hulyami
@hulyami

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Saklı Öpücük
8/1002.05.2012

Baskı: Saklı Öpücük

Saklı Öpücük Simdiye kadar okudugum historical romanlarda okudugum kahramanlar gibi dük,düşes,lordlar,leydiler veya klan reisleri yoktu bu sefer kovboylar,banka soyguncuları,şerifler vardı bu hikayede.. Çok degisik bir tat bırakti bendeonu söylemeliyim ki, okurken büyük bir zevk aldim. Yazarın o akici ve büyüleyici kalemini de ózlemisim. Yazdıgi dönemi cok da güzel canlandirmisti ki bazi kahramanlarini gercek hayattan alıp hikayeye eklerken gercekte o kahramanlara can vermiş gibiydi. Hikaye 20 yüzyıl başlarında Amerika'nin o ünlü kovboylarının oldugu Texas Eyaletinde geçiyor. Polis Lucious Landrum azılı Comer Cetesini yakalamak icin kılık degistirerek telefon sirketinin elemani olarak Frank Comer ve çetesinin yakin oldugunu düsündügü Brenham'a gider. Orada cevreci feminist Georgie Gail ile calışma arkadasi olur. Georgie güzelligi,sicakligi,siradışılıgı ile Lucius yani Luke Palmer'i etkisi altına alır. Ama bu karşılıksız degildir. Lucious Landrum hayatta Afrodite ve Georgie isimli colt marka tabancaları , kaliteli giyimi mesleği dışında ailesi olmayan bir adamdı..Kardeşinin ölümünden hep kendini suçluyordu.. Georgie ile karşılaştıktan sonra mesleğini ve hayatını sorgulamaya başlamıştır...Bir yandan Fran Comer çetesini yakalamya çalışırken,bir yandan Georgie'ye olan hisleri ondan vazgeçip vazgeçemeyeceğini sorgulamaya başlar.. Georgie ise üç yıldır kasabada telefon santralinde çalışmaktadır..Kasabadaki kadınlar ona özenmektedirler,çünkü o kendi parasının kendi evinin kısaca hayatının sahibidir...Ama bununda bedelleri yok değildir..Üç yıldır her yıl eğlenen panayırda kimse ona kur yapmamıştırrrr...Taaa ki adınla dalga geçtiği Lucious Landrum yaniiii Luke palmer'e kadar.. Okurken çok eğlendim..tebessüm etmek istiyorsanız birebir.))) Tavsiye ederim...

Fatıma'nın Eli
10/1030.04.2012

Baskı: Fatıma'nın Eli

Fatıma'nın Eli-Ildefonso Falcones Son zamanlarda okuduğum en güzel tarihi romanlardı.Yazarın kitap ile ilgili çok da araştırma yaptığı belli idi..16 Yüzyıl İspanyasında Morisko denilen Gizli Müslümanlar cemaatinin yaşadığı zorlukları, imkansızlıklar ve haksızlıkları oldukça tarafsız bir şekilde sergileyen bir kitaptı.. Kitabın baş karakteri Hernado Ruiz müslüman bir anne ve ona tacavüz eden babası hristiyan bir babadan dünyaya gelmiştir.Annesi Ayşe'nin babası hamile kalan kızını fakir bir adam olan evlendirebilmek için bir katır verir ve İbrahim'le bir katır karşılığında evlenirler. Bundan böyle Hernando İbrahimin bitmek bilmeyen nefreti ile boğuşmak zorunda kalacaktır.Yaşamının her döneminde İbrahim tüm acımasızlığı ile Hernando ile uğraşmaya,dövmeye,aşağılamaya devam eder... Ama kader Hernando'yu yıllar geçtikçe yükseltirken İbrahimi ise korsan olasıya kadar aşağılara da çekecektir.. Asıl mücadele ise,sevdiği kadın Fatıma ile ilgili olandır..Hristiyanların yaptığı katliamlardan birinde onu kızkardeşi sanarak kurtarır ve orada yolları çakışır Fatıma ile kız daha 14 yaşında evli ve bir çocuk sahibidei..Aralarında önceleri masumca bir arkadaşlı sonraları ise çok masum bir aşk doğar..Ama İbrahim de Fatıma'ya göz koymuştur.Onu muhakkak ikinci karısı yapmak gibi niyetide vardır.. Önceleri iki gencin birleşmesinde engel olur,hatta görüştürmez bile..Ama AYŞE oğlunun aşkına yardımcı olarak birlikte olmalarını sağlarsa da.İbrahim tehdit ve zulüm ile Fatıma'yı ikinci karısı yapar.. Hernando ise üvey babasının tüm engellemelerine karşın önce Moriskoların kralının güvenini kazanarak yükselmeye başlar..Kader zamanla onu çok önemli bir adam olmaya itecektir.. Yanlız ne kadar uğraşırsa uğraşsın,devamlı iki din arasında kalmaya devam eder.İsyanlar savaşlar hep Moriskoların aleyhine işlemeye devam etmektedir,bir türlü Osmanlı Sultanından istenen yardım eli uzanmamaktadır.Cemaat gittikçe sindirilmekte hristiyanlığı zorla geçirilmekte,geçmeyenlar katledilmektedir. Ekonomik olarak da cemaat zorlanmakta en alt işlerde çalıştırılmakta,devamlı zulüm görmekte,katledilmektedir.Bu yıllarca böyle devam eder.Olan hep Morisko halkına olur hatta liderleri bile zevki ve rahatı için Morisko halkına ihanet eder.. Bu isyanlarda İbrahim kralın yanında yükselse de kralın Hristiyanlarla olan savaşı kaybetmesinden sonra gözden düşer..Evce sadece Hernandonun kazancı ile bakılır.Morisko cemaatinin ileri gelenleri Fatımaya akıl vererek boşanmayı talep edebileceiğini söyledikten sonra Fatıma Morisko cemaatinin kadısına başvurup boşanma talep eder. ((Bu arada tüm Moriskolar zorla hristiyanlaştırılmıştır,cemaattekilere zorla şarap içirtilip klisedeki ayinlare gelmeleri klise nikahı ile evlenmeleri sağlanır.Onların inancına göre iki kadınla evlenemeyen İbrahimim ikinci karısı görünüşte Fatıma ile nikahlatılmıştır..)) Bu sayede boşanan Fatıma ile Hernando sonunda evlenirler çok da mutlu olurlar.Ama İbrahim onları ayırmaya yemin ederek intikam yemini eder..Çok mutlu geçen bir dönemden sonra tekrar meydana gelen siyasi çalkantılarla ve İbrahimin tekrar ortaya çıkması ile Fatımayı Hernandodan olan çocukları ile birlikte ve Ayşele kaçırtır.Yıllarca bir eşkiyenın yanında çalışarak yükselip çok zengin bir korsan haline gelmiştir.Parasını Hernando ve ailesini bulmak için harcamaktan hiç çekinmez..Onları bulur da hatta Hernando'nun annesini geri gönderip ona haber gönderir ama Fatıma ona kocasına çocukları ile birlikte öldüğünü söylesini ister.Çünkü İbrahimin onu öldürmesinden korkmaktadır.. Annesi da aynen Fatımanın dediğini yapıp onun eşkiyalar tarafından öldürüldüğünü (eski bir düşmanı ubeyd)söyler.Bundan sonra Hernando için çok acı yıllar başlamıştır. Yıllarca kendine gelemez karısının katili bildiği Ubeydin cezasını kendi eliyle verememek onu mahveder.. Şartlar onu daha sonra yıllar önce onu iç oğlanlığa isteyen Barrax adlı adamdan hayatını kurtardığı Monterreal Dükü ile yolları tekrar kesişti..Dük ona çok büyük ayrıcalıklar ve HAKLAR TANIR... Bu iltimas sayesinde Hernando çok büyük ayrıcalıklarla Dükün kütüğphanesine kadar ulaşarak,Daha önce sığındığı bir kliseden rastlaltı sonucu bulduğu Barnabas İncilinin kopyasını çıkarmaya başlar.Bu yıllarca sürer bu esnada hristiyanlarla yakınlığından dolayıda cemaati tarafından,hatta annesi tarafından rededilir.. İşte Fatımaının Eli hakkında ki önemli ayrıntılar.daha fazlasını kitaptan okuyum şimdiye kadar okuduğum en güzel tarihi romanlardı.Bu romanda her türlü duyguyu bulabilirsiniz.Tarihsel ayrıntıyı da.Yanlızca yazar ilk kitabı gibi yaptığı araştırmalarıın kaynağını yazmamış.Ama bunların bence gerçek olduğu belli... Müslümanların,inançlarını,adetlerini,geleneklerini çok güzel araştırmış..Öyle duygusal öyle gerçekçi yazmış ki sanki olayları bizzat yaşadım..

