Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: necip fazıl kısakürek
(3 Perde.) Geçirdiği büyük ruh çilesinin sahne destanı... İstanbul Şehir Tiyatrosunun 1937-38 sezonunda Muhsin Ertuğrul tarafından sahnelenip temsil edilen eser, ilk temsil gecesinden itibaren çok büyük yankı uyandırmış ve 1977 yılında sinemaya da aktarılmıştır. (Tamamlandığı tarih; 8 Temmuz 1937, Perşembe, gece yarısı...)

Yazar: necip fazıl kısakürek
Çile Gaiblerden bir ses geldi: Bu adam, Gezdirsin boşluğu ense kökünde! Ve uçtu tepemden birdenbire dam; Gök devrildi, künde üstüne künde… Pencereye koştum: Kızıl kıyamet! Dediklerin çıktı, ihtiyar bacı! Sonsuzluk, elinde bir mavi tülbent, Ok çekti yukardan, üstüme avcı. Ateşten zehrini tattım bu okun. Bir anda kül etti can elmasımı. Sanki burnum, değdi burnuna (yok)un Kustum, öz ağ…

Yazar: saadettin yıldız
Bir sanatçının göz nuru dökerek, fikir sancıları ve iç burkulmalarıyla, kalp ağrıları içinde, kalemine ciğerinden kan çekerek, belki hiçbir nesle âşinâ ulamadan. yazdığı her eser, değerlidir. Sanatçının her yazdığını, fırsat yaratarak, zaman yok bahanesine sığınmadan okumak gerekir. Ama, zamanımızda, her yazdığı zevkle okunan bir sanatçıyı bile seçerek okumak zarureti doğmuş bulunuyor. Bu seçmede…

Yazar: samuel p. huntington
Huntingtonın, Medeniyetler Çatışması mı? adlı makalesinin gördüğü ilgiden yola çıkarak oluşturduğu bu kitap, tüm dünyada toplumbilim, siyaset felsefesi ve tarih ile ilgili akademisyenler ve politikacılar için hararetli bir tartışma ortamı yarattı. 11 Eylül saldırısının ardından, Huntingtonı adından en çok bahsedilen kişiler arasına sokan tezin Türk okurlarıyla buluşması, büyük bir düşünsel eksikl…

Yazar: edward hallett carr
1892 doğumlu İngiliz tarihçi Carrın birçok dile çevrilerek elden ele dolaşmış ünlü broşürü. Tarihçinin okuruna karşı sorumluluğunu yargıladığı eser. Başta Cambridge Üniversitesi olmak üzere çeşitli eğitim kurumlarında verdiği konferansların derlemesi. Sovyetler Birliği uzmanı Carrın her düzeydeki okuyucu tarafından keyifle okunabilecek yöntembilim denemesi.

Yazar: hatice uğur
Afrikayı talan eden sömürgeci güçler en çok bu büyük kıtanın kimliğini tahrip ettiler. Bu güçler insanlık tarihinin en eski yurtlarından biri olan bu yaşlı kıtayı terk ederken geriye ?İngiliz Afrikası?, ?Fransız Afrikası? gibi kavramlar bıraktılar. Sömürgeciliği çağrıştıran bu tanımlamalar Afrikanın kültürel ve tarihi birikiminin nasıl tahrip edildiğinin birer işareti olarak literatüre geçti.Osma…

Yazar: elif şafak
(...) Derken o yolculukta bir an geliyor, durup geriye bakma gereği duyuyorum. Geçtiğim yolları, uğradığım durakları, güzergâh boyu karşılaştıklarımı anımsıyorum. Bu kitap dünden bugüne yazdıklarımdan ufacık bir seçkidir. Bir alıntılar kitabı. Karın doyursun diye değil, tadımlık niyetine. Kağıdın üzerine konulmuş birkaç tatlı kelam. Kağıt Helva...

Yazar: honoré de balzac, doğan hızlan, aisopos
Lucasa göre, Balzacın gerçekliği, bir yandan tek tek tiplerin belli bireysel özelliklerinin, öte yandan onların sınıfın temsilcisi olarak tipik özelliklerinin daima tam bir biçimde verilişine dayanır. Acı ve büyük bir terkedilmişlik içinde geçen çocukluk yılları... Belki de gerçekten bir ailesi olmasa, Felix yalnızlığa, sevgisizliğe, itilmişliğe daha kolay katlanabilirdi...Henriette... Kadınla…

Yazar: ebubekir sifil
İnsanlarla birlikte çevrenin de Müslüman olduğu zaman dilimlerinde İslamı samimi olarak öğrenmek, yaşamak ve aktarmak isteyen için kapılar açık, imkânlar mevcut iken, bizler; 21.yüzyıl müslümanları bu süreçler dizisinin her birinde binbir sorunla yüzyüze bulunuyoruz. O kadar ki, bu süreçlerin her biri bizler için ayrı bir handikap teşkil ediyor.Niçin öğrenmeliyiz, neyi öğrenmeliyiz, ne kadar öğre…

Yazar: ebubekir sifil
İnsanlarla birlikte çevrenin de Müslüman olduğu zaman dilimlerinde İslamı samimi olarak öğrenmek, yaşamak ve aktarmak isteyen için kapılar açık, imkânlar mevcut iken, bizler; 21.yüzyıl müslümanları bu süreçler dizisinin her birinde binbir sorunla yüzyüze bulunuyoruz. O kadar ki, bu süreçlerin her biri bizler için ayrı bir handikap teşkil ediyor.Niçin öğrenmeliyiz, neyi öğrenmeliyiz, ne kadar öğre…

