

Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: oğuz atay
Oğuz Atay'ın hikayeleri, gündelik hayatı kavrayış derinliği, anlatım zenginliği ve okurunu alıp götürmedeki enerjileri bakımından romanlarından geri kalmıyor. Kitaba adını veren hikayenin "Korkuyu Beklerken" kendini evine hapseden kahramanı, Atay'ın edebiyat güzergahındaki farklılığının en büyük kanıtlarından. Yazarın bu kitaptaki ilk hikayeyle var ettiği "beyaz mantolu a…

Yazar: oğuz atay
Oğuz Atay'ın hikayeleri, gündelik hayatı kavrayış derinliği, anlatım zenginliği ve okurunu alıp götürmedeki enerjileri bakımından romanlarından geri kalmıyor. Kitaba adını veren hikayenin "Korkuyu Beklerken" kendini evine hapseden kahramanı, Atay'ın edebiyat güzergahındaki farklılığının en büyük kanıtlarından. Yazarın bu kitaptaki ilk hikayeyle var ettiği "beyaz mantolu a…

Yazar: oğuz atay
Oğuz Atay'ın hikayeleri, gündelik hayatı kavrayış derinliği, anlatım zenginliği ve okurunu alıp götürmedeki enerjileri bakımından romanlarından geri kalmıyor. Kitaba adını veren hikayenin "Korkuyu Beklerken" kendini evine hapseden kahramanı, Atay'ın edebiyat güzergahındaki farklılığının en büyük kanıtlarından. Yazarın bu kitaptaki ilk hikayeyle var ettiği "beyaz mantolu a…

Yazar: oğuz atay
Oğuz Atay'ın hikayeleri, gündelik hayatı kavrayış derinliği, anlatım zenginliği ve okurunu alıp götürmedeki enerjileri bakımından romanlarından geri kalmıyor. Kitaba adını veren hikayenin "Korkuyu Beklerken" kendini evine hapseden kahramanı, Atay'ın edebiyat güzergahındaki farklılığının en büyük kanıtlarından. Yazarın bu kitaptaki ilk hikayeyle var ettiği "beyaz mantolu a…

Yazar: selahattin yusuf
James Joyceun sözü, aslında birçok yazarın edebiyat etkinliğini, o belli belirsiz türe dahil ediyor: Kingstown İskelesi, dedi Stephen, yalnızca hayal kırıklığına uğramış bir köprü... Bu kitap, hayal kırıklığına uğramış bu köprülerle epeyi içli dışlı olmuş bir yazarın çalışması. Sulara doğru uzanmış bir tahta iskeleyi, karşı kıyıya doğru uzanırken önü kesilmiş olarak hayal etmek, iskeleye bir haya…

Yazar: selahattin yusuf
James Joyceun sözü, aslında birçok yazarın edebiyat etkinliğini, o belli belirsiz türe dahil ediyor: Kingstown İskelesi, dedi Stephen, yalnızca hayal kırıklığına uğramış bir köprü... Bu kitap, hayal kırıklığına uğramış bu köprülerle epeyi içli dışlı olmuş bir yazarın çalışması. Sulara doğru uzanmış bir tahta iskeleyi, karşı kıyıya doğru uzanırken önü kesilmiş olarak hayal etmek, iskeleye bir haya…

Yazar: cafer keklikçi
2000 kuşağının önde gelen şairlerinden Cafer Keklikçi, Türk şiirine, kendine has yeni bir damar getirdi. Keklikçi şiiri üzerine, daha şiirleri kitaplaşmadan eleştirmen ve şairler tarafından önemli yazılar kaleme alındı. İlk şiir kitabı Tanınma Korkusu 2004’te yayımlandığında, farklı görüşten edebiyat çevrelerinin dikkatini çekti; birçok şair ve yazardan olumlu tepkiler aldı. Şairin, 2007 yılında…

Yazar: cafer keklikçi
geldim sakalımla geldim akşama kadar geldimsonra birden gençleşince kendimi tutmadan: ismimdenheryerde şenlik başladı ayağım döndü ay da göründümeyveler soyuyor yüzümün en uzak kıblesindendemiyorum: biz işimize bakalım yani şu mezarlığakaç bin serçe konar düşürdüğüm düşlerdenhesap tutmazsa ben öderim siz bir kerecik olsun ölünölçülün meselâ kaç metre acıyla uyanıyorsunuzbana bildirmezseniz kin tu…