Ya Hep Ya Hiç
8/1027.04.2012

Baskı: Ya Hep Ya Hiç

Ya Hep Ya Hiç - Elizabeth Elliott (Orjinal Adı : Warlord) Goodreads Puanı: 5/4,4 Yeni bir yazar yani bir hikaye ile tanışmış bulunmaktayım..O ne kurgu ne duygu sağanağı öyle..Çok beğenerek okudum..Yazarın kalemi ise müthişşş..Çok akıcı aşk,mizah,tarihi mekanların kurgusu tek kelime ile muhteşem bir roman bence.. Biraz internetten araştırdığımda yazar şimdiye kadar 3 kitap yazmış 4.cüsü ise yolda 2012 olarak yeni kitabı görülüyor.. Gittikçe orta çağ romanlarını daha çok sever oldum..Sanki o dönem daha çetin olduğu gibi daha da sıcak..O dönemde ki kadınların toplumdaki yerini de çok çarpıcı bir şekilde anlatan bir romandı bence.. Kinley MacGregor'dan sonra bir yazar daha ekledim kütüphaneme çünkü Elizabeth Elliott kesinlikle takip edeceğim bir yazar olacak.. Warlord'a gelirsek roman 1996 Yılında Rita Ödülü kazanmış.. Gerek kurgu,gerek anlatım harkulade idi..Elime aldım bırakamadım.. Hikayeye gelecek olursak çok özel güzel bir hikaye okudum.Kenric of Montague Galler Kasabı lakaplı bir savaş lordu..Romanın ilk sayfalarında babası tarafından kiralık katillere öldürtülmeye çalışıldığına tanık oluyoruz..Çünkü mirasının ona değil küçük oğluna kalmasını arzu ediyor ama bu da ayrı bir hikaye ama anlatıp fazlaca da detay vermek istemiyorum....Anlaşılacağı gibi de Kenric hiç sevgi görmemiş ve sevilmemiş bir adam... Vee Lady Tess Remington babası şüpheli bir şekilde öldükten kısa bir süre sonra da annesini kaybetmiştir..Bundan sonra Tess için zor günler başlar. Beş yıl boyunca üvey babasının ve kardeşinin elinde acı çekmiş,amcası ile birlikte yaşadığı kabustan rahibe olmak için kaçarken,Bu kaçtığı yol onu Galler' in Kasabı diye bilinen Kenric of Montague ile evliliğe götürecektir.. Çünkü bu evlilik Kral Edward tarafından siyasi bir hamle olarak emredilir..Bu hareket ileolası bir anlaşmazlık muhtemel İskoç ve İngiliz savaşı olmaktan çıkıp Kenric'in özel savaşı haline gelecektir.. Kenric ve Tess kendilerini hiç de akıllarında olmayan bir evlilikle karşı karşıya bulurlar.. Çok beğenerek okuduğum bir roman oldu..Umarım Koridor Yayınevi bu yazarımızın kalan iki kitabını da bir an önce çıkartır.. Bu yeni muhteşem yazarı bir an önce okumanızı tavsiye ederim...

