Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: cihan aktaş
Ola ki büyü yoktu da kitaplarla büyülenmiş, daha görmeyi gereğince öğrenememiş bakışlar vardı, hastalıklı ve çocuksuluğa zorunlu, büyümeyi beceremeyen türde okurların bakışları.Sağlıklı bakış nedir öyleyse, söyler misin?Renklerin, şekillerin, dağların, insanların, seslerin solmasını, silinmesini, dağılmasını izlemekten korkuşum, bozulurken nesnelerin katı gerçekliğini duyurtan o yanılsamalı büyü…

Yazar: cihan aktaş
Önünde sanki birdenbire oluşan kalabalığın arasından ufak tefek kadın bir çığlık atarak ayağına eğildi. Galiba ayağının başparmağı incinmişti. Kadının bakışlarını görünce anladı. Çarpan, kendisiydi. Dikkat edin canım! Utandı, özür diledi. Fakat o ne yüksek ökçeler öyle! Ökçeler, yüksek ökçeler. Ortaokul yıllarında Ömer Seyfettine özenerek ne çok hikaye yazmıştı. O hikayelerden geriye kalan sadece…

Yazar: cihan aktaş
Sinema, İranın modern bir dünyada dini bir yaşama tarzı oluşturma tecrübesi sırasında, sanatçıların kendilerini özgür hissettikleri bir estetik alan durumundadır. Bu alan, alimlerin de katılımıyla, modernlikle din arasındaki anlaşmazlık konularının ayrıntılı olarak tartışılmaya başlandığı bir zemine dönüştü. Sinema, düşünce özgürlüğünden siyasal ve kültürel kurumların yapısına, sansürün ölçülerin…

Yazar: cihan aktaş
Modernizmin kuşatması altındaki bir dünyada kendini yeniden tanımlamak zorunda kalan müslüman kadın, ne olması ve ne yapması gerektiğine ilişkin birçok soruya cevap verme zaruretiyle yüzyüze gelmektedir. Modernist kültürün kadın konusunda müslümanlara yönelik baskısı, hayatının hemen her alanında müslüman kadının karşısına çıkmasıdır. Modernizmle din arasında süren çatışmada müslüman kadın, gerek…

Yazar: cihan aktaş
...Resim onun için aşktı, sevgiliydi, sevginin yerini tutmuştu. Ama bir de insana yönelik o büyük acı vardı yüreğinde taşıdığı. Bir gün onu peşinden sürükleyip götürecek kadar kuşatıcı acıma dalgaları... Çizgiler elinden kayıp gidiyor, tuvalde bir yüz... gülmeyi unutmuş bir yüz, acı çekmiş bir yüze dönüşerek, acı dalgalarıyla canlanıveriyordu. E1-Grecorıun insanlarına, acının olgunlaştırdığı, say…
Yazar: john locke
John Locke, yüksek öğrenimini Oxford Üniversitesi'nde yaptı, en çok tabiat bilimleriyle tıp okudu. Hayata atıldıktan sonra hem yazar hem de siyaset adamı olarak çalıştı. Bütün eserlerinde gelenek ve otoritenin her çeşidinden kurtulmak gerektiğini, insan hayatına ancak aklın kılavuzluk edebileceğini ileri sürerek bu düşünceleriyle Liberalizm'in, Rasyonel Pedagoji'nin öncüsü oldu. Je…

Yazar: metin önal mengüşoğlu
Ve tam Cağaloğlu Yokuşunu tırmanırken Sezai Karakoç çıkmasın mı karşıma.İşte yukarıdan aşağıya doğru geliyordu.Eyvah, şimdi ne yapacaklardı?Nasıl edip ondan saklanacaklardı?Belki çoktan kendilerini görmüştü bile.İşte işte üzerine doğru geliyor.Bakışları da bizimkilere saplanmış vaziyette.Kaçamazlardı.Aynı hizadaydılar artık.Yürüyüş tempoları hiç düşmemiş.Birbirlerini selamlayarak yollarına devam…

Yazar: adem özbay
Bu hayat komedyasında bir başına kendimi salmışken rüzgara, çağırıyorum seni en çok acıyan yanlarımla.Eğer ki duyuyorsan sesimi, eğer ki azıcık hakkım geçmişse sana, bir koşuda bir nefeste gel yanı başıma.Çünkü artık Ferhatın dağlarında Mecnunun çöllerinde son demlerini yaşayan kalbim, yağı bitmiş kandil gibi azar azar ferini tüketmekte.Tüketmekte ve korkarım seni bulamadan ve seni sevemeden ölüm…

Yazar: ümit aktaş
Okumak bu hayatı, salt seyircisi olduğumuz, akışını izlediğimiz, şu veya bu hedeflere koşulduğurnuz ve çoğu kez tükenmesini beklediğimiz ve artık telafi etme şansına sahip olmadığımız hayatımızı yoğun-laştırır. Edilgenliği bükerek hayatın karşısında bir seyirci olmaktan bizi kurtarır.Vakit ya da para... Bunların bahaneler olduğunu hepimiz biliyoruz. Oysa sıradanlaşmaya karşı direnmek zorundayız.…

