Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: jennifer l. armentrout
Hâlâ kendini beğenmiş öküzün teki olsa da artık Daemon’a direnmekten vazgeçtim çünkü, off… ona çılgınlar gibi âşığım. Daemon’ın duygularından bir türlü emin olamıyordum ama son günlerde hiç tahmin etmediğim kadar ciddi olduğunu kanıtladı. Birlikte akıl almaz tehlikelerden geçmiş ve bölük pörçük ilişkimizi bir araya getirmeye kendimizi öyle kaptırmıştık ki… şey… ah tamam, söylüyorum işte: O ya…
Yazar: jennifer l. armentrout
Her şeye yeniden başlamak çok berbat. Annemle birlikte Batı Virginiaya taşındığımızda, kendimi sıkıcı işlere adamıştım, ta ki tüyler ürpertici yeşil gözleri ve kaslı vücuduyla yan komşumuz karşımda dikilene kadar. Ama işler tahmin ettiğiniz gibi gitmedi. O, ağzını açtı. Daemon hem kabaydı hem de kendini beğenmiş bir pislikti. Birbirimizden hoşlanmamıştık. Tam hikâye burada bitiyordu ki…
Yazar: jennifer l. armentrout
Daemon'la aramızda bir uzaylı bağı olmasının muhteşem olduğunu düşünüyorsanız, yanılıyorsunuz. Gerçi bu bağa rağmen ona direnmeye kararlıyım. Ama bunu yapmak hiç de kolay değil çünkü Daemon (kahretsin!) gittikçe gözüme daha da taş gibi görünüyor. Üstelik bu sefer Arumlardan çok daha büyük bir problemimiz var. Savunma Dairesi kasabada. Eğer Daemon'ın yapabildiklerini keşfeder ve be…

Yazar: enis batur
Hayatım kitapların arasında, ortasında geçti. Birkaçını yazdım, birçoğunu yaptım, daha çoğunu okudum, okumak için edindim, edinmek için elledim, sayfalarını karıştırdım, evimin duvarlarını kaplamalarından zamanla bir tür güvence duygusu yonttum. Neredeyse bütün düşüncelerimin, duyularımı harekete geçiren kıvılcımların kaynağında, kökünde, kuyusunda yer aldı kitaplar. Korktumsa, en çok onlardandır…


Yazar: enis batur
Hayatım kitapların arasında, ortasında geçti. Birkaçını yazdım, birçoğunu yaptım, daha çoğunu okudum, okumak için edindim, edinmek için elledim, sayfalarını karıştırdım, evimin duvarlarını kaplamalarından zamanla bir tür güvence duygusu yonttum. Neredeyse bütün düşüncelerimin, duyularımı harekete geçiren kıvılcımların kaynağında, kökünde, kuyusunda yer aldı kitaplar. Korktumsa, en çok onlardandır…

Yazar: tess gerritsen
Parlak bir araştırmacı olan Dr.Emma Watson, yaşamı boyunca düşlediği bir göreve seçilmiştir. Ağırlıksız ortamın farklı canlı türleri incelemek için Uluslararası Uzay İstasyonu`na gönderilir. Fakat organizmaların, yer çekimi engelinin ortadan kalkmasıyla kontrolden çıkabileceği kimsenin aklına gelmemiştir. Deney, çok geçmeden ölümcül bir savaşa dönüşür ve zaman hızla tükenirken, mürettebat bu benz…

Yazar: harper lee
Harper Lee 'den 55 yıl sonra unutulmaz bir roman daha... Amerikan edebiyatının başyapıtlarından biri olan, Pulitzer ödüllü Bülbülü Öldürmek'in unutulmaz karakteri Jean-Louise "Scout" Finch, 20 yıl sonra New York'tan çocukluğunun geçtiği kasabaya, babası Atticus Finch'in yanına, yuvaya dönüyor. Çocukluğunda eşitlik, doğruluk ve adalet kavramlarıyla kişiliğinin yapı…