Kördüğüm
8/1025.04.2012

Baskı: Kördüğüm

Kördüğüm -Heidi Betts Orjiinal Adı: Tangled Up İn Love Üç kitaplık bir seri ve Chicks with Sticks Serinin ismi 1.Tangled up in love 2.Loves Me, Loves Me Knot 3.Knock Me for a Loop Üç erkek arkadaşın hikayelerinden oluşuyor incelediğim kadarıyla ve puanları bence iyi .. Birinci hikayede Dyla ve Ronnie ikinci hikayede Jenna ve Gage Üçüncü hikayede ide Grace ve Zack Üç çiftin hikayesi..İlk hikaye Dylan Ve Ronnie'nin hikayesini çok eğlenceli,romantik buldum..Tam da benim istediğim gibi bir aşk vardı ortada..Birbirlerinden ölesiye nefret eden bu iki kişi ikiside köşe yazarı idi..İkisinin de amacı ilerde daha da yükselmek..Ama köşe yazılarından başlayan iddialaşma sonunda işin içinde çıkılmaz boyuta geliyor..Örgü kulübüne üye olan Ronnie sonunda bu sonu gelmez iddialaşma ve inatlaşmayı örgüye getiriyor..Çünküü Dylan'ın sonunda rezil olacağından adı gibi emin:)) Amaaa işler hiç de öyle gitmiyorrr ve Dylan Ronnie'nin karşısına hiç de umulmadık bir teklif ile çıkageliyor!!!..Bir ay için örgü dersi vermesi için para bile teklif ediyor!!!..Bizim tasarruflu hatta hasisi kızımız da bunu kabul ediyorrr.. Bu arada ikilinin inatlaşmasına hiç umulmadık bir kişi el altından müdahalede bulunuyor..Charlotte o da örgü kulübünde bulunan yaşı nilerlemiş ama iş bitmemmiş hanımlardan birisi..Ama Ronnie ve Dylan'ın arasındaki çekimi görecek kadar da tecrübeli..Bu ikilinin örgü derslerinde kullanmaları için Sihirli Örgü Çıkrığından başlarına çorap örer gibi yün eğiriyor..Vee Ronnie'ye veriyorrr.. gerisini kitaptan okuyunnnn..Ben çok sevdim bu hikayeyi:)) Tam da kafa dağıtmak eğlenmek için bire bir romanlardan..Tavsiye ederim!!!!..

Tarihçi
8/1023.04.2012

Baskı: Tarihçi

Tarihçi-Elizabeth Kostova Son zamanlarda okuduğum en iyi kurgulanmış bir eser bence.. Fantastik Severlerin muhakkak okuması gerek ..Bunca Kont Dracula hikayesi okuduktan sonra kesinlikle es geçilmemesi gereken bir eser.. Yazar o kadar güzel kurgulamış ki olayları sahici sanıyorsunuz.. Bir avuç tarihçinin Eflak Prensi ve zamanında Osmanlı İmparatorluğunun belası Drakula'nın yaşayıp yaşamadığını araştırıyor..Bu acımasız sapık katil..zamanında babası tarafından Osmanlı İmparatorluğuna bir şey yapmayacaklarının garantisi olarak rehine verilmiş ve 5yıl düşman topraklarında yaşamış ama burada da öğrenebileceği her şeyi öğrenmiş.Fatih Sultan Mehmet'in amansız düşmanı..Fatih bu meseleyi gizli bir örgüt kuracak kadar ciddiye almış.. Ve sonra da ülkesinde hüküm sürmeye başladıktan sonra binlerce kişiyi kazıktan geçirmiş Prens Drakula'nın yaşayıp yaşamadığını araştıran tarihçilerin inanılmaz maceralarını içeriyor bu kitap... Tarihçi bir babanın kızı babasının kütüphanesinde bir gün çok garip bir kitap bulur ve babasına bunu sormak zorunda kalır çünkü incelemelerini babasından saklayamaz..Bu hikayeyi tarihçi baba hep seyahat için gittikleri yerlerde anlatmaya başlar.. Öyle bir maceraya dalınır ki..Macaristan,Romanya,Türkiye'ye kadar süren araştırma maceralarını okumak ve iki tarihçinin aşkına tanık olmak çok güzeldi..Çok özel bir kitaptı.. 1930Lu yıllardan 1974lü yıllara kadar süren bir dizi araştırmanın maceraları..Tavsiye ederim...

Baskı: Hep Aşk Vardı (Texas! Tyler Family Saga, #2)

Aşk Hep Vardı-Sandra Brown Texas! Serisinin 4.kitaptan oluşuyor. 1. Texas! Lucky (1990) (Yarınlar İçin) 5/3,85 2. Texas! Chase (1991)(Hep Aşk Vardı) 5/3,92 3. Texas! Sage (1991) 5/3,89 4. The Texas! Trilogy (omnibus) (1992) 5/4,15 İlk üç kitapta Tyler Kardeşlerin hikayeleri olduğu bu seri goodreadsta iyi puan almış olduğunu görüyorum.. Yarınlar içinde Tyler Kardeşlerden Lucky'nin hikayesi vardı..Ağabeyi Chase'in hikayesini okuduğum ikinci hikayenin kurgusu daha güzeldi....Duygu yoğunluğunu güzel vermişti yazar..kitap çok akıcıydı nasıl bittiğini anlamadım bile..Ama Kaza Kurşunu,Acılar Dinecek,Görgü Tanığı,Sis Perdesi,Şahidin Korkusu isimli romanları bence çok daha iyi olsa da büyük bir keyif alarak okudum..Şunu hemen belirteyim ki Martı Yayınlarından çıkan en iyi Sandra Brown kitabıydı bence.. Bir erkeğe ümitsizce aşık olan bir kadının hikayesini okuyoruz aslında bu romanda..Dile kolay lise çağlarından beri aşık olduğu erkeği gizlice bir kadının hikayesi var..Bu hikayeden sakın kadının güçsüz olduğu sanmayın..aksine çok güçlü..Onun mutluluğu içinde geride kalacak kadarda fedakar.. Yaptığı şey cesaret ister yürek ister..Yıllarca ümitsizce aşık olduğu adamın başka birine aşık olup evlenmesini yuva kurmasını sessizce izlemiş bir genç kadın..Hatta sevdiği adam ve karısına ev bakıp onlara hayallerindeki evi bulmuş bir kadın..Yaptığı bence yürek ister.. Belki de bu yüzden Marcie karakterini çok sevdim,takdir ettim..İnsan ister istemez öz eleştiri yapıyor ben olsaydım ne yapardım diye..çünkü o kadar güç ki bulunduğu yer..Yine de yılmıyor sevdiği adam için mücadele ediyor..Bu mücadeleyi verirken de bir sapık tarafından taciz ediliyor.. Öte yandan Chase sevdiği taptığı karısının ölümünden sonra yaşayan bir ölüye dönüyor diyebilirim..Kendini yıllarca cezalandırmak için en kötü ortamlarda yaşamaya çalışıyor..Kendisini tam da ölürmeyi başaracağı sırada yolları Marcie ile kesişiyor.. Marcie onun yanında en rahat olduğu kişilerden arkadaşı,dostu..Ama Chase için işler hiçde umduğu gibi gitmiyor..Marcie onun bulduğu andan itibaren bırakmıyor..Onu kazanmak için deyim yerinde ise yapması gereken her şeyi aşkta her şey mübahtır sözünü doğrular şekilde yapıyor.. Çok zevk alarak okudum..okurken bir kadının aşkı için verdiği mücadeleyi ve kazanmak için neler yapabileceğini okuyun..Emek verilmeden mutluluk ayağımıza kadar gelmiyor..Çok güzel mesajlar vardı bu romanda..Tavsiye ederim...

