
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Rehine
Rehine - Sümeyye Akarçay Genç bir yazar Sümeyye Akarçay ilk kitabı Rehine'yi beğenerek okudum..Eksikleri yok muydu? vardı elbette..Ama zamanla kaleminin gelişeceğine daha iyi olacağına inanıyorum..Polisiye-Aşk-Macera türünde bir kitap idi.. Baştan sona kadar beğenerek okudum..Çok akıcı bir uslüp ile yazılmıştı.. Hikaye oldukça tanıdık bir hikaye idi..Ama genç yazarımızın gözünden okumak çok zevkliydi.. Hikayemizin kahramanlar; Baran Gökdağ ünlü,karizmatik,zengin bir iş adamı..Geçmişinde ona zor zamanında yardım eden bir dostunun ricası geri çeviremezdi..Ama bu adamın da istediği az bir şey değildi..Bir genç kızı kaçırıp evinde bir süre alıkoyacaktı..Buraya kadar iyi her şey.. Kaçıracağı genç kız da sıradan biri değildi ki;:) Esma Hazne isimli sosyete güzeli Hazne imparatorluğunun varislerinden genç ve güzel genç kızı kaçıracaktı..Yakalanırsa başı büyük belada demekti.. Ama rica büyük yerden idi ve kıramazdı.. Bu güzel genç kızı kaçırarak hayatının en büyük macerasına adım atmış oldu..Rehinesi düşündüğü gibi çıkmadı...Tüm planlar alt üst oldu..Nişanlı olduğunu bile unuttu ve rehinesine aşık oldu... Esma ise kendine kaçıran bu adamlara çok kızgındı..Ne yaptısa elinden kurtulamadı..Kaçmak için başlarda çok uğraştı...Başaramadı...Onu kaçıran adam korktuğu gibi bir mafya bozuntusu değildi..Ömründe gördüğü en yakışıklı ve karizmatik bir adam vardı karşısında..Sonun da olanlar oldu..Kendini kaçıran adama deli gibi tutuldu... Ama bu iki sevdalının unuttukları bir kara çalı vardı arada Baran'ın nişanlısı Gülşah..İki gencin de hayatını zehir edecek kadar tehlikeli bir kadındı Gülşah..Özellikle Baran onu çok hafife aldığını çok acı bir şekilde anlayacaktı... Değişik bir kalemle tanışmak istiyorsanız size genç yazarımızın yeni kitabını önerebilirim..Bu vefalı genç arkadaşımızı Hayriye Özaslan'a ayırdığı özel bölüm için de ayrıca çok teşekkür ediyorum..Yolun açık olsun Sümeyye Akarçay!!..
Baskı: Seviyor Sevmiyor
Seviyor,Sevmiyor:)) Yorumum:))) İlk kitapdan daha çok beğendiğimi söylemeliyim..İlk kitaptaki argo kelimeler bu kitap da en aza indirilmişti..Kitap su gibi aktı ve hemen de bitti..Çeviride problem görmedim..Kitap beni kendine bağlıyorsa zaten çeviride problem yok demektir:)) Eleştirim kapaktaki çift uzaktan yakından alakası yoktu ama ona da fazla takılmadım.. İlk kitapdaki Charlotte teyzemiz bu kitapda da iş başındaydı büyülü çıkrığı ile Jenna ve Gage'ide bir araya getirmeyi başaracakmıydı:)) Yoksa başlarına çorap mı örecekti.. İlk kitap Kördüğüm'ü okurken en çok ilgimi çeken çift Jenna ve Gage olmuştu..Birbirlerini bu kadar seven bir çiftin ayrılmaları beni üzmüştü..Sebep ne olursa olsun..Gage'in korkuları dışarıdan bakıldığında anlamsız gelse de..Bu tür meslekteki kişilerde bu korkular normal olsa da..Bir evliliğin bitmesine sebep olmamalıydı bence...Sonuçta iki tarafta mutsuzdu birbirlerini yüreklerinden söküp atamamışlardı... İşte bu yüzden İkinci şans romanlarını daha çok severim..Seviyor,Sevmiyor tam da ikinci şans romanıydı..Üç deli-dolu kadının rutin toplantılarından Jenna'nın hala daha eski kocasını içinde söküp atamamasına çok üzülüyorlardı Grace'den bir çözüm geldi:))) Gage'e ilaç içerip etkisiz hale getirdikten sonra tecavüz etmek...Çok yaratıcıydı...Ama olayın aslını öğrendiğinde Gage'in tepkisi büyük oldu.. Bu hikayede beni etkileyen faktör iki tarafında birbirlerini çok sevmeleri ayrıldıktan o kadar zaman geçtikten sonra bile gerçek anlamda kimse ile birlikte olmamaları idi..Bu kısmı çok sevdim..Ve tuttum:)) Diğer taraftan beyzbol yıldızımız Zach'ıda Grace'in yatığı bir sürpriz sonucunda oldukça kötü günler bekliyordu..Yani serimizin üçüncü hikayesi..Onu da okumayı çok istiyorum.... Tam anlamı ile eğlencelik romantik komedi idi...Özellikle Rachel Gibson severler bu yazarıda sever bence..Hala daha bu yazarı okumadıysanız bence bir şans verin ,eminim ki seveceksiniz...
Baskı: Şeytanın Gelini (Cynster, #1)
Şeytanın Gelini(DEvil's Bride)- Stephanie Laurens İlk önce kapaktan bahsetmek istiyorum:)) Normal kitap boyutlarında değil ebatı bayağı bir büyük..Kapağın güzelliğini söylememe gerek yok sanırım:)) Çevirisi bence çok güzeldi akıp gitti kitap..Goodreads Puanı 5/4,10 Benim puanım ise 5/5 ... Daha önce yayınlanan tüm Laurens eserlerini bir kenar Şeytanın Gelini'ni diğer bir yana koyun...Çok başarılı bir hikaye idi..Okumak istediğim bir romanda ne istersem var dı..Aşk,Tutku,Sadakat,Gizem,Mizah..Mükemmel ötesi bir erkek karakter...İnatçı ,Yakışıklı,Krizmatik ve seksi...Yazar tüm bu etkenleri o kadar güzel harmanlamış ki ..Çok büyük bir zevk ile okudum..Devamını sabırsızlıkla bekliyorum....Araştırmalarıma göre tam tamına 18 kitaplık bir seri bu..Epsilon Yayınları bu seriden daha önce üç kitap çıkarmış..Uygun Bir Eş bu seri ile alakalı olduğunu göremedim... Daha önce Masumiyetin Tadı ve Kalbimi Affettim romanlarını yazarın okumuş ve beğenmiştim..Ama bence şu ana kadar okuduklarımdan Şeytan'ın Gelini serinin en güzeli...