Yazar: chuck palahniuk
İstenmeyen yağlar. Pahalı, butik sabunlar. Maaş çekleri, güzel bir ev, zarif mobilyalar. Yalnızlık ve yabancılaşma. Tüketimin susmayan arsız çağrısı. Yalanlar ve yalanlar. Nefret ve öfke. İlk kez yayımlandığı 1996'dan beri bir yeraltı klasiği olarak anılan Dövüş Kulübü, yeni binyılın eşiğinde geçen bir anti-ütopya öyküsünü anlatıyor. Yaşadığı hayattan nefret eden, ölüm düşüncesini saplantı h…

Yazar: ihsan oktay anar, ilban ertem
Yeniçeriler kapıyı zorlarken Uzun İhsan Efendi hâlâ malûm konuyu düşünüyor, fakat işin içinden bir türlü çıkamıyordu... Rendekâr doğru mu söylüyor? Düşünüyorum, öyleyse varım. Oldukça makûl. Fakat bundan tam tersi bir sonuç, varolmadığım, bir düş olduğum sonucu da çıkar: Düşünen bir adamı düşünüyorum. Düşündüğümü bildiğim için, düşlediğim bu adamın da varolduğunu biliyorum. Böylece o da benim kad…

Yazar: beyza alkoç
Bu hikâyedeki Mavi Kuş benim, sevgilim. Hareket edebiliyorum, ama hiçbir yere gidemiyorum. Sen de benim kafesimsin. Senden giderken sana çarpıp yaralanacağım günü bekliyorum. Çünkü biliyorum, Sen beni yaraladığında, İşte ben ancak o gün özgür olacağım. Şimdi beni özgür bırak, İstersen öldür, Ama önce özgür bırak... Hayatı hırslarından ve tutkularından ibaret sanan bir adamın sınırları; engelle…

Yazar: zeynep cemali
Anılarla örülmüş sıcacık bir roman!Daha önce yayınevimizden iki öykü kitabı ve bir romanı yayımlanan Zeynep Cemalinin, ikinci çocuk romanı Patenli Kız kitapçılarda. Cemali, sevgi ve hoş görü temasını işlediği ikinci romanında ilginç bir kurguyla geçmişle bugünü birleştiriyor. Zeynep Cemalinin alışık olduğumuz yumuşacık anlatımıyla ve pürüzsüz Türkçesiyle Patenli Kız bu yaz çocuklarımızın okuma se…

Yazar: zeynep cemali
Ballı çörekler, sıcacık öyküler ve usta işi bir roman!Çok sesli, güçlü anlatımıyla, ülkemiz çocuk edebiyatına ustalara yakışan derinlikte, zengin bir üslup kazandıran Zeynep Cemalinin son romanını, yine her yaştan kitapsever zevkle okuyacak. Cemalinin kendine özgü öyküsel roman geleneğinin ilk örneği olan Patenli Kız gibi bu kitabı da, ana kurguyu bezeyen küçük öykülerle zenginleşiyor. Bir baba k…

Yazar: anna todd
Tehlikeli bir aşk Asi bir aşk Sonsuz bir aşk Tessa Young on sekiz yaşında bir üniversite öğrencisidir; basit bir hayatı, mükemmel notları ve dünya tatlısı bir erkek arkadaşı vardır. Genç kız bütün hayatını gelecek planları üzerine kurmuştur; ta ki dövmeli ve pirsingli, serseri Hardin'le tanışıp bu planları altüst olana kadar. 1 milyardan fazla okura ulaştı. 11 milyon beğeni aldı. 6 m…

Yazar: leonardo patrignani
Paralel evrenler, dünyayı içinden çıkılmaz bir hapishaneye dönüştürüyor. Bu hapisten kurtulmanın tek yolu ise hatıralar... Alex, Jenny ve Marco, Çoklu Evren'in sonsuz yollarında kaybolmanın nasıl bir his olduğunu yaşayarak öğrenmiştir. Oysa şimdi, yalnızca hatıralarını görebildikleri, Memoria adlı zihinsel boyutun kapalı kafesinden nasıl çıkacaklarını bilememektedirler. Parçası oldukları…

