
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: norman davies
Norman Davies, tarihi eğlencesiz bulan herkese tavsiye edilecek bir kitap yazmış. Sıkıcı tek bir sayfa bile bulunmayan bu yapıtta, bilginin büyüleyiciliği kadar, entelektüel kavrayışın varlığı da dikkat çekici. Olanaksız bir iş olarak adlandırılmasına rağmen, bu kitabı öylesine başarıyla ve parlak biçimde yazmış ki olanaksızı inanılır kılmış.Allan Massie, The Daily Telegraph Davies bu büyük anla…

Yazar: norman davies
Norman Davies, tarihi eğlencesiz bulan herkese tavsiye edilecek bir kitap yazmış. Sıkıcı tek bir sayfa bile bulunmayan bu yapıtta, bilginin büyüleyiciliği kadar, entelektüel kavrayışın varlığı da dikkat çekici. Olanaksız bir iş olarak adlandırılmasına rağmen, bu kitabı öylesine başarıyla ve parlak biçimde yazmış ki olanaksızı inanılır kılmış.Allan Massie, The Daily Telegraph Davies bu büyük anla…

Yazar: radi dikici
Radi Dikici, Dört İstanbul'da şehirlerin kraliçesinin M.Ö 657 yılında Kral Byzas tarafından kurulmasıyla başlayan ve 1924'te Osmanlı hanedanının son bulmasına kadar uzanan yaklaşık 2600 yıllık öyküsünü anlatıyor. Byzantion (Byzantium), Augusta Antonina, Konstantinople (Yeni Roma) ve Osmanlı'nın İstanbul'u adıyla kentin dört dönemini birçok bilinmeyen yönleriyle bir roman tadın…

Yazar: radi dikici
Radi Dikici, Dört İstanbul'da şehirlerin kraliçesinin M.Ö 657 yılında Kral Byzas tarafından kurulmasıyla başlayan ve 1924'te Osmanlı hanedanının son bulmasına kadar uzanan yaklaşık 2600 yıllık öyküsünü anlatıyor. Byzantion (Byzantium), Augusta Antonina, Konstantinople (Yeni Roma) ve Osmanlı'nın İstanbul'u adıyla kentin dört dönemini birçok bilinmeyen yönleriyle bir roman tadın…

Yazar: radi dikici
Radi Dikici, Dört İstanbul'da şehirlerin kraliçesinin M.Ö 657 yılında Kral Byzas tarafından kurulmasıyla başlayan ve 1924'te Osmanlı hanedanının son bulmasına kadar uzanan yaklaşık 2600 yıllık öyküsünü anlatıyor. Byzantion (Byzantium), Augusta Antonina, Konstantinople (Yeni Roma) ve Osmanlı'nın İstanbul'u adıyla kentin dört dönemini birçok bilinmeyen yönleriyle bir roman tadın…
Yazar: albert camus
ALDIĞI ÖDÜLLER: 1957 Nobel Ödülü Albert Camusnün ( 1913-1960) en tanınmış, en çok yabancı dile çevrilmiş, en çok incelenmiş kitabı olan ve hâlâ en çok satan kitaplar arasında yer alan Yabancı, aynı zamanda yazarın en gizemli yapıtı. Ölümün egemen olduğu bir varlıkın en anlamsız olgularını saçma bir düzensizlik içinde yaşayan bu romanın başkişisi Meursault, bir simge kahraman değildir, adı olmayan…
10/10Bazı kitaplar vardır benim için , okuduktan sonra okumak için hep çok geç kaldığımı hissettiğim kitaplar. Uzun zamandır varlığından haberdar olduğum , kütüphanemde duran fakat bir türlü okuma firsatı bulamadığım okuduğumda ise beni derinden etkileyen ve neden kitap okumayı seviyorum sorusuna cevap o
Yazar: albert camus
ALDIĞI ÖDÜLLER: 1957 Nobel Ödülü Albert Camusnün ( 1913-1960) en tanınmış, en çok yabancı dile çevrilmiş, en çok incelenmiş kitabı olan ve hâlâ en çok satan kitaplar arasında yer alan Yabancı, aynı zamanda yazarın en gizemli yapıtı. Ölümün egemen olduğu bir varlıkın en anlamsız olgularını saçma bir düzensizlik içinde yaşayan bu romanın başkişisi Meursault, bir simge kahraman değildir, adı olmayan…
Yazar: albert camus
ALDIĞI ÖDÜLLER: 1957 Nobel Ödülü Albert Camusnün ( 1913-1960) en tanınmış, en çok yabancı dile çevrilmiş, en çok incelenmiş kitabı olan ve hâlâ en çok satan kitaplar arasında yer alan Yabancı, aynı zamanda yazarın en gizemli yapıtı. Ölümün egemen olduğu bir varlıkın en anlamsız olgularını saçma bir düzensizlik içinde yaşayan bu romanın başkişisi Meursault, bir simge kahraman değildir, adı olmayan…

