Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: hamdi koç
'Hayatın adil davrandığı bir kadın veya erkeğe henüz rastlamadım. İstediğini almak kalbin kaderi değil. 'Küçük ve yalnız'' olduğunu sanan bir kahramanın ''büyük ve kanlı'' bir geçmişe yaptığı yolculuk… Amcam ölünce ilk bana haber verdiler. İnanmadım. Olmaz öyle şey, dedim. Oldu valla, dediler, amcan öldü. Ya tabii ki ölmüştür, ayrı konu, ama ilk bana haber…

Yazar: hamdi koç
Gizli bir şey yapıyordum ve korkuyordum, karımdan, çocuklarımdan, patronumdan, arkadaşlarımdan, iş arkadaşlarımdan, kısaca bana sahip olan, hayatımı zorlaştırma, hatta karartma potansiyeline sahip herkesten, tek tek ve toplu olarak hepsinden.

Yazar: hande altaylı
Sıradan insanlar yoldan çıkmaz, en masumlar günahkar olmaz, iyiler kötülük yapmazdı; eğer aşka şeytan karışmasaydı... Gençliğin verdiği cesaretle zor bir aşkın içine gözü kapalı giriverir Aslı. Toplum kurallarını, ahlakı, vicdanı, ayıbı bir kenara atarak, teyzesinin sevgilisi Ömer’e kaptırır kalbini. Sevgilisinin evli olması bile umurunda değildir ilk başlarda. Ama kıskançlıklar, sorgulamalar, ha…

Yazar: hande altaylı
Yürek burkuntularının mahrem romanı...Hande Altaylının çok satan Aşka Şeytan Karışırın ardından heyecan verici yeni eseri.Bazen hayatın sigortası atar; ışıklar söner ve her yer karanlığa gömülür. Sesler seslere, nefesler nefeslere karışır; doğrular yalana bulanır. Gözbebekleri büyür, gözbebekleri küçülür...Maraz, hiç beklemediği bir anda kendi karanlığında kalan genç bir kadının, Aslının hikâyesi…

Yazar: hande altaylı
Ege’nin küçük bir kasabasının çok yoksul bir mahallesinde başlar Narin’in hikâyesi. Sevginin değil, mecburiyetin bir arada tuttuğu bir ailede büyüyen Narin ilk kez âşık olduğunda büyük bir hayal kırıklığı yaşayacak; hem ailesinden hem de bu aşktan kaçmak için eğitimini bahane ederek, gizlice İstanbul’a taşınacaktır. Büyük şehirde de zor günler beklemektedir genç kızı. Bir rastlantı sonucu tanışt…

Yazar: hande altaylı
Ege’nin küçük bir kasabasının çok yoksul bir mahallesinde başlar Narin’in hikâyesi. Sevginin değil, mecburiyetin bir arada tuttuğu bir ailede büyüyen Narin ilk kez âşık olduğunda büyük bir hayal kırıklığı yaşayacak; hem ailesinden hem de bu aşktan kaçmak için eğitimini bahane ederek, gizlice İstanbul’a taşınacaktır. Büyük şehirde de zor günler beklemektedir genç kızı. Bir rastlantı sonucu tanışt…

Yazar: gülten dayıoğlu
Ela sıradan öğüt ve eleştirilere uyarak yaşama yumuşak iniş yapmak istemiyordu. Hayatı deneyerek, kalıplaşmış kuralları aşan özgür ve sıradışı bir kimlik edinmeyi amaçlıyordu.O, çok renkli düşler kuruyordu. Örneğin, gökkuşağının sadece yedi renk olduğuna inanmıyordu. İnsanoğlunun gözlerini bürüyen bağnazlık perdesi yırtıldığında, yepyeni renklerin ortaya çıkacağına yürekten inanıyordu.Ortaokul ve…

Yazar: gabriel garcia marquez
Yüzyıllık Yalnızlık'ı yazmaya başladığımda, çocukluğumda beni etkilemiş olan her şeyi edebiyat aracılığıyla aktarabileceğim bir yol bulmak istiyordum. Çok kasvetli, kocaman bir evde, toprak yiyen bir kızkardeş, geleceği sezen bir büyükanne ve mutlulukla çılgınlık arasında ayrım gözetmeyen, adları bir örnek bir yığın akraba arasında geçen çocukluk günlerimi sanatsal bir dille ardımda bırakmak…

