
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: murat gülsoy
Yüzü olmayan adam rollerine çıkıyorum artık. Bu saatten sonra, karanlıkta her şey, her şeye dönüşebilir. Ay ışığı vurduğunda bir garip Âdem. Karanlıkta yüzü olmayan adam. Daktilonun gırtlağını sıkıyorum. Babamdan kalma. Baba, oğul ve kutsal roman adına, diye haykırarak saldırıyorum yazmaya. Yaşlı metal bacaklar titriyor. Üst üste basıyor a ve e harflerini. Âdæm çıkıyor siyah maddeden pırıl pırıl.…

Yazar: murat gülsoy
Yüzü olmayan adam rollerine çıkıyorum artık. Bu saatten sonra, karanlıkta her şey, her şeye dönüşebilir. Ay ışığı vurduğunda bir garip Âdem. Karanlıkta yüzü olmayan adam. Daktilonun gırtlağını sıkıyorum. Babamdan kalma. Baba, oğul ve kutsal roman adına, diye haykırarak saldırıyorum yazmaya. Yaşlı metal bacaklar titriyor. Üst üste basıyor a ve e harflerini. Âdæm çıkıyor siyah maddeden pırıl pırıl.…

Yazar: douglas adams
Galaksinin Batı Sarmal Kolunun bir ucunda, haritası bile çıkarılmamış ücra bir köşede, gözlerden uzak, küçük ve saridir güneş vardır. Bu güneşin yörüngesinde, kabaca yüz kırksekiz milyon kilometre uzağında, tamamıyla önemsiz ve mavi-yeşil renkli, küçük bir gezegen döner. Gezegenin maymun soyundan gelen canlıları öyle ilkeldir ki dijital kol saatinin hâlâ çok etkileyici bir buluş olduğunu düşünürl…

Yazar: douglas adams
Galaksinin Batı Sarmal Kolunun bir ucunda, haritası bile çıkarılmamış ücra bir köşede, gözlerden uzak, küçük ve saridir güneş vardır. Bu güneşin yörüngesinde, kabaca yüz kırksekiz milyon kilometre uzağında, tamamıyla önemsiz ve mavi-yeşil renkli, küçük bir gezegen döner. Gezegenin maymun soyundan gelen canlıları öyle ilkeldir ki dijital kol saatinin hâlâ çok etkileyici bir buluş olduğunu düşünürl…

Yazar: douglas adams
Galaksinin Batı Sarmal Kolunun bir ucunda, haritası bile çıkarılmamış ücra bir köşede, gözlerden uzak, küçük ve saridir güneş vardır. Bu güneşin yörüngesinde, kabaca yüz kırksekiz milyon kilometre uzağında, tamamıyla önemsiz ve mavi-yeşil renkli, küçük bir gezegen döner. Gezegenin maymun soyundan gelen canlıları öyle ilkeldir ki dijital kol saatinin hâlâ çok etkileyici bir buluş olduğunu düşünürl…

Yazar: douglas adams
Galaksinin Batı Sarmal Kolunun bir ucunda, haritası bile çıkarılmamış ücra bir köşede, gözlerden uzak, küçük ve saridir güneş vardır. Bu güneşin yörüngesinde, kabaca yüz kırksekiz milyon kilometre uzağında, tamamıyla önemsiz ve mavi-yeşil renkli, küçük bir gezegen döner. Gezegenin maymun soyundan gelen canlıları öyle ilkeldir ki dijital kol saatinin hâlâ çok etkileyici bir buluş olduğunu düşünürl…

Yazar: chinua achebe
Things Fall Apart tells two overlapping, intertwining stories, both of which center around Okonkwo, a “strong man” of an Ibo village in Nigeria. The first of these stories traces Okonkwo's fall from grace with the tribal world in which he lives, and in its classical purity of line and economical beauty it provides us with a powerful fable about the immemorial conflict between the individual…

Yazar: chinua achebe
Things Fall Apart tells two overlapping, intertwining stories, both of which center around Okonkwo, a “strong man” of an Ibo village in Nigeria. The first of these stories traces Okonkwo's fall from grace with the tribal world in which he lives, and in its classical purity of line and economical beauty it provides us with a powerful fable about the immemorial conflict between the individual…

Yazar: kenzaburo oe
Kişisel Bir Sorun, '1994 Nobel Edebiyat Ödülü'nü alan Japon yazar Kenzaburo Oe'nin (1935) dünya dillerine ilk çevrilen, en tanınmış romanı. Bu, ruhsal şiddet ögeleriyle yüklü, acımasız ve 'acı' lı romanın kahramını, Bird (Kuş) adlı bir öğretmen yardımcısı. Bird'ün karısı dünyaya neredeyse çift kafalı, anormal bir çocuk getiriyor; bu dramatik doğumu izleyen üç gün boy…

Yazar: kenzaburo oe
Kişisel Bir Sorun, '1994 Nobel Edebiyat Ödülü'nü alan Japon yazar Kenzaburo Oe'nin (1935) dünya dillerine ilk çevrilen, en tanınmış romanı. Bu, ruhsal şiddet ögeleriyle yüklü, acımasız ve 'acı' lı romanın kahramını, Bird (Kuş) adlı bir öğretmen yardımcısı. Bird'ün karısı dünyaya neredeyse çift kafalı, anormal bir çocuk getiriyor; bu dramatik doğumu izleyen üç gün boy…

