Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: suzanne collins
Tutkunu olduğunuz Açlık Oyunları serisinin yazarı Suzanne Collins’ten farklı bir Dünya!Yeraltı günlükleri’nde finale çok az kaldı! Gregor ile Bot’un, yakalandığı salgın hastalıktan sonra tedavisi sürmekte olan annelerini Yeraltı’nda bırakarak evlerine dönmelerinden beri birkaç ay geçmiştir. Gregor ve ailesi annelerinin sağlık durumu hakkında düzenli olarak bilgilendiriliyor olsalar da, hepsi Y…

Yazar: suzanne collins
TUTKUNU OLDUĞUNUZ AÇLIK OYUNLARI SERİSİNİN YAZARI SUZANNE COLLINSTEN RENKLİ YENİ BİR DÜNYA! YERALTI GÜNLÜKLERİ SİZİ SOLUKSUZ TAKİP EDECEĞİNİZ BİR DÜNYAYA DAVET EDİYOR. Yazın başıdır ve on bir yaşındaki Gregor dışında herkes yaz kampındadır. Gregor, babasının New Yorktaki evlerinden çıkıp kaybolmasından beri küçük kız kardeşlerine bakmaktadır. Özellikle de iki yaşındaki kardeşi Bota. Evlerinin…

Yazar: suzanne collins
New York Tımes'ın Çok Satan Serilerinden, 2006 Oppenheım Toy Portfolıo Ödülünün SahibiGregor ve Bot'un Yeraltı ülkesine geri dönmeleri ve orada yaşayan canlıların bir salgından kurtulmalarına yardım etmeleri gerekmektedir. Salgın hızla yayılmaktadır ve hastalığın kendi ailesinden birine de bulaşmasıyla birlikte, Gregor, Kan Kehaneti'ndeki rolünü gerçekten anlamaya başlar. G…

Yazar: suzanne collins
TUTKUNU OLDUĞUNUZ AÇLIK OYUNLARI SERİSİNİN YAZARI SUZANNE COLLINS'TEN FARKLI YENİ BİR DÜNYA! YERALTI GÜNLÜKLERİ ARTAN TEMPOSUYLA YEPYENİ BİR MACERADA DEVAM EDİYOR. Gregor bu kez, New York'un Yeraltı diyarına ait başka bir kehanette anahtar bir rol alacaktır. Bu kehanet, uğursuz bir fare olan Felaket hakkındadır. Yeraltındakiler Gregor'u geri getirmek için küçük kız kardeşi Bot&…

Yazar: suzanne collins
Kıvılcımlar Parlıyor Alevler Yayılıyor Ve Capitol İntikam İstiyor! Her şeye rağmen, Katniss Açlık Oyunları’nın galibi oldu. O ve 12. Mıntıka’dan arkadaşı Peeta Mellark hayatta kalabilmeyi başarabildiler. Her şeyden sonra Katniss, ailesine ve en yakın dostu Gale’e geri döndü. Gale ona karşı soğuk davranmaktadır. Peeta ise ona tamamen sırtını dönmüştür ve Capitol’e karşı bir isyan olduğuna dai…

Yazar: soner yalçın
1993 yılının 3 kasım günü Soner Yalçına gelen zarftan bir nüfus cüzdanı çıkıyor. Ahmet Cem Erseverin nüfus cüzdanı bu. Ertesi gün de Erseverin cesedi kafasına iki kurşun sıkılmış olarak bulunuyor. Ve Soner Yalçın, Binbaşı Erseverle yaptığı gizli görüşmeleri kitaplaştırma kararı alıyor.İlk kez 1994 yılında yayımlanan ve büyük ilgi çeken bu kitapta Türkiyeyle ilgili birçok soruya yanıt bulacaksınız…

