DO
@doganozmurat

Puanlar ve değerlendirmeler

Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.

Lontano (Lontano, #1)
9/1014.07.2016

Baskı: Lontano (Lontano, #1)

serinin 2.kitabı'nı 2017 yılında okuruz artık.

Baskı: Mossad Gizli Tarihi -Gideon`un Casusları-

Bir kitap bu… İsmi, Gideon'un Casusları. Yazarı, Gordon Thomas. 30 dile çevrildi. İngiltere'de belgesel oldu. Türkiye'de satılıyor. Asla yalanlanmadı! * İsrail'den yardım isteyip, sonra da “Apo'yu niye portakal kasası gibi ambalajlayıp bize verdiler, vallahi bilmiyorum” diyen Türkiye başbakanı, rahmetli Ecevit'ti. * Ecevit'in yardım istediği İsrail başbakanı kimdi yahu? Şu anki İsrail başbakanı Netanyahu'ydu! * Tayyip Erdoğan'a dindar deyip, namuslu gazetecilere İsrail uşağı diyen sayın ahalimizin suratını ekşitmek istemem ama… Bizim dış politikamız daima o bahsedilen “portakal” gibidir. * Bu mümbit topraklarda yetişir ama, kökü dışardandır. * Yafa portakalı… İsrail'den. Washington portakalı… ABD'den. * Sorosçuların marifetiyle bu memlekette hasadı istenen karşı devrimin rengi ne? Turuncu. * Pekiii… * Bugün çıkıp “bana mı sordunuz” diye kestirip atan Davos Fatihi'nin senelerdir oynadığı “van münüts” filmindeki rolüne ne verilir? En iyi yardımcı erkek oyuncu dalında, Altın Portakal! Yılmaz Özdil-Sözcü 1 Temmuz 2016

Baskı: Gözüyle Kartal Avlayan Yazar Yaşar Kemal

Bir zamanlar Yaşar Kemal, kendisine politik mevki önerenlere şaka yollu bir cevap vermişti. -Ben bu halka bir kötülük yapmadım ki.. Ne soyup soğana çevirdim.. ne de ezdim zulmettim beni niye seçsinler? Ben bu şakadaki kadar umutsuz değilim Şairlerini yüzyıllar boyu dilinde ve yüreğinde saklayan halk, Yaşar Kemal'inin değerini de bilir!

Baskı: Atatürk'ün Kehanetleri

Atatürk'ün, olağanüstü yasamı boyunca başindan son derece ilginç ve gizemli olayların geçtiği biliniyor. Türkiye Cumhuriyeti kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün, üstün şahsiyetinin yani sıra bir de olağanüstü ve bilinmeyen bir yaninin da olduğu gözler önüne seriliyor...

Gora
8/1003.02.2016

Baskı: Gora

Kalbim bir kafesi andırıyor, Yabancı bir kuş bilmem ne arıyor onda, Bir giriyor, bir uçup gidiyor Ah, bir yakalasam onu Aşk ipimle bağlayacağım.

Ben Demiştim
8/1003.02.2016

Baskı: Ben Demiştim

Sanki kehanetlerden hoşlanır gibiyiz, ille de gerçekleşsinler isteği bir şekilde bilinçaltımızda hep vardır. Malum ya "Ben demiştim... Konuya ilgi duyanların kesinlikle okumaları gereken, son derece başarılı, başucu kitaplarından biri.

