

Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: filiz özdem
“Geçsin diye beklediklerimizin toplamıyız aslında. Beyhude bir iç çekiş.” Yalnızlıkla sınanan bir hayat ezberinin farklı köşelerinde, farklı sebeplerden dolayı kaybolmuş bir adamın ve bir kadının romanı Bütün Ateşler Söndüğünde; karanlığı koyultan büyük bir yasın ve köksüzlükle birleşince en az o yas kadar yaralayıcı olan karşılıksız bir aşkın gölgesinde, tam da söz bitti derken kurulmaya baş…

Yazar: kolektif
“Fantastik edebiyat, bilimkurgu ve korkunun çoğu genç ismi bir araya gelip bir ucube öyküleri antolojisi yaratmış. Aralarında sevdiğimiz pek çok yazar var. Ve en güzeli, kadın-erkek dağılımı da umut verici.” Sevin Okyay “İsyan başladığında ucubeler yüzünden gerçekle yüzleşmek zorunda kaldılar, hayatlarını idame ettiren yalanlara ne kadar bağımlı olduklarını gördüler.” İnsanların popülis…

Yazar: ihsan oktay anar
“Başlangıçta her şey soğuk, boş ve anlamsızdı. Kutsal Rüzgâr sular üzerinde okşar gibi anaforlarla esiyor, güneş ve ayın, burçlar ve yıldızların henüz yaratılmadığı zifirî gecede, gözleri mucizevî bir dokunuşla açılmış halde bizzat kendini, yani karanlığın yine ta kendisini gören kör tabiatı sanki teselli ediyordu. Onun uyanıp cisimleşmiş hâli olan diğer çelik canavarın belirsiz silueti ise satı…
8/10Uzun yıllar önce artık roman yazmayacağını duyuran İhsan Oktay Anar'ın, derinliklerinde kalan bir hikâyenin izini sürdüğünün romanıdır bu. Bir nevi batan geminin romanı da diyebiliriz. Tiamat, Babil mitolojisinde bir canavar olarak tasvir edilen tuzlu su tanrıçası. Bir Osmanlı denizaltısının böyl

Yazar: georgi gospodinov
“Geçmiş, şimdiki zamandan temel bir konuda farklılık gösterir – asla tek yönde akmaz.” Daha önce Hüznün Fiziği’nde okuru öykülerin ve zihnin labirentlerinde dolaştıran Gospodinov, son romanı Zaman Sığınağı’nda bizi geçmişin labirentine davet ediyor. Romanın yazarla aynı adı taşıyan kahramanının yolu, geçmişle kafayı bozmuş, sonunda da geçmişte kaybolan gizemli bir karakterle, Gaustin’le k…

Yazar: adalet ağaoğlu
Şurda burda rastladığım tanıdıklar Nerde oturuyorsunuz? diye sorduklarında artık kem küm etmiyorum. Kısa ve kesin: Küçük Türkiyede diyorum. Damla Damla Günlerde, yaşadığı adresi böyle aktarıyor Adalet Ağaoğlu. Hakikaten Küçük Türkiyenin gözlem gücü derin bir tanığıdır o. Anlattığı insanlar, Küçük Türkiye haritasının yapıtaşlarıdır ve bir araya gelerek Büyük Türkiyeyi oluştururlar. Bu insanların h…

Yazar: per petterson
“Uzun, çok uzun zamandır sıkışmış olan göğsüme usul usul boşluk pompalıyorum, içimdeki sessizlik etrafımı saran sessizlikle uyum sağlayana dek. Sırtımı çam iğnelerine vererek tekrar uzanıyorum ve buz gibi soğuk havayı solumak iyi geliyor. Ağaç gövdelerinin arasından, tamamen açık ve yıldızlarla dolu gökyüzüne bakıyorum ve o yavaşça dönüyor, tüm dünya yavaşça dönüyor ve muazzam bir boşluk oluyor.…

Yazar: rachel ıngalls
“Ingalls’ın hayal gücünün ve imgeleminin nesre dönüştüğündeki sahiciliği şaşırtıcıdır. Bayan Caliban, kayda değer bir sonuca ulaşmayan bir aşk hikâyesinin tüm acı-tatlı görünümlerini, melankolisini içinde barındırır.” – Joyce Carol Oates “Gerilimi bir an bile azalmayan, son derece ustalıklı yazılmış bir eser.” – Ursula K. Le Guin Dorothy, ev işlerinin tekdüze akışı ve evliliğindeki eş…

Yazar: thomas bernhard
Düzyazının hiddetli sesi Thomas Bernhard’ın başlıca gazete yazılarını, okur mektuplarını, bildirilerini ve önemli söyleşilerini bir araya getiren HAKİKATİN İZİNDE,tıpkı romanlarında ve tiyatro oyunlarında çizdiği başkarakterlerinden biri gibi bütün aksiliği ve dürüstlüğüyle söz alan yazarın canlı portresini sunuyor. Yapıtında başrol oynayan ülkesi Avusturya’ya duyduğu nefret içeren sevgiy…

Yazar: ismail gezgin
Atalarımız ne yiyordu? Besinlerini ilk kez ne zaman pişirdiler? Et yemek ile ataerkil şiddet arasında bir ilişki var mı? İçinde bulunduğumuz uygarlık bir buğday ve ekmek uygarlığı mı? Yaşam ne zamandan bu yana ekmek kavgasına dönüştü? Antikçağın sofralarında neler vardı? Ne yiyorsan o musun yoksa neysen onu mu yiyorsun? Zenginin şöleninden, fakirin ekmeğine kadar sınıfsal sofra savaşları… İler…

Yazar: burcu ünlü
Bir eksik bir fazla, fark ediyor artık. Kopan saç teli gibi kaybolup gidiyor insan, görülmüyor. Üstelik yerindeyken ne bir el değiyor ona ne de tarak. Bir şeyin içini mi dolduruyoruz yoksa üstünü mü kaplıyoruz belli değil. Bir nefes, sadece o kadar alıp verdiğimiz. Başka alacağımız yokmuş sanki dünyadan, bu kadarmış yaşamak. Burcu Ünlü, ilk kitabı Kapanda Bir Hayal ile insanın temiz kalmış yer…

Yazar: peter sloterdjk
“Ben, bayanlar ve baylar, her yaşama başlangıçtan beri eklemlenen toplanmış yazılar için ‘dövme yapmak’ deyiminden başka daha uygun bir deyim bulamıyorum. Bu deyimi her şeyden önce değişmecesel anlamda kullanıyorum, bunu kullanırken Orta Çağ’daki hacıların boyadıkları derilerini ya da denizcilerin, uzaklardan gelen yabancıların, panayırda gösteri yapanların ya da 18. yüzyılın sonlarından beri der…

Yazar: ahmet büke
Fabrikanın bacasının tüttüğü ilk gün başladılar can almaya. Dişlerine kan değmiş kurt sürüsü gibi denize daldılar. Yaş almış demediler, küçük demediler, yavrulama zamanı demediler. Köstence’nin göğü yağ kokusuyla doldu. İnsanlar öğürerek gezer oldu. Süngüyle vurmak başka ama tüfekle avlanmak dayanılır değildi. O tarraka, o gümbürtü! Dağlara kaçtım kaç defa. Mağaralara girdim. Solucanlarla çıyanla…



















