Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: charlaine harris
"Büyük Bir Sırrı Olan Bu Küçük Kasabaya, Geceyarısı’Na Hoş Geldiniz." Sookie Stackhouse’u ve onun Bon Temps, Louisiana’daki dünyasını yaratan Charlaine Harris, bu kez daha karanlık ve gizemli bir kasabayla karşınızda. Burada oturanlar birbirine biraz mesafeli. Ama kasabanın yerlileri de öyle olmasını tercih ediyor zaten… Cadı Işığı Caddesi’yle Davy Otobanı’nın kesiştiği kavşaktaki Gecey…
4/10
Yazar: charlaine harris
"Büyük Bir Sırrı Olan Bu Küçük Kasabaya, Geceyarısı’Na Hoş Geldiniz." Sookie Stackhouse’u ve onun Bon Temps, Louisiana’daki dünyasını yaratan Charlaine Harris, bu kez daha karanlık ve gizemli bir kasabayla karşınızda. Burada oturanlar birbirine biraz mesafeli. Ama kasabanın yerlileri de öyle olmasını tercih ediyor zaten… Cadı Işığı Caddesi’yle Davy Otobanı’nın kesiştiği kavşaktaki Gecey…

Yazar: stephenie meyer
Isabella Swan kasvetli Forks kasabasına taşınıp gizemli ve çekici Edward Cullen’la tanıştığında, nefes kesici ve korku dolu bir dönüşüm yaşar. Porselen teni, altın gözleri, büyüleyici sesi ve doğaüstü özellikleriyle Edward hem karşı konulmaz hem de son derece gizemlidir. Bella’nın bilmediği şeyse, onunla yakınlaştıkça kendisini ve çevresindekileri daha da çok tehlikeye attığıdır. Ve artık geri d…
3/10
Yazar: stephenie meyer
Isabella Swan kasvetli Forks kasabasına taşınıp gizemli ve çekici Edward Cullen’la tanıştığında, nefes kesici ve korku dolu bir dönüşüm yaşar. Porselen teni, altın gözleri, büyüleyici sesi ve doğaüstü özellikleriyle Edward hem karşı konulmaz hem de son derece gizemlidir. Bella’nın bilmediği şeyse, onunla yakınlaştıkça kendisini ve çevresindekileri daha da çok tehlikeye attığıdır. Ve artık geri d…

Yazar: stephenie meyer
Isabella Swan kasvetli Forks kasabasına taşınıp gizemli ve çekici Edward Cullen’la tanıştığında, nefes kesici ve korku dolu bir dönüşüm yaşar. Porselen teni, altın gözleri, büyüleyici sesi ve doğaüstü özellikleriyle Edward hem karşı konulmaz hem de son derece gizemlidir. Bella’nın bilmediği şeyse, onunla yakınlaştıkça kendisini ve çevresindekileri daha da çok tehlikeye attığıdır. Ve artık geri d…

Yazar: stephenie meyer
Isabella Swan kasvetli Forks kasabasına taşınıp gizemli ve çekici Edward Cullen’la tanıştığında, nefes kesici ve korku dolu bir dönüşüm yaşar. Porselen teni, altın gözleri, büyüleyici sesi ve doğaüstü özellikleriyle Edward hem karşı konulmaz hem de son derece gizemlidir. Bella’nın bilmediği şeyse, onunla yakınlaştıkça kendisini ve çevresindekileri daha da çok tehlikeye attığıdır. Ve artık geri d…

Yazar: stephenie meyer
Isabella Swan kasvetli Forks kasabasına taşınıp gizemli ve çekici Edward Cullen’la tanıştığında, nefes kesici ve korku dolu bir dönüşüm yaşar. Porselen teni, altın gözleri, büyüleyici sesi ve doğaüstü özellikleriyle Edward hem karşı konulmaz hem de son derece gizemlidir. Bella’nın bilmediği şeyse, onunla yakınlaştıkça kendisini ve çevresindekileri daha da çok tehlikeye attığıdır. Ve artık geri d…

