
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Çekiççi (Demir Druid Günlükleri #3)
Ilk iki kitaba gore daha aksiyonu bol ve daha merak uyandirici bir kitap olmus. Devamli girip cikan Mitolojik karakterlere de asina olmak yetmiyor hala kafa karistiriyor. :)
Baskı: Büyücü (Demir Druid Günlükleri #2)
Okurken evet çok eğlenceli ama sanki kitapta eksik olan bir seyler var gibi.
Baskı: Takipçi (Demir Druid Günlükleri #1)
İskandınav mitlerindeki karakterler günümüzde olsa nasıl yaşarlardı sorusunun cevabı gibi olmuş bu kitap. Konunun harmanlanış şekli oldukça güzel.Kurt adamlar,vampirler,iblisler,cadılar derken epey mitolojik varlık kullanmış yazar.Hepsinin bir arada olduğu kitaplar nadir olduğundan okuması keyifli ve eğlenceli.Sadece aksiyonu ve duyguları okuyucuya geçirmekte biraz zorlandığını düşünüyorum.Yüzeysel olarak okuyup geçmek, o hareketi hissedememek biraz kötü hissettiriyor.
Baskı: Puslu Kıtalar Atlası
Konusu sorduklarında cevaplayamadığım tek kitap.. Karmaşık, iç içe geçmiş konular karakterler olsa da ilginç bir biçimde kurulan onca bağdan okurken rahatsız olmuyorsunuz. Güncel kitaplar gibi konusu net değil, hatta dili yazarın kullandığı kelimeler yüzünden anlaşılmaz bile gelebiliyor ama bütün bunların dışında okurken ciddi anlamda doyurucu bir şeyler okuduğunuzu hissettirmesi çok güzel.. Kitabın benim açımdan tek sıkıntısı anlamını bilmediğim , daha çok tahmin ederek okuduğum çok fazla kelime içermesiydi. Dipnot ya da kitap sonu sözlüğü gibi bir şey olmadığından en iyisi bir yere not alıp sonradan sözlükten bakmak oldu.Bu da olay örgüsü içinde kopmalara neden olduğu için çok hoşuma gitmedi açıkçası.
Baskı: Sisle Gelen Yolcu
Yazarın şu ana kadar sevmediğim bir kitabı çıkmadı ama bu kitapta biraz hayal kırıklığına uğradım. Epey uğraşmış kurgu için ,mitolojik öğelerle de epey harmanlamış bu kitabı ama sonu vasat diyebileceğim kadar acayipti. Konular arası kopukluklar, tam oldu diyecekken ikiz mevzusunun lanetli gibi saçma bir şeye bağlanması, kitap boyunca kovaladığımız katilin tırt biri çıkması cidden bu kadar da olmaz dedirtti.
Baskı: Boğulmamak İçin
Arkada bıraktıklarımızı gözümüzde çokta büyütmemek üzerine yazılmış , dönem tasvirinin ve hayal kırıklığı tanımının oldukça güzel yapıldığı ilginç bir hikayeydi.Yazarın okuduğum ilk kitabıydı ama okurken epey keyif aldım.
Baskı: Sahte Romeo (Starcrossed, #1)
Sevmedim ve o kadar zor bitirdim ki. Kitap vıcık vıcık bir cinsellikle başlayıp oyle de bitiyor. Her iki karakterinde aklının başka bir şeye çalışmaması bir süre sonra ilgi çekici olmaktan çıkıp bayıyor insanı.. Konu ve kurgu buna bağlı o yüzden tek bir şeyin etrafında dönen bu konusuz kitaplar sinirime dokunuyor ,kağıt israfı resmen..
Baskı: Kapan
Kitabın ilk sayfasından bir mahkeme sahnesine düşünce tüm o karakterlerle bu kitap nasıl bitecek diye düşündüm açıkçası. Olayların gidişatı bir okuyucunun okumak istediği türden değil epey çetrefilli ve ben okurken cok sıkıldım bırakmayı düşündüm ama iyi ki bırakmamışım. İnanılmaz bir kitaptı.
