

Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: kaan çaydamlı
Bir ağıtın uzun, bir coğrafyanın kısa tarihi...(Tanıtım Bülteninden)

Yazar: ferit edgü
Kuyudan gelen,geceden geçen bir ses,sis pus arası belirenyazı...Gecenin tam yarısıiçin bir geceyarısıkitabı.

Yazar: enis batur
Bu Kalem Bukalemun Enis Baturun, düşler, gündüzleri, librettolar, kuruntular, oyunlar, romanlar, parçabaşı dikişler ve hurufi notlarından oluşuyor. Seksen beş parçalık bu toplamda, fondaki müzik sürekli değişiyor. Bazen bir Miles Davis işitebilir, bazen bir sufi müziği ya da bir Erik Satie tınısına denk gelebilirsiniz. Ama önde gelen, esas olan hep bir yazıyı yoklamaktır. Bu Kalem Bukalemun: 1972…

Yazar: william blake
Ve dünyada küçücük bir yere konduk biz,Sevgi ışınlarına dayanmayı öğrenelim diye,Ve bu kara vucutlar ve bu güneş yanığı yüz,Bir bulut ve gölgeli bir ormandır sadece.
9/10
Yazar: william blake
Ve dünyada küçücük bir yere konduk biz,Sevgi ışınlarına dayanmayı öğrenelim diye,Ve bu kara vucutlar ve bu güneş yanığı yüz,Bir bulut ve gölgeli bir ormandır sadece.

Yazar: gustav meyrink
Golemle ilgili öyküler güç kavranır... Her zaman yinelenen şudur: Moğol tipli, tamamen yabancı, sakalsız, sarı yüzlü bir adam, eski moda, hırpani giysilere bürünmüş olarak, düzenli ve garip bir biçimde sekerek, sanki her an yuvarlanacakmış gibi yürüyerek Yahudi mahallesinden geçer ve birden görünmez olur. Meyrink aslında bir Yahudi efsanesi olan Golemden, fantastik yazının bir başyapıtını yaratmı…

Yazar: gustav meyrink
Golemle ilgili öyküler güç kavranır... Her zaman yinelenen şudur: Moğol tipli, tamamen yabancı, sakalsız, sarı yüzlü bir adam, eski moda, hırpani giysilere bürünmüş olarak, düzenli ve garip bir biçimde sekerek, sanki her an yuvarlanacakmış gibi yürüyerek Yahudi mahallesinden geçer ve birden görünmez olur. Meyrink aslında bir Yahudi efsanesi olan Golemden, fantastik yazının bir başyapıtını yaratmı…

Yazar: gustav meyrink
Golemle ilgili öyküler güç kavranır... Her zaman yinelenen şudur: Moğol tipli, tamamen yabancı, sakalsız, sarı yüzlü bir adam, eski moda, hırpani giysilere bürünmüş olarak, düzenli ve garip bir biçimde sekerek, sanki her an yuvarlanacakmış gibi yürüyerek Yahudi mahallesinden geçer ve birden görünmez olur. Meyrink aslında bir Yahudi efsanesi olan Golemden, fantastik yazının bir başyapıtını yaratmı…

Yazar: paul auster
Sanki Fanshawe son yazdıklarının benim bu konudaki bütün beklentilerimi altüst edeceğini biliyordu. Bunlar, pişmanlık duyan bir adamın sözleri değildi. Sorumu soruyla yanıtlamıştı, bu yüzden her şey çok açık kalmıştı, bitmemişti, yeniden başlayacaktı. İlk sözcükten sonra yolumu şaşırdım, o dakikadan sonra ancak el yordamıyla ilerleyebildim, karanlıkta tökezledim, benim için yazılmış bir kitap ben…

Yazar: paul auster
Sanki Fanshawe son yazdıklarının benim bu konudaki bütün beklentilerimi altüst edeceğini biliyordu. Bunlar, pişmanlık duyan bir adamın sözleri değildi. Sorumu soruyla yanıtlamıştı, bu yüzden her şey çok açık kalmıştı, bitmemişti, yeniden başlayacaktı. İlk sözcükten sonra yolumu şaşırdım, o dakikadan sonra ancak el yordamıyla ilerleyebildim, karanlıkta tökezledim, benim için yazılmış bir kitap ben…

Yazar: orhan duru
Orhan Duruda, bütün öyküler gerçek, bütün gerçekler tehlikeli, her şey saçma ve ironik. 1950 Kuşağı öykücüleri içinde ele avuca sığmayan bir usta, Orhan Duru: Kuraldışı, alaycı, sarsıcı, şaşırtıcı, iç gıcıklayıcı, kıvrak, tuhaf, hayalbaz, oyunbaz, kıpır kıpır Evliya Çelebiden, Mercimek Ahmetten, Hacivat ve Karagözden yararlanarak, üslubunu çağrışımsal bir eksende kurmuş, dil oyunlarıyla canlandır…
10/10
Yazar: ali şeriati, france farago
Sanat diyor Ali Şeriati: Varolandan kaçıştır...Bizi sanat yapmaya zorlayan şey, varolandan kaçış duygusudur...Varolandan kaçış, varolandan nefret, sanatı meydana getirir...Sanat, varolması gereken ve fakat olmayandır...Sanatın insan için büyük anlamlar ifade ettiğini, toplumun can damarlarından birini oluşturduğunu söylemeye bile gerek yok aslında...