Seni Sevmek İstemedim
10/1013.04.2012

Baskı: Seni Sevmek İstemedim

Seni Sevmek Istemedim Pinar ve Dogan ikiside birbirlerine çarpildilar.Zengin karizmatik yakisikli bir erkek sosyetik dilber Pinar'ın karsilasmasi tam bir FMArsal hikayesi idi. Uzun kusursuz erkeklerin en alayci,şupheci ve kayitsiz erkegi idi Dogan. Diger zengin erkekler gibi rahat bir hayati olmamisti. Pinarin agabeyi ve erkek arkadasi ile geçmişe dayanan bir hesaplaşmasi vardi. Pinarin agabeyinin kumar tutkusu biriken borclar,alacakli olan Doganda işin içinde olunca işin rengi degisiyordu tabii ki. Pinari ünlü cemiyet hayatindan biliyordu. Onun gibi bir dilberle hoşca vakit geçirmekti niyeti başlarda...Ama hayat sürprizlerle doludur.. Onu üstünde sadece bikinisi ile kaçırdi ikisi içinde macera baslamiş oldu.... Hem de ne macera bazı bölümlerde nefesim kesildi..Pinar şok icindeydi bu yakışıklı karizmatik adamdan çok etkilenmisti. Ama bu adam çıldırmiş olmalıydı ki böyle bir teklif yapabiliyordu..Teklifi duydugunda kulaklarina inanamamisti. ama Dogan çok ciddiydi 5 ay metresi olacakti ve agabeyinin borçları karşılıginda. ..İsyan etti bağırdı çağırdı ama eli mahkumdu baktı ki Mecbur kabul etti. Sosyetik dilber bu gizemli adamin metresi oldu... İkisinin de ayakları yerden kesildi..İlk beraberliklerinde veee işin icine duygular da girdi. Pinar Dogandan nefrette etse ondan cok etkileniyordu. Ayaklari yerden kesiliyordu. Dogan ise deneyimli olmasini bekledigi bu sosyetik güzelin saf bir genc kiz çikmasi hem hosuna gitmis hemde saşirtmisti dogrusu... Pinar ondan nefret etmek ıstedikce daha cok etkileniyordu. Birbirlerine daha da baglandilar. Muhteşem bir hikaye idi. Pinar nefretini canlandirmak,Dogani kirmak icin hıc bir firsati kacirmiyordu..Ama ona kötü davrandıkça yanınıda olmadıkça onu özler oldu her yerde gözleri onu arar bir şekilde buldu kendini... Dogan ise hafif mesrep sandigi Pinar ile evlenmeyide düşünür olmuştu. Birbirlerine baglandikca daha çok kiriyorlardi. Özellikle Pinardan başka herkes onun Dogan'a nasılda aşik oldugunun farkindaydi. Hele Pinarin dikbaşliliginin sonucu gecirdigi büyük talihsizlikte Doganin caninin nasil yandigini görmek beni resmen çarpti diyebilirim. Bu yarim kalan hikayeyi muhakkak okuyun. Aski hissedin...Gözyaşı.sevinç.macera.sadakat.her şey var hikayede..Eski kahramnlarımızda var...Kaçırmayın bu güzel aşkı..:))

Baskı: Gerçek Yalanlar - Skandalın Bedeli

Sandra Morton'un Orsini Kardeşler serisinin bu romanını beğenerek okudum..Orsini Kadeşlerin en gösterişsiz ve deneyimsiz olanı İzzt Orsini ve Gizemli yakışıklı milyarder Rio D'Aquila nın hikayesi.. İsabelle Orsini bu gizemli yakışıklıyı görüşmeye geldiği Rio'nun bahçıvanı Matteo Rossi olarak biliyordu ve bahçesinin düzenleme işini alm ak için gelmişti..Ama çiftin tanışmaları çok olaylı olmuştu...Güzel bir hikaye idi.. İkinci hikaye Skandalın Bedeli Kim Lawrence oda güzeldi..Bu hikayede dış görünüşün çoğunlukla aldatıcı olduğunu anlatan bir hikayedi..

Baskı: Arzunun Efendisi (Brotherhood of the Sword/MacAllister #1)

