Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: inci aral
Mor, küçük bir Ege kasabasında yaşayan dört çocuklu bir çiftçi ailesinin yıllara yayılmış trajik hikâyesini sürükleyici bir aşk ve entrika çerçevesinde günümüze taşıyarak yirmi dört saatlik bir zaman diliminde anlatan bir roman. 68 kuşağından, sistemin bir parçası haline gelmiş işadamı ve turizmci İlhan Sacit, kızı yaşındaki Renginura tutulup ondan bir de çocuk sahibi olunca karısını yıkmış, hır…

Yazar: mehmet rauf
Eylül yazarı olarak ünlenen Mehmet Raufun Böğürtlen romanı, popüler yazınımızın güzel örneklerinden biridir. Pertev, Büyükadada tanıştığı Böğürtlen adını verdiği Müjgâna, ilk görüşte vurulur. Müjgânsa insanlardan kaçan, gerçek aşkı bulamayacağına inanan, gururlu bir kızdır. Pertev, acaba Müjgânın gönlünü kazanıp mutlu olabilecek midir? Böğürtlen: Yer yer hüzün veren eğlendirici bir aşkın romanı...

Yazar: necati cumalı
Edebiyatımızın gerçek büyücüsü Necati Cumalı, bu kitabı avuktalık yaptığı dönemlerde edindiği gözlemlerinden yararlanarak yazmış. Yurdumuzun özellikle kırsal kesimlerinde varolan şiddet yasalarının acımasız görüntülerini bir fotoğraf gerçekliği içinde bu kitabı okurken göreceksiniz. Suyun bölüşülmesinin öneminin altını kalın çizgilerle çizen Cumalının, bu öyküsünün filmleştirildiğini ve filmin ko…

Yazar: metin uca
Beni ressam yapmadınız, başınıza neler geldi. Bırakın yazsın arkadaş! Adolf Hitler Daha önce yazdı da okumadık mı! desem, kötü kelime oyunu olur. Okumakla gözüm aşınmadı. Süleyman Demirel Bak yine haddini aşmış. Bu yüzden ABye tarif vermezlerse, sorarım ben bu Metine! Bushbakan RTE Bu kitap benim için e=mn2nin yarısı. Albert Einstein Yazılanlar bana biraz hizipçi geldi. Deniz Baykal Zekama en uyg…

Yazar: metin uca
Yes Yerine Orrayt Demek Caiz Midir tablet 1 mg (Tansiyon düşürücü, gülümsetmeli Metin Uca konsantresi ) Formülü Her bir yes yerine orrayt demek caiz midir? Türkiye halleri tableti, bir nebze eleştiri, bir çimdik hiciv, bir hayli politik güldürüden oluşur. Üründe domuz yağı, yalar madde ve yapay tatlandırıcı yoktur. Domuzlar üzerinde etkin olamayan gülmece ağırlıklı konsantredir. Farmakolojik Özel…

Yazar: renan demirkan
Sakallı Kadın, Aktris Renan Demirkanın ilk başarılı yapıtı Üç Şekerli Demli Çay adlı kitabından sonra ikinci kitabıdır.Sakallı Kadın, modern hayatın insanlar üzerinde bıraktığı izleri çarpıcı bir dille anlatıyor. Yaşanılan bunalımlar, endişe ve korkular adanın sessiz ve sakin ortamında derin bir iç hesaplaşmaya dönüşüyor. Sakallı Kadın, duyarlı yaklaşımıyla etkileyici bir kitap.

