
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: gabriel garcia marquez
Yüzyıllık Yalnızlık'ı yazmaya başladığımda, çocukluğumda beni etkilemiş olan her şeyi edebiyat aracılığıyla aktarabileceğim bir yol bulmak istiyordum. Çok kasvetli, kocaman bir evde, toprak yiyen bir kızkardeş, geleceği sezen bir büyükanne ve mutlulukla çılgınlık arasında ayrım gözetmeyen, adları bir örnek bir yığın akraba arasında geçen çocukluk günlerimi sanatsal bir dille ardımda bırakmak…

Yazar: emile zola
Önlerinde duran Mignon, parmağını dudaklarına götürerek susmaları için işaret ediyordu. Lucynin bir sorusu üzerine de mırıldanarak geçen bir delikanlıyı gösterdi. Nananın sevgilisi! Hepsi birden dönüp baktı. Delikanlı oldukça zarifti. Fauchery onu tanıdı: bu, kadınlarla üç yüz bin frankı har vurup harman savuran, şimdi de arasıra onlara çiçek almak ve yemeğe davet etmek için borsada ufak tefek…

Yazar: emile zola
Doğal (Natüralist) Edebiyatın en usta yazarı olan Emile Zola 1840-1902 yılları arasında yaşadı. İnsan iradesinin önemsizliğini, yaşamı asıl belirleyenin doğa ve toplumsal çevre olduğunu savunan Zola, tüm yapıtlarında bu görüşünü kanıtlamaya çalıştı. Kitle hareketlerini ve kitlenin ruhsal durumlarını, ele aldığı çeşit çeşit tiplerle aktaran Zola, 1885te yazdığı Germinalde yeraltından kömür çıkaran…

Yazar: mihail aleksandroviç şolohov
Ve Durgun Akardi Don bir Kazak ailesi ekseninde Don bölgesini ve savasin, devrimin ve iç savasin bölgeye yansiyisini, çok yönlü, derinlemesine ama sade bir sekilde dile getirir. Eserin birinci cildinde Don Kazaklari�nin Çar dönemindeki yasam kosullari, gelenekleri görenekleriyle anlatilir. Ikinci cilt, Birinci Dünya Savasi yillari ve 1917 Ekim Devrimi�ne ayrilmistir. Üçüncü…

Yazar: mihail aleksandroviç şolohov
Ve Durgun Akardı Don, Don bölgesinin destanıdır. Eser, bir kazak ailesi ekseninde Don bölgesini ve savaşın değirimin ve iç savaşın bölgeye yansıyışını çok yönlü, derinlemesine ama sadece bir dille anlatır. Birinci ciltte Don kazakları'nın Çar dönemindeki yaşam koşulları, gelenekleri, görenekleriyle dile getirilir. Bu cilt, nehir romanın kahramanlarını ve ruh durumlarını da tanıtır. İkinci ci…

Yazar: mihail aleksandroviç şolohov
Ve Durgun Akardı Don, Don bölgesinin destanıdır. Eser, bir kazak ailesi ekseninde Don bölgesini ve savaşın değirimin ve iç savaşın bölgeye yansıyışını çok yönlü, derinlemesine ama sadece bir dille anlatır. Birinci ciltte Don kazakları'nın Çar dönemindeki yaşam koşulları, gelenekleri, görenekleriyle dile getirilir. Bu cilt, nehir romanın kahramanlarını ve ruh durumlarını da tanıtır. İkinci ci…

Yazar: mihail aleksandroviç şolohov
Bu kitap Don bölgesinin destanıdır. Şolohov; savaş, devrim ve iç savaşı bir Kazak ailesinin yaşamı etrafında olanca canlılığı ile sunuyor. Birinci ciltte Don Kazaklarının Çar dönemindeki yaşam koşulları ve gelenekleri değişmesi gereken bir düzenin iç çelişkileri içinde resmediliyor. Akıcı dili ve gerçekçi anlatımıyla elinizden düşüremeyeceğiniz bir roman.