Baskı: Kur'an, İslamiyet, Atatürk ve 19 Mucizesi

Nutuk'un Gizli Şifresi Beyin cerrahi Dr. Muammer Yüksel ile biyofizik uzmanı Dr. Erhan Kızıltan, bir bilimsel araştırma için bir araya gelip çalışmaya baslar. Bu araştırma için gerekli olan bilgisayar programını Dr. Erhan Kızıltan yazar. Programın çalışıp çalışmadığını denemek için o sırada bilgisayarda tam metni hazır olarak bulunan Atatürk'ün 15–20 Ekim 1927 tarihleri arasında CHP kongresinde okuduğu Büyük Nutuk'unu programa koyarlar. Bir süre sonra, program Nutuk'un içinde her kelimenin kaçar kez tekrarlandığını ortaya çıkarır. İki bilim adamı, ilk olarak Nutuk’ta 19'ar kez tekrarlanan kelimeleri ilk kullanım sıralarına göre bir araya getirerek bir metin ortaya çıkarırlar. 19 rakamı Atatürk'ün hayatında önemli bir yer tutmaktadır. ÇÜNKÜ: *Atatürk,19.yüzyılın bitmesine 19 yıl kala 1881 de doğdu. (1881, 19'un 99 katıdır.) *1881,Rumi takvime göre 1297'ye denk gelir. (1+2+9+7=19) *Selanik’te doğdu. Selanik sözcüğünün ''ebced'' hesabıyla (Arapçada her harfin sayısal bir değeri olduğunu belirten hesap) değeri 171'dır. (171, 19'un 19 katıdır.) *Nüfus kütüğünde sıra numarası 19'dur. *Nüfus Cüzdan numarası 999814'tü. (Bu sayı 19'un 52’306 katıdır.) *İstanbul Harp Okulu'na 1900'de kayıt oldu. (1900, 19'un 100 katıdır) . Bu sırada yaşı 19'du. *Harp Akademi'sine 57.inci devre olarak girmiştir. (57, 19'un 3 katıdır.) *Atatürk Harp Okulunu 20'nci olarak bitirdi. Subaylardan birisi yabancıydı. Bu nedenle mezun olan 19'uncu subay oldu. *Yüzbaşı olarak orduya katılış sırası 38'di. (19'un iki katıdır.) *Çanakkale Savaşları’nın zaferle sonuçlanmasında büyük rol oynayan 19.uncu tümeni kurdu. *19 Mayıs 1915' de albay oldu. *Komutanı olduğu alayın numarası da 38' di. (19'un 2 katıdır.) *Komutanı olduğu bir başka alayın numarası 57'ydi. (19'un 3 katıdır.) *19 Mart 1916'da tuğgeneral oldu. *19 Aralık 1904'de Yıldız Sarayı’na çağrıldı. *19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıkarak Kurtuluş Savasını başlattı. O zaman 38 yaşındaydı. (Yani 19'un 2 katı) *Atatürk'ü Samsun'a ***üren Bandırma vapurunun 19 yolcusu vardı. *Samsun'da 19 gün kaldı. *4 Temmuz 1919'da Erzurum'a gitti.19 gün sonra 23 Temmuz'da Erzurum Kongre'sini topladı. *4 Eylül 1919 Sivas Kongresi'nden 114 gün sonra 27 Aralık 1919'da Ankara'ya gitti. (114, 19'un 6 katıdır.) *Mili Mücadele'ye başlanması için komutanlarıyla yaptığı konuşmanın tarihi 19 Kasım 1919'du. *TBMM'nin kurulmasına 19 Mart 1920'de karar verdi. *19 Eylül 1921'de mareşallik ve gazilik unvanı aldı. *Gençliğe Hitabe'de 19 cümle vardır. *Mustafa Kemal Atatürk adında 19 harf var. *Atatürk'ün Latife Hanim ile olan evliliği 912 gün sürdü. (912, 19'un 48 katıdır) *10 Kasım 1938'de öldü. (1938, 19'un 102 katıdır.) *57 yıl yasadı. (19'un 3 katidir.) *Yaşamının ilk 19 yılında askerliğe hazırlandı. İkinci 19 yılında asker olarak hizmet verdi. Üçüncü 19 yılında ise ülkenin kurtarıcısı ve devlet başkanı olarak görev yaptı. *Öldüğünde yatağının altında bulunan otomatik silahta 19 mermi vardı. *Cenaze namazı 19 Kasım 1938'de Dolmabahçe Camii'nde kılındı. *Atatürk'ün ölümü üzerine silah arkadaşı İsmet İnönü’nün Türk Milletine yazdığı beyanname 19 cümledir. *Cenazesinde çalınan Chopin'in cenaze marsının numarası 19' dur. Bu marsta 19 nota vardır. *Miras olarak 19.000 lira bırakmıştır. (Yani 19'un 1000 katı) *''Ne mutlu Türküm Diyene'' cümlesi 19 harftir. *''İstikbal Göklerdedir'' cümlesi de 19 harftir. *İstanbul Akaretler 'de kaldığı evin numarası 19'dur. İste bu nedenle, NUTUK’da 19'ar kez tekrarlanan kelimelerden bir metin oluşturan Dr. Muammer Yüksel ile Dr. Erhan Kızıltan, Osmanlıca sözcükleri günümüz Türkçesine çevirir bazı eksik cümleleri, anlamını bozmayacak şekilde tamamlar. Sonuçta ortaya su şaşırtıcı metin çıkar.