Yazar: franz kafka
Kafka Milena'yı 1919 sonbaharında Prag'da tanıdı. Ortak dost ve tanıdıkların bir araya geldiği bir kafede gerçekleşen tanışmada Milena,' Kafkaya öykülerini Çekçeye çevirmek istediğini açıkladı. Bu da, büyük bir tutkuyu içeren bir ilişkinin, bu kitaptaki mektupları borçlu olduğumuz bir sevgi ilişkisinin başlangıcı oldu. Kâmuran Şipal'in çevirisiyle sunulan Milena'ya Mektup…

Yazar: albert camus, albert camus (albert kamyu)
Albert Camus adı, çoğu okurun aklına hemen Yabancı adlı romanı getirir. Ancak, yazarın en önemli yapıtı, aslında, Veba'dır. Keskin bir gözlem gücünün desteklediği arı bir bilinçle yazılmış olan Veba, yalnızca 20. yüzyılın değil, bütün bir insanlık tarihinin ortak bir sorununa değinir: felaketin yazgıya dönüşmesi. Albert Camus'nün hiçbir yapıtında böylesine acı bir yazgı, böylesine şiirs…
Yazar: albert camus
ALDIĞI ÖDÜLLER: 1957 Nobel Ödülü Albert Camusnün ( 1913-1960) en tanınmış, en çok yabancı dile çevrilmiş, en çok incelenmiş kitabı olan ve hâlâ en çok satan kitaplar arasında yer alan Yabancı, aynı zamanda yazarın en gizemli yapıtı. Ölümün egemen olduğu bir varlıkın en anlamsız olgularını saçma bir düzensizlik içinde yaşayan bu romanın başkişisi Meursault, bir simge kahraman değildir, adı olmayan…
Yazar: albert camus
ALDIĞI ÖDÜLLER: 1957 Nobel Ödülü Albert Camusnün ( 1913-1960) en tanınmış, en çok yabancı dile çevrilmiş, en çok incelenmiş kitabı olan ve hâlâ en çok satan kitaplar arasında yer alan Yabancı, aynı zamanda yazarın en gizemli yapıtı. Ölümün egemen olduğu bir varlıkın en anlamsız olgularını saçma bir düzensizlik içinde yaşayan bu romanın başkişisi Meursault, bir simge kahraman değildir, adı olmayan…
Yazar: albert camus
ALDIĞI ÖDÜLLER: 1957 Nobel Ödülü Albert Camusnün ( 1913-1960) en tanınmış, en çok yabancı dile çevrilmiş, en çok incelenmiş kitabı olan ve hâlâ en çok satan kitaplar arasında yer alan Yabancı, aynı zamanda yazarın en gizemli yapıtı. Ölümün egemen olduğu bir varlıkın en anlamsız olgularını saçma bir düzensizlik içinde yaşayan bu romanın başkişisi Meursault, bir simge kahraman değildir, adı olmayan…

Yazar: alexandre dumas
Andrea Cavalcanti, iki kişilik, iki tekerlekli hafif arabasına bineceği sırada omzuna bir elin dokunduğunu hissetti. Danglars yahut Monte Kristo, kendisine söylemeyi unuttukları bir şeyi söyleyecekler zannı ile döndüğü zaman, güneş yanığı yüzlü, sakallı, parlak gözlü, kurt yahut çakal gibi sivri, keskin otuz iki dişini meydana çıkartan bir gülümseyişle kendisine bakan birisi ile karşı karşıya gel…
10/10Romantik dönemin önemli eserlerinden Monte Cristo Kontu. Kitap hakkında yorum yapmaya gerek görmüyorum sadece bir başyapıt olduğunu söylemeden geçmek istemem. Küçük bir eleştirim olucak yanlıca ... Kitaptaki notları keşke sayfa altında vermiş olsalardı 900 küsür sayfalık bir kitapta okuma esnasında