Yazar: ahmet mithat efendi
Jöntürk, Ahmet Mithat Efendinin döneminin sosyal problemlerini roman formatıyla sunduğu, bilinmeyen bir eseridir. Kendisinin de ifade ettiği gibi roman, millî, ictimaî ve siyasî unsurları bünyesinde barındırır. 1908-1909 yılları, Osmanlı toplumunun batıyla yüzleşmesi ve bu yüzleşmenin akabinde toplumda meydana gelen tezahürlerinin birçok farklı vakıalarla ortaya çıktığı bir zaman dilimidir. Femin…

Yazar: tarık buğra
Tarık Buğra bu romanında Türkiyenin tek parti egemenliğindeki cumhuriyetten çok partili rejime, demokrasiye geçiş aşamasını, Cumhuriyet döneminin kavşaklarını ele alan öteki romanlarında olduğu gibi, yine Anadolu taşrasından, oraya özgü insanların dünyasından ele alıyor. Ancak bu kez, daha önce mağduriyet hallerinde, hırpalanan, bastırılan yanları ile tipleştirilen bu insanların, DPnin harekete g…

Yazar: halit ziya uşaklıgil, halid ziya uşaklıgil, handan inci
Bihter hepsini unutmak isteyerek, kandili hâlâ bütün bütüne yakmadığı için birtakım karartılar yansıtan aynanın karşısına geçiyor, çıplak gövdesine bakıyor, nergisçe bir tutumla hazdan sarsılıyordu. Başkaları ne düşünürdü bilmem, ama bu, kendi kendine tatmine giden yol, Bihteri büsbütün yalnızlıkla sarıp sarmalardı. Hazlarda söze dökülemeyecek uçurumlar hissederdim. Romancı, Bihter için, Evet bu…

Yazar: tarık buğra
Küçük Ağa, Kurtuluş Savaşı yıllarında, siyasal karar ve tartışma merkezlerinin uzağında, Kuvvacı/Millici denilen, ama ne oldukları, neyi temsil ettikleri pek bilinmeyen birilerinin açtığı savaşa katılıp katılmamanın vebalini tartarak bir karar verme durumunda kalan insanları anlatır. Asırlardır sadece halife-i ruyi zeminin, padişahın açtığı sancağın altında savaşılacağı bilgi ve inancıyla yaşamış…

Yazar: alexandre dumas
Andrea Cavalcanti, iki kişilik, iki tekerlekli hafif arabasına bineceği sırada omzuna bir elin dokunduğunu hissetti. Danglars yahut Monte Kristo, kendisine söylemeyi unuttukları bir şeyi söyleyecekler zannı ile döndüğü zaman, güneş yanığı yüzlü, sakallı, parlak gözlü, kurt yahut çakal gibi sivri, keskin otuz iki dişini meydana çıkartan bir gülümseyişle kendisine bakan birisi ile karşı karşıya gel…

Yazar: honoré de balzac
****** Fransız gerçekçiliğinin büyük ustası Balzac, Fransız Devriminin yarattığı büyük altüst oluşun yazarıdır. Burjuva sınıfının sermaye biriktirme süreçlerinde yıktığı değerlerin yarattığı boşlukta hemen bütün toplumsal katmanların dramını anlatır. Goriot Baba, mülk ve para edinme süreçleri içinde yalnızlığa giden yolun taşlarını döşer. Kızları ve onların kocaları arasında sıkışıp kalmış…

Yazar: honoré de balzac, doğan hızlan, aisopos
Lucasa göre, Balzacın gerçekliği, bir yandan tek tek tiplerin belli bireysel özelliklerinin, öte yandan onların sınıfın temsilcisi olarak tipik özelliklerinin daima tam bir biçimde verilişine dayanır. Acı ve büyük bir terkedilmişlik içinde geçen çocukluk yılları... Belki de gerçekten bir ailesi olmasa, Felix yalnızlığa, sevgisizliğe, itilmişliğe daha kolay katlanabilirdi...Henriette... Kadınla…

Yazar: miguel de cervantes saavedra
15. Yüzyıl İspanyasında sosyal hayatta önemli bir yeri olan şövalyeliği anlatıyor. Mança ilinin küçük bir köyünde, soylu bir bey yaşıyordu. Bir rivayete göre adı Kesada, diğer bir rivayete göre de Alanso idi. Pek zengin sayılmazdı ama babasından kalan miras -har vurup harman savurmadığı takdirde- ömrünün sonuna kadar yeterdi. Gösterişi ve lüks yaşamayı sevmedi...MEBin tavsiye ettiği 100 Temel…