Arzunun Efendisi-Kinley MacGregor Olağanüstü büyüleyici bir kalem ile tanıştım Kinley MacGregor Arzunun Efendisi Orijinal adı Master of Desire yan serisi ile 7 kitaplık bir seri olduğunu gördüm..Ne kadar doğru bilemesemde büyüleyici bir yazar ile tanıştım..Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.. Çocukluğunda tanık olmaması gereken bir olaya tanık olan Rawenwood Kontu Draven De Montague kalbi gözünün önünde annesi öldürüldükten sonra atmıyordu ve yüzü gülmüyordu şadece görev ve şeref için yaşayan..yaşamak için öldüren Hral Henry'nin Şövalyesiydi.. Öte yandan Lady Emily hayat dolu bir genç kız..babasının en değerlisi en nazlısı belki de en güzeli..Onunda en büyük emeli evlenip çocouk sahibi olmak bir yuva kurmak..Ancak babası karısı ve iki kızı doğum esnasında ölünce kzılarının bir daha erkek yüzünden ölmelerine öüsaade etmeyeceğine yemin etmiştir..Bu yzüden de Emily'nin evlenmesi bira mucizelere kalmıştır.. Draven ve Hugh arasında bir ithilaf vardır..bu anlaşmazlıktan bıka Kral Henry Emily'nin bir yıllık gözetim ve himayesini Draven'e verir..Buraya kadar her şey normal ama bizim evliliğe kafasını takan leydimizn dikkat okları bir anda başlardan ondan korkup ürksede Draven'e yönlenir!!Bu dakikadan itibaren ikili arasında tam anlamı ile kedi ve fare oyunu başlar .Draven kaçar Emily kovalar..Bazen yalnız mücadele eder bazen yardım alır tam anlamı ile müthiş bir kedi-fare oyunu.. Bu kovalamaca sırasında birbirleri ile diyalogları özellikle Draven ile Emily'nin panayır maceralarını çok sevdim..Aşk ve Mizahı yazar o kadar güzel harmanlamış ki olurken çoğunlıkla kahkahalarımı tutamadım.. bitmesin diye de çok yavaş okumaya çalıştım..Bence Düşler Krallığı ve Gelin romanlarını zevk alarak okudusanız bu romana bayılacaksınız..O yüzden bir an önce acele edip bu güzel orta çağ romanına bir an önce başlayın derim.. fantasticfiction'da bu güzel romanın sıralaması aşagıdaki gibi geçiyor..Yayın evinden temennim bu seriye gereken özeni göstermeleri....

Baskı: Düşmanla Başbaşa (Pride Of Zohayd, #2)

Bu ayki Harlequin Yayınlarindan bu ay okudugum Desire Serisini cok begendim. Ilk hikayeyi sevgili Hanife Albayrak cevirmis tebrikler canim. Olivia Gates'in Düsmanla Başbasa'yi keyifle okudum yazarin prensli kitaplarindandi. Aslinda prens ve seyhli hikayeler bana ters gelir. Ama bu hikaye güzel ve akiciydi. Ikinci hikayeyi ise cok sevdim cok sevimli duygu yüklüydü. Maya Banks ilk defa okudum.Yazari cok sevdim ozellikle hikayedeki aile sicakligi veren Celia'nin baba ve agabeylerine bayildim.

Aşk Fırtınası
7/1007.04.2012

Baskı: Aşk Fırtınası

Şantaj-Lynne Graham Bu ayki Harlequin High Life serisinden Lynne Graham'ın Şantaj isimli romanı btirdim.. ama romanın yarım kaldığını hissettim ki..Ben serinin ikinci kitabı Bride For Real'in ayrı bir macera olacağını tahmin ettsemde değilmiş..Keşke bu ayki High Life serisini yazarın iki kitabı ard arda verilebilseydi.. Kitaptaki erkek kahramana biraz gıcık oldum..Çünkü gelecek seferki macerada sanırım bir ihanet söz konusu ama şunu belirteyim ki yazarın farkı hissedilyor ne kadarda stilini biraz değiştirsede..Hikayeyi beğendim ben..Tavsiye ederim.. Annesi ve babası hiç evlenmemiş olan Tally Spencer şımarık üvey kız kardeşinden çok farklı bir karaktere sahipdir..Babası onun kızı olduğunu karısının istiği insanlardan doğrultusunda saklamaktadır... Üvey kızkardeşi Cosmia ile katıldığı bir davette kaendisini onun asistanı olarak tanınmaktadır... Sander Volakis ile bu partide tanışır aralarında bir çekim oluşmuştur..Sander'in ciddi bir ilişkiye geçmişteki yaşadığı bir ilişki ve bağımsızlığına düşkün olması sebebi ile hiç niyeti yoktur..Tally'nin de anne ve babasının durumu yüzünden ona sadakatsiz olacak bir sevgiliyi hiç istememektedir..Ama olaylar ikisinide çok şaşırtacaktır... Bu hikayenin devamını bir an önce okumak istiyorum..Umarım HARLEQUIN - BEYAZ DİZİ yayınları bizi çok bekletmez.. Aşk Fırtınası-Abby Green Bu hikayede çok klasik Şeyh fakir kız hikayesidi ama çok zevk aldım okurken.. İseult ne kadar uğraşırsa uğraşşın at yetiştirme çiftliğini bir türlü kuratarmamıştı..Çiftliği satmak zorunda kalmışlardı..Ama çiftliğin yönetiminde babası ile birlikte bulunacaklardı..Çiftliği satın alan Şeyh Nedim ile ilk baştan itibaren büyük bir kişilik savaşına girdiler.. Nedim hiç prensibine uymayan şeyi yapar ve çalışması için onu memleketine gelmesini şart koşar..Güzel ve sevimli bir hikayedi..

Baskı: Endülüs'te Aşk - Yıllardan Sonra

Bu ayki Harlequin Classic'den çıkan ilk hikayebiraz Kül Kedisi Masalını da andırıyordu.. Endülüste Aşk sevimli güzel bir hikaye idi..Gayri meşru bir ilişkiden doğan Rosie babasını hiç tanımamıştı..Annesi yıllarca ondan bir sır gibi sakladıktan sonra ona öldükten sonra bir mektup bırakmıştır ve o mektupta kimliğini açıklamıştır.. Rossie babasını merak eder onu yakından tanımak için hizmetçi olarak evinde çalışmaya başlar..Ama planlarına Sebastian Garcia'yı dahi etmemiştir..Karşılaştıkları andaki çekimi:)) Ben beğendim tavsiye ederim.. İkinci hikaye Yılladardan Sonra Helen Brooks Bu hikayeyi çok da sevemedim nedense Leight Wilson milyarder Raul de Chaivner ile evli idi ama tam 5 yıldır onu bir kadın ile yakaladığından beri ayrı yaşıyordu..Ayrıldıktan sonra ne o ne de kocası boşanma işlemi için başvurmamıştı bu sir zarfında Leight kendine yeni bir hayat kurmuştu..Raul'da hayatına devam etmişti.Ama Raul bir gün aniden tekrar hayatına çıka gelir istediği sadece açıklama yapmak ve Leight'in onu dinlemesiydi.. ama Leight dinlemiyordu Raul'da dinletemiyordu..Tek ortak noktaları aşklarıydı:)))

Aşkı Sana Sakladım
7/1005.04.2012

Baskı: Aşkı Sana Sakladım

Yeni bir yazar. okurken çok tat aldığımı söylemeliyim..Ama bana ters gelen şeyler vardı bu romanda..O yüzden kitabın puanını kırıyorum..Farklı bir uslubu var yazarın..

