
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: naşide gökbudak
Nerime, Rüyayı yalnız bırakıp dönememişti. Gitme lafını ettiği her an, Rüya boynunu bükerek Ne olur Nerime abla, birkaç gün daha kal! diye yalvarıyordu. İki gün evvel Gültenin yedinci günü duasını yaptırmışlardı. Hayat yavaş yavaş normale dönmeye başlamıştı. Rüya kahvaltı sofrasını toplarken kapı çalındı. Elinde ekmek sepeti ile kapıya koştu: Armağan, sen misin? diye bağırdı. Rüya, elinde ekmek s…

Yazar: naşide gökbudak
Ailesi tarafından çok sevilerek büyütülen Sılanın genç kızlık dönemine kadar tek bir sorunu olmuştur: beklenmedik zamanlarda kendini içinde bulduğu anlaşılmaz olaylar ve duyduğu garip sesler... Bu karmaşık hisler içinde aşktan bile korkar hale gelen Sılanın karşısına Mennan adlı genç çıktığında, hem aşka bakışı hem de garip olaylara yaklaşımı artık ilginç bir hal almaya başlar. Sılaya ken…

Yazar: naşide gökbudak
Ayvalıkta başlayıp istanbulda son bulan hüzünlü bir aşk hikayesiHümeyra koltuğun arkasına yaslanmış gözlerini kapamıştı. Emirgâna ne zaman geldiklerini fark etmedi bile. Aslında uzun bir yol değildi. Uyumuyor, arada bir hissettiği ıhlamur ve iğde çiçeklerinin kokusunu içine çekiyor, Nejat ile yaşayacağı bir ömrü tahayyül etmeye çalışıyordu.Tabii ki çok güzel olacak. Hatta muhteşem olacak. Ben aşk…

Yazar: naşide gökbudak
Sürükleyici anlatımı ve gerçek yaşam hikayesiyle elden bırakılması çok zor, tadına doyulmaz bir eser. Nazan Şoray Hadiseler çok iyi tarzda birbirine bağlanmış, kopukluklar hiç yok. Hayal unsurları gerçeklerle o denli birleştirilmiş ki, ayırd etmek imkansız. Sıdıkanın başından geçenler, belli bir sıra ile okuyanın merakını uyandıracak şekilde sıralanmış. Bu hali ile akıcalık ve debir bir hüviyet k…

Yazar: naşide gökbudak
Birbirinden farklı dört kadın. Dört ayrı dünya, dört ayrı hayat... Biri Anadolu'nun bağrından kopup gelmiş, bir diğeriyse İtalya'daki hayatını bırakmış; biri dini yüzünden yaşadığı sıkıntıları unutmaya çalışıyor, bir diğeri ise kocasını kaybetmek üzere. Bu dört kadının tek ortak noktası, İstanbul'un Üsküdar semtindeki lüks bir apartman. Birbirine komşu olan bu dört farklı…

Yazar: şebnem burcuoğlu
"Dişi olan karadul örümceği, erkeğiyle çiftleştikten sonra onu bir güzel yermiş. Yediği erkek sayısı günde yirmiyi bulabilirmiş. Denilen odur ki erkek, sadece yavruları olsun diye kendini kurban edermiş. Bir günde yirmi erkek!Ben bir tanesini bulmaya çalışırken maymun oldum, Allah'ın örümceği günde yirmi erkeği bulduğu gibi bir de mideye indiriyor!" Çok sevgili Türk kızı, Bir ön…

Yazar: şebnem burcuoğlu
"Türkiye'de kadınların DNA'larına kodlanmış olan evlenme saplantısı, ne yazık ki bizim ailede daha yoğun. Millete ailesinden genetik miras olarak mavi göz kalır, bize bu evlenme saplantısı kalmış. 'Sinek kadar eri olanın dağ kadar feri olurmuş' atasözü, anneannem Peyker'in lafıdır. Yani o sözü söyleyen ata, bizzat benim anneannem. Sözün özü, kocan varsa varsın, yo…

