
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: esra türkekul
Bütün zamanların en mükemmel polisiye roman incelemesi olan Hoş Cinayetin yazarı Ernest Mandel, kadınların en başarılı olduğu edebi türün polisiye roman olduğunu söyler. Esra Türkekul'un Kapalıçarşı Cinayeti bu savı kanıtlayan bir örnek.Yazarımızın dedektifi de bir kadın. On dört yıl süren bir evlilikten sonra boşanmış üstelik bir de babası ölünce kendini yeme içmeye vermiş ve 80 kiloyu g…

Yazar: esra türkekul
İlk romanı Kapalıçarşı Cinayeti ile polisiye dünyasına Berna Tekdemir karakterini kazandıran, okurlar ve eleştirmenlerden tam not alan Esra Türkekul'un yeni kitabı Cadıbostanı Cinayeti raflarda! Berna geri döndü. Kapalıçarşı Cinayeti'nde gezdirdiği Amerikalı turist öldürülünce polisiye işlere bulaşan genç rehber, bu sefer uslu uslu evinde otursa da kapısını gene bir cinayet çalıyor.…

Yazar: esra türkekul
Bütün zamanların en mükemmel polisiye roman incelemesi olan Hoş Cinayetin yazarı Ernest Mandel, kadınların en başarılı olduğu edebi türün polisiye roman olduğunu söyler. Esra Türkekul'un Kapalıçarşı Cinayeti bu savı kanıtlayan bir örnek.Yazarımızın dedektifi de bir kadın. On dört yıl süren bir evlilikten sonra boşanmış üstelik bir de babası ölünce kendini yeme içmeye vermiş ve 80 kiloyu g…

Yazar: esra türkekul
Bütün zamanların en mükemmel polisiye roman incelemesi olan Hoş Cinayetin yazarı Ernest Mandel, kadınların en başarılı olduğu edebi türün polisiye roman olduğunu söyler. Esra Türkekul'un Kapalıçarşı Cinayeti bu savı kanıtlayan bir örnek.Yazarımızın dedektifi de bir kadın. On dört yıl süren bir evlilikten sonra boşanmış üstelik bir de babası ölünce kendini yeme içmeye vermiş ve 80 kiloyu g…

Yazar: suphi varım
Sokratis Eliseos özel dedektifti. Avrupa'daki şirketlerin ticaret yapmak istedikleri İzmirli tüccarlar hakkında gizli araştırmalar yapar, borcunu ödemeden ortadan kaybolan işadamlarının peşlerine takılır, sahtekârlık olaylarıyla uğraşırdı. Cevdet Sami'yle beş yıldan beri tanışıyordu. İncelediği esrarengiz olayları çözmek için serkomiserin görev yaptığı karakola sık sık gider, ondan bilg…

Yazar: james dashner
Açlık Oyunları'ndan sonra yeni bir distopik maceraya hazır mısınız? Hatırla. Hayatta kal. Koş. Thomas bir asansörde uyandığında hatırlayabildiği tek şey ismidir. Ailesini, evini veya oraya nasıl geldiğini anımsamamaktadır. Zihni bomboştur. Asansörün kapıları açıldığında Thomas kendini Kayran isimli, devasa taş duvarlarla çevrili geniş bir alanda ve burada yaşayan çocukların arasında bulu…

Yazar: james dashner
Labirent bulmacası çözülünce her şeyin sona ermesi gerekiyordu Thomas, Labirentten kaçışın tüm Kayranlılar için özgürlük anlamına geldiğini düşünmektedir. Fakat İSYANın işi henüz bitmemiştir. İkinci Aşama daha yeni başlamıştır: Alev Deneyleri. Kural yok. Yardım yok. Ya başarırsın ya ölürsün. Güneş ışınlarından en fazla etkilenen bölge olan Alevi geçmek için iki haftaları vardır ve İSYAN,…

Yazar: james dashner
Her şeyin sonu geldi! İSYAN, Thomas'ın her şeyini almıştır: hayatını, anılarını ve sonunda arkadaşı olan Kayranlıları. Ama artık sona ermiştir. Son bir testin ardından Deneyler tamamlanmıştır. Kurtulan olacak mı? Ama İSYAN, Thomas'ın onların düşündüğünden çok daha fazlasını hatırladığını bilmemektedir. Ve Thomas artık söyledikleri tek kelimeye bile inanmayacaktır! Gerçek deh…