Yazar: selahattin yusuf
James Joyceun sözü, aslında birçok yazarın edebiyat etkinliğini, o belli belirsiz türe dahil ediyor: Kingstown İskelesi, dedi Stephen, yalnızca hayal kırıklığına uğramış bir köprü... Bu kitap, hayal kırıklığına uğramış bu köprülerle epeyi içli dışlı olmuş bir yazarın çalışması. Sulara doğru uzanmış bir tahta iskeleyi, karşı kıyıya doğru uzanırken önü kesilmiş olarak hayal etmek, iskeleye bir haya…

Yazar: selahattin yusuf
James Joyceun sözü, aslında birçok yazarın edebiyat etkinliğini, o belli belirsiz türe dahil ediyor: Kingstown İskelesi, dedi Stephen, yalnızca hayal kırıklığına uğramış bir köprü... Bu kitap, hayal kırıklığına uğramış bu köprülerle epeyi içli dışlı olmuş bir yazarın çalışması. Sulara doğru uzanmış bir tahta iskeleyi, karşı kıyıya doğru uzanırken önü kesilmiş olarak hayal etmek, iskeleye bir haya…

Yazar: selahattin yusuf
James Joyceun sözü, aslında birçok yazarın edebiyat etkinliğini, o belli belirsiz türe dahil ediyor: Kingstown İskelesi, dedi Stephen, yalnızca hayal kırıklığına uğramış bir köprü... Bu kitap, hayal kırıklığına uğramış bu köprülerle epeyi içli dışlı olmuş bir yazarın çalışması. Sulara doğru uzanmış bir tahta iskeleyi, karşı kıyıya doğru uzanırken önü kesilmiş olarak hayal etmek, iskeleye bir haya…

Yazar: şükran yiğit
Ankara, Mon Amour! /üst üste asılınca ertesi gün daha iyi ısıtan paltoların / cepli basma elbiselerin /dualarla ekilen simit ağaçlarının /üç tam bir pasonun / troleybüs hızında giden bir hayatın /Zümrüt Pastanesinin ve Alemdar Sinemasının / sabahtan öğlene bir yağmurla değişiveren dünyaların /ikindi sessizliklerinin / bir hatırası olmanın / bir çay koyalımın / mavi ODTÜ otobüslerinin /ciddiyetle…

Yazar: şükran yiğit
Ankara, Mon Amour! /üst üste asılınca ertesi gün daha iyi ısıtan paltoların / cepli basma elbiselerin /dualarla ekilen simit ağaçlarının /üç tam bir pasonun / troleybüs hızında giden bir hayatın /Zümrüt Pastanesinin ve Alemdar Sinemasının / sabahtan öğlene bir yağmurla değişiveren dünyaların /ikindi sessizliklerinin / bir hatırası olmanın / bir çay koyalımın / mavi ODTÜ otobüslerinin /ciddiyetle…

Yazar: bülent parlak
Bazı kadınlar zılgıttan beslenir bu topraklarda. Sesleri ne kadar fazla sokağa taşarsa üzüntülerini o kadar çok taçlandırdıklarına inanırlar. Çünkü bağırarak söylenen her ağıdın müşterisi ve hayranı fazladır. Bazı kadınlar ise başlarında yemenileriyle doğuştan bir soylu gibi davranırlar. Ne ölümün çığırtkan tarafları onları başka bir insana dönüştürebilir, ne de kırk gün kırk gece sürecek şam…
8/10Baştan sona şiirsel cümlelerle işlenmiş, "hangi cümleyi alıntılasan öbürü darılır" tadında, iyi bir şairin yazdığı, nefis denemelerle dolu güzel bir kitap... Kapağı ayrı bir olay, ayrı bir şiir. Hiç girmeyeyim o mevzuya.

Yazar: bülent parlak
Bazı kadınlar zılgıttan beslenir bu topraklarda. Sesleri ne kadar fazla sokağa taşarsa üzüntülerini o kadar çok taçlandırdıklarına inanırlar. Çünkü bağırarak söylenen her ağıdın müşterisi ve hayranı fazladır. Bazı kadınlar ise başlarında yemenileriyle doğuştan bir soylu gibi davranırlar. Ne ölümün çığırtkan tarafları onları başka bir insana dönüştürebilir, ne de kırk gün kırk gece sürecek şam…