Yazar: corleonis canan a. düzgan
Okyanus… Onu gördüğümde, dile getiremediğim ve aklımdan geçen tek şey buydu. Okyanus gibiydi gözleri. Okyanus bile bu kadar derin değildi belki... Çaresiz, yalvaran bakışlarıyla bana bakıyordu. Ve gözlerindeki yakarış, dudaklarında süzüldü. "Yardım et..." Sessiz...Güçsüz...Ürkek... Öyle olağanüstüydü ki aşkları... Öyle masum... İki yakın arkadaşıyla Karayipler'e tatile giden Wal…

Yazar: suri rosen
"Ya kaderiniz hiç beklemediğiniz birinin ellerindeyse?" Belki o da uzakta bir yerlerde farkında olmadan seni bekliyordur. Belki de şu an yanı başındadır ve sen onu göremiyorsundur. Ya da oradadır, biliyorsundur bir adımını beklediğini. Bir adım, sonra bir adım daha… Korkma, artık yalnız değilsin! Aşk var yanı başında! "Kıpır kıpır, eğlenceli ve sürükleyici bir hikâye."…

Yazar: zülfü livaneli
Serenad fırtınasından sonra Livaneli’den nefes kesen bir roman... Sakin bir balıkçı köyünde genç bir kadının cinayete kurban gitmesiyle başlar her şey. Dünyadan elini eteğini çekmiş emekli inşaat mühendisiyle genç, güzel ve meraklı gazeteci kızın tanışmasına da bu cinayet vesile olur. Kurguyla gerçeğin karıştığı, duyguların en karanlık, en kuytu bölgelerine girildiği hikâye, daha doğrusu hikây…

Yazar: tarık tufan
Modern yaşam ölümü unutturur der Ahmet Hamdi Tanpınar. Bu söz herhalde en çok 1980 sonrası kuşak için geçerli. Sadece ölümü unuttursa iyi, tüm değerleri de yapboz haline getirdi. Popüler kültürün hızlı yayılışı ve modern yaşam tasarımları birçok hayatı ve duyarlılığı kapitalizmin çöp kutularına yuvarladı. Artık neredeyse hemen her şeyin bir bedeli ya da fiyatı vardı. Bu hızlı yaşamda kendini içl…

Yazar: tarık tufan
Modern yaşam ölümü unutturur der Ahmet Hamdi Tanpınar. Bu söz herhalde en çok 1980 sonrası kuşak için geçerli. Sadece ölümü unuttursa iyi, tüm değerleri de yapboz haline getirdi. Popüler kültürün hızlı yayılışı ve modern yaşam tasarımları birçok hayatı ve duyarlılığı kapitalizmin çöp kutularına yuvarladı. Artık neredeyse hemen her şeyin bir bedeli ya da fiyatı vardı. Bu hızlı yaşamda kendini içl…

Yazar: tarık tufan
Modern yaşam ölümü unutturur der Ahmet Hamdi Tanpınar. Bu söz herhalde en çok 1980 sonrası kuşak için geçerli. Sadece ölümü unuttursa iyi, tüm değerleri de yapboz haline getirdi. Popüler kültürün hızlı yayılışı ve modern yaşam tasarımları birçok hayatı ve duyarlılığı kapitalizmin çöp kutularına yuvarladı. Artık neredeyse hemen her şeyin bir bedeli ya da fiyatı vardı. Bu hızlı yaşamda kendini içl…

Yazar: tarık tufan
Modern yaşam ölümü unutturur der Ahmet Hamdi Tanpınar. Bu söz herhalde en çok 1980 sonrası kuşak için geçerli. Sadece ölümü unuttursa iyi, tüm değerleri de yapboz haline getirdi. Popüler kültürün hızlı yayılışı ve modern yaşam tasarımları birçok hayatı ve duyarlılığı kapitalizmin çöp kutularına yuvarladı. Artık neredeyse hemen her şeyin bir bedeli ya da fiyatı vardı. Bu hızlı yaşamda kendini içl…

Yazar: ruth ozeki
Olur da biri size bu kitap hakkında bir şey sorarsa ona sadece yalan söyleyin. Tokyo'da, katlanamadığı yalnızlığına son vermeyi düşünen 16 yaşında genç bir kız: Nao. Pasifik'in öteki tarafında ise ıssız bir adada ilham perisini arayan bir yazar: Ruth. Ve bu hayatları birleştiren sahil kenarına vurmuş bir günlük: Nao'ın günlüğü. Nao'ın tek arzusu, hayatına son vermeden önce,…