Baskı: Aşkın Ateşi (Ateş Serisi-1)
Aşkın Ateşi-Rita Hunter Şu bir gerçek ki yazarın ilk kitabı Kalbimi Çaldın'ı okuduğumdaRita Hunter'i tipik şimdiki Deanene Clark'a benzetmiştim..Judith Mcnaught'tan etkileşim had safhadaydı... Bu yüzden Tatlı Tuzak'ı okumayı çok geçe bırakmıştım..Tatlı Tuzak'da Yazarımızın kaleminin daha da geliştiğini gördüm..Bu iyi yönde bir gelişmeydi...Çok büyük bir zevk ile okumuştum Tatlı Tuzak'ı.. Ama Aşkın Ateşi'nde artık bir historical yazarı kıvamına gelmiş Rita Hunter..İsabel ve Adriane karakterlerini hikayeye çok güzel oturtmuştu..Karakterlerin ayakları sağlam yere basıyordu.Hikaye daha çok bu iki karakter arasında devam ediyorsa da bu hikayeyi yavaşlatmamıştı..Ama benim tercihim yardımcı karakterlerin biraz daha fazla olaya katkısı olabilmesi idi..Bu hikayeyi beğenmediğim anlamına gelmemeli aksine hikayeyi beğenerek okudum..Tam anlamı ile bence özgün olabilecek bir hikaye idi,..Aşk,tutku,mizah çok güzel harmanlanmıştı...Bazı yerlerde okurken gülebilirken,bazı yerlerinde çok da kızgın olabiliyorumdum hem Adrian hem de İsabella'ya..İsabella'nın fevriliği,hesapsızlığı,masumluğu ve cesaretini çok güzel işlemişti.Adrian'ı okurken adamın karizması ve yakışıklılığını pervasızlığı iyi işlenmişti..Karakterler gerçek gibiydi.. Aşkın Ateşi serinin ilk kitabı sonra Ruhun Ateşi ve Kalbim Ateşi gelecek..Serinin devamını okumayı çok isterim...Takip edeceğim:)) Hikayenin Konusu : İsabella Gwen Sulliwan'ın amacı çocukluk arkadaşı Freddie'ye yardım etmek idi..Bu biraz yardım sözü yanında hafif kalırdı ..Freddy'nin aşık olduğu kadın ilişkileri iyi giderken Henfield Kontu Adrian Eaglestone ile aniden nişanlanınca hem olayın iç yüzünü anlamak,hem de iyi bir ders vermek için iki kafadar karı-koca kılığında Henfield Yaz Balosu'na giderler.. Başta her şey sakin geçer Adrian ile isabella arasında ilk andan itibaren uçuşan kıvılcımlar birbirlerinden etkilenmeleri ve derkennn Fredy'nin sevgilisi Vivian'ı ikna edip kaçması..Ve bunun için bedel ödeyecek tek kişi vardı elinde İsabella:))..Adrian'ın nişanlısı filan umurunda değildi aslında..Bu karşısındaki genç kız onu gereğinden fazla etkilemese,karşı çıkmasa,çileden çıkarmasa belki de bu kadar olaylar büyümetecekti de..Birde genç kızı anormal derecede arzuluyordu..Onun o gözlerini eski karısı Elanor'un gözlerine de benzetmesi işin cabasıydı....Ben beğenerek okudum:))) Gelecek hikayeleride merakla bekliyorum...
Baskı: Kalpsiz
Kaplsiz(Ruthless)-Anne Stuart Bu nasıl bir kitap dı şok edici ve çarpıcı..En başından itibaren beni öyle bir etkisine aldı ki nasıl okuduğumu anlamadım...Bayıldım romanın,kurgusuna,karakterlerine ve dönemi çok çarpıcı bir biçimde yansıtmasına kesinlikle takip edeceğim bir yazar olacak..Anne Stuart'ı Beyaz Dizi romanlarından hatırlarım..O yüzden alırken tereddüt etmedim..Birde benim gönlümdeki çeviri ve editör işbirliği ile Goodreads'te 3,83 almış bir kitap bence tam tamına 10 üzerinden 10 puanı hak ediyordu doğrusu...Yayın evine buradan teşekkürlerimi sunarım keşke Kara Büyü'de bu özeni görebilseydim... Romandaki karakterler diğer historical karakterlerine pek benzemiyor..Daha doğrusu hikaye normal bir hikaye değil zaten..Burada saf bir genç kız ahlaklı dürüst bir asilzade bulmak isterseniz tavsiyem bu kitaptan uzak durun!!!.. Hikaye Fransa'da Paris'de geçiyor..1768 kışı..Çok çetin bir kış..Romanımızın erkek karakteri Francis Rohan; Culloden savaşında ailesini kaybetmiş,İngiltere'den ayrılmış,Paris'te sürgün hayatı yaşayan bir Kontdur..Paris'de sefahat içinde de sürgün hayatı yaşıyor.Çok zengin,ahlaksız,günah gibi de yakışıklı..Tüm kurallara isyan eden,evinde her türlü ahlaksızlığı yaşayan ve yaşatan hiç bir kuralı olmayan bir adam..Bunda geçmişte yaşadığı ailesinin gözünün önünde katledilmesinin çok büyük etkisi var..Gözlerini kapadığında gözünün önüne aile kaybının gelmemesi için sayısını sayamayacağı çılgınlık yaşıyor..Yaşatıyor.. Elinor Harriman gösterişsiz pek de güzel olmayan bir genç kadın üvey kız kardeşi,annesi,dadısı ile birlikte annesinin hesapsız ahlaksız tavırları yüzünden çok zor durumlara düşmüş bir genç kadın..Tüm amacı kötülüklerden kendisinden çok daha güzel bir genç kız olduğuna inandığı kız kardeşini korumak..Annesınden özellikle..Bir anne düşünün ki kızının bekaretini satılığa çıkartabiliyor... Annesinin bu hesapsız bencil tavırları yüzünde Francis Ve Elinor'un yolları Rohan evinde tam da bir çılgın partide kesişir:))..Elinor'un tüm amacı annesinin son kalan parayı kaybetmemesi,Francis'in ise belli bir amacı yoktur bu genç kadın çok ilgisini çekmiştir..Tüm ilgisi ona yönlenir...Veee olaylar başlar... Daha fazla anlatıp kitabın büyüsünü bozmak istemiyorum:)).. Tam anlamı ile doludizgin bir hikayedi..Durmak yok:)) Yavaşlamıyor hiç...Sıkılmayı aklınıza bile getirmeyin...TavsiyemDiR