Yazar: ali şeriati, france farago
Sanat diyor Ali Şeriati: Varolandan kaçıştır...Bizi sanat yapmaya zorlayan şey, varolandan kaçış duygusudur...Varolandan kaçış, varolandan nefret, sanatı meydana getirir...Sanat, varolması gereken ve fakat olmayandır...Sanatın insan için büyük anlamlar ifade ettiğini, toplumun can damarlarından birini oluşturduğunu söylemeye bile gerek yok aslında...

Yazar: fyodor mihailoviç dostoyevski
Klasik Rus edebiyatının ünlü isimlerinden Dostoyevski'nin 1846'da yazdığı ilk romanıdır İnsancıklar. Mekân Petersburg'dur; tema dostluk, sevgi, acıma ve fedakârlık üzerine kurulmuştur. Dostoyevski İnsancıklar'da öksüz bir kıza âşık olan fakir ve yaşlı bir kâtibi anlatır. Romanda, kâtibin (Makar Aleksiyeviç) toplumda saygın bir insan olabilmek için verdiği mücadeleler, şefkat p…

Yazar: fyodor mihailoviç dostoyevski
Klasik Rus edebiyatının ünlü isimlerinden Dostoyevski'nin 1846'da yazdığı ilk romanıdır İnsancıklar. Mekân Petersburg'dur; tema dostluk, sevgi, acıma ve fedakârlık üzerine kurulmuştur. Dostoyevski İnsancıklar'da öksüz bir kıza âşık olan fakir ve yaşlı bir kâtibi anlatır. Romanda, kâtibin (Makar Aleksiyeviç) toplumda saygın bir insan olabilmek için verdiği mücadeleler, şefkat p…

Yazar: fyodor mihailoviç dostoyevski
Klasik Rus edebiyatının ünlü isimlerinden Dostoyevski'nin 1846'da yazdığı ilk romanıdır İnsancıklar. Mekân Petersburg'dur; tema dostluk, sevgi, acıma ve fedakârlık üzerine kurulmuştur. Dostoyevski İnsancıklar'da öksüz bir kıza âşık olan fakir ve yaşlı bir kâtibi anlatır. Romanda, kâtibin (Makar Aleksiyeviç) toplumda saygın bir insan olabilmek için verdiği mücadeleler, şefkat p…

Yazar: fyodor mihailoviç dostoyevski
Klasik Rus edebiyatının ünlü isimlerinden Dostoyevski'nin 1846'da yazdığı ilk romanıdır İnsancıklar. Mekân Petersburg'dur; tema dostluk, sevgi, acıma ve fedakârlık üzerine kurulmuştur. Dostoyevski İnsancıklar'da öksüz bir kıza âşık olan fakir ve yaşlı bir kâtibi anlatır. Romanda, kâtibin (Makar Aleksiyeviç) toplumda saygın bir insan olabilmek için verdiği mücadeleler, şefkat p…

Yazar: orhan duru
Orhan Duruda, bütün öyküler gerçek, bütün gerçekler tehlikeli, her şey saçma ve ironik. 1950 Kuşağı öykücüleri içinde ele avuca sığmayan bir usta, Orhan Duru: Kuraldışı, alaycı, sarsıcı, şaşırtıcı, iç gıcıklayıcı, kıvrak, tuhaf, hayalbaz, oyunbaz, kıpır kıpır Evliya Çelebiden, Mercimek Ahmetten, Hacivat ve Karagözden yararlanarak, üslubunu çağrışımsal bir eksende kurmuş, dil oyunlarıyla canlandır…

Yazar: joanne greenberg
İçine doğduğu dünyanın kurumlarıyla bağdaşmayı öğrenemeyen, iletişimsizliğin karanlığında yaşayan on altı yaşındaki bir genç kızın öyküsü...Sana Gül Bahçesi Vadetmedim, deliliğin, resmi tanımıyla akıl hastalığının öyküsü: Deborah kimlik kavramını yitirip içine kapanmış, zengin düşlemi ve mizah duygusuyla yarattığı kendi düşsel dünyasına sığınmıştır. İki dünyanın çatışmaya başlaması, Deborahın akı…