Yazar: tarık tufan
Önceden söyleyebilecek bir sözüm yok... Söylenmesi gereken ne varsa söylemeye çalıştım. Bu benim gibi biri için çok kolay değil. Bir çırpıda anlatmaya çalıştım her şeyi. Durup düşünürsem anlatmaktan vazgeçebilirdim. Bazı şeyleri, anlatmaktan ötürü de pişman olacağımın farkındayım. İnsan, duygularının apaçık bir biçimde başkalarınca bilinmesini istemez sonuçta. Bir öykü kahramanı olmanın rahatlığı…

Yazar: tarık tufan
Modern yaşam ölümü unutturur der Ahmet Hamdi Tanpınar. Bu söz herhalde en çok 1980 sonrası kuşak için geçerli. Sadece ölümü unuttursa iyi, tüm değerleri de yapboz haline getirdi. Popüler kültürün hızlı yayılışı ve modern yaşam tasarımları birçok hayatı ve duyarlılığı kapitalizmin çöp kutularına yuvarladı. Artık neredeyse hemen her şeyin bir bedeli ya da fiyatı vardı. Bu hızlı yaşamda kendini içl…

Yazar: tarık tufan
Akıl hastanesinde kalan o sarışın, zayıf kız akordeonunu çalarken hep aşkını düşünüyormuş meğer.Çaldığı bütün parçaları onun hayaline adıyormuş. Gözlerinden anlamıştım zaten. Başka türlüsü mümkün değil.İnsanın ancak aşkı için şarkı söylerken gözleri bu kadar parlar.Hele bu kadar solgun bir yüzle şarkı söylerken birden değişiveriyorsa...Bir enstrüman çalmayı sırf bunun için isterdim. Biliyor musun…

Yazar: tarık tufan
Gözlerini alabildiğine uzakları görebilmeli baktığında. Şehrin herbir köşesini ve her köşesinde başka bir hayata dönüşen gölgeleri farkedebilmeli. Sahici olan ne varsa ve içinde yaşamak adına bir giz taşıyan ne varsa farkedebilmelisin. Böylece zaman senin kollarında uzamalı. Bazen akrebi sımsıkı avuçlarında tutmalısın. Kimi zaman da bir yelkovanın sırtında savaşmalısın ara sokakların içinde.Gözle…

Yazar: ka hancock
Kendi kurallarını koyan bir aşkın inanılmaz hikâyesi... Her evlilik bir danstır lucy. Bazen komplike, bazen sevgi dolu, çoğu zamansa olaysız. Ama Mickeyle dansınız kırık camlar üzerinde gibi olacak. Acı verecek. Ve sen, ne acıdan kaçabileceksin, ne de bir sonraki adımda canının daha az acıması için ona daha sıkı tutunup az camlı bir yere ilerleyebileceksin... 21 yaşındaki Lucy, Mickeyle kar…

Yazar: david nicholls
Aşk bazen sandığınızdan daha yakındadır… Yıllardan 1988, günlerden 15 Temmuz'dur ve DEXTER ile EMMA henüz tanışmıştır. Ama birlikte geçirdikleri tek bir gün, sürekli birbirlerini düşünmelerine yetmiştir. "Her okuyucu bu kitaba âşık olacak. Ve her yazar bu kitabı kendisinin yazmış olmasını dileyecek." Tony Parsons "Bitirmek üzereyken kitabı göğsüme bastırdığımı ve üze…

Yazar: sabahattin ali
"Her gün, daima öğleden sonra oraya gidiyor, koridorlardaki resimlere bakıyormuş gibi ağır ağır, fakat büyük bir sabırsızlıkla asıl hedefine varmak isteyen adımlarımı zorla zapt ederek geziniyor, rastgele gözüme çarpmış gibi önünde durduğum Kürk Mantolu Madonna'yı seyre dalıyor, ta kapılar kapanıncaya kadar orada bekliyordum." Kimi tutkular rehberimiz olur yaşam boyunca. Kolları…