Yazar: leonardo patrignani
Paralel evrenler, dünyayı içinden çıkılmaz bir hapishaneye dönüştürüyor. Bu hapisten kurtulmanın tek yolu ise hatıralar... Alex, Jenny ve Marco, Çoklu Evren'in sonsuz yollarında kaybolmanın nasıl bir his olduğunu yaşayarak öğrenmiştir. Oysa şimdi, yalnızca hatıralarını görebildikleri, Memoria adlı zihinsel boyutun kapalı kafesinden nasıl çıkacaklarını bilememektedirler. Parçası oldukları…

Yazar: alper canıgüz
Beş yaş insanın en olgun çağıdır; sonra çürüme başlar. Ben Alper Kamu, birkaç ay önce beş yaşına bastım. Doğum günüm yaklaşırken vaktimin büyük kısmını pencerenin önünde, dışardaki insanları izleyerek geçiriyordum. Hızlanarak, yavaşlayarak, türlü sesler çıkararak ve bir yerlere bakarak yaşayıp gidiyorlardı. Bir gün onlardan biri haline geleceğimi düşünmek beni hasta ediyordu. Ne yazık ki bundan k…
7/10
Yazar: alper canıgüz
Beş yaş insanın en olgun çağıdır; sonra çürüme başlar. Ben Alper Kamu, birkaç ay önce beş yaşına bastım. Doğum günüm yaklaşırken vaktimin büyük kısmını pencerenin önünde, dışardaki insanları izleyerek geçiriyordum. Hızlanarak, yavaşlayarak, türlü sesler çıkararak ve bir yerlere bakarak yaşayıp gidiyorlardı. Bir gün onlardan biri haline geleceğimi düşünmek beni hasta ediyordu. Ne yazık ki bundan k…

Yazar: alper canıgüz
Beş yaş insanın en olgun çağıdır; sonra çürüme başlar. Ben Alper Kamu, birkaç ay önce beş yaşına bastım. Doğum günüm yaklaşırken vaktimin büyük kısmını pencerenin önünde, dışardaki insanları izleyerek geçiriyordum. Hızlanarak, yavaşlayarak, türlü sesler çıkararak ve bir yerlere bakarak yaşayıp gidiyorlardı. Bir gün onlardan biri haline geleceğimi düşünmek beni hasta ediyordu. Ne yazık ki bundan k…

Yazar: stefan zweig
Stefan Zweig Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu (Briefeiner Unbekannten) adlı uzun öyküsünü 1920’li yılların ilk yarısında kaleme aldı. Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu’nun kadın kahramanını sadece uzun bir mektubun yazarı olarak tanıyoruz. Kadının hayatı boyunca sevmiş olduğu erkek için kaleme aldığı bu mektubun “gönderen”inin adı yoktur. Mektubun başında tek bir hitap vardır: “Sana, beni asla tanım…
9/10Bir oturuşta bitti. Gerçekten hayran kaldım bir kadının psikolojisini çok güzel anlatmış Zweig 👍kadının yaptığını doğru bulduğumdan emin değilim ama güçlü bir kadınmış ben onun yerinde olsam sabırla adamın tanımasını beklemezdim. Favorilerime ekleyeceğim bir kitap oldu

Yazar: stefan zweig
Stefan Zweig Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu (Briefeiner Unbekannten) adlı uzun öyküsünü 1920’li yılların ilk yarısında kaleme aldı. Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu’nun kadın kahramanını sadece uzun bir mektubun yazarı olarak tanıyoruz. Kadının hayatı boyunca sevmiş olduğu erkek için kaleme aldığı bu mektubun “gönderen”inin adı yoktur. Mektubun başında tek bir hitap vardır: “Sana, beni asla tanım…