Yazar: james dashner
Ani bir patlamayla sonun geldiğini sandılar. İsyan kurulmadan, Kayran inşa edilmeden ve Thomas, Labirent'e girmeden önce bir güneş patlaması dünyayı vurmuş, insan nüfusunun çoğunu öldürmüştür. Ancak en kötü günler henüz yaşanmadı. Mark ve Trina o yıkımdan sağ çıkmayı başarmıştır. Ama şimdi bir virüs hızla yayılmaktadır; insanları cinnete ve cinayete sürükleyen bir virüs. Tedavi yok. Kaçı…

Yazar: hasan ali toptaş
Metinlerini varoluş ve yokoluş üzerine kurarak varoluşçuluğu taşraya taşımasıyla özgünlük kazanan, tıpkı Kafka gibi sade dilinden yükselen müzikle giderek hayatı yazıya, yazıyı ise büyülü bir hayata benzeten bir yazar... Yazma serüvenini hayatı kelime kelime genişletmek olarak adlandıran Hasan Ali Toptaş, metinlerini birer senfoniye de dönüştüre...

Yazar: akilah azra kohen
Şimdi itiraf zamanı! İtiraf ediyorum: Sana tuzaklar kurdum. Adlarını Fi ve Çi koydum. Can Manay'ın Duru'ya duyduğu açlıkla çıkardım seni yola, Hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını Denizle anlatmaya çalıştım sana… Beni takip etmen için yolumuzu onların hikâyeleriyle süsledim. Anlamları da hemen hemen her satıra gizledim. Çünkü Pi'deydi asıl anlatmak istediklerim. Çares…
8/10
Yazar: akilah azra kohen
Şimdi itiraf zamanı! İtiraf ediyorum: Sana tuzaklar kurdum. Adlarını Fi ve Çi koydum. Can Manay'ın Duru'ya duyduğu açlıkla çıkardım seni yola, Hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını Denizle anlatmaya çalıştım sana… Beni takip etmen için yolumuzu onların hikâyeleriyle süsledim. Anlamları da hemen hemen her satıra gizledim. Çünkü Pi'deydi asıl anlatmak istediklerim. Çares…

Yazar: akilah azra kohen
Şimdi itiraf zamanı! İtiraf ediyorum: Sana tuzaklar kurdum. Adlarını Fi ve Çi koydum. Can Manay'ın Duru'ya duyduğu açlıkla çıkardım seni yola, Hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını Denizle anlatmaya çalıştım sana… Beni takip etmen için yolumuzu onların hikâyeleriyle süsledim. Anlamları da hemen hemen her satıra gizledim. Çünkü Pi'deydi asıl anlatmak istediklerim. Çares…

Yazar: hasan ali toptaş
Metinlerini varoluş ve yokoluş üzerine kurarak varoluşçuluğu taşraya taşımasıyla özgünlük kazanan, tıpkı Kafka gibi sade dilinden yükselen müzikle giderek hayatı yazıya, yazıyı ise büyülü bir hayata benzeten bir yazar... Yazma serüvenini hayatı kelime kelime genişletmek olarak adlandıran Hasan Ali Toptaş, metinlerini birer senfoniye de dönüştüre...

Yazar: hasan ali toptaş
Metinlerini varoluş ve yokoluş üzerine kurarak varoluşçuluğu taşraya taşımasıyla özgünlük kazanan, tıpkı Kafka gibi sade dilinden yükselen müzikle giderek hayatı yazıya, yazıyı ise büyülü bir hayata benzeten bir yazar... Yazma serüvenini hayatı kelime kelime genişletmek olarak adlandıran Hasan Ali Toptaş, metinlerini birer senfoniye de dönüştüre...