Baskı: Sinestezya
Bir empati ya da olasiliksiz tarzi birsey bekledim ama daha sonuk bir kitap. Alzeimer ile olan kisimlar ilgi cekici, JJ 'in oldugu sayfalar da epey eglenceli. Lakin Dr.Vorta`nin sayfalar dolusu dipnotlari ise insani konudan , kitaptan uzaklastirdigi yetmezmis gibi , fazlasiyla oznel ve insani bayiltacak kadar da sıkıcı.
Baskı: Düğün Gecesi
Yazara bayiliyorum. Inanilmaz komik bir bakisi ve yazi tarzi var. Her kitabi ayri eglenceli ama bu kitapta favorim Fliss oldu. Efsanevi bir karakter olmus, cok guldurdu beni. Kitabin edebi bir yani ya da suslu betimlemeleri yok ama iyi hissetmek istiyorsaniz tavsiye ederim. :)
Baskı: Koku
Coook acayipti. Yazarin hayal gucu cidden cok orjinal bisi ortaya cikarmis. Ama filmini izlemek ister miyim bilmiyorum. Okurken bile yer yer tiksindim.
Baskı: Çapkın Düşler
Cerezlik ama tipik nemesis kitaplari gibi cinselligi fazla iceren kitaplardan. Cok birsey beklemeyin bence. Ayrica konunun isleyisi ve karakterlerin tavirlari baya tanidik , diger kitaplarinda da benzer seyler vardi , sanirim yazarin tarzi boyle.
Baskı: Dört (Uyumsuz, #0.1-0.4)
Seride degerlendirilir mi bilemiyorum ama birkac bolum harici hepsi okudugumuz seylerdi , cok da farkli bir bakis acisi gormedim acikcasi. Sadece fedakarlik'a yapilan katliam konusunda keske baska birilerine gitseydi dedim. Boyle bir secim ona pek uymadi cunku. Yine de inanilmaz ozguvenli ve sert gozunen Dort'un boylesine zayif olmasi uzdu. Sanirim bir okuyucu olarak o haline tanik olmak hosuma gitmedi..
Baskı: Yandaş (Uyumsuz, #3)
Kitap bitti ve buyuk saskinlik icerisindeyim sahsen. Bu kitap bastan asagi kasvetten olusmus ve bununla ilgili spoiler yememis olmama sasiriyorum. Ayrica su zamana kadar simulasyon kelimesinin kullanimi bu kitapta arsa ulasmis olabilir. Cidden bu citin ote tarafindaki hayat beni fazlasiyla yordu. Final ve kayiplar ise ayri bir olay. Uriah en sevdigim karakterlerden biriyken sacma bir seyden olmesi sinir bozucuydu, son ana kadar bekledim belki diye ama kurgu baya karanlik tarafa gecmis gibiydi.
Baskı: Kuralsız (Uyumsuz, #2)
Bu kitap cidden efsaneydi. Ara ara Tris'e uyuz olsam ve bir miktar alik oldugunu dusunsemde her sayfasi ayri bir maceraydi.Gerci Tris de ki bu kendini oradan oraya atma seysi ve olme meraki bi sure sonra bayiyor. Ama bu kitapta Dort'un tavirlari cok degisikti. Gel gitli ruh halleri ve gizli kapakli davranislari baya iskillendirdi aslinda beni ama hadi hayirlisi.
Baskı: Uyumsuz (Uyumsuz, #1)
Yazarin ilk kitabi olmasina ragmen epey esasli bir kitap olmus. Her bir sayfa merak uyandirici ve tahmin edilemez sekilde ilerliyor. Bu heyecani cidden sevdim. Gerci Tris'in annesi hakkinda daha cok sey ogrenmek isterdim. Ve Will bunu hak etmemisti ama umarim diger karakterlerin basina da ayni sey gelmez.