Yazar: ray bradbury, nilüfer akalın
Mars Yıllıkları'nda Bradbury, usta öykücülüğünü bir kez daha kanıtlıyor. Birbirini izleyen öykülerde, Mars'ın keşfini ve ilk yerleşimleri okurken, aslında kendimize tutulmuş bir aynaya bakıyoruz. Bradbury, bize bizi anlatıyor: Mars'ta ya da Dünya'da, insan here yere kendini taşıyor, korkularını, zaaflarını, merakını... Ray Bradbury bizi, aynaların merhametsizce yaşantımızı yan…



Yazar: oliver sacks
Somut zamanda ''kayıp'' olan bir insanın varlığını oturtabileceği, kendini var kılabileceği bir yer var mıdır? Varlığının farkında bile olmadan kullandığımız duyularımızın küçük bir kısmını kaybettiğimizde neler olabilir? Profesör Sacks'tan romantik tavırlı, geniş ve açık uçlu yaklaşımlarla örülmüş ''ciddi'' bir kitap. Sıradan her insan için '…

Yazar: oliver sacks
Somut zamanda ''kayıp'' olan bir insanın varlığını oturtabileceği, kendini var kılabileceği bir yer var mıdır? Varlığının farkında bile olmadan kullandığımız duyularımızın küçük bir kısmını kaybettiğimizde neler olabilir? Profesör Sacks'tan romantik tavırlı, geniş ve açık uçlu yaklaşımlarla örülmüş ''ciddi'' bir kitap. Sıradan her insan için '…

Yazar: lionel shriver
Sevgili Franklin,Bu öğleden sonra neden tek bir önemsiz olay yüzünden sana yazma ihtiyacı duydum emin değilim. Ama ayrıldığımızdan beri en çok özlediğim şey, eve gelip gündüz yaşadığım hikâye türünden tuhaflıkları anlatmak galiba...17 yıl önce oğlu Kevinı dünyaya getirdiğinde, Eva kocasına böyle mektuplar yazacağını bilmiyordu. Çok istediği çocuğunun karşısına kötü bir şaka gibi çıkacağını, yüce…
6/10
Yazar: lionel shriver
Sevgili Franklin,Bu öğleden sonra neden tek bir önemsiz olay yüzünden sana yazma ihtiyacı duydum emin değilim. Ama ayrıldığımızdan beri en çok özlediğim şey, eve gelip gündüz yaşadığım hikâye türünden tuhaflıkları anlatmak galiba...17 yıl önce oğlu Kevinı dünyaya getirdiğinde, Eva kocasına böyle mektuplar yazacağını bilmiyordu. Çok istediği çocuğunun karşısına kötü bir şaka gibi çıkacağını, yüce…

Yazar: lionel shriver
Sevgili Franklin,Bu öğleden sonra neden tek bir önemsiz olay yüzünden sana yazma ihtiyacı duydum emin değilim. Ama ayrıldığımızdan beri en çok özlediğim şey, eve gelip gündüz yaşadığım hikâye türünden tuhaflıkları anlatmak galiba...17 yıl önce oğlu Kevinı dünyaya getirdiğinde, Eva kocasına böyle mektuplar yazacağını bilmiyordu. Çok istediği çocuğunun karşısına kötü bir şaka gibi çıkacağını, yüce…

Yazar: lionel shriver
Sevgili Franklin,Bu öğleden sonra neden tek bir önemsiz olay yüzünden sana yazma ihtiyacı duydum emin değilim. Ama ayrıldığımızdan beri en çok özlediğim şey, eve gelip gündüz yaşadığım hikâye türünden tuhaflıkları anlatmak galiba...17 yıl önce oğlu Kevinı dünyaya getirdiğinde, Eva kocasına böyle mektuplar yazacağını bilmiyordu. Çok istediği çocuğunun karşısına kötü bir şaka gibi çıkacağını, yüce…

Yazar: lionel shriver
Sevgili Franklin,Bu öğleden sonra neden tek bir önemsiz olay yüzünden sana yazma ihtiyacı duydum emin değilim. Ama ayrıldığımızdan beri en çok özlediğim şey, eve gelip gündüz yaşadığım hikâye türünden tuhaflıkları anlatmak galiba...17 yıl önce oğlu Kevinı dünyaya getirdiğinde, Eva kocasına böyle mektuplar yazacağını bilmiyordu. Çok istediği çocuğunun karşısına kötü bir şaka gibi çıkacağını, yüce…

Yazar: ıvan aleksandroviç gonçarov, ivan gonçarov
... Oblomovların hiçbiri kendilerine telkin edilen yaşam ilkelerini özümseyememişlerdir, bunları pratik sonuçlarını alacak kadar uygulayamamışlar; sözün eyleme dönüşmesi, ilkenin ruhun iç gereksinimleriyle kaynaşarak bu gereksinimlerin içinde eriyip yok olması ve böylece insanı harekete geçiren biricik güce dönüşmesi çizgisine ulaşamamışlardır... Onlar için düşlerin gerçeklerden, genel ilkelerin…

Yazar: ıvan aleksandroviç gonçarov, ivan gonçarov
... Oblomovların hiçbiri kendilerine telkin edilen yaşam ilkelerini özümseyememişlerdir, bunları pratik sonuçlarını alacak kadar uygulayamamışlar; sözün eyleme dönüşmesi, ilkenin ruhun iç gereksinimleriyle kaynaşarak bu gereksinimlerin içinde eriyip yok olması ve böylece insanı harekete geçiren biricik güce dönüşmesi çizgisine ulaşamamışlardır... Onlar için düşlerin gerçeklerden, genel ilkelerin…