Yazar: alexandre dumas
Andrea Cavalcanti, iki kişilik, iki tekerlekli hafif arabasına bineceği sırada omzuna bir elin dokunduğunu hissetti. Danglars yahut Monte Kristo, kendisine söylemeyi unuttukları bir şeyi söyleyecekler zannı ile döndüğü zaman, güneş yanığı yüzlü, sakallı, parlak gözlü, kurt yahut çakal gibi sivri, keskin otuz iki dişini meydana çıkartan bir gülümseyişle kendisine bakan birisi ile karşı karşıya gel…

Yazar: jack london
Jack London (1876 - 1916), kitapları yabancı dillere en çok çevrilmiş Amerikalı yazarlardan biridir.ABDnin hemen her yerini gezdi. İktisadi bunalımın doğurduğu güç koşullarla karşı karşıya kaldı, bir süre hapis yattı ve 1894te militan bir sosyalist oldu. Martin Edende anlattığı gibi, yazar olabilmek için büyük bir iyimserlik ve enerjiyle çalıştı.Martin Eden, hayatı denizcilikle geçen, 19 - 20 yaş…

Yazar: jack london
Jack London (1876 - 1916), kitapları yabancı dillere en çok çevrilmiş Amerikalı yazarlardan biridir.ABDnin hemen her yerini gezdi. İktisadi bunalımın doğurduğu güç koşullarla karşı karşıya kaldı, bir süre hapis yattı ve 1894te militan bir sosyalist oldu. Martin Edende anlattığı gibi, yazar olabilmek için büyük bir iyimserlik ve enerjiyle çalıştı.Martin Eden, hayatı denizcilikle geçen, 19 - 20 yaş…

Yazar: alexandre dumas
Andrea Cavalcanti, iki kişilik, iki tekerlekli hafif arabasına bineceği sırada omzuna bir elin dokunduğunu hissetti. Danglars yahut Monte Kristo, kendisine söylemeyi unuttukları bir şeyi söyleyecekler zannı ile döndüğü zaman, güneş yanığı yüzlü, sakallı, parlak gözlü, kurt yahut çakal gibi sivri, keskin otuz iki dişini meydana çıkartan bir gülümseyişle kendisine bakan birisi ile karşı karşıya gel…

Yazar: alexandre dumas
Andrea Cavalcanti, iki kişilik, iki tekerlekli hafif arabasına bineceği sırada omzuna bir elin dokunduğunu hissetti. Danglars yahut Monte Kristo, kendisine söylemeyi unuttukları bir şeyi söyleyecekler zannı ile döndüğü zaman, güneş yanığı yüzlü, sakallı, parlak gözlü, kurt yahut çakal gibi sivri, keskin otuz iki dişini meydana çıkartan bir gülümseyişle kendisine bakan birisi ile karşı karşıya gel…

Yazar: alexandre dumas
Andrea Cavalcanti, iki kişilik, iki tekerlekli hafif arabasına bineceği sırada omzuna bir elin dokunduğunu hissetti. Danglars yahut Monte Kristo, kendisine söylemeyi unuttukları bir şeyi söyleyecekler zannı ile döndüğü zaman, güneş yanığı yüzlü, sakallı, parlak gözlü, kurt yahut çakal gibi sivri, keskin otuz iki dişini meydana çıkartan bir gülümseyişle kendisine bakan birisi ile karşı karşıya gel…

Yazar: alexandre dumas
Andrea Cavalcanti, iki kişilik, iki tekerlekli hafif arabasına bineceği sırada omzuna bir elin dokunduğunu hissetti. Danglars yahut Monte Kristo, kendisine söylemeyi unuttukları bir şeyi söyleyecekler zannı ile döndüğü zaman, güneş yanığı yüzlü, sakallı, parlak gözlü, kurt yahut çakal gibi sivri, keskin otuz iki dişini meydana çıkartan bir gülümseyişle kendisine bakan birisi ile karşı karşıya gel…

Yazar: alexandre dumas
Andrea Cavalcanti, iki kişilik, iki tekerlekli hafif arabasına bineceği sırada omzuna bir elin dokunduğunu hissetti. Danglars yahut Monte Kristo, kendisine söylemeyi unuttukları bir şeyi söyleyecekler zannı ile döndüğü zaman, güneş yanığı yüzlü, sakallı, parlak gözlü, kurt yahut çakal gibi sivri, keskin otuz iki dişini meydana çıkartan bir gülümseyişle kendisine bakan birisi ile karşı karşıya gel…