Yazar: ebubekir sifil
Bizim ilim geleneğimizde yüzyüze iletişimin temel bir yeri vardır. Bu iletişim tarzında, muhataplar arasında deveran eden sadece malumat değildir. Biz inanırız ki, söyleyenden de, dinleyenden de, söylenenden ve söyleniş biçiminden de hâsıl olan, belki dile kolaylıkla dökülmeyen, ama mutlak surette hissedilen, yaşanan bir şey vardır. Biz onun adını bazen rahmet, bazen feyiz, bazen bereket şeklinde…

Yazar: ebubekir sifil
İnsanlarla birlikte çevrenin de Müslüman olduğu zaman dilimlerinde İslamı samimi olarak öğrenmek, yaşamak ve aktarmak isteyen için kapılar açık, imkânlar mevcut iken, bizler; 21.yüzyıl müslümanları bu süreçler dizisinin her birinde binbir sorunla yüzyüze bulunuyoruz. O kadar ki, bu süreçlerin her biri bizler için ayrı bir handikap teşkil ediyor.Niçin öğrenmeliyiz, neyi öğrenmeliyiz, ne kadar öğre…

Yazar: salim öğüt
İslam için bir koruma kanunu yoktur. Ağzı olan konuşur. Ama konuşmak vardır konuşmak vardır. İçtihadında hata etmek ayrı şeydir, hata etmek için içtihat etmek ayrı şeydir.

Yazar: iskender pala
Yüksek medeniyetler, millete ait maddî ve manevi değerlerin tümünü, zaman içerisinde kendisine has duyuş, düşünüş ve ifade ediş tarzı ile kültürlerine sindirirler ve gelecek nesillerini onunla korumuş olurlar. Osmanlı medeniyetinin söze verdiği değer, nesirden ziyade şiirde kendini göstermiş ve en çarpıcı, en gizemli ifadeler daima şairlerce telâffuz edile gelmiştir. Divan şiiri, asırlardan süzül…

Yazar: iskender pala
Aşk yalnızca bir tanedir; ama görüntüleri onlarca, binlerce, belki milyonlarcadır. Sıradan ilgilerin ve sevgilerin ötesinde, görünen perdelerin arkasında, fark edilen renklerin maverasında çıldırtıcı bir hasreti ve kalıptan sıyrılmış bir özlemi tanımak ve duymak isteyen varsa eğer, bu kitap işte onu anlatır. Ağustos güneşinin kırıldığı kumlarda çatlayan dudakların kıvranarak, dökülerek, koşarak v…

Yazar: iskender pala
Anasır-ı Erbaa dört öğe, dört element demek. Biz ona Dört Güzeller dedik. Hani hepimizin bildiği toprak, su, hava ve ateş... (Terra, aqau, aer, ignis)... Yerkürenin galaksideki oluşumunu sağlayan dört unsur bunlar. Kimyada bir bütün veya bir yahni oluşturan şeylerden her biri. (...) Bilim ilerledikçe dört elementin sayısı her gün birkaç tane daha artıyor ve periyodik cetvelin listesi gittikçe uzu…

Yazar: iskender pala
Anlatımı güzelleştirmek, savunulan fikir ve düşünceyi daha etkili kalmak ü daha etkili kalmak üzere her dilde kalıplaşmış bazı sözler bulunur. Atasözleri, dua ve temenni cümlecikleri, sövgü ve ilençler, bilmece ve tekerlemeler... Bu tür kalıplaşmış sözler arasında, dilin bünyesinde en sık rastlanılanlar ise deyimdir. Dilin bünyesinde kalıplaşmış ve kökleşmiş olarak değişmeden kullanılan deyimler,…

Yazar: ibrahim refik
Mâzinin aydınlatılmasına ışık tutan kaynaklardan biri olan hâtıralar, yaşadığımız çağın ve geleceğin sağlıklı analizi için gerekli önemli malzemelerden biridir. Bundan bu tür hâtıralar, tarihçiler, sosyologlar, siyasetçiler daha doğrusu kendi toplumun geleceği için kafa yoran herkes için paha biçilmez değer taşımaktadır. Bu kitap da bilhassa yakın geçmişi; hâdiseleri ve şahıslarıyla gün ışığına…

Yazar: ibrahim refik
"Tarih şuuru sadece geçmişin geçmişliğini bilmek değil, halde de var olduğunu anlamak demektir." -T.S. Eliot- Dünyanın ilk toplu sözleşmesi Pis kokusundan dolayı kovulan elçi Hacizli cenaze Osmanoğulları'nın dramı Avrupa'da akıncı korkusu Üçüncü dünyanın kobayları Enderun okulu Mehterin büyüleyici tesiri Osmanlı Devleti ile ticaretin imtiyazı Kardinalin cuma namaz…

Yazar: jack london, jack london (cek london)
İlk gençlik heyecanlarıyla okunan kitapların etkisini, o ilk okumanın verdiği benzersiz hazzı unutmak mümkün mü? İletişim ve bilgi edinme imkânlarının son hızla arttığı bir çağda, gençlerimizi ve çocuklarımızı kitapların dünyasıyla buluşturmak eskisi kadar kolay olmasa gerek. Bu anlamda, Millî Eğitim Bakanlığının ilköğretim ve ortaöğretime yönelik 100 Temel Eser seçimi; öğrencilere, velilere ve ö…