Yazar: mine g. kırıkkanat
Bir kent ki tüm ülkenin yüreği... İstanbul... Şiddetli bir deprem ve yüreğinden vurulan bir ülke... Türkiye. Vurdumduymaz yöneticilerin idaresindeki, dışa bağımlı ve borç batağındaki bir ülkede, tüm dengeleri ve zaten pamuk ipliğine bağlı düzeni yok edecek bir felaket yaşandığında neler olabilir? İşte busorunun yanıtını arıyor Mine G. Kırıkkanat, Bir Gün, Gecede. Yerbilimcilerin, bilim insanları…

Yazar: daniel defoe
Kitap, İngiltere'de yaşayan orta halli bir ailenin en küçük oğlu olan Robinson Crusoe'nin dünyayı gezme hayalleri ile çıktığı yolculukları ve bu sırada karşılaştığı olayları anlatır. Bu yolculuklar sırasında, seyahat ettiği gemi batınca ıssız bir adada 28 yıl tek başına yaşamak zorunda kalır. Sonradan eklenen ve Robinson Crusoe'nun Yeni Serüvenleri adı verilen ikinci kitapta, Robi…

Yazar: honoré de balzac, doğan hızlan, aisopos
Lucasa göre, Balzacın gerçekliği, bir yandan tek tek tiplerin belli bireysel özelliklerinin, öte yandan onların sınıfın temsilcisi olarak tipik özelliklerinin daima tam bir biçimde verilişine dayanır. Acı ve büyük bir terkedilmişlik içinde geçen çocukluk yılları... Belki de gerçekten bir ailesi olmasa, Felix yalnızlığa, sevgisizliğe, itilmişliğe daha kolay katlanabilirdi...Henriette... Kadınla…

Yazar: sunay akın
Sunay Akının tüm canlıları ve evreni kucaklayan yüreği gibidir kağıt gemisi de; benzersiz düşlerin, düşüncelerin ve adaletin taşındığı... Bu kez yolcuları insanoğlunun yıkıcılığından kaçan zürafalar, geyikler, gergedanlar, aslanlar ve daha bir çok hayvan. Kağıt gemisini Nuhun Gemisine dönüştürüyor Sunay Akın. Yolculuk boyunca hayvanların, insan yaşamına karışmış, ama hep gölgede kalmış öykülerine…

Yazar: mustafa necati sepetçioğlu
Mademki insanı anlatıyoruz, öyle ise Onun mutluluğu için yazacağız; bu da, çirkinde bile var olabilen güzelliği aramak uğruna nice bir ömrü harcamak demek olacaktır. Sanat adamının çok zor olan görevi de zaten burada başlar. Hayat ile ömür arasındaki bağların oluşturduğu hem birbirinden ayrı hem içiçeleşmiş bir hürriyet bizim aradığımız mutluluğu meydana getirebilir mi?Bu soru, bize, insanın dünü…

Yazar: pierre loti
Kendimi o kadar yalnız hissediyordum ki, demir parmaklıklar arkasında bir insan başını ve bana yönelmiş iki büyük yeşil gözü farkedince irkildim.Kaşlar siyah, hafif bir şekilde çatık ve birbirine değecek derecede yakındı. Arzu ve masumiyet karışımı bir anlam içeren bu bakış; o derece gençlik ve saflık kokuyordu ki bir çocuk bakışı denilebilirdi.Genç kadın ayağa kalktı, Türk tarzı uzun ve dik kırm…

Yazar: alphonse de lamartine
Gerçek aşk, hayatın olgun meyvası gibidir. On sekiz yaşında onu tanımaktan mahrumuz; sadece hayâl edebiliyoruz. Doğal bitki örgüsünde bitkiler meyva verince yapraklarını dökerler. İnsan doğasında da bu belki böyledir. Başımda ağaran saçları saymaya başladığımdan itibaren bunu sık sık düşünüyorum. Bu aşk çiçeğinin kıymetini bilemediğim için hayıflanıyorum. Sadece kibirden ibaretmişim. Kibir, kötü…

Yazar: ali çolak
Ali Çolak edebiyat - deneme Gece bitiyor ve serin bir yaz şafağı söküyor usulca. Birazdan, sihirli bir eldeğmiş gibi birden uyanacak şehir. Yeniden başlamanın sevinci alıp yürüyecek. Taze bir günün ilk ışıklarıyla dirilecek her şey. İlk kuşlar yuvalarını terk edecek, ilk çocuk ağlayacak, ilk pencere açılacak, ilk ezanlar okunacak, ilk sigara yakılacak, bir fırının tezgahına ilk ekmekler düşecek.…