Baskı: Kara Büyü (Dark, #4)
Kara Büyü-Christine Feehan Dark Serisinin 4.Kitabı idi..Goodreads puanı 4,16 Gregory'i serinin ilk kitabından beri merak ediyordum..Okumak için sabırsızlanıyordum..Ama öyle bir çeviri ile karşımıza geldi ki...Bunu çok eleştirdiğim Ödül'de bile görmedim..Tam anlamı ile bir felaket idi.. Başlarda okumak tam bir işkence oldu benim için..Bu kadar ağdalı kelimeler,yarım kalmış cümleler..Goodreads'e baktığımda kitap Dark Serisinin en beğenilen kitabı ama sağ olsun çevirmen ve editör işbirliği ile Türkiye'de şu ana kadar çeviri ile katledilen ilk kitap..Yayın evine çok kötü bir prestij kazandırdı... Çeviri ile güzel bir kitabın ne hale gelebileceğinin en güzel örneği olmalı..Örnek budur yaniii... Kitap ortalarından sonra biraz daha okunur hale gelince bende biraz daha rahat okuyabildim..Artık o hissetmek yerine duyumsamak,farkındalık devamlı tekrarlayan Gregori ismini bir yana attım..Atmasaydım kesinlikle okuyamazdım..okurken gerekli kelimeleri kendimce ekleyerek okudum..Okumaya başlayabildim..Bazen çok da zevk alarak okuyabildim bu kelimeleri ve tekrarlamaları zihnimden sildikten sonra.. Orjinalden okuyabilseydim bu kitabı kesin Fantastik Serilerinin en güzel kitaplarından biri olarak sevecektim..Çünkü okurken o hava bazen esiyordu..Kararı siz verin okumak istiyor musunuz? Tavsiye ederim tüm çeviri hatalarına kitabı,hikayeyi yavaşlatmasına ragmen okumak isterseniz...Duyumsamaktan hissetmeyebilirsiniz... Kara Prens Mikhael ve Raven'in kızı Savannah ve Karpatların şifacısı Gregorynin hikayesi idi..Savannah yüzyıllardır yaşadığı koyu karanlıktan ancak bir ruh eşi ile çıkabilecekti..Ama Karpatlarda kadınlar çok azdı..Raven hamile iken ona sahip çıkar ve ruh eşi olacağını ilan eder..Raven doğduğu andan itibaren sahiplenir onun gizli kurt arkadaşı olur.. Raven ailesi tarafından Amerika'ya gönderildiğin de tüm benliği ile onu aramıştır..Ülkenin en ünlü sihirbazlarından biri haline gelmiştir..Gregori bu beş yıl boyunca onu beklerken bir vampire dönüşmemek için oldukça güç zamanlar geçirmiş ve hızla kontrolünü kaybetmeye başlamıştır.Raven ise asla başka bir erkek ile yakınlaşamamış bunu denemek istese bile Gregori tarafından engelleniyordu..Aralarındaki iletişim sayesinde ondan kopmamasını da sağlıyordu..Sonunda Gregori daha fazla beklememeye karar verdi..Savannah'ı ikna edecekti.:))
Baskı: Bazıları Hırçın Sever (Kincaid Hihgland #2)
Bazıları Hırçın Sever Teresa Medeiros İki serilik Kincaid Highland Seisinin ikinci kitabı idi Kincaid Highland Serisi: 1. Some like It Wicked (2008) Bazıları Ateşli Sever 2. Some like It Wild (2009) Bazıları Hırçın Sever İlk romanda kız kardeş Cationa Kincaid'in macerasını okumuştuk ikinci romanda tahmin ettiğiniz gibi ağabeyi Connor Kincaid'in hikayesi vardı bu romanda..Ben bu ikinci romanı da çok sevdim..En başta çeviri harika idi ilk kitabı da çeviren Aydan Şanlısoy Özbek ikinci kitabında çevirmeni idi.. Bu çok yerinde bir karardı yayın evi içinde..Çok rahat okudum kitabı hatta bayıldım diyebilirim..Teresa Medeiros'u okumak büyük bir keyif..Yazarın ilerde daha ağır romanlarını da okumak isterim doğrusu..Çünkü bu yazar duygu derinliğini de çok iyi veriyor.. Pamela Darby oyuncu olan annesini esrarengiz bir yangında kaybeder.Acısı büyüktür üvey kız kardeşi Sophie ile birlikte beş parasız ortada kalmışlardır..Annesinden kalan bir mektup ile hayatının fırsatı ayağına kadar gelmiştir..Ama bunu değerlendirmek için İskoç'yalı bir erkeğe ihtiyacı vardır.. Bunun için yolda yolunu kesen Connor Kincaid'i kullanmaya karar verir..Genç adamı kullandıktan sonra başından atacaktır..Connor'u kayıp oğlunu arayan bir Dükün kayıp oğlu yerine geçirmeyi böylece ödülü kaptıktan sonra bu genç adamı başından atmayı annesinin katilini aramayı planlamaktadır.Yani bir taş ile iki kuş vurmaktır niyeti..Zira annesinin Düşes'ten kalan mektup yüzünden öldürüldüğünü tahmin etmektedir.. Bu iş için adam bulmayı planlarken yolunu kesen haydut ve arana adam Connor Kincaid ile anlaşmaya varır..Ama planlar her zaman planladığı gibi gitmeyebilir..Aralarında beklenmedik yakınlaşma meydana gelir.Romanın sonuna doğru da sürpriz bir durumda söz konusudur..Tahmin edileceği gibi Simon ve Catrione hikayemizde evli iki çocuklu olarak karşımız çıkarlar..Connor ile Catrione'nin yıllar sonraki kavuşması oldukça dokunaklı idi..Connor kendi ailesi ile ilgili oldukça önemli sırlarda keşfedecek ve bu hayatını kökünden değiştirecektir.. Çok severek okudum..Belki yazarın best seller kitaplarından değildi ama hoşça sıkılmadan eğlenerek yeri geldiğinde duygusallaşarak okuduğum bir kitap oldu..Hoşça vakit geçirmek isteyenlere tavsiye ederim...