Yazar: diderot
Diderotnun belki de önyargılı ve dikkatsiz değerlendirmeler sonucunda en tartışmalı metinlerinden biri olma ününe sahip olmuş Rahibe, Fransada iktidara tırmanma yolundaki burjuva sınıfının ve kilisenin ikiyüzlü ahlakının bir belgesidir. Üç kızkardeşten biri olan rahibe Suzanne, evlilik dışı bir ilişkinin meyvesi olduğu kuşkusuyla, istemediği halde manastıra kapatılarak ayıklanmak istenir. Didero…

Yazar: fyodor mihailoviç dostoyevski
Bütün diğer romanlardan sonra yazmak istediğim bir itiraf roman vardı...Bu romana bütün yüreğimi vereceğim, kanımı akıtacağım. Sürgün yıllarımda, yatağıma yatmış, iç çözümlemeler yaparken, hüznün altında ezildiğim anlarda bu kararı verdim...Bu roman benim için öyle değerli ki, benimle öyle bir bütünleşmiş ki... Onu başyapıtım yapmak istiyorum...(Fyodor Dostoyevskinin kardeşine yazdığı mektuplarda…

Yazar: fyodor mihailoviç dostoyevski
Klasik Rus edebiyatının ünlü isimlerinden Dostoyevski'nin 1846'da yazdığı ilk romanıdır İnsancıklar. Mekân Petersburg'dur; tema dostluk, sevgi, acıma ve fedakârlık üzerine kurulmuştur. Dostoyevski İnsancıklar'da öksüz bir kıza âşık olan fakir ve yaşlı bir kâtibi anlatır. Romanda, kâtibin (Makar Aleksiyeviç) toplumda saygın bir insan olabilmek için verdiği mücadeleler, şefkat p…

Yazar: fyodor mihailoviç dostoyevski
Bir yanda budala, anlamsız, önemsiz, hastalıklı, herkese yarardan çok zararı dokunan, niçin yaşadığını kendi de bilmeyen, yarın nasıl olsa ölecek bir kocakarı; öte yanda yardım görmedikleri için boş yere sıkıntı çeken körpe güçler.Kocakarıyı öldür, parasını al, sonra bu parayı tüm insanlığın yararına harca. Bir hayırlı ölüme karşı binlerce yaşam.Kocakarıyı öldürdükten sonra paraya el sürmeden ruh…

Yazar: nikolay vasilyeviç gogol, arthur adamov
İlk gençlik heyecanlarıyla okunan kitapların etkisini, o ilk okumanın verdiği benzersiz hazzı unutmak mümkün mü? İletişim ve bilgi edinme imkânlarının son hızla arttığı bir çağda, gençlerimizi ve çocuklarımızı kitapların dünyasıyla buluşturmak eskisi kadar kolay olmasa gerek. Bu anlamda, Millî Eğitim Bakanlığının ilköğretim ve ortaöğretime yönelik 100 Temel Eser seçimi; öğrencilere, velilere ve ö…

Yazar: erich maria remarque
Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok adlı romanıyla, savaş konulu edebiyatın başyapıtlarından birini imzalayan Erich Maria Remarque (1898-1970), çağdaş bireylerin en fazla okuduğu yazarlar arasına girmiştir.Savaş, faşizm ve vahşeti alabildiğine yalın, alçakgönüllü ve ilk eden tanıklıkla, insanın kanını donduracak gerçeklikteki bir biçimle işleyen bu romanı, çağlar boyunca yankılanacak olan Savaş vahş…

Yazar: maksim gorki
"taşra kentlerinde aydınların hepsi birbirlerini yakından tanırlar, o yüzden aralarında konuşulmadık şey kalmamıştır neredeyse. eğer böyle bir çevreye yeni bir insan girecek olsa, herkesin dikkatini üzerine çekmesi doğaldır. ilk günler onunla ilgilenirler, gelişine sevinmiş gibidirler, adamı tanımak için uzaktan ölçüp biçerlerken arada bir sataşanlar da çıkar. adamcağız ölçülerine kolayca uy…

Yazar: ernest hemingway
Dönemin birçok sanatçısı gibi İspanya İç Savaşına da katılan HEMINGWAY, bu savaşı anlatan güçlü romanı Çanlar Kimin İçin Çalıyoru 1940ta yayımladı. Çok geçmeden sinemaya da uyarlanan roman, iç savaşa sürüklenen bir ülkenin, özgürlükleri için canlarını ortaya koyan insanlarını, onların arasında yer almış bir yazarın tanıklığıyla anlatıyor. ****** Yayımlandığı günden bu yana, bütün dünya…