Baskı: Elveda Güzel Vatanım

Edebiyat, insana kendi ruhunu gösterdiği için kıymetli bir sanattır.

Enver
8/1021.12.2015

Baskı: Enver

10 yıl süren bir emek ve kesinlikle okunması gereken müthiş bir kitap.

Bozkurt
6/1012.06.2015

Baskı: Bozkurt

Yazarın, kırıcı eleştirilerine katlanabilirsen, okumalısın, bu kitabı.

Bitti Bitti Bitmedi
9/1011.06.2015

Baskı: Bitti Bitti Bitmedi

Keşke, hiç bitmeseydi dedim.

Katil Olmayan Adam
9/1015.05.2015

Baskı: Katil Olmayan Adam

Son 40 sahifede, inanın nefesiniz kesilecek.

Tutsak
8/1020.02.2015

Baskı: Tutsak

Gerilim üst düzeyde, keyifle okuyacağınıza eminim. Son 100 sahifesi gayet hızlı okunan bir kitap. bizim gibi dinsel temaları üst düzeyde tutan toplumlar için , cinsel tanımlamalar bazı okuyuculara aşırı gelebilir,

Baskı: Kur'an Ansiklopedisi Cilt: 1 Aba-Akıl

Sevgili okurum! Bu yazılanları , elbette ki sen değerlendireceksin. Benim burada, tarih ve kamuoyu önünde belge niteliğini taşısın diye belirtmek zorunda olduğum bir şey vardır: Bu yazıların, yazılı basında yer alması için çok uğraştım. Çok kapı çaldım. Aylarca, yıllarca sürdü çabalarım. Ama hep geri çevrildi. "Çağdaş", "aydın" olarak tanınan kesimde bile, ürküntüler oluşturdu. En "hafif olanlar sunulduğunda bile, "yer verirsek bizi taşlarlar" diye karşılandı. "Taşlanmak" ne demek, "bombalanacaklarından" korkanlar bile oldu. Kimilerinin karşılığıysa alışılagelen "taktikçi" politikacıların ağzıyla : "Biz, dine saygılıyız. Din duygularının incitilmesinden yana değiliz..." biçimindeydi. Turan Dursun

