…

Yazar: jacques cazotte
Kendi kurguladığı oyunun ağına düşen Şeytan, özünü değiştirmişçesine Alvaro'ya aşık olur. Portici yıkıntılarında, İtalyanca olarak Che vuoi? Diye soran, Alvaro'nun büyüsüne kapılan Biondetta'nın romanın başında sergilediği şeytansı görünüşten geriye hiçbir şey kalmaz. Maske, gerçek yüze dönüşmüştür; baştan çıkartıcı şeytan artık baştan çıkandır ve aşk ilişkilerini anlatan bölümlerl…

Yazar: jacques cazotte
Kendi kurguladığı oyunun ağına düşen Şeytan, özünü değiştirmişçesine Alvaro'ya aşık olur. Portici yıkıntılarında, İtalyanca olarak Che vuoi? Diye soran, Alvaro'nun büyüsüne kapılan Biondetta'nın romanın başında sergilediği şeytansı görünüşten geriye hiçbir şey kalmaz. Maske, gerçek yüze dönüşmüştür; baştan çıkartıcı şeytan artık baştan çıkandır ve aşk ilişkilerini anlatan bölümlerl…

Yazar: p'u sung-ling
Bu kitapta yayımlanan öykülerin çoğu, takma adı 'Ölümsüzlerin Sonuncusu' ya da 'Söğüt Pınarı' olan P'u Sung-Ling'in Liao-Chai adlı kitabından seçilmiştir. XVII. yüzyılda yazılmış olan öykülerin çevirisi, Herbert Allen Giles'in 1880 yılında yayımlanan İngilizce çevirisinden yola çıkılarak gerçekleştirilmiştir. P'u Sung-ling hakkında, 1651 yılında girdiği ede…

Yazar: p'u sung-ling
Bu kitapta yayımlanan öykülerin çoğu, takma adı 'Ölümsüzlerin Sonuncusu' ya da 'Söğüt Pınarı' olan P'u Sung-Ling'in Liao-Chai adlı kitabından seçilmiştir. XVII. yüzyılda yazılmış olan öykülerin çevirisi, Herbert Allen Giles'in 1880 yılında yayımlanan İngilizce çevirisinden yola çıkılarak gerçekleştirilmiştir. P'u Sung-ling hakkında, 1651 yılında girdiği ede…

Yazar: william beckford
William Beckford, Vathekin trajik öyküsünü, 1782 yılında, üç gün üç gecede, Fransızca yazmıştır. Aslında karmaşık bir öykü değildir bu. Vathekin, inancını değiştirmesi koşulunu yerine getirerek, kan dökerek, günahlar işleyerek girdiği Yeraltı Ateşi sarayı debdebe ve tılsım bakımından alabildiğine zengindir, ancak aynı zamanda cehennemdir de. Bu tür bir öykü olan Doktor Faustus ve onun çıkış nokta…

Yazar: william beckford
William Beckford, Vathekin trajik öyküsünü, 1782 yılında, üç gün üç gecede, Fransızca yazmıştır. Aslında karmaşık bir öykü değildir bu. Vathekin, inancını değiştirmesi koşulunu yerine getirerek, kan dökerek, günahlar işleyerek girdiği Yeraltı Ateşi sarayı debdebe ve tılsım bakımından alabildiğine zengindir, ancak aynı zamanda cehennemdir de. Bu tür bir öykü olan Doktor Faustus ve onun çıkış nokta…

Yazar: voltaire
Voltaire, hemen hemen tüm öykülerinde, Bin Bir Gece Masallarının ve Antik Çağın coğrafyasını kullanır; ne ki, okur, Babilin Paris, Brahmanların ya da Druidlerin ise Roma Kilisesinin rahipleri olduğunu fark etmekte gecikmez. Babil Prensesi başlangıçta bu hoş geleneği sürdürür; öykü ilerledikçe, iki âşık, Avrupa krallıklarını dolaşırlar; İngiltere, Almanya ya da Galya, iki farklı zaman düzleminde v…

Yazar: antoine galland
İngilizceye Richard Burtonun çevirdiği Bin Bir Gece Masallarından Borges tarafından yapılan seçki, Batı dünyasındaki en özellikli Bin Bir Gece çevirilerinden biri olarak kabul edilen bir metnin en can alıcı parçalarını sunuyor okura. Borgesin önsözde de vurguladığı gibi, metin sadece Doğunun zengin kültür evreninin canlı bir panoraması olmakla kalmayıp, çevirmeninin sıradışı yaşam öyküsü ve dünya…

Yazar: machen
Machen için yapılacak olası tanımlamalar onun yapıtlarında fark ettiğim bazı özelliklerden çok daha önemsizdir. Bu özelliklerden biri, Kötülüğün, birçok doğa tanrıbiliminde olduğu gibi, yalnızca İyiliğin yokluğu olarak var olması değil de İyiliğe karşı sürekli olarak mücadele eden bir yaratık ya da yaratıkların oluşturduğu bir koalisyon olarak var olması ve zafer kazanmasıdır. Machenin öykülerind…

Yazar: franco maria ricci
Alaycı biçimde yüceltilmiş kılı kırk yaran bürokrasi, Timsahtaki sonu gelmez düşlemin özlü temasıdır. Öykünün yereyi, kâbusa varan bir düştür ama ince alaylı vurgusu ve başkişilerinin kırılganlığı ve önemsizliği sayesinde kat kat uçurumun derinliklerinde yitip gitmez.Dünya mefhumumuzu kişisel bir olgu gibi biçimlendirebilecek olan hayranlık uyandırıcı Lazarus, kendi billuru içinde Andreyevin acı…