Baskı: Melekler Zamanı
Melekler Zamanı- Fatma Erdek Uzaun zaman oldu böyle gönlüme dokunan bir hikayeyi okumamıştım..her satırında çaresiz sevgiye,sevilmeye aç bir oğlan çocuğunun çığlıkları vardı.. Bir peri masalı okudum mucizelerle dolu bir hikaye...O ne anlatım ne ifade gücü..Elimden bırakamadım satırlar aktı aktı gitti...Okurken çoğunlukla gözyaşlarım gözlerimden farkında olmadan aktı..Başından sonuna kadar mucize bir sevda ile bezenmiş bir hikaye düşünün.. Sevgisizliğe hastalıklı düşüncelere feda edilmiş iki güzel çocuk.Kendini bilmez bir baba o babanın önüne çıkmaktan bir anne..İki çocuklarını da sözde bir hastalıklı bir davaya kurban etmeleri... Yusuf,Yesra,Nesil,Ekin,Lal,Yavuz Kaptan ,Nevris,Hepsinin ayrı bir hikayeleri vardı..Hepsi dertliydi..Yazar bu karakterleri o kadar sağlam oturtmuş ki hiç biri sırıtmıyor..Bizlerden birisi hepsi.. Roman iki zamanlı olarak anlatılıyor. Bir erkeğin bugün yaşadığı mucizeler ve o erkeğin çocukluğundan bu güne yaşadıkları, ayrı zamanlar olarak işleniyor. Özellikle esas karakter olan Barlas'ın geçmişi, çocukluğu, insanın içine işliyor. Hayattan,yaşamaktan vazgeçmiş bir erkek Barlas dünün Yusuf'un yolları Nesil Olcay ile amansız bir şekilde kesiyor..İlk aşka inanır mısınız? İnanmıyorsanız bu romanı okuduktan sonra hem ilk aşka hem de hayatın mucizelerine inanacaksınız bence... Gördüğü andan itibaren Nesil bir kelebeğin ışığa çekilmesi gibi ona çekiliyor Nesil elinde değil bırakamıyor unutamıyor..O zamana kadar bir iki acı yaşamış kalbi hayatının en çetin savaşına hazır mıdır işte tam da bunu öğrenme zamanı.. Nesil karşısına çıktığında Yusuf'un kalbi atmıyordu,yaşıyordu bir an önce bu hayattaki sırasını bir an önce savmak için..Çocukluğunda,yaşadıkları hastalıklı bir dava için red edilişi,Daha sonra yaşadıkları..O çoktan her şeyden umudunu kesmişti..Meleklerden bile..Nesil'in işi hiç kolay değildi..Bu gizemli sıra dışı adamı ilk önce sevgisine inandırması gerekirken kendisinin de büyük sınavlardan geçmesi gerekiyordu..Okuyun ve bence başucunuzda bulundurun..Niçin mi? Meleklere inanmadığınız da,hayattan umudunuzu kestiğinizde bu mucizeye çok ihtiyacınız olacak...TavsiyemdiR Hulya YILMAZ
Baskı: Kasırga Sessizliği
Kasırga Sessizliği-Linda Howard Bu ayki Harlequin Stars Of Romance serisinde okudugum Linda Howard'ın Kasirga Sessizliğine bayıldim bu yazarı seviyorum bence onu okumak bir ayrıcalik. Her zamanki gibi kalemini konusturmus.Harlequin umarim yazarimizın kitaplarıni daha sık yayınlar. Hikayemiz ise aile içi çekişme,hırslari,ask ve tutkuyu icinde barındıran cok güzel bir hikaye idi. Cord Blackstone ailenin kötü çocugu idi. Yillar once neden oldugu bir skandaldan sonra ilk defa kasabaya geliyordu. Döndügü akşam ölen kuzeninin esi Susan ile tanistı. Susan dansettigi bu gizemli adamdan cok etkilendi. Ama bu dönüsten memnun olmayan kayınvalidesi ve esinin agabeyi vardı.Cord'un intikam almak icin dönmesinden endişeleniyorlardi.Aslında endişelrinde haklılardı da.. Cord'un cazibesinden cok etkilenen Susan ona aşık olacak bir anda kendini iki tarafın savasinin tam ortasında bularak bu savaştan en fazla zarar gören olacaktir. Cord ise kaybettigi karısından sonra uzun sûreli ilıskilerden hep kacınmış kimseye de güvenmemis hayati cok zor şartlarda devam ettirmistir. Tekrar birilerine güvenmek onun icin zor olacaktir.Tavsiye ediyorum...ve HARLEQUIN - BEYAZ DİZİ'nden ricam bu yazara daha sık yer vermeleri...ÇIk seviyorum bu yazarı..Eminim ki benim gibi çok seven olacaktır...Şimdiden okuyacak olanlara keyifli okumalar...
Baskı: Genç Kızlar
Yazıldığı dönemde oldukça cüretkar bulunmuş bir eser..Nihal yeğinobalı keşke daha yazmaya devam edebilseydi..Senaryosunun Türk senaryosuna benzediğine kesinlikle katılmıyorum..Yazılalı neredeyse 35 yılı geçmiş bir eser.. Tepkiden çekindiği ve Türl olduğu genç olduğu için Wincett Ewing takma adı ile yazmış oldukçada beğenilmişti.. Miss Bee ve Gabriel Sampson'un aşkını çok sevmiştim..Okurken bir Türk'ün yazdığını kesinlikler anlamadım..Oldukçada o zamana göre cüretkar sevişme sahneleri vardı..Entrika tutku,aşk,arkadaşlık,sadakat,yazar ççok da güzel işlemişti.. Ben okuduğumda yeni yetme bir genç kızdım okuduğum halde bu kitabı özel olarak bulup kütüphaneme kattım..Tavsiyemdir..
Baskı: Sana Değer (The Anetakis Tycoons, #2)
Maya Banks Sana Değer.. Anetakis Tycoon's Serisinin ikinci kitabı idi..İlk kitapta ağabeyleri Cyrasender'in etkiliyeci hikayesinden sonra bu hikaye sönük kalır diye düşünmüştüm ama yanılmışım..Bu ikinci hikayeyide beğenerek okudum..Bu sefer ortanca kardeş Theron Anetakis'in hikayesi vardı..Theron ağabeyinin iş ve özel hayatındaki çalkantılar yüzünden ilgilenemediği vasisi olduğu İsabel Caplan ile dertteydi.. İsabel ile ilgilenmenin başına ne dertler açacağını bilemezdi tabii ki..Çünkü İsabel bu gelişinde çok şeyler planlıyarak geliyordu..Theron'u çocukluğundan beri seviyordu bu sefer onu baştan çıkarmaya kararlıydı..Onun nişanlanmak üzere olması bile onu durduramayacaktı.. Beş adımda Aşk-Katie Carlisle Aşk ve özel hayatı birbirne karıştırmak çoğunlukla kaosa neden olur.. Duke Kardeşlerden tanıdığımız Brandon Duke'n hayatında ciddi bir ilişkiye yer yoktu..Dört yıldır asistanlığını yapan Kelly Meredith ise mutlu sonlara inanan bir genç kadındı..Dört yıl önce onu acımasızca terkeden sevgilisinden intikam almak için kolları sıvar..İlk önce görünüşünü tepeden tırnağa değiştirir..Sonrada Brandon'dan yardım istemeğe karar verir..Ama bu resmen ateşle oynamağa davettir.. Çok güzeldi bu ayki Desire serisini tavsiye ederim...