Yazar: gabriel garcia marquez
Bu roman, Gabriel García Márquez'in, on yıl önce yayınladığı Aşk ve Öbür Cinler'den sonra yazdığı ilk roman. Yüzyıllık Yalnızlık yazarının bu yeni yapıtının kahramanı, daha önceki romanlarının kişilerine hiç benzemiyor. Benim Hüzünlü Orospularım'ın başkişisi, yaşamı boyunca hiçbir kadınla parasını ödemeden sevişmemiş yaşlı bir gazeteci. Yalnızlığının çaresini gündelik, sıradan iliş…

Yazar: gülse birsel
Kitabımın kapağı için Ginger adlı aletin üzerinde fotoğraf çektirmemin iki sebebi var: Birincisi, mizahi yönü. Bu aracı ve bu aracın üzerinde seyahat etme fikrini resim olarak eğlenceli buluyorum. İkincisi daha önemli. Segway, veya halk arasındaki adıyla Ginger, beklenen konuda, yani taşımacılık sektöründe büyük bir patlama gerçekleştirememiş olduğu halde, politika alanında son yılların en hayırl…

Yazar: gülse birsel
Yeryüzü belki geleceğe dair en umutsuz dönemini yaşıyor. Bu ülkedeki, bu gezegendeki insanlar arıza vermeye başladı Birilerinin kurguladığı berbat bir senaryonun içinde saf saf oynayan aktörler olduğumuzu keşfediyoruz yavaş yavaş. Ve öfkeliyiz. Keyifler kaçık, tepeler atık! Uçlarımız sivrildi, birbirimize batıyoruz. Hepimiz, ne demekse, öteki tarafa, gıcığız!

Yazar: gülse birsel
Ne oldu? Aldınız birinci kitabı, pişman oldunuz mu? Eğlenmediniz mi? Benimle konuşurken gözümün içine bakın! Gayet Ciddiyim adlı birinci eserim yüzünden mutsuz olan var mı? Asla! Başta korsan yayıncılar olmak üzere, herkes çok memnun! E o zaman? Alın size ikincisi. Yok İşi ticarete döktü, efendim, Birşey tutulunca cılkını çıkarıyorlar, Ayıp, ayıp falan, bu laflar, birgün yalan olacak. Geriye sade…

Yazar: gülse birsel
Bu kitabı, hayata bakış açımı sizinle paylaşmak, yaşamın manasını biraz da olsa irdelemek, günlük devinimlerin içinde yitip giden imgeleri birlikte ayrımsamak için kaleme aldım, falan dememi beklemiyorsunuz herhalde?! İlk kitabımdır, tanıtım yazısına özen göstereyim, bir mesajı olsun, şudur budur diye düşünmedim değil. Ama bence, hakikaten gerek yok! Şehirlerde yaşıyoruz ve özellikle bizim şehirl…

Yazar: gülse birsel
Zor bir yıldı, kabul edin. Dünyanın başına gelmedik kalmadı. Doğal afet, siyasi skandallar, kavga dövüş, ayaklanma, gerim gerim gerildik... Güneşi, aydınlığı özledik... Karamsarlık adamı hasta eder, dert, tasa ülser yapar, hüzün cildi kırıştırır, "Of"layıp durmak çevreyi kirletir! Bir ara verin. Tatil yapın. Beyninizi gezmeye çıkartın.Bu kitap, ister yazın okuyun, ister baş…

Yazar: french oje, t. b.
Dedikodu için en az iki kişi gerekir, ve de bolca malzeme... Derin ve Pera, birbirini tanımayan iki kadın, ortak bir arkadaşlarının düğününde “bekârlar masası”na düşerler, bu talihsizliklerini sohbetle bastırmaya çalışırken, koyu bir muhabbet başlar. Derin ve Pera’nın birbirlerine anlattıklarını, sırlarını, güldüklerini, ağladıklarını dinlerken masadaki 3. kişi olarak sizin de sohbete dâhil o…

Yazar: french oje
Renda, kimine göre saf, kimine göre kurnaz, kimine göre şirin, kimine göre şanslı, kimine göre umutsuz âşık, kimine göreyse vazgeçilmez bir kadın, aynı senin gibi... Bazen ulaşılmaz, bazen yapışkan; bazen tatlı, bazen yaka silktiren. Bazen çok genç, bazen çok olgun. Kime sorsan farklı anlatıyor. Aynı seni anlattıkları gibi... Rendanın anlattıklarının tamamına inanmamak gerekiyor sanki. Baze…
Yazar: emily giffin
İdeal görünen bir evlilik bir anda eski sevgiliyle karşılaşınca nasıl sallanır? Orta yaşlı bir kadın hayatına en baştan nasıl başlar? İki aşk arasında kalan bir kadın sıradan ama sadık eşini mi seçmeli yoksa ona türlü acılar yaşatan unutamadığı ilk sevgilisini mi? Ellen ve Andy’in evlilikleri dışarıdan bakıldığında tam anlamıyla kusursuz. Bağlılıklarının derinliği, birbirlerine olan sadakatler…