Yazar: leo huberman
Leo Huberman eser üstüne şöyle diyor: Kitabın iki amacı var: Tarihi ekonomi teorisiyle ve ekonomi teorisini tarihle açıklamak. Bu düğümlenme önemli ve zorunludur. Ekonomik yanına gerekli ilgi gösterilmeyince tarih öğrenimi sakat kalır. Ekonomi teorisi de tarihî arka planından soyutlandığında anlamsızlaşır. Sıkıcı bilim, tarihî bir boşluk içinde öğretildiği ve incelendiği sürece sıkıcı kalacaktır.…

Yazar: ümit yaşar oğuzcan
Gelme diyecektim, geldin. İyi ettin geldiğine. Nerdeyiz? Bir şehir yanıyor, dikkat et. Tutuşabiliriz, işte ilk ateş gözlerine düştü, sonra dudaklarına, saçlarının arasına kıvılcımlar doldu ışıl ışıl. Yanıyorsun, yanıyorum, yanıyoruz. Aramakla yetinsek bunlar gelmeyecekti başımıza. Yine de memnunum, iyi ettin geldiğine. Taş olup kalmaktansa, ağaç olup yanmak iyi. Ellerini ver, ellerini. Öpüşmeye s…

Yazar: mehmed çavuşoğlu
Son zamanlarda, kültürümüzün bu seçkin örneği sadece edebiyatçıların ve edebiyat okuyucusunun değil, kültür tarihimi tanıma uğraşımda olan herkesin ilgi odaklarından bir ihaline gelmiştir. Bunda, yakın dönemde yapılan bu yayınlara zemin hazırlamış kaynağı olmuş, özellikle metin neşri ve metin şerhi geleneğini hiç olmazsa üniversite yaşatmış Ferid Kam, Ali Nilat Tarlan, Amil Çeleboğlu, Harun Tolas…
Yazar: din muhammed
İslam düşüncesi kavramı sıkça dillendirilmesine rağmen bunun ne olduğu zihinlerde tam olarak açık değildir. Bir düşüncenin İslamî olup olmadığı ancak bu düşüncenin ve sınırlarının ne olduğunun bilinmesiyle anlaşılabilir. Prof. Dr. Din Muhammed bu kısa ve öz eserinde İslam Düşüncesi kavramının ne olduğunu tahlil ederek, İslam Düşüncesi, bu düşünceyi diğer düşüncelerden ayıran özellikler, İslam Düş…
Yazar: rahul sankrityayan
Beş Hintli araştırmacının Budizm'in çeşitli yönlerini maddeci anlayışla yorumladığı beş ayrı incelemeden oluşan Budizm ve Felsefe, bu tanrısız dinin tarihsel toplumsal niteliklerini yakından tanımak isteyenler için bir el kitabı özelliği taşımaktadır. Okur kitapta Budizm'in felsefi ve yönteme ilişkin sorunlarıyla ilgili görüşler bulacak, sınıfsal konumu konusundaki tartışmaları izleyece…

Yazar: erich fromm
Bu kitap, sevme sanatı konusunda hazır bilgi isyetenleri umut kırıklığına uğratacaktır. Tersine, burada gösterilmek istenen şey sevginin, belli bir olgunluğa erişmeden, rastgele herkesin tadabileceği bir duygu olmadığıdır. Kitabın amacı okuyucuya, bütün kişiliğini yaratıcı yönde geliştirmedikçe sevme çabalarının boşa çıkacağını, komşusunu sevme yetisi, gerçek alçakgönüllülük, gözüpeklik, inanç ve…

Yazar: sait faik abasıyanık
Saitin hayattaki bileti lüks mevki bileti idi. Ama o da tıpkı Barba gibi lüks mevkiden, birinciden, ikinciden hoşlanmıyor, soluğu hep üçüncüde, personel koğuşunda alıyordu.Haldun Taner... O, Orhan Veli ile beraber, son neslin en kuvvetli simalarından biridir. Yaşayışları, hayatın güzelliğini duyuşları, avarelikleri ve Türkçenin şiirini buluşları ne kadar birbirine benzer. İstikbalin edebiyat kita…

Yazar: mehmet yavuz arıtürk
O halde? dedi gözlerime bakarak.O halde ölümün aslı yok galiba dedi. Yani tek kelimeyle açıklanacak manası yok. Her insan için apayrı bir anlamı var. Ya¬şamına benzer bir anlamı...Bir müddet düşünceye daldı.O halde dedi tekrar yüzüme bakarak.O halde aslolan yaşamaktır. Çünkü ölümün anlamını yaşam yazar. Ama sadece yaşayan için. Ölüm yaşamın son notasıdır. Ezginin yabancısı olmayan bir nota... Yaş…