Baskı: Paranın Peşinde - Aynadaki Kadın
Paranın Peşinde-Lynne Graham Bu yazarı çokkk seviyorum çok çarpıcı kalemi var..Okuduğum romanların içinde beğenmediğim olmamamıştır.. Bu ayki Harlequin Classic serisindeki ilk hikaye Lynne Grahama aitti. Bankacı Roel Sabatino iş hayatında hırslı,gözü kara,acımasız bir admadı..Özel hayatında da kadınları seviyordu ama sadece yatağında.Onlarla duygusal bir bağı yoktu olamazdı..Bir gece bir araba kazası geçirir hafızasını kaybeder..Kendine geldiğinde çarpıcı minyon bir sarışın kadının karısı olduğu söylenir..Ama bir sorun vardır Roel karısı olduğu söylenen Hilary'i hiç hatırlamıyordur..Anladığı kadarı ile evliliğinde bir takım tuhaf durumlar bulunmaktadır.Bu kadar güzel bir kadın onun karısı olduğu halde nasıl bakiredir? gibi..Gardrobunda niçin iki elbisesinin olması gibi.. Çok sevdim..Beyaz Dizinin en iyi yazarlarından kendisi kaçırmayın... Aynadaki Kadın Michelle Reid Michelle reid'de çok sevdiğim yazarlardan gün geçtikçe kalemini daha çok sevmekteyim..Bu ay ki Classic serisinin ikinci hikayesi ona aitti..Çok gizemli,egzotik bir hikaye idi.. Marco Bellini İtalyan Cemiyetinin en ünlü ailelerinden birinin bir feri ile bir yıldır birlikte olduğu sevgilisine çok düşkündü..Onunla her bakımdan tamamlandığını hissediyordu..Ama iş evliliğe gelince bu durum biraz karışıktı..Çünkü Antoinia'nın geçmişi evliliğe izin vermeyecek cinstendi.. İkiside böyle yaşayarak idare edebilceklerini düşünüyorlarsa da..Gelişen olaylar ikisinin de karar verme zamanı geldiğini gösteriyordu.. olaylar geliştikçe birbirlerini aslında çok da tanımadıklarını keşfedeceklerdi..Antonia'nın sır dolu geçmişi Marco'yu çok zorlayacaktı..Ama sevdiği için alınan riskler her şeye değerdi....
Baskı: Kalp Hırsızı (The DeBurghs, #3)
Wessex Kurdu'nda Dunstan ,Kralın Buyruğu' Goeffrey'nden sonra Kalp Hırsızı ve Bu macerada Simon De Burgh'un hikayesi vardı.. Bir gün aniden bir çete tarafından yolu kesileip altedilen Simon'u kaçıran bir erkek değil bir kadında elbette..Simon DE Burgh kardeşlerinin içinde belkide en sert acımasızı değildi yada en bilegesi ama en tedbirsizi ve akılsızı olduğu da kesindi:)) Şimdiye kadar kadınlarla sınırlı ilişkisi ile Bethia Burnel ile baş edebileceği şüpheliydi..Bethia Burnel varolma savaşı içindeydi..Babasını etkisiz hale getirerek topraklarına el koyan Brice Scirvayne ile görülecek bir hesabı vardı..Onunla tam evlendirilmek üzere iken evden kaçıp ormanda kaçak hayatı yaşamaya başlamıştır..Çocukluğunda onun erkek gibi yetiştiren babası sayesinde de hiç zorluk çekmemiş hem Brice ile hesaplaşacağı hemde topraklarını ele geçirip babasını kurtaracağı gün için yaşamaktadır..Planlarında ise bir erkeğe asla yer yoktur... Simon De Burgh'unda planlarında bir kadına yer olmadığı gibi..Bu kadının onu oyuna getirip esir alması üzerine Simon'ı çileden çıkarmaya yetmiştir..Kıllarına bile zarar görmeden serbest bıraklıdıktan sonra bu esrarengiz kadın ve çetesi hakkında soruşturmaya başlar..Hen hesaplaşmak hem de onu tekrar görmek istemektedir.. Bethia ile karşılaştıktan sonra tüm huzuru kaçacaktır..Çünkü aralarındaki çekim çok net şekilde hissedilmektedir
Baskı: The Tycoon's Pregnant Mistress (The Anetakis Tycoons Series, #1)
Hatırla Sevgili Maya Banks Bu ay geciktiripde okumaya fırsat bulamadıgim kitaplardan biri idi. Bu hikayeyi cok cok sevdim. Yazarin bence ülkemizde yayınlanan en güzel romani. Sonlara dogru ise okurken gözyaslarimi tutamadim. Simdiye kadar Desire serisindeki en güzel roman di. Marley Jameson altı aydir eski patronu Chrysander Anetakis ile birlikte idi. Cok iyi giden ilışkileri vardı. O gün Marley o kadar dikkat etmelerine ragmen hamile kaldıgini farketmisti.sevgilisinin tepkisinden cekiniyordu. Gelecege ait planlar yapmamışlardi. Ama sevgilisinin asistaninin tuzagina düstü. Ve Chrysander onu evinden,hayatından kovalar şekilde atti.Daha ne oldugunu anlamadan bilinmeyen kişiler tarafından kacırıldi. Onun ihanetine inanan Chrysander istenen fidyeyi ödemedi. Bunun acısina dayanamayan Marley hafizasini yitirdi. Kim oldugunu,ne oldugunu unuttu Tavsiyemdir. Bu kitap bir seri 3 kitaptan oluşuyor..Ağustos ayında çıkacak olan Sana Değer de bu seriden ortanca kardeş Theron Anedakis'in hikayesi bu..