Baskı: Hayallerimin Arka Bahçesi

Hayallerimin Arka Bahcesi-Katherine Allred Harika bir hikaye büyüleyici bir aşk.. Konusunu okudugunuzda klasik oldugunu söyleyebilirsiniz ama son zamanlarda okudugum en güzel hikayelerden biri idi. yazarin cok akici bir uslubu vardi biteseye kadar elimden bırakmadim. Biri 8 digeri10 yasindaki iki coçugun masum arkadasliklarinin dostluklarinin yillar gectikce destansi bir aska dönüsmesi. Imkansizliklar ,kader oyunu,yalnis secimlerle iki sevgilinin yillarca sürecek bir ayriliga sürüklenmesi.Farkli bir hayat kurmalari. derken tekrar manidar bir sekilde karsi karsiya gelmeleri ve büyük hesaplasmalar. Bir kac sahne de yazarin kalemi adeta şaha kalkmis idi. Alix'in Nick'i darmadağın ettiği sahne Nick'e gercekleri anlatırken onu darmadağın ettiği sahne ve Elini uzattığı ölmüş bebekleri için ikisinin de sarılarak ağladığı sahne yazar o sahnede beni uçurdu diyebilirim . Ask ve sevgiyi sonuna kadar hissettirebilen nadir kitaplardandi. Muhtesem bir hikaye ve büyüleyici bir ask masali. muhakkak okuyun askin evrelerinı,masumiyetini,tutkusunu okuyun. Tavsiyemdir.

Şimdi Benimsin
9/1003.04.2012

Baskı: Şimdi Benimsin

Bu nasıl bir kalem gücü böyle.Duygularim birbirine girdi kime üzülüp kime kızacagimi şasirdim. Yasanan vahset,trajedi,dehset,suçluluk duygularini o kadar güzel harmanlamış ki yazar ... Kesinlikle edebiyat dünyasında degisik bir nefes getirdi yeni yazar Güneş Demirel... Çıkan ilk kitabında ülkemizdeki kanayan töre belasını işlemiş Şimdi Benimsini bitirdikten sonra kesinlikle sevgili Güneş Demirel çok çok etkili ve güçlü bir kalem... Bu kitabı yaklaşık 6-7 aydır bekliyordum..Beklediğime kesinlikle değdi..Okuduğum tüm satırları çok çarpıcı ve duygusaldı..Hikayeyi okurken duygularım birbiri ile çarpıştı diyebilirim..Kime kızacağımı,kime üzüleceğimi şaşırdım..Hikayedeki en büyük mağdur kesinlikle 19 yaşındaki gencecik bir genç kız olan Ağbeyinin suçunun cezasını o küçücük bedeni ile gögüs geren küçük ama dev kadın Elif'ti...Öyle ki başına ne gelirse gelsin sabır gösteren kötülükleri sabır ile tedvai eden bir genç kız..Ümitleri hayalleri vardı.hemşire olacaktı ama bir akşam kapısının önünden zor ile kaçırıldı ailesinin gözü önünde umutları söndürüldü..Yaşayan bir ölüye dönüştürlmek istendi..Bu olaylarda herkes suçlu sadece bu masum kirletileeye çalışılan genç kız suçsuzdu.. Olaydan sonra ona destek olması gerekenler toplum baskısı ve kuralı yüzünden ona sırtını döndü..Anne,baba,ağabeyi..Özellkile ağabeyi..kaçırdığı genç kızın sözlüsünün bu vahşeti yapabileceğini bilerek kaçırdı sevdiği kızı..Kız kardeşine sahip çıkmadı sadece minik bir yürek küçük Zeynep ona sırtını dönmedi.. Öte yandan onu kaçıran genç adam o yaptığı korkunç şeyden sonra vicdanının sesini susturamadı..Ona sözlüsünü kaçıran adamın kız kardeşi bu dendi..ya onu bekareti Ya da kaçan sözlün ile admaın cesedi dendi..Tahsilliydi ,yakışılıydı,başarılıydı..Ama sözlendiği sözlüsünü sevmiyordu töre denen belanın kendini canavarlaştırmasına müsaade etti.. Sonra gecelerce yaptığı şey için kendine lanet etti planları tutmadı vicdanını sustaramadı..Veee Elif hamileydi..onu karnında çocuğunu taşırken kimseye bırakamazdı..bırakmadı da...Alıp evlendi onunla..Onunla evlenecek onu unutacaktı..ama vicdanını susturamadığı gibi onuda unutamadı kenara atamadı..Ona aşık oldu deliler çılgınlar gibi yandı kavruldu kül oldu.. Onun bir bakışı,saçının teli için dünyaları yakardı.... Harika duygu sağanağı olan bir romandı..çoğunlukla ağlayarak okudum..Fırat'ın devleşen aşkı Elif'in engin sabrına hayran oldum..Belki öz anne ve babasını kaybetti Elif ama kendini başka geniş bir ailede buldu. Anne,baba,ağabey iki tane de kız kardeş buldu kendine.Bazı satırlarını dehşet bazı satırlarını ağlayarak,gülerek okudum..Kitabı elimden bitene kadar bırakamadım... 595 sayfayı nasıl okuduğumu anlamadım..Tavsiye ederim...

Duman Hırsızı
9/1002.04.2012

Baskı: Duman Hırsızı

Bende bu kitaba bayıldım. Özellikle nerdeyse hep aynı konuyu işleyen ama yine de vazgeçemediğimiz romantik kitaplardan sonra hem romantik hem de farklı konusu ve macera içeren yanıyla bir solukta okudugum kitaplar arasına girdi... ..Devamı Rüya Hırsızı onuda en kısa zamanda okuyacağım..Okumayanlara tavsiye ederim..