Baskı: Din Felsefesi Açısından Mutezile Gelen-Ek-i 1

MU'TEZILE MEZHEBI Islâm'da ilk zuhur eden ve akideleri aklin isiginda izah edip temellendirmeye çalisan büyük kelam ekolünün adi. Lügatta, "uzaklasmak, ayrilmak, birakip bir tarafa çekilmek" gibi anlamlara gelen "i'tizal" kelimesinin ism-i fail sigasindan meydana gelen çogul bir isimdir. Müfredi, "mu'tezilî"dir. Kelime, hemen hemen ayni anlamlarda Kur'ân-i Kerim'de de geçmektedir: "Eger bana iman etmezseniz benden ayrilin, çekilin" (ed-Duhân, 44/21); "Ben sizden ve Allah'tan baska taptiklarinizdan ayrildim" (Meryem, 19/48; ayrica bk. el-Kehf 18/16, en-Nisâ, 4/90). Mu'tezile'ye bu ismin hangi sebeple verildigi hususunda çesitli görüsler ileri sürülmüstür: Bu konuda en yaygin kanaat, devrin en büyük alimi sayilan Hasan el-Basrî (öl. 110/728) ile Mu'tezile'nin kurucusu Vâsil b. Ata (öl. 131/748) arasinda geçen su olaya dayanmaktadir. Hasan el-Basrî'nin, Basra camiinde ders verdigi bir sirada bir adam gelir ve büyük günah isleyenin bazilari tarafindan kâfir olarak vasiflandirildigini, günahin imana zarar vermeyecegini iddia eden bazilari tarafindan ise tekfir edilmeyip mü'min sayildigini söyler ve bu mesele hakkinda kendisinin hangi görüste oldugunu sorar. Hasan el-Basrî verecegi cevabi zihninde tasarlarken, ögrencilerinden Vâsil b. Ata ortaya atilir ve büyük günah isleyen kimsenin ne mü'min ne de kâfir olacagini, bilakis bu ikisi arasinda bir yerde, yani fasiklik noktasinda bulunacagini söyler. Halbuki, Hasan el-Basrî büyük günah isleyenin münafik oldugu kanaatindeydi. Iste bu hadiseden sonra Vâsil b. Ata, Hasan el-Basrî'nin ilim meclisinden ayrilir (bir rivayete göre de hocasi tarafindan dersten uzaklastirilir) ve arkadasi Amr b. Ubeyd (öl. 144/761) ile birlikte caminin baska bir kösesine çekilerek kendisi yeni bir ilim meclisi olusturup görüslerini anlatmaya baslar. Bunun üzerine Hasan el-Basrî, "Vâsil bizden ayrildi (Kadi'tezele anna Vâsil)" der. Böylece Vâsil'in önderligini yaptigi bu gruba mu'tezile adi verilir (Abdulkerim es-Sehristanî, el-Milel ve'n-Nihal, Beyrut 1975, I/48; Abdulkâhir el-Bagdadî, el-Fark Beyne'l-Firak, Çev. E. Ruhi Figlali, Istanbul 1979, s. 101, 104). Mu'tezile ismini bu görüs etrafinda temellendirmeye çalisanlara göre, bu isim onlara muarizlari tarafindan verilmistir. Çünkü onlar, "Ehl-i sünnetten ayrilmislar, Ehl-i sünnetin ilk büyüklerini terketmisler, dinin büyük günah isleyen kisi (mürtekib-i kebîre) hakkindaki görüsünden ayrilmislardir. Takilan bu isim onlarin bu tutumunu gösteriyordu" (Irfan Abdülhamit, Islam'da Itikadî Mezhepler ve Akaid Esaslari, Çev. M. Saim Yeprem, Istanbul 1981, s. 94). Mu'tezile mezhebini siyâsî ve itikadî olmak üzere ikiye ayiran ve ikincisini birincisinin devami sayan bazi ilim adamlarina göre bu isim, çok daha önceleri mevcuttu. Bunlara göre, Hz. Osman'in sehit edilmesinden sonra meydana gelen Cemel ve Siffin savaslarinda tarafsiz kalip, savaslara katilmayanlar, Mu'tezile'nin ilk mümessilleridir. Sa'd b. Ebî Vakkas, Abdullah b. Ömer, Muhammed b. Mesleme ve Usame b. Zeyd gibi bazi kimseler meydana gelen savaslarda her hangi bir tarafi desteklemeyip, olaylardan uzak durmayi (itizali) tercih etmislerdi. Bu nedenle bunlara, "ayrilanlar bir kenara çekilenler" anlaminda Mu'tezile denmistir. Diger bir görüse göre ise, Vasil b. Ata mürtekib-i kebîre konusunda icma-i ümmete muhalefet ettigi için, ona ve taraftarlarina bu ad verilmistir. Mu'tezile'ye bu ismin verilmesinin sebebi, onlarin bu dünyadan el etek çekip, bir tarafa çekilerek zahidane bir hayat sürmelerinde arayanlar da vardir (I. Abdülhamit, a.g.e., s. 94 vd.; Kemal Isik, Mu'tezile'nin Dogusu ve Kelâmî Görüsleri, Ankara 1967, s. 52 vd.) Mu'tezile mezhebi, kaynaklarda daha degisik isimlerle de anilmaktadir. Fiillerde irade ve ihtiyari insana verip, insani fiillerinin yaraticisi kabul ettikleri iç:n el-Kaderiyye; Ru'yetullah, Allah'in sifatlari ve halk-i Kur'an gibi meselelerde Cehm b. Safvan'in görüslerine katildiklari için el-Cehmiyye Allah'in bazi sifatlarini kabul etmedikleri için de Muattila olarak zikredilmislerdir. Fakat onlar bu isimleri kabul etmeyip, kendilerini Ehlul-Adl ve't-Tevhîd olarak vasiflandirmislardir (Bekir Topaloglu, Kelâm Ilmi, Istanbul 1981, s. 170; Kemal Isik, a.g.e., s. 56 vd.).