Baskı: Yazgı
Bir puanını Deneyimleme Kelimesi için kırıyorum... Yazgı Julie Garwood Goodreads Puanı 5/4,13 Benim puanım ise 5/5 olabilirdi..Ama başlardaki durağanlık ve çeviride hissedilen aksama yüzünden 5/4,5 Kapağa da deyinmek istiyorum bence orjinal olmadığı halde çok uygun ve güzel bir kapaktı.. Kitabı bitirdikten sonra da dedim ki:)) Sonunda harika bir Julie Garwood romanı okuyabildim..Çeviri genelde idare ederdi..Bir kelime daha kelime dağarcığımıza girmiş oldu ( Deneyimleme ) çevirmen böyle tercüme ettiyse editör ne yaptı?..Onu merak ettim..O kelimeyi normal kullandığımız kelime ile değiştirip okudum.. Romanı başlarda biraz durağan gitse de sonradan açıldı ve Garwood'un o büyüleyici dünyasına tekrar adım atabilmiş oldum... Roman 100'lü sayfalardan sonra çok güzelleşti inanın elimden bırakamadım...Böylesi güzel bir roman beklemiyordum..Okurken çok büyük keyif aldım..Tavsiye ederim... Romanın konusu oldukça da güzeldi..Aşk,Mizah,Tutku Garwood o büyülü kalemi ile şiirleştirmiş sanki..Romanın başında erkek karakterimizin ayaklarını göğsünde ısıtarak donmaktan kurtaran Kadın kahramanımız Madelyne bir anlamda kendi kurtuluşuna da ön ayak olmuş olur... Onurlu savaşçı Baron Duncan 'ın kızkardeşine Madelyne'in üvey ağabeyi tecavüz etmiştir orası da ayrı bir hikaye bunu romandan okuyun bence..Bunun intikamı için düşman topraklarına tek başına gidecek kadar gözü karadır erkek kahramanın..Kadın kahramanımız Madelyne ağabeyinin nasıl bir insan olduğunu bildiği için Baron Duncan'a yardım eder..Ayaklarının donmaktan kurtarır ve iplerini çözer.Duncan ise onu kaçırarak teşekkür eder:)) Şaka bir yana Madelyne onurlu merhametli,dürüst,bilge bir kadın karakter gerçekten de bu kadın her türlü güzelliği hakediyor..Sevdiği tarafından da boşuna Melek konumuna yükseltilmemiş..Sanırım Garwood kadınlarının da ortak özelliği bu.. Baron Duncan ise gözü kara,adil,yakışıklı,atak..Bu iki karakter tam anlamı ile karşılaştıklarında birbirlerini bulmuş oldular.. Kader bir anlamda onları birleştirmiş..Yazar bunu çok da güzel hissettiriyor... Arada kan davası da olsa,Kral da olsa onların birbirlerine inançlarını çok sevdim..Yer yer Madelyne'in sakarlıkları,özellikler o talim yaptığı ok sahnesi çok sevdim...Ayaklarına nişan aldığı düşmanın kalbinden vurmasını sevdim.. Bıraksanız daha sayfalarca yazabilirim..Gelin'i sevdiseniz Yazgı'yı da seveceksiniz..Keşke bu kitabın çevirmeni Seden Gürel olsaydı..Onun çevirisini de okumak isterdim..Tavsiyemdir!!! Okuyun beğeneceksiniz!!!...
Baskı: Kiralık Nişanlı
En güzel eseri bence..Çok da severek okumuştum:))
Baskı: Ejderha Kraliçesi
Seri beş kitaptan oluşuyor devamı gelecek mi bilmiyorum..Serinin diğer kitaplarına göre biraz daha vasattı sanki..Son okuduğum Rüya Avcısı bana göre daha güzeldi...Bu serinin bir talihsizliği de farklı yayın evinden çıkmaları..İlk kitap Duman Hırsızı Erko Yayın'dan çıkmış..Seri bir bütün bence olaylar birbirini takip ediyor..Kolleksiyon Yayın evi serinin ilk kitabı Duman Hırsızını yayınlayabilseydi çok iyi olurdu..Çünkü serinin asıl kahramanları Christophe ve Rue'!yu okumak bambaşka bir keyifdi... Ejderha Kraliçesi'nde kitabın sonlarına doğru büyük sürprizlerde var...Ama yazar bağlamamış diğer maceralara bırakmış ki diğer kitapların daha da heyecanlı olacağını tahmin ediyorum... Romantik,Fantastşik kitap seviyorsanız bu seri tan size göre,,Hem historical hem fantastik...Tavsiye ederim...
Baskı: Geçmişi Unut
Geçmişi Unut-Ashley March İlk başta konu çok güzeldi bunu belirtmeden geçemiyeceğim..Yazarın tarzını biraz Sherry Thomas'a benzettim..Bu benzetmemde ki sebep ise yazarın Anlaşmalı Evlilik romanın ile konusu oldukça benzeşiyordu..Ama onun kadar usta henüz olamamış..Yeni bir yazar orjinal adı Düşes Seducing 'ın goodreads puanı 5/3,66 hikaye ben 166'cı sayfaya geldiğimde henüz tam oturmamıştı..Çok güzel bir konu yakalanmış ama ne yazık ki heba edilmiş..Bazı yerlerde gereksiz ayrıntılar hikayenin en kilit noktasında ise geçiştirilmesi canımı sıktı... Ama sonrada yazar konuyu toparladı ve hikaye atağa geçti bitirmeden kitabı bırakamadım..Yazar için karar ermiyeceğim yeni bir eseri çıkarsa onu da okumayı düşünüyorum.. Ama bu hikayede beni ister istemez usta historicalcilerimizin elinde olsaydı nasıl bir hikaye ortaya çıkardı demekten kendimi alamadım ..Aklımın bir kenarda hep bu ihtimal kaldı. Konudan bahsetmek istiyorum.. Rutherford Düşesi Charlotte üç yıl önce kocası Rutherford Dükü Phılıp Burgess ile evlendiğinde Onun kendisini ağabeyi Ethan'dan intikam almak için evlendiğini bilemezdi..Onunla evlenip evliliği tamamladıktan sonra Phılıp acımasızca onu terk ederek metresine döner..Bir daha da Charlotte'yı ne arar ne de sorar..Charlotte'nın bir anlamda hayatını mahveder...Ama Charlotte bu evlilikten kurtulmak için kocasına bir anlamda savaş açar..Hatta kendisini ucuz meşrep bir kadın hatta fahişe olark göstermeyi de göze alır.. Amaa Phılıp birden karısını çok sevdiğini farkeder..Onu tekrar geri kazanmak için kolları sıvar...Amaa Charloote buna hiç de hazır değildir..Geçmişte kendizini bir mendil gibi kullanıp atan kocasını affetmek pek de kolay olmayacaktır...Aralarında bir nevi savaş başlar..Bunu kazananı ve kaybedeni olmayan bir savaştır bu...
