

Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: ilhami algör
"Yeni bir hayat kurmak... Nasıl oluyordu? Önce fikir mi geliyordu?Yoksa bir tesadüf sizi fikrin önüne mi getiriyordu? Yeni bir hayat içinmutlaka, kuvvetli bir rüzgâr mı gerekiyordu? Önceki hayatınız artık'eski' mi oluyordu? Eski olanın hükmü kalmıyor muydu? O vaktekadar boşuna mı yaşamış oluyordunuz?"Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku, Albayım Beni Nezahat ile Evlendirve Kalfa…

Yazar: murat başekim
"Şunu bilin ki biraderim, kabaran işsizliğin Anadolu'yu ve onun görkemli köylerini yutmasından hemen sonra Alamanya'da o güne dek görülmemiş bir çağ başlamıştı. Gurbetçilerin oğullarının doğduğu bu çağda Alamancı sayısı gökteki yıldızların mavi pırıltıları kadar dağınık fakat belirgindi. İşte bu sıralarda Çankırılı Demir geldi. Demir bilekli, elinden kaporta-çekicini ve çayını hiç…

Yazar: mark twain
"Kalabalık, kanyondan aşağıya aktı. Holmes, Fetlock, Archy Stillman, herkes. Bir kilometreyi birkaç dakikada aldılar. Bir fenerin ışığında Flint Buckner'ın kulübesinin dümdüz ve katı toprak zeminini buldular. Kulübenin kendisinden bir zerrecik bile kalmamıştı, ne bir paçavra, ne bir kıymık! Ne de Flint'ten bir iz…" Mark Twain, bu polisiye öyküsüyle sizleri çok şaşırtacak. A…

Yazar: nedret ebcim
İstanbul'un ilk yerleşim alanlarından olan Kuzguncuk, üç dinden insanın yüzyıllardır birarada yaşadığı bir semttir. Yahudiler Kuzguncuk'u, Kudüs'e bağlı toprak olarak görür ve buradaki tarihi sinagogda ibadet, hacı olmakla eşdeğer sayılır. Hrmenilerin ve Rumların tarihi kiliseleri de burada bulunmaktadır. Türkiye'nin köklü aileleri de Kuzguncuk'un köşklerinde ve yalıla…

Yazar: filiz özdem
Yazar kitabında iç içe geçen arayışlarla iç içe geçen korkuları anlatıyor. Etnik kimliğinin peşine düşen Sude, dedesinin izini çocukluk anılarında sürerken, gerçek, anılar ve düşler birbirine karışıyor. Her uyanış ise, kaybedilmiş bir sevgiliye sonsuza kadar kavuşamayacak olmakla bir yüzleşme. Şimdiki zamandan üç kuşak öteye gidip gelen düşüncelerin dehlizinde ...taştan kapılar, her kapının üzeri…

Yazar: murathan mungan
Erkeklerin bağımsızlık merakları, serüven tutkuları, sevgi gereksinimleri, sahiplenme istekleri, bağlanma korkuları, toplumsal rolleri ve birlikteliğin tuzaklarından kalkarak çoğaltılabilecek nice durumun yarattığı iki cins arasındaki ezeli sorunlar içinde sıkışıp kalmış hikâyeler...Bu da erkeklerin hikâyeleri, diye okunabilir bu kitap. Ya da erkeklerin nasıl gördüğü, nasıl hissettiği, nasıl yaşa…

Yazar: latife tekin
80li yıllara damgasını vuran, 1983te yayımlandığında büyük ses getiren Latife Tekinin ilk kitabı Sevgili Arsız Ölüm YKY tarafından yayımlandı. Latife Tekin, 20li yaşlarının başında yazdığı, özyaşamından damıtılmış bilgiler içeren bu kitapta, sözlü kültürün uç verdiği büyülü atmosferi, anlatım dilinden kaynaklanan sesiyle harmanlıyor. TADIMLIKVapur gidiyor mu, gitmiyor mu?Gitmiyor.Gidiyor, kız…

Yazar: yakup kadri karaosmanoğlu
İmparatorluğun çöküş çanlarının sesi işitilirken kuşaklar arasında farklılaşan değer yargılarının, yaşam biçimlerinin çatışmasını sergileyen bir roman. Seniha-Faik-Hakkı Celis üçgeni. Tedirgin, yerleşememiş insanlar topluluğunun ortak ruh halleri, aranan nedenler, bulunan farklı gerekçeler.

