Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: georges simenon
Gazeteyi elinden bırakmıştı; gazete önce kat yerinden açılıp dizlerinin üstüne yayılmış, sonra yavaşça kayıp cilalı parkeye düşmüştü. Zaman zaman gözkapaklarında ince bir aralık belirmese, uyuduğu sanılırdı. Karısı bunu yutar mıydı hiç? Şöminenin öbür tarafındaki alçak koltuğunda örgü örüyordu. Hiçbir zaman onu gözetlediğini belli etmezdi, fakat adam, adalelerinden birinin hafifçe oynaması dahil…

Yazar: georges simenon
Kişinin, evinde gidip geldiği, alışıldık hareketleri, her günkü hareketlen yaptığı, yüz çizgilerinin yalnızca kendisi için geçildiği, sonra ansızın, başını kaldırınca, perdelerin açık kaldığının, sokaktan gelip geçenlerin kendisini seyrettiğinin farkına vardığı zamanlar olur.Spencer Ashby de biraz bunu yaşadı işte. Gerçi, tıpkı öyle değil; çünkü, doğrusu ya, o gece kimsecikler ona dikkat etmemiş,…

Yazar: şükrü erbaş
Suyum unum buğdayımBen bir iyiliğim, diyorumyitiklik duygusundan doğan.Çoğalmak istedikçe azalmaktan alırım güzelliğimi.Seçilmiş bir yalnızlığın içindenseslenirim mahcup ve özgür;sevdiği herkesi bir kederedönüştüren kalbimle.-Karlı bir boşluğa inen geceçocuk kalır odamın yanında.-Kalabalığı kanıt gösteririmkalabalığın kendine:Hiçbir yakınlık hiçbir hayalesu taşımazbuğday olmazun vermez...

Yazar: metin altıok
Kimi zaman çocuğum Bir müzik kutusu başucumda Ve ayımın gözleri saydam. Kimi zaman gardayım Yanımda bavulum, yılgın ve ihtiyar. Ne zaman bir dosta gitsem, Evde yoklar. TADIMLIKSONRA GİTBunları yap, sakın unutma, Mum yak bir aşkın sıcak anısına, Suyla hesaplaş, rüzgâra sür yüzünü, Cesedini bul bir yokluğun kıyısında. Bunları yap, sakın unutma. Yasını tut, günlerce ağla. Mandalı düşmüş bir kapa…

Yazar: şükrü erbaş
Ayrılık ne biliyor musun? Ne araya yolların girmesi, ne kapanan kapılar, ne yıldız kayması gecede, ne güz, ne ceplerde tren tarifesi, ne de turna katarı gökte... İnsanın içini dökmekten vazgeçmesi

Yazar: şükrü erbaş
Babam gelirdi ve akşam olurdu. Bahçedeki akasya ağacı, gün boyu biriktirdiği kuşları, birer hayal topu olarak uzatırdı yatağımıza. Siyah-beyaz bir fotoğraf gibi gelirdi babam. Kamyonlar hep geceleri, hep uzaklara giderdi. Ben o zamanlar bütün babaları susar sanırdım. Yalnızca gaz lambasıyla konuşan bir diş gıcırtısıydı babam. Kapılar titreyerek açılır, titreyerek kapanırdı. Tanrıyı ve uzu…

Yazar: şükrü erbaş
Kalabalığın uzun sürmüş sözüneMine çiçeklerinden bir merhem edindim.Limonların denize gamzeler açtığıBir sokağı dünyaya ekleyip duruyorumAy masalı, kum masalı, nar masalıYalnızlığı seviyorum sessizce.Denizden çocuk, dağlardan çıplakBir zaman oluyor kalbimSitem yok, dağlardan çıplakBir zaman oluyor kalbimSitem yok, diyorum, hayatımademiş hiçbir hayata.Gözlerim kocaman atkestaneleriKime baksam, ıhl…

Yazar: şükrü erbaş
O çocuk oturmuş çarşılar ortasına Bir güz kederiyle iplik iplik ağlıyor Babam olsaydı babam olsaydı babam olsaydı... Işıklı vitrinler önünde simsiyah bir leke Çocuk ağlamıyor Almış kanatlarına bütün özlemlerini Bir turna sürüsü gözlerinin burcunda Akşamı parçalaya parçalaya uçuyor...