Baskı: Sır Gibi Sakladım (Hellions of Halstead Hall, #3)
Sır Gibi Sakladım - Sabrina Jeffries Orjinal Adı How to Woo a Reluctant Lady (Hellions of Halstead Hall 3) Serinin üçüncü kitabı idi.. Daha önce büyük ağabey Oliver ikinci kitapta Jarret 3.macera ise Lady Minevra Sharpe ve Giles Masters'ın macerası idi.. Serinin 3.macerası Sır Gibi Sakladım 5/4,01 Goodreads puanı serinin diğer okuduğum kitaplarına göre daha başarılı buldum.. Lady Minevra Sharpe ailenin sıra dışı genç kızı Büyük annelerinin evlilik emri onuda kapsamaktadır biri evlenmezse mirası kazanmak hayal olacaktır.Ama bu onun umrunda değildir..Büyükannesinin bu dayatması yüzünden cemiyetin sıcak bakmadığı bir yaşam sürmüştür bunuda bilerek yapmıştır.Küçüklüğünden beri tek erkeği sevmektedir,Giles Masters Sıradışı bir gecenin ardından onun kalbini kırsa da onu sevmekten vazgeçsede kalbinden onu söküp atamamıştır... O geceden sonra ikili tam dokuz yıl bir araya gelmemiştir...Minevra bilerek ondan uzak durmuştur..Taa ki iki ay önceki balodaki danslarına kadar.Bu dans gizlide kalan tüateş tekrar körüklemiştir..Görüşmedikleri süre içinde Giles çok başarılı bir avukat ve ikili bir hayatı olan genç bir adam, Minevra'da sıra dışı gotik roman yazan sıradışı bir kadın haline gelmiştir...Yalmız romanıda yazdığı karakteri kimse farketmemesine rağmen sevdiği tek erkek Giles'ten esinlenerek yaratmıştır...Romanlarını takip eden Giles ise bunu farkındadır..Buna da bir son vermek istemektedir..BUna bir anda onunla evlenerek engel olabileceğini kavramıştır..Evlenmek için aşık olmasına gerek yoktur..Bunun için iyi bir plan yapmalıdır..Ama fırsat ayağına kadar gelir. Veee Minevra büyük annesinin evlilik zorlamasını son yazdığı romanından ilan vererek bulmaya karar verir..Gelen adaylar arasında hiç ummadığı bir kişi Giles Masters'da vardır..Diğer adayları engelleyebilen ağabeyleri samimi arkadaşları Giles'in Minevra ile görüşmeye geldiğini tahmin etmedikleri için engellemezler ve Minevra ile Giles aralarındaki bir nevi hesaplaşmaya rağmen görünüşte nişanlı olmak için anlaşırlar..Ama büyük annesi Hetty'i kandırıp ikna etmek o kadar da kolay olmayacaktır. İki macera devam eden anne ve babalarının ölümündeki sır perdesini aralamak pek de kolay olmayacaktır..Bu olay için Giles yardım ederken Minevra'da ona mesleğinin önemli olayında yardım edecek ve güvenmeyi öğretecektir.. Kitabı bu kadar beğeneceğimi de tahmin etmiyordum..Ama goodreads puanlarına ve yorumlara göre yazarın bu serisi gittikçe de güzelleşiyor..Bundan sonraki maceralar Gabe ve Celia Sharpe'ın hikayeleri..Anladığım kadarı ile Gabe ölümünden sorumluluk duyduğu rakibinin kızkardeşi Virginia Waverly Celia ise tam sürpriz bir karakter büyükannelerinin araştırmacısı Bay Pinter ile:)) Şİmdiden sıradışı kız kardeş Celia Sharpe macerasını merak etmekteyim... Bu seriyi gün geçtikçe daha çok seviyorum.Aile sıcaklığını,tutkuyu,sadakatı herşeyi içinde barındırıyor... Sabırsızlıkla serinin 4.kitabını bekliyorum... Seri Sıralaması: Hellions of Halstead Hall 1. The Truth About Lord Stoneville (2010) Bozulan Yeminler 2. A Hellion in Her Bed (2010) Yatağımdaki Serseri 3. How to Woo a Reluctant Lady (2011) Sır Gibi Sakladım 4. To Wed a Wild Lord (2011) 5. A Lady Never Surrenders (2012) 6. 'Twas the Night After Christmas (2012)
Baskı: Tanrıça (Tanrıça, #1)
Aime Carter yeni ve genç bir yazar okuduğum Tanrıça Orjinal Adı:The Goddess Test (GoodReads Puanı 5/3,89) Kurgulama yönünden diğer fantastiklere göre başlarını durağan buldum..Olayların canlanmasını beklerken açıkçası sıkıldımda..Ama 100.sayfadan sonra kitap açılıp beni sarmalamaya başladı...Daha çok genç serisi gibi geldi bana...Yunan Mitolojik kahramanları ile bezenmiş bir romandı.. Mitolojik kahramanlardan Ölüm Tanrısı Hades'in eşi Persephoneonu terkedip trajik bir şekilde başka bir erkeğe bir ölümlüye aşık olup ölümü seçtikten sonra kendine yeni bir Tanrıça arayışlarına giren Hades on genç kızı bu uğurda ölümlerine sebep olmuştu..Ama var olmaya devam etmek istiyorsa yeni bir yol arkadaşı yanında olmalıydı.. İşte bu yol arkadaşı sıradan genç bir kız olamazdı bir çeşit sınava tutalacaktı..Herşey bu sınav için kurgulandı ve Kate'in sınavı başladı... 7(Yedi) ölümcül günahtan olacaktı sınavı ama Kate'in beklediği şekilde değildi bu sınavlar..Her anını yaşayarak öğrenerek geçirdi...Yaptığı seçimlere ve kişiliğine,karakterine göre verdi sınavlarını bu sınavların her birinden başarılı olmalıydı..Bu sınava girmesi için ikna edilmeliydi..Gerekiyorsa en sevdiği annesi ve arkadaşının hayatı uğruna sınavda olmalıydı... Onu ikna edecek kişilerin başında Henry yani (Hades) geliyordu..Başlarda pek istekli olmasa da..Aşkta en acı deneyime sahip de olsa da..Kate sonunda ona mücadele edebilecek bir şey sevgisini aşkını vermişti... Beğenerek okudum..Devamını merak ediyorum..Ephesus Yayınlarına Orjinal Kapak kullandığı için ayrıca tebrik ediyorum ve çevirisi çok başarılı idi bana göre..Mitolojik kahramanları seviyorsanız bir de bu genç yazar AiMee Carter gözünden bakın diyorum...