Yazar: soner yalçın, doğan yurdakul
Elinizde tuttuğunuz bu kitap, Türkiye'nin son elli yıllık tarihinin bir bölümünü deyim yerindeyse 'büyüteç altına almaya' çalışmaktadır. Reis kitabında, devletin kullandığı bir tetikçinin yaşamöyküsünü anlatırken, bir yandan da ona ve onun gibilere ihtiyaç gösteren tarihsel ortamı ortaya koymaya çalışmıştık. Şimdi de, aynı olayların başrollerinde yer almış bir istihbaratçının yaşam…

Yazar: suzanne collins
Bir zamanlar Kuzey Amerika olarak bilinen bir yerin yıkıntıları içerisinde Panem ulusu yaşamaktadır. Başkent Capitol'ün etrafında 12 bölge bulunmaktadır. Capitol şiddetli ve acımasızdır ve bölgeler bir hat boyunca sıralanmıştır. Onların her biri her yıl yapılan Açlık oyunlarına katılmak zorundadır. Yarışma için her bir bölgeden yaşları 12 ila 18 arasında değişen birer erkek ve bir kız çocuğu…

Yazar: josé saramago
Araba kullanmakta olan bir adam, yeşil ışığın yanmasını beklerken birdenbire körleşir. Tedavi için başvurduğu doktora da körlük bulaşır. Adamın yaşadığı körlük bir salgın hastalık gibidir ve bütün kente yayılmaktadır. Öldürücü değildir ancak tüm ahlaki değerleri yok etmeyi başarır. Toplum, görmeyen gözlerle cinayetlere, tecavüzlere tanık olur. Ayakta kalabilenler ancak güçlü olanlardır. Koca kent…

Yazar: ihsan oktay anar, ilban ertem
Yeniçeriler kapıyı zorlarken Uzun İhsan Efendi hâlâ malûm konuyu düşünüyor, fakat işin içinden bir türlü çıkamıyordu... Rendekâr doğru mu söylüyor? Düşünüyorum, öyleyse varım. Oldukça makûl. Fakat bundan tam tersi bir sonuç, varolmadığım, bir düş olduğum sonucu da çıkar: Düşünen bir adamı düşünüyorum. Düşündüğümü bildiğim için, düşlediğim bu adamın da varolduğunu biliyorum. Böylece o da benim kad…

Yazar: ihsan oktay anar
Çok uzak zamanlarda değil, günümüzün otuz, bilemediniz elli yıl öncesinde, üstelik hep ülkemizde geçiyor Efrâsiyâbın Hikâyeleri. Ancak... Sanki o zamanlardan ve o mekânlardan değil de, başka zaman ve mekânlardan, hatta başka dillerden aşina olduğumuz hikâyeler... Yani, Puslu Kıtalar Atlasını ve Kitab-ül Hiyeli okumuş olanların tahmin edebilecekleri gibi, üzerine söz söylemesi zor, içine dalması k…

Yazar: ihsan oktay anar
Çok uzak zamanlarda değil, günümüzün otuz, bilemediniz elli yıl öncesinde, üstelik hep ülkemizde geçiyor Efrâsiyâbın Hikâyeleri. Ancak... Sanki o zamanlardan ve o mekânlardan değil de, başka zaman ve mekânlardan, hatta başka dillerden aşina olduğumuz hikâyeler... Yani, Puslu Kıtalar Atlasını ve Kitab-ül Hiyeli okumuş olanların tahmin edebilecekleri gibi, üzerine söz söylemesi zor, içine dalması k…

Yazar: ihsan oktay anar, ilban ertem
Yeniçeriler kapıyı zorlarken Uzun İhsan Efendi hâlâ malûm konuyu düşünüyor, fakat işin içinden bir türlü çıkamıyordu... Rendekâr doğru mu söylüyor? Düşünüyorum, öyleyse varım. Oldukça makûl. Fakat bundan tam tersi bir sonuç, varolmadığım, bir düş olduğum sonucu da çıkar: Düşünen bir adamı düşünüyorum. Düşündüğümü bildiğim için, düşlediğim bu adamın da varolduğunu biliyorum. Böylece o da benim kad…