Yazar: tezer özlü, ferid edgü
'Sevgili Ferit, Bu sabah mektubunu bulmak, okumak, bana hem yaşamı hem de sonundaki ölümü daha dayanılır kıldı. Birden yüksek dağlar, henüz boz rengi olan yamaçlar, tepelerdeki beyaz kar, sessiz, küçük İsviçre köyleri anlam kazandı ve buraya geldim geleli ilk kez ayağım yere değdi...' Muhteşem Bir Aklın Yansımaları Türk edebiyatının lirik prensesi olarak tanınan Tezer Özlü&#…

Yazar: tezer özlü
Tezer Özlünün bu ilk romanı, yaşamın yalnızca başlangıcını oluşturmakla kalmayan, sürekli dönülen, belki de hiç çıkılamayan çocukluğu yansıtıyor. Yetişkinlerin, tıpkı çocukluğa olduğu gibi, farklılığa da aman vermeyen dünyasına karşı yazar anıların çıplak gerçekliğine sığınıyor. Tezer Özlü, Türk edebiyatının nostaljik prensesi. TADIMLIKİlkbaharla birlikte ılık havalar başladığında uzun yürüyü…

Yazar: oğuz atay
Hikmet Benol, toplumdaki yoğun kargaşanın temelinde yatan gerçekliği araştırırken, gerçeklerle içtenlikle ilgilenmenin toplumu yönetenlerce tehlikeli görüldüğünü seziyor ve oyun oynuyormuş gibi ilgilenme yolunu seçiyor. Kişinin kendiyle savaşmasını ve yenmesini, kendini dönüştürmesini önemli bir sorun olarak algılamaya çağıran, çarpıcı ve sarsıcı bir roman.

Yazar: birhan keskin
Kim Bağışlayacak Beni, Birhan Keskinin 1991-2002 yılları arasında yayımlanmış beş kitabını tek cilt içinde bir araya getiriyor. Delilirikler (1991), Bakarsın Üzgün Dönerim (1994), Cinayet Kışı + İki Mektup (1996), Yirmi Lak Tablet + Yolcunun Siyah Bavulu (1999) ve Yeryüzü Halleri (2002). Şairin sesini en iyi ifade ettiğini düşündüğümüz şiirlerden biri olan Salyangoz, Yeryüzü Hallerinden: İçimdeki…

Yazar: ilhan berk
Sen Fena Kadın Fena SevgiliGüzel yüzün, uzamış siyah saçlarınla marufSen fena kadın, fena çocuk, fena sevgiliKitaplardan, müzelerden, heykellerden kaçırdığımRakı ile sarhoş İstanbul akşamlarından firar eden senBen aşklar düşünürüm senin için, gizlenmez, ilan edilmezMesela, karlı kanun akşamları sokaklarda olduğun hatırımagelir

Yazar: didem madak
Şair Didem Madak son kitabı Pulbiber Mahallesi ile Metiste. İlk şiirleri Sombahar ve Ludingirra dergilerinde yayımlanan Madakın Grapon Kâğıtları ve Ahlar Ağacı isimli iki kitabı var: Her ikisi de çok sevilmişti, Pulbiber de en az onlar kadar sevilecek...

Yazar: didem madak
Geçen yıl aramızdan ayrılan şair Didem Madak'ın yayımlanmış üç kitabı vardır: Grapon Kâğıtları, Ah'lar Ağacı ve Pulbiber Mahallesi. Bir süredir baskısı olmayan ve okurlar tarafından ısrarla aranan kitapların yeni basımını yaptık. (Tanıtım Bülteninden)

Yazar: didem madak
Güçlü bir el silkeledi beni sonraSanırım tanrının eliydi,Sayamadım kaç ah döküldü dallarımdan,Çok şey görmüşüm gibi,Ve çok şey geçmiş gibi başımdanAh dedim sonra,Ah!İç ses, diye söylendim.Gel!Ahlar ağacından sen de biraz meyve topla.

Yazar: barış bıçakçı
Bir şey sunulmuştu bana, bir hediye, bir meyve. Ama ben o meyveden tadamadım, gök erik gibi kaldı avcumda dünya. Şimdi ben uykusuzum, yalınayağım, kendimle meşgulüm. Kapımın önünde boş peynir tenekeleri, yağmur suyu biriktiriyorum. Kendi kendime, sanatçı tecrübe edinemeyen insandır, diyorum, bu dünyada hiçbir tecrübesi olmayan insandır ama şimdi sen karala bunun üstünü, yırt sen bunu, olmadı çünk…