Baskı: Din Felsefesi Açısından Mutezile Gelen-Ek-i 2

Mu'tezile (Arapça: المعتزلة), İslam dininde bir itikadi mezhep. Mu'tezile, kelime olarak (i'tezele sözcüğünden türeyerek) "ayrılanlar, uzaklaşanlar, bir tarafa çekilenler" anlamına gelir. Büyük günâh işleyen kimsenin iman ile küfür arası bir mertebede olduğunu söyleyerek Ehl-i Sünnet âlimlerinden Hasan-ı Basrî'nin (ö. 110/728) dersini terk eden Vâsıl bin Atâ (ö. 131/148) ile ona uyanların oluşturduğu mezhep bu isimle anılır. Mu‘tezile ise kendini "ehlü'l-adl ve'ttevhîd" ("adalet ve tevhid ehli") diye adlandırır. Mu'tezile mezhebinden olan kişiye Mu'tezili denir. Özellikle kader ve kaza konularındaki yorumları ve inançları nedeniyle İslam dinindeki diğer mezheplerden ayrılmışlardır; ama yine de İslâm dininin çoğunluğunu oluşturan mezheplerden, Ehl-i Sünnet, Mu'tezile'yi İslam dışı saymamaktadır. Akılcı bir mezhep olan Mu'tezile, mantık kurallarıyla çelişir gördüğü âyet ve hadisleri Ehl-i Sünnet'ten farklı biçimde yorumlamış ve bu yorumlarında akla öncelik vermiştir. Nitekim Mu'tezile mezhebi, gerek akla fazla değer vermesi ve özellikle de Abbâsîler döneminde felsefe ile girdiği yakın ilişkiler dolayısıyla barındırdığı felsefi metot ve görüşleri nedeniyle fazlasıyla eleştirilmiştir. Özellikle de nass (ayet veya hadis) ile akılın çeliştiği noktalarda sıklıkla nassı akla uygun gelecek şekilde yorumlamaları diğer mezheplerde büyük tepki uyandırmıştır. Modern zamanlardaki bazı araştırmacı ve İslam tarihçileri de Mu'tezile mezhebini akla verdiği önem ve metotları bakımından, çeşitli hususlarda rasyonalist olarak tanımlanabilir. Mu'tezile mezhebinin kendi içinde barındırdığı beş esası vardır, bu esasların ilki olan ve İslâm dininin de ilk esası olan tevhidin bu beş esasın temeli olduğunu öne sürerler. Bazı cemaat ve mezhepler bu düşünceye karşı çıkmıştır. Ehl-i Sünnet tarafından kurulan kelâm ilmi hicrî IV. asırdan (miladi 9. yüzyıldan) itibaren ortaya çıkmış olmakla birlikte, bu ilmi ortaya çıkaran etkenler arasında Mu'tezile'nin ayrı bir yeri vardır. Hatta Kelâm ilminin Mu'tezile'nin öncülüğünde doğmuş olduğu söylenebilir. Bu mezhep, aynı zamanda iyi bir edebiyatçı ve tefsirci olan Ebü'l-Hüzeyl el-Allâf (ö. 235/850), Nazzâm (ö. 231/845), Câhiz (ö. 255/869), Bişr bin Mutemir (ö. 210/825), Cübbâî (ö. 303/916), Kadî Abdülcebbâr (ö. 415/1025) ve Zemahşerî (ö. 538/1143) gibi büyük kelâmcılar yetiştirmiştir. Abbâsîler döneminde en parlak günlerini yaşamış olan Mu'tezile daha sonra etkinliğini hatta bir mezhep olma hüviyetini dahi yitirmiştir. Mu'tezile günümüzde başlı başına bir mezhep olarak mevcut olmamakla birlikte Mu'tezile'nin bazı görüşleri Şîa'nın Caferiyye ve Zeydiyye kolları ile Hâricîliğin İbadiyye kolunda yaşamaya devam etmektedir.