Yazar: sevgi soysal
Yürümek, Sevgi Soysalın yazarlık çizgisinde bir eşik olarak nitelendirilir. Elâ ve Memetin hayatta kesişmelerini ve ayrışmalarını anlatan bu romanında Sevgi Soysal, toplumca çizilen erkeklik, kadınlık sınırlarını ve sınıf değerlerini bireyin gözünden sorgular. Bir Ege adasında bireyselliğin dar çemberinden çıkıp, insanca duyarlılıklarına sahip çıkan Elâ, 12 Martın ayak seslerinin duyulduğu Ankara…

Yazar: ersan üldes
Edebiyat dünyasında yok sayılmış, bütünüyle unutulmuş bir yazar: Hasan Cahit Doğanay. Ve onun mecalsiz yığınların insafına terk edilmiş romanı Hindi'yi anlamaya, anlaşılır kılmaya çalışan bir başka yazar. Roman içinde roman, yazar içinde yazar. Ersan Üldes mizahın teskin edici diliyle insana, insan ilişkilerine, yaşama, ölüme ve yazmaya, yazar olmaya dair zorlu, sorgulayıcı ancak oldukça key…
9/10
Yazar: ersan üldes
Edebiyat dünyasında yok sayılmış, bütünüyle unutulmuş bir yazar: Hasan Cahit Doğanay. Ve onun mecalsiz yığınların insafına terk edilmiş romanı Hindi'yi anlamaya, anlaşılır kılmaya çalışan bir başka yazar. Roman içinde roman, yazar içinde yazar. Ersan Üldes mizahın teskin edici diliyle insana, insan ilişkilerine, yaşama, ölüme ve yazmaya, yazar olmaya dair zorlu, sorgulayıcı ancak oldukça key…

Yazar: j. e. pachecho
Çok büyük yazarlar yine çok büyük yazarlarla karşılaştırılır, arka kapaklarda. Bazen kritiklerde falan. Mesela, okura tanıtmak için, vurgulanan yazardan önce birkaç önemli isim sayılırsa daha etkili olacağı düşünülür. Biz şöyle yapıyoruz: Pacheco'nun değerini belirginleştirmek için, önce onun ismini söylüyoruz, ardından diğer Meksikalı büyükleri, mesela Fuentes'i, mesela Llosa'yı.…

Yazar: yaşar miraç
Gelsenkirchen 170 yıl önce küçük bir köyken, kömür bulununca büyük bir işçi kenti oldu. Yaşar Miraç Gelsenkirchen'de 20 yıl yaşadı. Bu kenti, insanlarını ve kömürü dile getiren şiirlerini Kömürkirchen'de topladı. Şairin Soma ile ilgili 3 yeni şiirini ve önceki kitaplarında yeralan maden işçileriyle ilgili şiirlerini de eklediği bu yapıtı Soma faciasında yaşamını yitiren, yaralanan işçil…

Yazar: ertuğrul emin akgün
Calvino'nun Görünmez Kentler'inde Marco Polo, Kubilay Han'a bildiği tüm kentleri anlattığını söyleyince Han, "hiç sözünü etmediğin bir kent kaldı," der azarlayarak: "Venedik!" Marco gülümser: "Bunca zaman ne anlattım sanıyorsun ki sana? Ne zaman bir kent anlatsam Venedik'le ilgili bir şeyler söylüyorum. Diğer kentleri anlamak, farklılığını kavramak…

Yazar: arda arel
"Elimle nişan almıyorum. Eliyle nişan alan biri babasının yüzünü unutmuş demektir. Gözümle nişan alıyorum. Elimle ateş etmiyorum. Eliyle ateş eden biri babasının yüzünü unutmuş demektir. Kafamla ateş ediyorum. Silahımla öldürmüyorum. Silahıyla öldüren biri babasının yüzünü unutmuş demektir. Kalbimle öldürüyorum." Doğrusunu söylemek gerekirse tam şu anda ikiye ayrıldınız: Yukarıdaki s…

