Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: reviel netz, william noel
1204’ün Nisan’ında Hıristiyan askerleri Filistin’i kurtarma misyonuyla çıktıkları seferde hedeflerine varamadılar ve Avrupa’nın en zengin kenti olan Konstantinopolis’i yağmaladılar. Atina başpiskoposunun erkek kardeşi Nicetas Choniatesbu katliamı görgü tanığı olarak nakletti. Muhteşem bir kilise olan Aya Sofya’nın (Kutsal Bilgelik) görkemli hazineleri paramparça edilerek askerlere dağıtıldı. Gani…

Yazar: özdemir asaf
Sen Bana Bakma, Ben Senin Baktığın Yönde Olurum Özdemir Asaf’ın kendi sesinden şiirler Yapı Kredi Yayınları tarafından yayımlanan Sen Bana Bakma, Ben Senin Baktığın Yönde Olurum kitabı ve bu kitapla birlikte verilen CD, Özdemir Asaf’ın kızı Seda Arun’un babasının sesini kaydettiği kayıtlarından oluşuyor. Bu kayıtlarda Özdemir Asaf’ın kendi sesinden dinleyeceğimiz şiirleri ve bir de İstanbul Ra…
kitap düzenlemesi yaptı
Arşimet'in El Yazmaları : Modern Bilimin Anahatlarının Ortaya Çıkışı
Yazar: reviel netz, william noel
1204’ün Nisan’ında Hıristiyan askerleri Filistin’i kurtarma misyonuyla çıktıkları seferde hedeflerine varamadılar ve Avrupa’nın en zengin kenti olan Konstantinopolis’i yağmaladılar. Atina başpiskoposunun erkek kardeşi Nicetas Choniatesbu katliamı görgü tanığı olarak nakletti. Muhteşem bir kilise olan Aya Sofya’nın (Kutsal Bilgelik) görkemli hazineleri paramparça edilerek askerlere dağıtıldı. Gani…

Yazar: saime tuğrul
Hepimizin dilinde, medyanın sürekli farklı biçimlerde, reality show’larda ya da haberler adı altında bize sunduğu ''kurbanlar'' silsilesi, neden bu kadar el eriminde, hayatlarımızın içindedirler? Televizyonlarda gördüğümüz, dünyanın öteki ucundaki felaketzedeler, doğal afet ve savaş kurbanlarıyla özdeşleşerek, ölümün şiddetine maruz kalmış bu insanlar için neden bu denli kolay…
Yazar: selahattin bulut
12 Eylül ve Diyarbakır Cezaevi… siyasi literatürümüzde spesifikleşmiş işkence demektir. Ve genellikle istatistik veriler için anılır. Oysa teker teker bireylerin yaşamlarıdır saldırıya uğrayan ve her biri bambaşka biçimlerde katlanmaya çalışmışlardır maruz kaldıkları işkencelere, tabii ölmedilerse! Selahattin Bulut, Hadım'da bir kişinin işkence sonucu hadım edilmesiyle bir kültürün yasakla…
Yazar: selahattin bulut
12 Eylül ve Diyarbakır Cezaevi… siyasi literatürümüzde spesifikleşmiş işkence demektir. Ve genellikle istatistik veriler için anılır. Oysa teker teker bireylerin yaşamlarıdır saldırıya uğrayan ve her biri bambaşka biçimlerde katlanmaya çalışmışlardır maruz kaldıkları işkencelere, tabii ölmedilerse! Selahattin Bulut, Hadım'da bir kişinin işkence sonucu hadım edilmesiyle bir kültürün yasakla…
Yazar: selahattin bulut
12 Eylül ve Diyarbakır Cezaevi… siyasi literatürümüzde spesifikleşmiş işkence demektir. Ve genellikle istatistik veriler için anılır. Oysa teker teker bireylerin yaşamlarıdır saldırıya uğrayan ve her biri bambaşka biçimlerde katlanmaya çalışmışlardır maruz kaldıkları işkencelere, tabii ölmedilerse! Selahattin Bulut, Hadım'da bir kişinin işkence sonucu hadım edilmesiyle bir kültürün yasakla…

Yazar: selahattin bulut
12 Eylül ve Diyarbakır Cezaevi… siyasi literatürümüzde spesifikleşmiş işkence demektir. Ve genellikle istatistik veriler için anılır. Oysa teker teker bireylerin yaşamlarıdır saldırıya uğrayan ve her biri bambaşka biçimlerde katlanmaya çalışmışlardır maruz kaldıkları işkencelere, tabii ölmedilerse! Selahattin Bulut, Hadım'da bir kişinin işkence sonucu hadım edilmesiyle bir kültürün yasakla…

Yazar: antoine de saint-exupéry, merve otçeken
Hiç kimsenin kitabımı özensizce okumasını istemem doğrusu. Bu anılarımı yazarken çok üzüntülü anlar yaşadım. Arkadaşım koyunu ile birlikte beni bırakıp gideli tam altı yıl oldu. Onu burada anlatmaya çabalıyorsam, bu biraz da onu unutmamak için. Arkadaşı unutmak çok üzücü bir şey. Herkesin arkadaşı olmamıştır. Arkadaşımı unutursam, kendimi o, sayılardan başka bir şeye değer vermeyen büyükler gibi…