Baskı: Geçmişin Gölgeleri (MacGregor Ailesi, #3)
Geçmişin Gölgeleri-Nora Roberts The MacGregors Ailesinin tiryakisi oldum ben..Şu ana kadar en beğendiğim hikayee bu oldu..Hele Alan MacGregor kişiliği kararlılığı ile tam da karizmatik ne istediğini bilen bir erkek modeli idi.. Shelby Camppbell o da bir İskoçyalı ama Klanı farklı biri ötekinin topraklarını almış:)) Ama asıl derdi Shelby'nin başka babasıda Alan gibi siyasetçi imiş ama kızının gözlerinin önünde bir suikast sonucu öldürüldüğünde Shelby on yaşında..Ömür boyu sürecek bir travmaya sebep olan bu olay yüzünden Shelby Alan'ı hayatına sokmamakta kararlı.. Ama Alan'da vazgeçmeiyor o da çok kararlı.. Bazen duygulandığım,bazende kahkahalarımı tutamadığım bir hikaye idi..Serinin ilk kitabından itibaren seri yi okurken giderek daha fazla zevk almaya başlıyorum..Çevirmenin hakkını da vermek lazım kitap akıyordu..Veee bu hikayelerde en sevdiğim karakter Daniel MacGregor bu babaya bayılıyorum okurken..Çocukları üzerindeki etkisini çok seviyorum... Şimdi bakalım hangi hikayeyi okuyacağız? Sırada sanırım Grant var onu da bir an önce okumak istiyorum.. Seriyi Sıralaması: 1.Kumarbaz Aşk 2.Kader Bağladı Bizi 3 .Geçmişin Gölgeleri..
Baskı: Her Şey Senin Uğruna (Highlander Serisi 1)
Herşey Senin Uğruna-Mary Wine Yeni bir yazar yeni bir seri ve yine İskoçlar.)) Tam Beş kitaplık bir seri bu.. Highlander Serisi 1. To Conquer a Highlander (2010) Herşey Senin Uğruna 2. Highland Hellcat (2010) 3. Highland Heat (2011) 4. My Fair Highlander (2011) 5. The Highlander's Prize (2012) Roman 15 yüzyılda geçiyor...Halkının uğradığı korkunç katliamdan sonra Torin Mcleren bu saldırıdan sorumlu Randal McBoyd'un kızını evllenmek üzere iken kaçırır muhtemel bir ayaklanmanın ve birleşmenin de önüne geçmiştir.İntikam için kaçırdığı düşmanın kızı Shannon McBoyd babası tarafından hor görülerek sevgisiz yetiştirilmiş bir klan resinin kızıdır.. Mcleren Klanında işten pestili çıkartılasıya kadar çalıştırılsa da pes etmez çünkü o zaten bu muameleye alışıktır.. Torin Mcleren ile başlayan kavgaları zamanla tutkulu bir aşka dönüşür..Aşkları için iki düşman kabileden oldukları için mutluluğa yelken açabileceklermi?...Konu tanıdıktı ama çeviri kurgulama güzeldi..Yazar seksi çok fazla işlemiş...aşkı çok fazla hissedemedim..Kitap sonlara doğru dahada güzelleşti... Ama yazarda bariz Garwood etkisi vardı onu belirtmeliyim.Serinin ikinci kitabını da okumak istiyorum..Umarım bunun için fazla beklemeyiz.İskoç hikayelerini,klanları okumak istiyorsanız bu kitap tam size göre.Yazar hakkındaki düşüncemi ikinci kitapta karar vereceğim.. Birde kapağa değinmek istiyorum konuya çok uygundu ama bana çok itici geldi..Adam romandaki karakteri kesinlikle yansıymıyordu kapakdaki kadın çok sevmsizdi.. Bu yazarın çıkış kitabında daha güzel bir kapak olmalıydı..
Baskı: Gece Yarısı Çığlığı (Gece Yarısı Nesli, #4)
Gece Yarısı Çığlığı-Lara Adrian. Lara Adrian Bu son kitabını okuduğumda yazarı ne kadar özlediğimi anlamışım..Bu maceramız Rio'muzun macerası idi..Rio en sevdiği tarafından ihanet uğramış bir savaşçı idi..Vücudundaki yaralardan çok ruhundaki yaralar daha derindi...Kendini aylardır Avrupa'da bir mağaraya kapatmış k kendini öldürmeyi planlıyordu ama araştırmacı gazeteci Dylan Alexander yoluna çıktı..Rio'nun planlarını bozmuştu ve resimlerini çekmişti..Oldumu şimdi...Hiç soylu savaşçının resimleri çekilirmi:))).. Hemen yapılması gereken Dylan'n peşine düşüp resimleri almak idi..Ama bu planlarda tutmadı..Resimleri aldı ama resimler bir kaç kişiye gönderilmişti bile..Bu da ne demekti? İkili birbirini daha sık görecekti en azından bu iş sonuçlanana kadar.. Dylan'ın Soyeşi olduğunu da öğrenince Rio onu sığınaklarına almak istedi başka bir Soylu savaşçı ile birleşsin diye düşüncede güzel ama pratikte hiç de öyle kolay değildi ki.. Aralarındaki çekim gün geçtikçe alevlenirken..Dylan'ın olağanüstü bir yeteneği varken..Dylan ölmüş soyeşlerinin ruhları ile konuşabilyordu bilgi alabilyordu..Anlaşılan işlerine çok da yarayabilirdi... Daha fazla ayrıntı vermeyeyim..Bu macerada çok güzeldi..Ama güzel şeyler çabuk biter..Yeni macera için da çok beklemesek..Ne iyi olurdu. Tavsiye ederim ama bağımlılık yapıyor...Dikkatli Olun....
Baskı: MacEgan Olmak (MacEgan Brothers, #6)
MacEgan Olmak-Michelle Willingham Bu yazar benim orta çağ romanlarımın favorisi...Harikulade bir seri...Bu seriyi bulan hiç kaçırmasın okusun bence..Yine benden tam puan aldı..Romanda kusur yok..Çeviri mükemmel kitap akıyor..Kapak orjinal hikayeyi olduğu gibi yansıtıyor..Kusur aradım bulamadım...İşin en güzel tarafı ise seriyi yayınevi arka arkaya yayınlayarak biz soğumadan yayınlaması..Buda seriden daha çok zevk almamı sağladı ki...Teşekkürler Harlequin..Yazarın diğer kitaplarını da bekliyoru(m)z.. MacEgan Olmak'da en küçük kardeş Trahern'in hikayesi vardı hem ozan hem dövüşçü sevdiği kadını hunharca kaybetmiş Trahern'in hikayesi çok dokunaklı idi.. Vee Morren O'Relly kız kardeşini korumak için köyünü basan haydutlara kendini sunacak kadar gözü pek cesur bir kadın..Daha fazla ayrıntıya girmek istemiyorum..Okuyun ..Özellikle MacEgan olmanın ayrıcalığını farkedin..Erkeklerinin dayanılmaz cazibesini...