Yazar: dan brown
Harvard Üniversitesi Simgebilim Profesörü Robert Langdon başından vurulmuş bir halde hastane odasında gözlerini açar. Ne buraya nasıl geldiğini ne de nasıl vurulduğunu hatırlamaktadır. Camdan gördüğü manzara karşısında altüst olan profesör, evinden binlerce kilometre uzakta, Floransa’da olduğunu anlar. Yaşadığı korkunç baş ağrısına eşlik eden tek şey; sürekli kâbuslarında gördüğü kan kırmızısı bi…
7/10
Yazar: dan brown
Harvard Üniversitesi Simgebilim Profesörü Robert Langdon başından vurulmuş bir halde hastane odasında gözlerini açar. Ne buraya nasıl geldiğini ne de nasıl vurulduğunu hatırlamaktadır. Camdan gördüğü manzara karşısında altüst olan profesör, evinden binlerce kilometre uzakta, Floransa’da olduğunu anlar. Yaşadığı korkunç baş ağrısına eşlik eden tek şey; sürekli kâbuslarında gördüğü kan kırmızısı bi…

Yazar: dan brown
Harvard Üniversitesi Simgebilim Profesörü Robert Langdon başından vurulmuş bir halde hastane odasında gözlerini açar. Ne buraya nasıl geldiğini ne de nasıl vurulduğunu hatırlamaktadır. Camdan gördüğü manzara karşısında altüst olan profesör, evinden binlerce kilometre uzakta, Floransa’da olduğunu anlar. Yaşadığı korkunç baş ağrısına eşlik eden tek şey; sürekli kâbuslarında gördüğü kan kırmızısı bi…

Yazar: dan brown
Harvard Üniversitesi Simgebilim Profesörü Robert Langdon başından vurulmuş bir halde hastane odasında gözlerini açar. Ne buraya nasıl geldiğini ne de nasıl vurulduğunu hatırlamaktadır. Camdan gördüğü manzara karşısında altüst olan profesör, evinden binlerce kilometre uzakta, Floransa’da olduğunu anlar. Yaşadığı korkunç baş ağrısına eşlik eden tek şey; sürekli kâbuslarında gördüğü kan kırmızısı bi…

Yazar: dan brown
Harvard Üniversitesi Simgebilim Profesörü Robert Langdon başından vurulmuş bir halde hastane odasında gözlerini açar. Ne buraya nasıl geldiğini ne de nasıl vurulduğunu hatırlamaktadır. Camdan gördüğü manzara karşısında altüst olan profesör, evinden binlerce kilometre uzakta, Floransa’da olduğunu anlar. Yaşadığı korkunç baş ağrısına eşlik eden tek şey; sürekli kâbuslarında gördüğü kan kırmızısı bi…

Yazar: dan brown
Harvard Üniversitesi Simgebilim Profesörü Robert Langdon başından vurulmuş bir halde hastane odasında gözlerini açar. Ne buraya nasıl geldiğini ne de nasıl vurulduğunu hatırlamaktadır. Camdan gördüğü manzara karşısında altüst olan profesör, evinden binlerce kilometre uzakta, Floransa’da olduğunu anlar. Yaşadığı korkunç baş ağrısına eşlik eden tek şey; sürekli kâbuslarında gördüğü kan kırmızısı bi…

Yazar: dan brown
Harvard Üniversitesi Simgebilim Profesörü Robert Langdon başından vurulmuş bir halde hastane odasında gözlerini açar. Ne buraya nasıl geldiğini ne de nasıl vurulduğunu hatırlamaktadır. Camdan gördüğü manzara karşısında altüst olan profesör, evinden binlerce kilometre uzakta, Floransa’da olduğunu anlar. Yaşadığı korkunç baş ağrısına eşlik eden tek şey; sürekli kâbuslarında gördüğü kan kırmızısı bi…

Yazar: dan brown
Harvard Üniversitesi Simgebilim Profesörü Robert Langdon başından vurulmuş bir halde hastane odasında gözlerini açar. Ne buraya nasıl geldiğini ne de nasıl vurulduğunu hatırlamaktadır. Camdan gördüğü manzara karşısında altüst olan profesör, evinden binlerce kilometre uzakta, Floransa’da olduğunu anlar. Yaşadığı korkunç baş ağrısına eşlik eden tek şey; sürekli kâbuslarında gördüğü kan kırmızısı bi…

