
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: tarık tufan
Akıl hastanesinde kalan o sarışın, zayıf kız akordeonunu çalarken hep aşkını düşünüyormuş meğer.Çaldığı bütün parçaları onun hayaline adıyormuş. Gözlerinden anlamıştım zaten. Başka türlüsü mümkün değil.İnsanın ancak aşkı için şarkı söylerken gözleri bu kadar parlar.Hele bu kadar solgun bir yüzle şarkı söylerken birden değişiveriyorsa...Bir enstrüman çalmayı sırf bunun için isterdim. Biliyor musun…
10/10Tarık Tufan'ın samimi dille yazdığı bir kitap daha. okurken benliğimizden kırıntılar bulabileceğimiz bölümler var. tadı damakta kalan kitaplardan diyebilirim..

Yazar: tarık tufan
Akıl hastanesinde kalan o sarışın, zayıf kız akordeonunu çalarken hep aşkını düşünüyormuş meğer.Çaldığı bütün parçaları onun hayaline adıyormuş. Gözlerinden anlamıştım zaten. Başka türlüsü mümkün değil.İnsanın ancak aşkı için şarkı söylerken gözleri bu kadar parlar.Hele bu kadar solgun bir yüzle şarkı söylerken birden değişiveriyorsa...Bir enstrüman çalmayı sırf bunun için isterdim. Biliyor musun…

Yazar: tarık tufan
Akıl hastanesinde kalan o sarışın, zayıf kız akordeonunu çalarken hep aşkını düşünüyormuş meğer.Çaldığı bütün parçaları onun hayaline adıyormuş. Gözlerinden anlamıştım zaten. Başka türlüsü mümkün değil.İnsanın ancak aşkı için şarkı söylerken gözleri bu kadar parlar.Hele bu kadar solgun bir yüzle şarkı söylerken birden değişiveriyorsa...Bir enstrüman çalmayı sırf bunun için isterdim. Biliyor musun…

Yazar: tarık tufan
Akıl hastanesinde kalan o sarışın, zayıf kız akordeonunu çalarken hep aşkını düşünüyormuş meğer.Çaldığı bütün parçaları onun hayaline adıyormuş. Gözlerinden anlamıştım zaten. Başka türlüsü mümkün değil.İnsanın ancak aşkı için şarkı söylerken gözleri bu kadar parlar.Hele bu kadar solgun bir yüzle şarkı söylerken birden değişiveriyorsa...Bir enstrüman çalmayı sırf bunun için isterdim. Biliyor musun…

Yazar: tarık tufan
Akıl hastanesinde kalan o sarışın, zayıf kız akordeonunu çalarken hep aşkını düşünüyormuş meğer.Çaldığı bütün parçaları onun hayaline adıyormuş. Gözlerinden anlamıştım zaten. Başka türlüsü mümkün değil.İnsanın ancak aşkı için şarkı söylerken gözleri bu kadar parlar.Hele bu kadar solgun bir yüzle şarkı söylerken birden değişiveriyorsa...Bir enstrüman çalmayı sırf bunun için isterdim. Biliyor musun…

Yazar: marcel prevost
Bir yanda kendisine şefkat, tutku, aşk sunan ve fedakârlığıyla etkileyen orta yaşlı Julie... Diğer yanda gençliği ve masumiyetiyle büyüleyen Claire. Maurice bu iki aşk arasında kalıyor ve ikisinden de vazgeçemiyor. Başedemediği karışık, kararsız duyguları onları hiç beklemedikleri bir sona taşıyor. Vicdan azabı, merhamet, tutku ve pişmanlığın içiçe geçtiği hayatlar. Sonu tahmin e…
1/10Bitirinceye kadar bende bittim tahammülümü zorladı..sıkıcı tasvir dolu..

Yazar: marcel prevost
Bir yanda kendisine şefkat, tutku, aşk sunan ve fedakârlığıyla etkileyen orta yaşlı Julie... Diğer yanda gençliği ve masumiyetiyle büyüleyen Claire. Maurice bu iki aşk arasında kalıyor ve ikisinden de vazgeçemiyor. Başedemediği karışık, kararsız duyguları onları hiç beklemedikleri bir sona taşıyor. Vicdan azabı, merhamet, tutku ve pişmanlığın içiçe geçtiği hayatlar. Sonu tahmin e…