Yazar: saime tuğrul
Hepimizin dilinde, medyanın sürekli farklı biçimlerde, reality show’larda ya da haberler adı altında bize sunduğu ''kurbanlar'' silsilesi, neden bu kadar el eriminde, hayatlarımızın içindedirler? Televizyonlarda gördüğümüz, dünyanın öteki ucundaki felaketzedeler, doğal afet ve savaş kurbanlarıyla özdeşleşerek, ölümün şiddetine maruz kalmış bu insanlar için neden bu denli kolay…

Yazar: saime tuğrul
Hepimizin dilinde, medyanın sürekli farklı biçimlerde, reality show’larda ya da haberler adı altında bize sunduğu ''kurbanlar'' silsilesi, neden bu kadar el eriminde, hayatlarımızın içindedirler? Televizyonlarda gördüğümüz, dünyanın öteki ucundaki felaketzedeler, doğal afet ve savaş kurbanlarıyla özdeşleşerek, ölümün şiddetine maruz kalmış bu insanlar için neden bu denli kolay…

Yazar: saime tuğrul
Hepimizin dilinde, medyanın sürekli farklı biçimlerde, reality show’larda ya da haberler adı altında bize sunduğu ''kurbanlar'' silsilesi, neden bu kadar el eriminde, hayatlarımızın içindedirler? Televizyonlarda gördüğümüz, dünyanın öteki ucundaki felaketzedeler, doğal afet ve savaş kurbanlarıyla özdeşleşerek, ölümün şiddetine maruz kalmış bu insanlar için neden bu denli kolay…

Yazar: v.s. ramachandran, sandra blakeslee
İki yüzyıldır süren araştırmalara rağmen, Yüzleri nasıl tanırız? Niçin ağlarız? Neden güleriz? Neden rüya görürüz? Neden müzik ve sanattan zevk alırız? gibi insan zihni konusundaki en temel sorulara cevap veremiyoruz. Çok daha büyük bir soru olan Bilinç nedir?in de hâlâ bir yanıtı yok. Ne var ki yeni deneysel yaklaşımlar ve görüntüleme tekniklerinin gelişimiyle birlikte insan beynine dair anlayış…

Yazar: v.s. ramachandran, sandra blakeslee
İki yüzyıldır süren araştırmalara rağmen, Yüzleri nasıl tanırız? Niçin ağlarız? Neden güleriz? Neden rüya görürüz? Neden müzik ve sanattan zevk alırız? gibi insan zihni konusundaki en temel sorulara cevap veremiyoruz. Çok daha büyük bir soru olan Bilinç nedir?in de hâlâ bir yanıtı yok. Ne var ki yeni deneysel yaklaşımlar ve görüntüleme tekniklerinin gelişimiyle birlikte insan beynine dair anlayış…

Yazar: john lloyd, john mitchinson
En parlak zihinlerin en güzel ve en komik sözlerini bir araya getiren ve onları ‘hırs’tan ‘endişe’ye (ya da ‘enginar’dan ‘pencere’ye) dek 399 ayrı başlık altında düzenleyen, gerçekten iyi bir aforizma kitabı; hayatın (çocuğunuzun balığının ölümünden, Kuantum Teorisi’ne dek) karşınıza çıkarabileceği hemen her durum için yararlı bir kullanım sunan bir kitap; bilge özlü sözlerden, gülünç sözlerden v…

Yazar: v.s. ramachandran, sandra blakeslee
İki yüzyıldır süren araştırmalara rağmen, Yüzleri nasıl tanırız? Niçin ağlarız? Neden güleriz? Neden rüya görürüz? Neden müzik ve sanattan zevk alırız? gibi insan zihni konusundaki en temel sorulara cevap veremiyoruz. Çok daha büyük bir soru olan Bilinç nedir?in de hâlâ bir yanıtı yok. Ne var ki yeni deneysel yaklaşımlar ve görüntüleme tekniklerinin gelişimiyle birlikte insan beynine dair anlayış…

Yazar: v.s. ramachandran, sandra blakeslee
İki yüzyıldır süren araştırmalara rağmen, Yüzleri nasıl tanırız? Niçin ağlarız? Neden güleriz? Neden rüya görürüz? Neden müzik ve sanattan zevk alırız? gibi insan zihni konusundaki en temel sorulara cevap veremiyoruz. Çok daha büyük bir soru olan Bilinç nedir?in de hâlâ bir yanıtı yok. Ne var ki yeni deneysel yaklaşımlar ve görüntüleme tekniklerinin gelişimiyle birlikte insan beynine dair anlayış…

Yazar: hakan özerol
Finansı biliyoruz da davranışsalı nasıl oluyor bu işin?' demeyin lütfen. Öncelikle itiraf ediniz ki gerçekten finans ve ekonomiyi biliyorsanız, nasıl olur da her ayın sonunu getiremezsiniz? Nasıl olur da sırf canınız sıkıldığı için ya da sadece indirimde olduğu için bir çanta satın almış olabilirsiniz? Ya da nasıl olur da kredi kartı dökümünüzü gördüğünüzde, o güzel gözlerinize inanamazsınız…
7/10