Rüya Hırsızı
9/1002.04.2012

Baskı: Rüya Hırsızı

 Rüya Hırsızi serinin ikinci kitabi. Ilk kitapta Rüya Hirsizindaki Amelia Longford'un anne ve babasi Rue ve Christoph Longford'un hikayesini okumustum. Ikinci kitapta bu büyülü çiftin çocuklarından en farkli olani Amelia ve Sokak hirsizi Zane'in hikayesi vardı. Ciftin diger cocuklari normal bir drakon yani ejderhaydı. Tek farkla Lia'nin diger kardeşleri gibi yeteneginin olmadigi saniliyordu aslında gerçek cok farkliydı. Lia Rüyalarinda gelecegi görüyordu. Rüyalarinin erkegi cani,eski Duman Hırsızinin çıragi Zane idi. Zane Rue Langford'un hırsızlik günlerinden yardimcisi bir sokak çocugu idi. Rue onu bir gece bicaklanmış olarak bulup hayatini kurtarmis bu aykıri cocuga evinde barindirarak işlerinde yardimci olmasina karar vermisti.  Iste Lia annesinin bu aykiri karizmatik yakisikli yardimcisina cocuklugundan beri asikti. Ama Zane'in isi aşk ile özellikle ne olduklarini bildigi Langfordlarin kızi ile isi olamazdi. Fakat yıllar sonra Rue'nun ricasi ile  Dragonlar icin çok önemli olan bir elmasi bulmasini rica etmısti.Bu elmasi bulmaya çalisirken Lia ile yollari tekrar kesişir. O kücük kiz sahane bir kadina dönüşmüştü. Aralarindaki cekim ise farkedilemeyecek hıssedilemeyecek gibi degildi. Amelia yıllardir sevdigi ve rüyalarinda geleceginde gördügü erkek ile yollarinin kesişmesi onun icın harikulade bir şeydi. Zane başlarda istemese de Ingiltere'den,Macaristan,Romanya ve oradan Karpatya Daglarindaki başka bir Drakon prensi Alfa Imre'nin kalesine kadar sürecek bir macera onlari bekliyordu. Harika bir macera idi. Bu değiişik romantik,tutku dolu macerayı okumak istiyorsanız Rüya Hırsızını tavsiye ederim...

Baskı: Majestenin Emriyle (The Three Graces #1)

Majestenin Emriyle-Jennifep Blake Tipik bir Tudor dönemi romanıydi hikaye başlarda cok duragandi ortalarina kadar böyle gitti. Sonradan sayfalarda ilerledikce acılmaya başladi.  Hikaye bence daha canlı olabilirdi bu ya yazardan ya da ceviriden kaynaklaniyor olabilir diye düşünüyorum.. Yinede begenerek ama ikinci kez okumayi düsündügüm romanlardan olmadığını söylemeliyim... Hikayedeki kurgu,tarihi mekanda asla bir Virginia Henley,Anya Seton tadını bulamasamda zevk alarak okudum.. Üc kitaplik bir seri olan bu ilk kitap belki serinin diger kitaplarina göre duragan olabilir diye düşünüyorum çünkü The Goodreads'de 5/3,53 almış bu hikaye... Serinin diğer hikayelerinin ouanları daha yüksek yani onlar daha çok beğenilmiş... By His Majesty's Grace (The Three Graces, #1)(majestenin Emriyle)nin konusu kısaca: Bu hikayede üc kiz kardesden en büyügü olan Lady Isabel Milton sozde Graydon'un Üç Güzeli laneti sayesinde simdiye kadar nisanlandigi veya sözlendigi erkekten bu lanet sonucunda evlenmekten kurtulmustur. Ama en son Tudor hanedani krali Henry tarafindan Sir Rand Braesford'a ödül olarak verilir ama bu sefer bu lanetin onu koruyaçagi süphelidir.Çünkü ikili arasında baştan beri olan çekim ikisinide etkiler.. Sozlenmelerinden sonra başlayan olaylar zincirinde Rand'i aleyhine cevirilen entrikalar sonucunda Isabel büyük bir yol ayrimina girer ve sonunda tercih yapmasi gerekmektedir. Bu yollarin cogu onu kocası olan Rand'den ayirmaya yararsada Isabel'in seceçegi bir yol degildir.Çünkü İsabel kocasına büyük bir aşkla bağlandığını saon anda farkederek ne olursa olsun kocasına destek vermeye karar vermiştir..İkilinin arasındaki aşk zamanla derinleşip anlam kazanması güzeldi....Ama olaylar çok da akıcı değildi.. Kitap yoklugunda tercih edebilirsiniz ama cok sey beklemeden okuyun derim.

Baskı: Ejderin Aşkı (Ejderha Serisi 1)

Ejderin Aşkı G.A.Aiken Duman Hırsızından sonra okuduğum başka bir ejderhalar hikayesi idi..Ama bu G.A.Aiken'in uslubunu daha sert buldum..Beğendinizmi diye sorarsanız beğendim..Ama argo kelimeler fazlamıydı ne:)) Hikayenin kurgusu aksiyonu çok güzeldi..Kanlı Annwyl ile Yakışıklı gizemli ejderha Fearghus'un hikayesi idi..Ağabeyi ile taht kavgası içinde olan Annwyl savaş sırasında ağır yaralanıp Feaghus'un yardımı ile yaralarını tedavi edilirken ejderha ile olan dostluğu aşka dönüşürken bir yandan tanıştığı şövalye ile de tutkuyu yaşaması çok manidardı..Şövalye ilede öfkesini kontrol altına almayıda öğreniyordu..Bunu başarmayı da öğrendi sonunda..Ama kalbi erderha için atarken şehveti şövalye ile yaşaması onu büyük bir ikileme sokuyordu..Ama bilmediği bir şey vardı erderha ve şövalye aynı kişi idi..:)) Hikayedeki yan karakterleri sevdim sevimli bir ejderha ailesi vardı karşımızda...Ama Annwyl'nim ailesinin aksine sevgi dolu idi..Destek,işbirliği harika idi..Sonunda iki sevgiliyi birleştirmek için Kanlı Annwyl'ye yardım etmeye karar vermeleri,diyaloglar harikaydı..Birinci kitabı zevk ile okudum.. İkinci kitap Ateşler ve Zincirler Bu ek kitapda birinci kitaptaki ejderhamız Feraghus'un anne ve babası Rhiannon ve Bercelak'in hikayesi idi..Bu sert hikayeyi çok sevemedim belki Rhiannon'un kibiri Bercelak'in zincirli ve ateşli aşkını okumak çok manidardı.. Yazarın stili çok sert olsada çevrilirken dahamı sertleşmişdi? Diye de merak ettim...Birinci kitaptaki hikayeyi daha çok sevdim..Yetişkin paranormallere meraklısanız biraz da farklı bir hikaye okumak istiyorsanız..Bu hikaye tam size göre...Fakat benim için çok sert bir üslubu vardı. ama objektif yaklaşıcak olursam farklı bir konusu olması ve aile içi mizahi iyi işlemesi.. sıkılmadan okudum .. Hulya YILMAZ

