

Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: ismail pelit
İsmail Pelit'in her biri şaşırtıcı bir kahraman, şaşırtıcı bir olay dolu hikâyeleri. İşe gider gibi evden çıkıp dünyanın merkezine yapılan yolculuk... Hırs sahibi bir Şah'ın, iman ettiği Rab ölünce, halkı görkemli bir mezar inşaatında toplayarak hırsının zirvesine çıkması... Allah'la yapılmış müzikler... Servetini hesaplayamamaktan ötürü aklını kaçıran zenginlerin yattığı bir hasta…

Yazar: kolektif
Post Öykü dergisinin Temmuz Ağustos sayısı raflarda yerini aldı.Bu sayıda Doğukan İşler, avangard edebiyatın temsilcilerinden İsmail Pelit’le önemli bir söyleşi gerçekleştiriyor. Burcu Bayer, “Nefs-i Emmare’nin Temsili Olarak Ejderha” makalesinde geleneksel metinlerde “canavar” müessesini inceliyor. Özkan Gözel, “Çekiver Kuyruğunu Ejderhanın” yazısında postmodernizmin gerçekten modernizm sonrası…

Yazar: mete ercis
Ne olup ne olmadığını hiç durmadan tartışagelmiş bir insan faaliyeti şiir. Hele son 10 yıldır, bu gerilimin zirveye ulaştığı bir dönemdeyiz. Şairlerin “Nasıl yazmalı?” diye sayfalarca tartıştığı dergi sayfalarında, bazen iki dize parlayarak gözünüze çarpar: “sen sezaryen oluyordun / sessiz çeşmeye”. Bu iki dizede ‘sizi durduran’, şiirin en eski gücüdür, tartışmalardan her zaman zaferle çıkan kadi…

Yazar: gökhan özcan
Günler birbirine eklenmekte tükenen şeyler değil. Hergün yağmur yağıyor burada ve hergün farklı yağıyor. Ucundan tuttuğum hiçbir şey yok. Sokakları saymazsak gidilecek fazla bir yerim de yok. Bu yokluklar ne kadar sürecek ve ne zaman yok olacaklar, bilmiyorum. Bildiğim tek bir gerçek var bu kahrolası uzaklıkta: Burada yağmur yağıyor beni anlıyor musun? Gerçekten? Sen dünyanın seni ilk gördüğüm ye…

Yazar: fyodor mihailoviç dostoyevski
Dostoyevski, 1862 Haziranında Petersburgtan ayrılarak ilk Batı Avrupa seyahatine çıktı. Görünürde Batılı hekimlerin sarası hakkındaki görüşlerini öğrenmek için çıkmıştı seyahate. Ama başka bir amacı daha vardı: Rusyayı yoldan çıkardığına inandığı Batılı fikirlerin kaynağını yerinde görmek. Seyahati boyunca pek çok önemli şehri gezdi Dostoyevski: Berlin, Paris, Londra, Floransa, Milano ve Viyana…

Yazar: latife tekin
İki arkadaşın, Yasemin ve Eminin düş kırıklıkları ve acılarla sonlanmış aşklarını, sevgiyi, dostluğu anlatıyor Latife Tekin. Emin, resim yapmayı bırakmış bir ressam yapmayı bırakmış bir ressam, Yasemin ise öyküler yazıp biriktiriyor. Emin uyurken düşünüyor, Yasemin gizli saklı gerçekleri konuşurken fark ediyor. Kendini karamsarlığa kaptırmış bir erkek, onu ayakta tutmaya çalışan bir kadın. Tanrı…

Yazar: rafet arslan
Porno-politik kavramından Sitüasyonist Entarnasyonale, yeni şiirden sokak sanatına; lirizmle, sürrealizmle bezenmiş, 20 yıllık bir emeğin süzülmüş hali. Sanatın varolan akademik tanımlamalarının çıtırtılarını duyacaksınız!

Yazar: sezgin kaymaz
Edebiyat dünyasında Uzunharmanlarda Bir Davetsiz Misafir ve sadece ismiyle değil, öyküsüyle de bir hayli ilgi çeken Geber Anne! adlı romanları ile tanınan Sezgin Kaymazdan şen-şatır anlatılmış bir gündüz düşü... Hacettepe Üniversitesi Beytepe Kampüsünde bir sınıf... Birbirlerine çok yakın iki genç kız ve onların dertsiz, tasasız dünyalarının ortasına düşen bir genç... Bu üçlü etrafında gelişen fa…

Yazar: mete ercis
Ne olup ne olmadığını hiç durmadan tartışagelmiş bir insan faaliyeti şiir. Hele son 10 yıldır, bu gerilimin zirveye ulaştığı bir dönemdeyiz. Şairlerin “Nasıl yazmalı?” diye sayfalarca tartıştığı dergi sayfalarında, bazen iki dize parlayarak gözünüze çarpar: “sen sezaryen oluyordun / sessiz çeşmeye”. Bu iki dizede ‘sizi durduran’, şiirin en eski gücüdür, tartışmalardan her zaman zaferle çıkan kadi…

Yazar: mustafa çiftçi
Galeri denilen yer üç tane salon. Biz birinin işini bitirince gidiyoruz. Haftaya kalmadan diğer salon için çağırıyorlar. İş kolay, hem de makara yapıyoruz. Hasan'la tıkır mıkır çalışıyoruz. İşte böyle çalışırken ben O'nu gördüm.Beyaz bir elbise giymiş, boynuna kırmızı bir şey sarılı, yürümüyor, sanki uçuyor. Geldi salonun en dibindeki resme bakmaya başladı. O resme bakıyor, ben O'n…

Yazar: ahmet güntan
1955 İzmir doğumlu Ahmet Güntan, deyim yerindeyse Türk şiirinin görünmez adamıdır, yaz yağmurumuzdur... dergilerde yazılar yazmaz, şiir yayınlatmaz, polemiklere karışmaz... o, sadece üç beş yılda bir yayımladığı kitaplarıyla çıkar okurunun karşısına. Bu kez de öyle oldu. Bir farkla ki, kitabının yayımlanmasının hemen önünden kitap-lık dergisinde bir yazısı çıktı karşımıza: yazının başlığı iki bin…

Yazar: murat başekim
"Şunu bilin ki biraderim, kabaran işsizliğin Anadolu'yu ve onun görkemli köylerini yutmasından hemen sonra Alamanya'da o güne dek görülmemiş bir çağ başlamıştı. Gurbetçilerin oğullarının doğduğu bu çağda Alamancı sayısı gökteki yıldızların mavi pırıltıları kadar dağınık fakat belirgindi. İşte bu sıralarda Çankırılı Demir geldi. Demir bilekli, elinden kaporta-çekicini ve çayını hiç…