Yazar: e. l. james
Romantik, özgürleştirici ve kesinlikle bağımlılık yaratıcı... Bu roman dengenizi sarsacak, sizi ele geçirecek ve ebediyen sizinle kalacak Edebiyat ögrencisi olan Ana Steele, genç girişimci Christian Grey’le röportaj yapmaya gittiğinde son derece çekici, zeki ve sinir bozucu bir adamla karşılaşır. Toy ve masum Ana, bu adama duyduğu arzu karşısında şaşkına döner ve adamın gizemli doğasına rağmen…

Yazar: e. l. james
Romantik, özgürleştirici ve kesinlikle bağımlılık yaratıcı Bu roman dengenizi sarsacak, sizi ele geçirecek ve ebediyen sizinle kalacak Ruhu yaralı genç girişimci Christian Greyin karanlık sırlarının yıldırdığı Anastasia Steele, ilişkilerine son noktayı koyup bir yayınevinde çalışmaya başlar. Ama Greye duyduğu karşı konulmaz çekim hâlâ etkisini sürdürmektedir. Grey yeni bir teklifle gelince ona…

Yazar: e. l. james
Romantik, özgürleştirici ve kesinlikle bağımlılık yaratıcı… Bu roman dengenizi sarsacak, sizi ele geçirecek ve ebediyen sizinle kalacak. Anastasia Steele’in ne istediğini bilen, göz alıcı iş adamı Christian Grey’le tanışması, her ikisinin de hayatlarını geri dönülmez biçimde değiştiren şehvetli bir ilişkinin kıvılcımını çakmıştır. Christian’ın sıra dışı zevkleri karşısında şoka uğrayan, ond…

Yazar: elif şafak
Aşkı aramadan evvel, düşün bir, ya benden nasıl bir âşık olur? İnsanın sevdası karakterinin yansımasıdır. Sen kavgacı isen, ha bire öfkeli, aşkı da bir cenk gibi yaşarsın. Gönlü pak olanın sevgisi de saf olur. Şu hayatta insan en çok sevdiklerini acıtır. En derin yaralar ailede açılır, kabuk tutsa bile kanar hikâye, içten içe... Attığımız her adım, yaptığımız her işte kendimizi yansıtırız. Budur…

Yazar: elif şafak
Mahrem, Elif Şafakın üçüncü romanı. Şafak, Pinhan ve Şehrin Aynalarında kendine özgü dil kullanımı ve ötekiyi romanın merkezine yerleştirme yaklaşımıyla, yeni bir tavrın da habercisi olmuştu. Mahrem, bu özellikleri bir adım öteye götürmesinin yanı sıra, kurgusal olgunluğuyla da ülkemiz edebiyatına kalıcı bir iz bırakacağını kanıtlıyor.Mahremin alt başlığı Görmeye ve Görülmeye Dair Bir Roman. Adın…

Yazar: elif şafak
Bundan uzun zaman önceydi. Bir roman düştü gönlüme. Aşk Şeriatı. Yazmaya cesaret edemedim. Dilim lal oldu, kalemimin ucu kör. Kırk fırın ekmek yemeye yolladım kendimi. Dünyayı dolaştım. İnsanlar tanıdım, hikâyeler topladım. Üzerinden çok bahar geçti. Fırınlarda ekmek kalmadı; ben hâlâ ham, hâlâ aşkta bir çocuk gibi toy...Hamuş derdi Mevlana kendine. Yani Suskun. Düşündün mü hiç bir şairin, hem de…

Yazar: elif şafak
Arka Kapak İnsan ki eşrefi mahlukattır, içindeki semavi özü keşfetmekle yükümlüdür. Çıkacaksın yollara, kendine doğru git gidebildiğin kadar. Keşif boynumuzun borcudur. Kendimizi keşfetmek, aşkı keşfetmek, dünyayı keşfetmek, Öteki'ni keşfetmek... (…) Çakılı kalmamak sırf alışkanlıklardan ötürü demir attığın koylara. Çıkmak oralardan, geçmek dalgakıranların beri tarafına, bilmediğin mem…