Baskı: Şizofren
Yazarin akil hastanesi ve oradaki katil gibi cetrefilli bir konuyu boyle detaylica anlatmasi guzel ama bir sure sonra tum o detaylar insani bogmaya basliyor. Hastane ile ilgili tum o betimlemeler , islerin yavas ilerleyisi , karakterlere guven olur mu olmaz mi dusuncesi insana okurken sanki hastanede sıkısıp kalmiscasina bir his uyandiriyor. Kitap vaad edilen gerilimi vermiyor ama zorla da olsa okutuyor kendini. Sonuc olarak sevdim mi, hayir. Bunda aradigimi bulamadim ama yazarin belki psikoanalist kitabi daha iyidir diye dusunuyorum simdilik.
Baskı: Ateş Ustası (Bu Son Şansın) (Study, #3)
Kitap boyunca Yelena'nin basina buyruklugunu okumak cok zor ve sinir bozucuydu. Ates ustasi olma kismi ise fazlaca aceleye gelmisti. Son 50 sayfada oldu bitti hersey. Ayrica yazar duygulari aktarma acisindan oldukca basarisiz. Hikaye guzel olsa da mutluluk , huzun ya da aski hissedemiyorsunuz okurken. Bu da vermek istenen etkiyi veremiyor. Yine de serinin devam kitaplari olmasina ragmen Turkceye cevrilmemis olmasi cok kotu.
Baskı: Büyü Ustası (Study, #2)
Ilk kitaba gore daha fazla begendigim bir kitap oldu. Topaz ve kiki ile konusmalar , ilginc arkadaslar ve gaip topluluklar filan oldukca eglenceliydi. Tek sorun Yelena`nin gerizekali gibi herseye atlamasiydi. Basina buyruklugu bi yerden sonra ciddi anlamda sıktı. Janco ve Ari ikilisi olmasa cidden bu kiz cekilmiyor.
Baskı: Zehir Ustası (Study, #1)
Yazarin olusturdugu bu ilginc buyu ve zehir dunyasini sevdim. Her an risklerin oldugu bu kurgu oldukca sasirtici olmus. Temposu hic dusmediginden keyifle okudum.
Baskı: Taş Meclisi
Yazarin elinde muhtesem bir malzeme varken bunu kullanamamis gibi hissettim. Hikaye kopuk kopuk, akisi saglamak cok zordu. Final her zamanki gibi sasirtici olsa da daha esasli birseyler bekledim sanirim.
Baskı: Minyatürcü
Inanilmaz bir kurgusu ve cok carpici bir hikayesi vardi. Okumalara doyamadim. Oyle guzel donem tasviri yapmis ki yazar , adim adim gerilimi, gizemi icinizde hissediyorsunuz.Tek sikintisi minyaturcu'nun hikayesi cok muglak kalmisti. O kisim daha ozenli olsaydi keske dedim..
Baskı: Tanrı ve Canavarların Düşleri (Duman ve Kemiğin Kızı, #3)
Serinin ilk iki kitabina gore daha az sevdigim kitap oldu. Fazlasiyla uzatilmis bolumler, sayfalarca suren detaylar, girip cikan karakterler vs vs. Yanitsiz sorular. Razgut ve Jael ne oldu mesela. Akira'yi bulmak icin Karou'nun gavriel kullanmasi filan. Mantik hatalari epeyce vardi aslinda . . Ayrica finale bir tik kala stelyalilarla olan durum sanki yeni bir kitaba baslangic gibiydi. Kisacasi bu kitabi cok sevemedim ama Mik ve Zuze icin okunur belki.
Baskı: Kan ve Yıldız Işığı Günleri (Duman ve Kemiğin Kızı, #2)
Evet cidden ters koseli kitapmis. Kaoru'ya kitap boyunca soylendim hersey benim yuzumden oldu bik bik bik gibi konusmalarindan fenalik gelmisti ki tam zamaninda yetisti yazar. Yoksa bu soylevden bayilmak uzereydim. Akira ve Hazael bu kitapta en sevdigim karakterlerdi. Zuzana ve Mik 'in cilginliklari renk katmisti. Neyseki bunlar vardi da Kaoru'yu bogmak zorunda kalmadim.