Kaza Kurşunu
10/1023.03.2012

Baskı: Kaza Kurşunu

Yazarın en güzel romanlarından idi bence..Bitireseye kadar elimden bırakamadım.. Şimdiye kadar yazarın okuduğum en güzel eserlerinden di diyebilirm..Hikayede aşk,macera,tutku,cinayet her şey vardı..Bir an kendimi sanki Sidney Sheldon kitaplarından birini okuyorum sandım

Sadece Seninim
8/1020.03.2012

Baskı: Sadece Seninim

Sadece Seninim....Susan Andersen Bu kitabı bu kadar geciktirdiğim için çok üzgünüm..Aylarca kütüphanemde beni bekledi bu güzel kitap..Diyaloglar,aşk,tutku harikaydı ve ben bu yazarı çok sevdim..Ama Koridor yayınları bu yazarın başka hikayesini yayınlamaması moralimi de bozdu açıkçası..Umarım bu yazarı düzgün yayınlayabilecek bir yayın evi tarafından haklarının alınmış olmasını umuyorum..Bu hikaye okuduğum roman yazarın Baby serisinin ilk kitabı olduğunu öğreniyorum bu arada..seri şöyle: Baby 1. Baby, I'm Yours (1998)Sadece Seninim 2. Be My Baby (1999) 3. Baby, Don't Go (2000) Hikaye baştan sona kadar dolu dizgin hızına hiç ara vermeden süregelen güzel bir hikaye idi..Biraz beyaz dizi tadı olsada büyük zevk ile okudum.. Birbirine tıpatıp benzeyen iki ikiz kız kardeşin hikayesi bu..Şimdiye kadar Kardeşi Kaylee'yi hep tahlikesen koruyan uslu akıllı taraf olan Catherine kız kardeşinin ceremesini yine üstlenen taraf oluyor bu sefer.. Kaylee striptizci Catherine ise sağırlar okulu öğretmeni meslekleri bile birbirlerinden ne kadar farklı olduğunu gösterse de yaşana olaylar ile aslında birbirlarine ne kadar da benzediklerini vurguluyor..Yakışıklı bir Ödül avcısı tarafından evinden kaçırılan Catherine bir türlü Kaylee olmadığını inandıramaz ve olaylar tüm hızı ile başlar.. Askeri polislik yaptığı sırada arkadaşının vurulmasından kendini sorumlu tutan Sam suçluluk duygusunu biraz olsun bastırabilmek için ona yıllardır hayalini kurduğu bir emeklilik hediyesi vermek için ödül avcılığı yapmaya başlamıştır.. İşte bu arada Kaylee striptizcilik yaptığı klüpte bir cinayetin planlanmasını kulak misafiri olur ve eyaleti terkeder ama sevgilisinin ona verdiği araba çalıntı çıkınca tutuklanmıştır serbest bırakılsada eyaleti terketmesi yasaktır işte burada Sam Kaylee eyaleti terk ederken görüp peşine takılır ve olaylar zincirleme başlar..Baştan sona kadar güzel bir romandı tavsiye ederim..

Aldatmak
6/1019.03.2012

Baskı: Aldatmak

Beğenmedim:)) Bu yazarı hiç sevmiyorum:))

Denizin Külleri
6/1016.03.2012

Baskı: Denizin Külleri

Denizin Külleri Gizem Kayahan  Historical türünde yazilmis bir romandi.Gepegenç bir yazar ile hemde büyüleyici gelecek vaad eden bir kalem ile tanıstim. Romani büyük bir keyif ile okudum. Genç çapkin bir Dük ile güzel özgür ruhlu kötü anılarinin agirligindan kurtulamayan bir kontesin hikayesini anlatiyordu yazar. Hikaye güzel ama biraz durgun buldum biraz daha macera,hareket olabilseydi cok daha başarili olurdu ama bu elestirim kitabin kötü oldugu anlamında degil tabii ki. Hikaye 19 Yy başlarinda Londra'da geciyor genc ve güzel kontes Vivian hayatta kimsesi kalmamis gecmiste annesinin ölümü yüzünden ruhu yaralanmişti. Gorüp begendigi satoyu gecmişteki evine benzedigi icin almak istiyordu. Genç Dük Steven ise ayni satoyu metreslerinden birini yerlestirmek icin almak istiyordu. Bu şato onlarin birbirleri ile tanismalarini sagladigi gibi birbirlerine bir ay boyunca da bagladı. Iki tarafta birbirleri ile didismeleri,tartışmaları,birbirlerine aşik olmalari,iki tarafin korkulari,duygularini yazar cok güzel islemisti.  Bu genç yazar ile tanişmanizi tavsiye ederim.

Baskı: Kumarbaz Aşk (MacGregor Ailesi, #1)

Roman yazarın 1985 yılında yazmış oldugu bir seri. Hikayenin bir yolcu gemisinde basladigini görünce aklıma ister istemez ünlü Aşk Gemisi tv dizisi geldi. Atmosfer güzel ve büyüleyiciydi ama ben pek ısınamadim Iskocyalı güzel Serane Mcgroger ile Komanci kanından Justin Blade'in macerasıydı. Serena ve Justine'in karsılasmalari birbirlerinden etkilenmeleri baslarda sıktı beni. romandaki Daniel Mcgregor seker gibi bir adamdi isgüzardi da bu kısimlarda hikayeye renk kattı. Kızınin gazabına ragmen çopcatanlik işinden vazgeçmedi. Hikayeye ortalarinda bir sihirli degnek ile birden güzellesti romanin iki kahramani karsimda Eve ve Roarke'e dönüstü adeta. Ve bir solukta bitirdim hikayeyi. Baslarında sabrederseniz güzel bir hikaye.

ÖncekiSayfa 15 / 22Sonraki