Yazar: molière
Molièrein ünlü eseri Kibarlık Budalası, 17. yüzyıl Fransasında, o zamanın modası haline gelmiş yapmacıklıkları ele alır. Özellikle Pariste dikkat çekecek şekilde yükselen kibarlık ve gösteriş dalgasını hicvetmek üzere kaleme alınan oyun çok başarılı olur. Birer Paris hanımefendisi olmaya çalışan iki taşralı kızın düştüğü gülünç durumun anlatımındaki canlılık ve neşe, hem halkın hem de aristokrat…

Yazar: robin sharma
Kalabalık mahkeme salonunun tam ortasında çökmüş haldeydi. O; büyük düşleri olan, zeki, yakışıklı, korkusuz ve ülkenin en seçkin dava avukatıydı. Onu 17 yıldır tanıyordum. Julian'ın şok edici mahkeme gösterileri sürekli gazetelerin ön sayfalarında yer alıyordu. Çoğu kimsenin sadece düşleyebileceği her şeyi elde etmişti: Yıldızlara varan mesleki şöhret, milyonlarca dolarlık banka hesapları, e…

Yazar: barış müstecaplıoğlu
İlk başta her şey harikaydı, son durağa geldiğimi sanmıştım. Huzurlu, iyi insanlardan kurulu bir toplum. Kimse kimseyi kırmıyordu, herkes neyi neden yaptığını biliyordu ve hepsinden önemlisi, ölümün bile bir anlamı vardı. İdeallerden, hayallerden konuşabiliyordum, daha güzel bir dünya umudundan. Ama büyünün bozulması uzun sürmedi. Sadece birkaç basit soru, cevap bulmayan ve sorulmasından bile rah…

Yazar: jean christophe grangé
Jean-Christophe Grangénin ikinci romanı olan Taş Meclisi, tesadüfî bir trafik kazasıyla birlikte gelişir. Hayvanların, özellikle de yırtıcı hayvanların doğal çevrelerindeki davranışlarını inceleyen ve şaolin boksu meraklısı olan Diana Thiberge, genç kızlık dönemini karartan korkunç bir dramı yaşadığından beri hiçbir erkeği öpmemiştir. Bu demir karakterli genç kadın, küçük Lu-Sianı evlat edindikte…

Yazar: faruk beşer
Biz insanlara namazı anlatıyoruz, önemine vurgu yapıyoruz, dosdoğru kılınması gerektiğini söylüyoruz ama bunları bizler de hakkıyla bilmiş değiliz. İşte bu çalışma aslında bildiğimi zannettiğim, ama tam olarak bilmediğimi böylece anladığım bir konuyu bana önemli ölçüde öğretti. Şimdi ihtiyatlı davranıyor ve yine de tam olarak öğrendiğimi iddia etmiyorum. Ne var ki, bu işin sonu zaten yok. Önemli…

Yazar: faruk beşer
Biz insanlara namazı anlatıyoruz, önemine vurgu yapıyoruz, dosdoğru kılınması gerektiğini söylüyoruz ama bunları bizler de hakkıyla bilmiş değiliz. İşte bu çalışma aslında bildiğimi zannettiğim, ama tam olarak bilmediğimi böylece anladığım bir konuyu bana önemli ölçüde öğretti. Şimdi ihtiyatlı davranıyor ve yine de tam olarak öğrendiğimi iddia etmiyorum. Ne var ki, bu işin sonu zaten yok. Önemli…

Yazar: faruk beşer
Biz insanlara namazı anlatıyoruz, önemine vurgu yapıyoruz, dosdoğru kılınması gerektiğini söylüyoruz ama bunları bizler de hakkıyla bilmiş değiliz. İşte bu çalışma aslında bildiğimi zannettiğim, ama tam olarak bilmediğimi böylece anladığım bir konuyu bana önemli ölçüde öğretti. Şimdi ihtiyatlı davranıyor ve yine de tam olarak öğrendiğimi iddia etmiyorum. Ne var ki, bu işin sonu zaten yok. Önemli…