Yazar: aykut ertuğrul
Aykut Ertuğrul'u ve onun öykülerinin sesini biliyorsunuz artık. Hiç uyumamış bile olsanız, içerinde defalarca uyanmaya ve dünyanın tüm anlatı geleneklerini kullanarak oluşturduğu dünyaların farklılığına alıştınız. Onların evrenselliğinin dayandığı noktaları zaten biliyorsunuz. Hikâye anlatmayı değil, güzel hikâye anlatmayı çok seven Borges, Calvino, Cortazar'la paylaştığı düşsel olanla…

Yazar: james joyce
Joyce'un Finnegans Wake de dahil tüm eserlerinden özenle derlenmiş olan Gözünü Kapat ve Gör, sizleri bambaşka bir James Joyce ile tanıştırırken, büyük yazarın daha iyi anlaşılmasında da önemli bir kılavuz olacaktır. "Bırakın ülkem benim için ölsün." "Öğrenmek isteyen kişi alçakgönüllü olmalı. Ama yaşam muhteşem bir öğretmendir." "Bir hayalden uyanmak en az d…

Yazar: emrah öztürk
Emrah Öztürk öykülerini Varlık, Kitap-lık, Dünyanın Öyküsü ve Sarnıç Öykü dergilerinde yayımlayarak adını duyurmuştu. Şimdi Limon Yağmuru ile öykü serüveninin ilk adımını atıyor. İlk kitaplar her zaman ilgi ve merakla ama daha çok hoşgörüyle karşılanır. Ama Limon Yağmuru içindeki öykülerle, yazarının parlayan kalemiyle bu ilgiyi hak ediyor.Gerçekten de ilk kitaplarda az görülen bir ustalıkla karş…

Yazar: drago jancar
Tuvalet duvarına yazılmış bir yazı, bir insanın, bir ülkenin kaderini değiştirebilir mi? Yazının kaderini değiştiren, yazının kaderi ile kalemini birleştiren güçlü yazar Drago Jan?ar bunu yapabilir! Kameranın büyüsü ile lanetlenmiş bir insan hakları savunucusunun dünya üzerindeki tüm haklarını ustalıkla silebilir kalemiyle. Ya da şimdiye kadar kimsenin umurunda dahi olmayan bir inşaat işçisini, u…

Yazar: orhan duru
Orhan Duru, "Türkçe hikâye"nin kaynaklarına tutkun bir yazarımızdı. 1979 yılında, kutsal kitaplarla geleneksel halk anlatılarında peygamber kıssalarının aldığı biçimlerin ve aktarıldığı Türkçenin günümüz öykücülüğüne esinler getireceği inancıyla, bu güldesteyi hazırlamış, yine bir başka öykücümüz Cihat Burak ona desenlerle eşlik etmişti. "Hep duyup da adını koyamadığımız kaynağı…

Yazar: ferhat uludere, oruç aruoba
Sözlerim yok, yeminlerim, yalanlarım... Her çabam boşa çıktı ve utandım adımın çağrısından. Günlerdir, haftalardır, aylardır, belki de yıllardır aynı hikayede dolaşıyorum. Üşüyorum. Bitişikte bir kedi ağlıyor, cenazesi çoktan kaldırıldı oysa ki. Dumanlar arasında kesildi soluğu. Alevler yaladı ruhunu. Hala ağlıyor. Şehirle yok olmak istiyorum. Dİnamitlendi her yan, fitiller ateşlendi. Patlamad…

Yazar: ferit edgü
1950lerin yenilikçi Türk yazınının filiz verdiği dönemde yazılmış bu metinlerin yer aldığı defter, uzun yıllar boyunca kayıptı. Yakınlarda, bir rastlantı sonucu bulundu ve yarım yüzyıl sonra gün ışığına çıkıyor.