Yazar: ferzan özpetek
… hayat bir nefes gibi akıp gidiyor. Ve geride yalnızca, isteyip de yapamadıklarımızın özlemiyle, bizi biz yapan tüm yaşanmışlıkların farkındalığı kalıyor. Sergio ile Giovanna, güneşli bir pazar günü evlerinde bir dostlar sofrası kurma hazırlığındayken ansızın karşılarında davetsiz bir misafir bulurlar: Kapılarını çalan yorgun görünümlü yaşlı kadın Elsa Corti’dir ve uzaklardan, İstanbul’dan ge…
8/10
Yazar: ferzan özpetek
… hayat bir nefes gibi akıp gidiyor. Ve geride yalnızca, isteyip de yapamadıklarımızın özlemiyle, bizi biz yapan tüm yaşanmışlıkların farkındalığı kalıyor. Sergio ile Giovanna, güneşli bir pazar günü evlerinde bir dostlar sofrası kurma hazırlığındayken ansızın karşılarında davetsiz bir misafir bulurlar: Kapılarını çalan yorgun görünümlü yaşlı kadın Elsa Corti’dir ve uzaklardan, İstanbul’dan ge…

Yazar: ferzan özpetek
… hayat bir nefes gibi akıp gidiyor. Ve geride yalnızca, isteyip de yapamadıklarımızın özlemiyle, bizi biz yapan tüm yaşanmışlıkların farkındalığı kalıyor. Sergio ile Giovanna, güneşli bir pazar günü evlerinde bir dostlar sofrası kurma hazırlığındayken ansızın karşılarında davetsiz bir misafir bulurlar: Kapılarını çalan yorgun görünümlü yaşlı kadın Elsa Corti’dir ve uzaklardan, İstanbul’dan ge…
Yazar: heather morris
Lale Sokolov’un gerçek yaşam öyküsünden yola çıkılarak kaleme alınmıştır. Ben onun koluna bir dövme yaptım, o ise adını kalbime kazıdı. Slovakyalı bir Yahudi olan Lale Sokolov, Nisan 1942’de Auschwitz-Birkenau toplama kamplarına götürüldü ve Naziler tarafından diğer esirlerin kollarına, numaralarının dövmelerini yapmakla görevlendirildi. İki buçuk yıldan uzun bir süre esir tutulan Lale h…
Yazar: heather morris
Lale Sokolov’un gerçek yaşam öyküsünden yola çıkılarak kaleme alınmıştır. Ben onun koluna bir dövme yaptım, o ise adını kalbime kazıdı. Slovakyalı bir Yahudi olan Lale Sokolov, Nisan 1942’de Auschwitz-Birkenau toplama kamplarına götürüldü ve Naziler tarafından diğer esirlerin kollarına, numaralarının dövmelerini yapmakla görevlendirildi. İki buçuk yıldan uzun bir süre esir tutulan Lale h…

Yazar: ferzan özpetek
Ferzan Özpetek, doğup büyüdüğü şehir olan İstanbul'u yıllardır uzaktan gözlemliyor. Bu sevginin ve hüznün romanı olan İstanbul Kırmızısı, sanatçının sinema eğitimi için İtalya'ya gidişine kadarki İstanbul yaşantısından izler taşıyor. Mesafelerle ölçülebilen uzaklığın kişiyi bir şehre ait olmaktan alıkoyamayacağını, önemli olanın şehirde yaşamak değil, şehri yaşatmak olduğunu gösteriyor.
6/10
Yazar: ferzan özpetek
Ferzan Özpetek, doğup büyüdüğü şehir olan İstanbul'u yıllardır uzaktan gözlemliyor. Bu sevginin ve hüznün romanı olan İstanbul Kırmızısı, sanatçının sinema eğitimi için İtalya'ya gidişine kadarki İstanbul yaşantısından izler taşıyor. Mesafelerle ölçülebilen uzaklığın kişiyi bir şehre ait olmaktan alıkoyamayacağını, önemli olanın şehirde yaşamak değil, şehri yaşatmak olduğunu gösteriyor.

Yazar: ferzan özpetek
Ferzan Özpetek, doğup büyüdüğü şehir olan İstanbul'u yıllardır uzaktan gözlemliyor. Bu sevginin ve hüznün romanı olan İstanbul Kırmızısı, sanatçının sinema eğitimi için İtalya'ya gidişine kadarki İstanbul yaşantısından izler taşıyor. Mesafelerle ölçülebilen uzaklığın kişiyi bir şehre ait olmaktan alıkoyamayacağını, önemli olanın şehirde yaşamak değil, şehri yaşatmak olduğunu gösteriyor.