Baskı: Kayıp Sicil (Erdoğan'ın Çalınan Dosyası)

Wikileaks'teki ABD kriptosunda şu yorum yazıldı. "Erdoğan bazen, Türkiye,yi yönetmesi için Tanrı buyruğuyla görevlendirilmiş biri gibi çevresine hava yayıyor. Hala mutlak güce susaması dinmedi" Kriptolarda, Erdoğan'ın Mesihçi ruh halinin ABD'lilerin pek hoşuna gitmediği görülüyor. (Kayıp Sicil Kitabı Sahife 393)

Evrim ve Tasarım
8/1003.09.2014

Baskı: Evrim ve Tasarım

Akıllı Tasarım, dine dayanan bir düşünce değildir, ancak dindar insanlar, bu teoriden kendi argümanları için yararlanabilirler. Akıllı Tasarım teorisyenleri, yaşamın Darwinizm'de öne sürüldüğü gibi tesadüfi mutasyon ve doğal seleksiyonla açıklandığı görüşünü sorguluyorlar. Lakin doğada bir evrim olduğunu reddetmiyorlar. Dahası Akıllı Tasarım, bize Tasarımcı'nın kimliği konusunda, dini bir kavram sunmuyor. Aslında, Akıllı Tasarım, maddi kanıtlara ve bunların bildiğimiz mantık kuralları ile incelenmesine dayanıyor. Bu ve benzeri felsefik konular, feylozofların çeşitli düşünceleri bu kitabın içinde.

Baskı: Din Bu 1: Tanrı ve Kuran

Ölürsem, O zaman anlarsın. Ölünce biri, Pazar, kışın, İki yüz olur hemen yüzler Hemen! Dersin, neymiş meğer! Ben de ölürsem eğer Ey aydın cemaat! Lütfen öldürme beni, Lütfen! ” (Turan Dursun)

Kolay Para
9/1013.07.2014

Baskı: Kolay Para

Çok sıkı bir kitap, uzun zaman sonra böyle bir kitap okumak gerçekten iyi oldu.

Baskı: Çağlar Boyu Uçan Daireler

İlim büyük bir okyanustur. İnsan onun içinde tek bir damla gibidir. Gittikçe o okyanusun büyüklüğüyle karşılaşarak, kendi aczini idrak eder ve daha bir çok şeyleri öğrenmek kaygısına düşer. Bununla birlikte insanlar ne kadar çalışırlarsa çalışsınlar, ilimleri ne kadar yüksek olursa olsun, nihayet görmek kudretlerinin erişebileceği bir yer vardır ki, oradan uzağa gidemezler.

Baskı: Haçlı Seferleri Tarihi I

Kaçırmayın bu kitabı, Enfes bir tarih okumaları yapacaksınız.

Akıl Oyunları
7/1004.02.2014

Baskı: Akıl Oyunları

Finale doğru, sahifeleri soluksuz okuyacaksınız.

ÖncekiSayfa 2 / 24Sonraki