Yazar: marcel prevost
Bir yanda kendisine şefkat, tutku, aşk sunan ve fedakârlığıyla etkileyen orta yaşlı Julie... Diğer yanda gençliği ve masumiyetiyle büyüleyen Claire. Maurice bu iki aşk arasında kalıyor ve ikisinden de vazgeçemiyor. Başedemediği karışık, kararsız duyguları onları hiç beklemedikleri bir sona taşıyor. Vicdan azabı, merhamet, tutku ve pişmanlığın içiçe geçtiği hayatlar. Sonu tahmin e…

Yazar: marcel prevost
Bir yanda kendisine şefkat, tutku, aşk sunan ve fedakârlığıyla etkileyen orta yaşlı Julie... Diğer yanda gençliği ve masumiyetiyle büyüleyen Claire. Maurice bu iki aşk arasında kalıyor ve ikisinden de vazgeçemiyor. Başedemediği karışık, kararsız duyguları onları hiç beklemedikleri bir sona taşıyor. Vicdan azabı, merhamet, tutku ve pişmanlığın içiçe geçtiği hayatlar. Sonu tahmin e…

Yazar: marcel prevost
Bir yanda kendisine şefkat, tutku, aşk sunan ve fedakârlığıyla etkileyen orta yaşlı Julie... Diğer yanda gençliği ve masumiyetiyle büyüleyen Claire. Maurice bu iki aşk arasında kalıyor ve ikisinden de vazgeçemiyor. Başedemediği karışık, kararsız duyguları onları hiç beklemedikleri bir sona taşıyor. Vicdan azabı, merhamet, tutku ve pişmanlığın içiçe geçtiği hayatlar. Sonu tahmin e…

Yazar: jojo moyes
Sen ve beni toplasak sonuç ne olur? Tatlı bela bir kadın… İki çocuğuna bakmak için deliler gibi çalışan ve baharın gelmesini dört gözle bekleyen Jess Thomas bugüne kadar hayatındaki tüm zorlukların üstesinden tek başına gelmiş. Ama artık birinin ona yardım istemenin kötü bir şey olmadığını anlatması gerekiyor… Ve hayatı alt üst olmuş bir yabancı… Yıllar boyunca çalışıp kazandığı her şeyi…



Yazar: canan tan
Vakt-i zamanında, Aldanma ki şair sözü elbette yalandır! diyen Fuzûlî, günümüzde yaşasa, Aldanma ki sanal aşklar elbette yalandır! mı derdi? Yoksa, Aşk aşktır! diyerek, gerçek ya da sanal tüm sevdalıların önüne mi sererdi dizelerini?...Var mıydın gerçekten? Gözlerimiz buluşmadan, ellerimiz birbirine değmeden, yalnızca yüreklerimizle, doludizgin bir aşk seninle paylaştık mı biz? Yoksa... Acımasız…
6/10
Yazar: canan tan
Vakt-i zamanında, Aldanma ki şair sözü elbette yalandır! diyen Fuzûlî, günümüzde yaşasa, Aldanma ki sanal aşklar elbette yalandır! mı derdi? Yoksa, Aşk aşktır! diyerek, gerçek ya da sanal tüm sevdalıların önüne mi sererdi dizelerini?...Var mıydın gerçekten? Gözlerimiz buluşmadan, ellerimiz birbirine değmeden, yalnızca yüreklerimizle, doludizgin bir aşk seninle paylaştık mı biz? Yoksa... Acımasız…

Yazar: tarık tufan
Modern yaşam ölümü unutturur der Ahmet Hamdi Tanpınar. Bu söz herhalde en çok 1980 sonrası kuşak için geçerli. Sadece ölümü unuttursa iyi, tüm değerleri de yapboz haline getirdi. Popüler kültürün hızlı yayılışı ve modern yaşam tasarımları birçok hayatı ve duyarlılığı kapitalizmin çöp kutularına yuvarladı. Artık neredeyse hemen her şeyin bir bedeli ya da fiyatı vardı. Bu hızlı yaşamda kendini içl…

Yazar: tarık tufan
Modern yaşam ölümü unutturur der Ahmet Hamdi Tanpınar. Bu söz herhalde en çok 1980 sonrası kuşak için geçerli. Sadece ölümü unuttursa iyi, tüm değerleri de yapboz haline getirdi. Popüler kültürün hızlı yayılışı ve modern yaşam tasarımları birçok hayatı ve duyarlılığı kapitalizmin çöp kutularına yuvarladı. Artık neredeyse hemen her şeyin bir bedeli ya da fiyatı vardı. Bu hızlı yaşamda kendini içl…